Yorumlar
restless (21 Mayıs, 2007 10:37 Pazartesi)Atamızın kurduğu laik ve modern cumhuriyeti savunan, arkasında olan her türlü proje ve etkinliğe sonuna kadar kadar destek vermeye hazırım.
Bu tarz bir kampanyaya öncülük ettiğiniz için de tebrik ederim.
tam yedi tane z (21 Mayıs, 2007 10:48 Pazartesi)Güzel bir proje ama slogan hoş değil, kelimeler arası uyum sağlayabilmek adına yan yan getirilmiş gibi, tasarımda pek iyi çözümlenememiş, çok akademisyen bir yorum oldu

Murat (Murat Yaylagül) Yaylagül (21 Mayıs, 2007 10:49 Pazartesi)Laik ve modern cumhuriyeti tabi savunuyoruz. Ancak bu kampanyadaki asıl hedef insanların, özellikle gençlerin kendi gelecekleri için sorumluluk almalarını sağlamak. Bir oy neyi değiştirir zihniyetinden sıyrılmalarına ön ayak olmak. Koyvermeyip oy vermelerini sağlamak!
Yalçın (settar) Pembecioğlu (21 Mayıs, 2007 11:27 Pazartesi)Bugün 17.00'ye kadar asılı kalacak listeler. Seçmen kaydı olmayanlara muhtarlıklarına başvurmaları için duyrulur.
Imagination (21 Mayıs, 2007 11:50 Pazartesi)çok değerli bi kampanya, umarım sesinizi çokça duyurup hedefi vurursunuz... kampanyanın müziğini de sevdim, bence rap müzik böyle bi kampanya için oldukça uygun bi seçim olmuş...

snt (21 Mayıs, 2007 11:57 Pazartesi)Ne garip, medya seçimi de bir nevi "taraftarlık" haline getirdi, "onların taraftarları" gibi gidip "onların aleyhine" bir seçim yapmaktan öte gücümüz yok sanki. Sanki demokrasi oy vermekten ibaret. Ve sanki bu maç bir ölüm kalım maçı... Bizi iki düşman takımın fanatik taraftarı gibi kavga etmeye itiyorlar ve bunu bilerek yapıyorlar.
İşin kötüsü seçimden sonra da bu bitmeyecek. Hatırlar mısınız, geçen seçimlerde ne çok şaibe vardı Sandık Kurulları ile ilgili; mükerrer oylar, başka kimliklerle- vekaleten(!) verilen oylar, bazı bölgelerde baskı ile sandığa yaklaştırılmayan seçmenler... Bu kez daha fazla olacak, çünkü bu iş artık kontrolden çıktı.
Demokrasi de, ekonomi de, din de, laiklik de, anayasa da, cumhurbaşkanlığı da bizim "gözbebeğimiz" değil artık. Hepsi sıradan birer televizyon kahramanı.
Bence oy vermekten daha fazlasını yapmak lazım. Ordunun bu işin içine girdiğini görmek istemiyorsak, bu ülke insanlarının birbirine düşmesini istemiyorsak hepimizin taraftar (ya da tarafsız) değil demokrat olmayı öğrenmesi/hatırlaması lazım.
manu (21 Mayıs, 2007 15:22 Pazartesi)demokrasi oy vermekten ibaret değil tabi. ama bu ülkede oy vermeyen insan sayısı o kadar çok ki, ister istemez oy verme kadar basitçe bir aktivite( mi desem?) sorun olabiliyor. kim kimi temsil ediyor? oy vermeyen insan nasıl hizmet bekler? önemli olan beklemesi de değil tabi. oy vermeyen insana hizmet edilmesin bence. KOYVERMEOYVER projesine katkı için Yeditepe Üniversitesi'ne gelen Abbas Güçlü bu konuda şöyle demişti: " oy vermeyen insanlar bu ülkedeki bazı vatandaşlık haklarından mahrum bırakılsın. mesela öss sınavı gibi. oy vermemenin yaptırımı yok. oy vermeyenden ceza olarak 5YTL alıyorlar. bu da caydırıcı olmuyor. " kelimelerin seçimi doğru olmasa da tam olarak bunları belirtmişti. bir de şunu söylemeli bence. bu proje sadece oy vermeye teşvik etmiyor. yani etmemeli. Türkiye'de oy verme işlemi çok bilinçsiz. KOYVERMEOYVER projesini hazırlayan arkadaşların yaptıkları anketlerde insanların partiler hakkında(hatta kendi oy vereceği partiler hakkında da) hiçbir şey bilmediği ortaya çıkmıştı. kimi ailesi o partiye verdiği için oy atıyordu, kimi genel başkanına göre vs. bence bu proje insanlara soru sormayı, hesap sormayı da öğreten bir yol çizmeli. diyorum ben, ben bilmem:)
murat bu haberi ben yapacaktım benden hızlı davrandın:) sitenizde hala çok eksikler var bir an önce düzeltmeye bakın bence.
başarılar...
ARTanubis (21 Mayıs, 2007 15:40 Pazartesi)oy vermenin önemine (hele de şu dönemde) çok inanan biri olarak ben de destekliyorum kampanyayı
ancaaaakk biz süper ukalayız ve hemen logoya, slogana bişi bulmalıyız, kulp takmalıyız

