Anasayfa

2152_4271.jpg Resimleri
 

iPhone çıktı!


Pin It
Ve sonunda iPhone Amerika'nin dort bir yerinden buyuk acilislarla 6 p.m de satisa basladi!  Bigumigu olarak bende ordaydim ve olanlarivideo'ya kayit ettim.  Ilk gelen goruntu iPhone'u alan ilk kisi olarak tarihe gecti. Kendisi 1haftadir Apple'in 5th Ave. deki dukkaninda bekliyor diger yuzlerce kisi gibi.  Hatta video'nun sonlarinda kadin bir spiker 2 kisi ile roportaj yapiyor, onlarda 1 haftadir yemeden icmeden bekleyenler. 

Neler yoktuki acilista!!  Steve Jobs For President t-shirt leri giyenlerden yerini $180 a satan kuyrukculara kadar cok ilginc sahneler vardi.

Ilk alanlar hemen hemen 5dk sonra ciki verdiler.  Gazetecilerde baslarina yigilip roportaj yaptilar zaten ayni kisiler ben eve gelince butun tv kanallarinda ve gazete sitelerinde ana haber olarak gosterildi.

Steve Jobs'i bekliyordum bigumiguculara cekmek icin fakat kendisi Cali deki dukkandaymis. Artik baska zamana kendisi ile oturup cay icerim zamanim olursa.

Biraz daha iyi kalite:
http://nycdes1gn.com/iphone/iPhone_CD.wmv













Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


rakunzell rakkadar (30 Haziran, 2007 12:04 Cumartesi)
amerikanların bu gereksiz tutkuları, (söz meclisten dışarı tabi) her çöpü fetiş nesnesi haline getirmeleri vb hastalıklı davranış biçimleri an be an kendimi alıkoyamadığım bi yabancılaşmaya ve hırtlığa itiyor/korkutuyor/tiksindiriyor.. 

öte yandan 'amerikan' genellemesi yapmaktan hoşlanmıyorum ve malesef yaptırıveriyor işte bu vb görüntüler..

mehmet (30 Haziran, 2007 12:15 Cumartesi)
Heves edip çıkar çıkmaz bir nano aldım çizikten yüzüne bakılmaz durumda, akıllanmadım, bi de intel macbooklar çıkınca almışken iyisi olsun diyip bir de MacBook'a bi sürü öro bayıldım. Bu kadar düşük kaliteye ve kötü hizmete bu kadar para verdiğimi hatırlamıyorum. İngilteredeki teknik servis'in hiçbir hizmet vermeden "evet hard disk gitmiş" demek için 100 pound hesap kesmesini saymıyorum. International warranty safsatasına sakın inanmayın, Apple IMC devreye girmesine rağmen sistem çalışmadı ve ben enayiliğime enayilik eklemekle kaldım. (Konuya yüksek hassasiyet gösteren Apple IMC'nin hakkını yiyemem. Ancak Apple International, İngilteredeki teknik servis ve Kanyon Troy sağladıkları maksimum müşteri memnuniyetsizliğinde çok tutarlı davrandılar) Bir daha herhangi bir Apple ürünü 6 ayını doldurup şikayet blogları dolmadan önce satın almam. Apple reklama harcadığı paranın bi miktarını da kaliteli bişeyler üretmeye harcasa fena olmayacak. Müritleri Apple ne yapsa almaya devam edecek. Lakin şu haliyle bende yarattığı imaj "Merda D'Artista" ile yanyana duruyor.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Haziran, 2007 12:20 Cumartesi)
iPhone çok bug'lı bir ürün ama PowerBook'umdan hiçbir şikayetim yok. 2 yıldır iş yerindeki -sözümona- canavar pc'de bir sürü sorun yaşamama rağmen Apple'ımda tutarlı bir şekilde çalışıyorum.

mehmet (30 Haziran, 2007 12:23 Cumartesi)
Powerbook'lar lezizmiş zaten, ben de ordan yanıldım, macbook başlı başına bir fiyasko. alacaklara kesinlikle önermiyorum.

byparlak (30 Haziran, 2007 12:28 Cumartesi)
bende 1senedir intel chip li macbook pro var ve harika sekilde calisiyor. cok mutluyum!

mezzoalto (30 Haziran, 2007 12:35 Cumartesi)
rakunzell güzel dedin: fetiş.. allah akıl fikir versin diyorum şu resimdeki insanlara bakınca.. burada da iphone çıksın diye bekleyen arkadaşlarım var ama hiçbirisi bir dükkan kapısında "ilk geleni ben alıcam" diye yatacak insanlar değiller çok şükür.. steve jobs for president t-shirtleri giyen insanların kaçı, kalkıp reel prezidentlerini seçmek için oy vermeye gidiyor merak ediyorum.. gerçi bu mania'yı amerikalılara genellememek de lazım