:
1- "koyverme" kelime ve rhyming açısından kampanya ana fikrini tam karşılasa da fazla argo olduğu için bence etkiyi azaltıyor
2- OY ver deki O'ya tick atmaktansa hafif taşırılmış bir oy mühürü basmak amaca daha uygun olmaz mıydı...
mezzoalto (21 Mayıs, 2007 15:43 Pazartesi)snt, demokrasi adına herhangi bir iddiası yok bu kampanyanın, sadece bireylere -özellikle de bu tip hususlarda daha yeni yeni hassasiyet ve farkındalık geliştirmeye başlayan, hayatı ciddiye almaktan biraz daha uzak olması muhtemel bireylere- sorumluluklarını hatırlatmak amacını güdüyor.. sloganıyla, metoduyla gayet hedefine uygun bir kampanya.. neticede oy vermek tüm "taraf"ların görevi..
ve oy vermek demokrasiyi tek başına tanımlamaya ve sağlamaya yetmiyor elbette ama bence demokrasinin, bunu talep edebilmenin ön koşullarından biri.. o sözünü ettiğin şaibeli uygulamalar maalesef her seçimde var, ama katılımı arttırarak bu şaibenin etkinliğini azaltmak olası..
değindiğin diğer konuları tartışmak içinse bigu çok uygun bi mecra değil bence..
tam yedi tane z (21 Mayıs, 2007 16:47 Pazartesi)sanırım biri kulağımı çınlattı
evet, benim demek istediğim de buydu, metin yazarları iyi bilir bazı kelimeler anlatılmak isteneni "cukkk" anlatsada kullanmazlar işte benim söylemek istediğimde buydu...vs vs vs etikci arkadaşlar nasıl oldu da ses çıkarmadılar ben onu anlamadım
Murat (Murat Yaylagül) Yaylagül (21 Mayıs, 2007 16:56 Pazartesi)Evet KOYVERME, OY VER! in biraz argo olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak amaçlanan da birazcık bu. Zaten kampanya şarkımızı da dinlerseniz aynı ses tonu'nun daha da sertini orada bulabilirsiniz. Çünkü birincil hedef kitle gençler, biraz daha onların dilinden konuşmak istedik.
Biraz da bu işi sokağa indirmek istiyoruz. Şuan logomuzun olduğu büyük stickerlar bastırıyoruz. Tüm şehirlerdeki gençlere yollayıp onlardan her yere yapıştırıp fotoğraflarını çekip bize yollamalarını isteyeceğiz ve bunları sitede yayınlayacağız.
tedmer (21 Mayıs, 2007 18:06 Pazartesi)Ulaş Yaptı şarkısını :)
ferhat can (21 Mayıs, 2007 19:00 Pazartesi)şarkıdan bir kuple :
Değişti düzen atam !
Topu örümcek adam !
güzel olmuş. rap dinleyip, mtv izleyip, bilgisayar manyağı olmuş, "şu an açık kız msnleri" şeklinde google araması yapan kitle için sanırım kampanya.
marjinal kesime erişmek için aynı marjinalliği kullanmak iyi fikir. tabi ters de tepebilir.
tiryaki (21 Mayıs, 2007 20:33 Pazartesi)wow dedim.. bir çok parti ve görüşün kendini anlatamadığını "pazarlayamadığını" düşünürsek "on numara" olmuş! (yorumları okumadan yazdı, bigu düzenledi)
buraKargın (22 Mayıs, 2007 00:09 Salı)Elimden geldiğince duyurmaya çalışıyorum, başarılar diliyorum. Koy vermeyelim, oyumuzu verelim...
ferhat can (22 Mayıs, 2007 00:16 Salı)e benim dediğim daha güzel. bırakın öyle olsun :D
gullusum (22 Mayıs, 2007 00:36 Salı)Abbas Güçlü gerçekten çok ekstrem bir öneri getirmiş ama oy vermenin önemini vurgulamaya çalışmış belli ki. Gerçekten oy vermek ülke yönetiminde söz sahibi olmamız için birincil yol (tabii ki tek değil). Ama çok çok önemli. NTVMSNBC sağolsun günlük haberleri veriyor da haberim oldu bugün son günmüş seçmen listeleri için. Velhasıl koştum Almanyada cümle konsoloslukları aradım bana yakın Münih var, sordum ne yapıyoruz burada yaşayan vatandaşlar olarak diye..."Aaa biz elçilik olarak oy verme işlemiyle bir ilgimiz yok, ama secim 2007 diye bir web sitesi var, orda tüm bilgiler mevcut" dediler. Pes dedim, gerçekten ne YSK'da ne de konsolosluk web sitelerinde bu konu hakkında bir bilgi yok...
Ama dedim ya konu önemli. Gercekten koy vermemek lazım, oyumuzu vermemiz lazım. Ben de durmadım, Türkiye'de kayıtlı olduğum muhtarlığı aradım, kayıt formumu yolladım, kayıt oldum. Son anda inşallah bir aksilik çıkmazsa 22 Temmuz'da Istanbul'a oy vermeye geliyorum.
Bu arada şarkıyı dinledim, sözleri ehhh, taraflı olduğu besbelli, melodi akılda kalıcı değil, daha basit bir melodi ve düzenleme çok daha çarpıcı olurdu bence. Ama yine de çabayı takdir ediyor ve sonuna kadar destekliyorum. Bos oturmamılar, hiç olmazsa birşeyler yapmışlar ve hiç de fena olmamış.
Benzeer bir uygulama Bill Clinton ilk aday olduğu sene Amerika'daki genclerin oy kullanmalarını tesvik edebilmek için "Rock the Vote" adıyla MTV tarafından yapılmıştı. Bu Kampanya sırasında Billy MTV'ye çıkıp saksafonuyla söktürmüş, ve daha sonra oyları götürmüştü, yani etkili olabilir, hiiiiiç yadsımayalım
haydi gazamız mübarek ola!
mezzoalto (22 Mayıs, 2007 00:43 Salı)zzzzzzz valla ben hadiseyi gayet etik, ve hatta kendi çapında estetik buldum.. bu sloganın hedef kitlesi olan çocuklarla geçiyor ömrüm, dersi bile anca işin içinde geyik, mizah, kakara kukara olunca odaklanıp dinleyen bir gruba biçilmiş kaftan.. evet basit, hatta fazla basit bir slogan ve baside indirgenmiş bir yaklaşım gibi görülebilir -nitekim çocuklarda trafik bilinci uyandırmak veya süt sevdirmek için de rap kullanılıyor- ama aslında ve maalesef hedef kitle bundan çooook daha olgun değil..
ben kendi gözlemlerim adına konuşacak olursam, üniversiteye gelen öğrenci profilinin her geçen sene daha ergen bir halet-i ruhiye ile geldiğini düşünüyorum; olgunlaşma düzeyi her sene bir öncekinden düşük oluyor.. tavır, zihniyet, tutum, giyim kuşam, yaklaşım, perspektif, ilgi alanları, nereden bakarsam bakayım genç nesiller önüne geçilemez bir regresyondan muzdarip.. çocuklar büyümeyi reddediyor gibiler ve aileler de buna çanak tutmaktalar (25 yaşında bir öğrencim var annesi ayrı, abisi ayrı, iki amcası ayrı ayrı telefon açıyorlar hergün ofise "çocuğun durumunu sormaya"??!).. sanki eskiden en erken 12 yaşında başlayıp 18 yaşlarında sona eren bu ergenlik dönemi, 9-20 gibi daha geniş bir döneme yayılır olmuş.. öyle olunca danone'nin ve bu oy verme kampanyasının hedef kitlelerine hitap tarzları veya en azından kampanya çıkış noktaları arasında benzerlikler olması, daha yalın, basit, düz sloganlarla hareket edilmesi -"doldur ve dondur" da böyledir mesela:P- normal geliyor bana..
gullusum'um aynı şeyi söyleyecektim -mtv ve rock the vote hadisesini- ama sen daha güzel söylemişsin.. madem 22 temmuzda herkes burda, akşamına bir "seçim partisi" yapalım bari, Art duyuyor musun?

tam yedi tane z (22 Mayıs, 2007 08:38 Salı)dersi bende senin çocuklar gibi dinlerdim sevgili mezzoalto, tasarım dediğin eğlenceyle bir arada olmalı zati
Biguda kelime sınırı yok mu ya, valla insan okumaya üşeniyor, bakın bir gece yok oldum neler olmuşşşşş
manu (22 Mayıs, 2007 17:13 Salı)arkadaşlar KOYVERME, OY VER projesi bu akşam tvde olacak. 22 Mayıs 2007 Salı(yani bugün) saat 21.30'da KANALTÜRK'de Duygu Dikmenoğlu'nun "GEL DE KATILMA" adlı programında olacaklar. bi maniniz yoksa izleyiverin:)
pin (22 Mayıs, 2007 17:26 Salı)yaaaa! koyvericem neyazıkki ben bu akşamı çok üzgünüm sosyal içerikli deeel alchol içerikli olucam:)) Ama oy vericem hatta oy vermek için izmire gidicem. çok özledim memleketimi...
mezzoalto (22 Mayıs, 2007 17:31 Salı)aşkolsun yedi tane z, o kadar da uzun değil be:) kıskanma, yaz, senin de olur

bi de tasarım sanat filan ayrı bir alan ama ben öğretmen yetiştiriyorum yav, bilgisayar öğretmeni:) ve hani mühendislik sınıflarında da böyle bu, bazen üniversitede mi ders veriyorum, lisede mi -ve hatta zaman zaman anaokulunda mı??- bilemiyorum

yine de cicidir benim çocuklarım, o ayrı, severim çok öğrencilerimi ben

tam yedi tane z (23 Mayıs, 2007 09:26 Çarşamba)nazar etme çalış seninde olur
tam yedi tane z (23 Mayıs, 2007 09:26 Çarşamba)nazar etme çalış seninde olur

lütfen
tam yedi tane z (23 Mayıs, 2007 09:28 Çarşamba)biguya bişiler oluyor sanırım, kendi kendine yorumu aktif ediyor, pardon
tam yedi tane z (23 Mayıs, 2007 09:29 Çarşamba)mezzoalto özlü sözlerimizin orjinaline sadık kalalım lütfen

tam yedi tane z (23 Mayıs, 2007 09:31 Çarşamba)izmir miiiii!!

Çok severim izmiri, simit,çekirdek,domates ye gevrek,çiğdem,domat yeme

pin (23 Mayıs, 2007 10:11 Çarşamba)Aaaa olmas ama memlekete gidince tüm kelime haznem değişir ben farkında olmadan, yani sanki hiç gevreğe simit dememişim gibi...Ama ben en çok boyozu özledim galiba bi de izmir kumrusunu, körfez manzarasını, gün batımını,karşıyakayı,alsancağı,çeşme alaçatıyı....offf offf
mezzoalto (23 Mayıs, 2007 10:29 Çarşamba)"ben özlü sözün adapte edilmişini severim" (mezzoalto)

pin (23 Mayıs, 2007 10:42 Çarşamba)uydurma yaniii...van-tu-tri-forooo:)))
tam yedi tane z (23 Mayıs, 2007 11:06 Çarşamba)orjinale sadık kalalım lütfen! Benim için sorun değilde, etik açısından yani
pin (23 Mayıs, 2007 11:24 Çarşamba)Bence sadık kalmayalım, her memleketin kendine has özellikleri olması çeşitlilik yaratıo ,değişiklik güzeldir. Gevrek'te etiktir:))
mezzoalto (23 Mayıs, 2007 18:47 Çarşamba)süper süper, tam kıvamını bulduk artık buraların:)
phoenixia (23 Mayıs, 2007 23:01 Çarşamba)snt... yorumun mutluluğum oldu..:)
post it (24 Mayıs, 2007 12:42 Perşembe)O gece sizi kanantürk'de izledim. Daha önce Abbas Güçlü'nün köşesindede çıkmıştınız. Böyle bir projenin sadece ders olarak kalmayıp topluma da yayılması ne güzel... Yeditepe Üniversitesi Reklamcılık Bölümünü gerçekten kutluyorum. Bu olay herkesin harcı değil. Gönüllülük gerekiyor. Zaten aslında döneminiz bitti di mi? Hala çabaladığınıza göre azimlisiniz demektir.
agül teyze (25 Mayıs, 2007 18:40 Cuma)şarkı harika hakikaten satanı koy ver gitsin bu seçimde oğluna aldıgı sandalıda fakire bizden hediye olsun
manu (04 Temmuz, 2007 20:21 Çarşamba)belki çok alakalı değil ama, insanların oy vermesi için bu kadar uğraşılırken az önce haberlerde izlediğim bi haber karşısında donakaldım, bunu da sizinle paylaşayım dedim. Diyarbakır'da yüzden fazla kişinin seçmen bilgilerinde yanlışlıklar yüzünden oy veremeyeceği belli olmuş. büyük ihtimalle de bu saatten sonra bu yanlışlıklar düzeltilemez. yani o kadar kişi, vatandaşı olduğu ülkenin yöneticilerini seçemeyecek, iradesini gösteremeyecek. saçma ve utanç verici olduğu kadar bence bir insan hakları ihlalidir ve o insanlara bunun tazminatının ödenmesi gerekir. oy vermek bir vatandaşlık hakkıysa bu hakkın insanlara sağlanamaması da bir suçtur herhalde. aramızda avukat varsa bizi bi bilgilendirsin:) güldüğüme bakmayın sinirlendim ben vallahi billahi...
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.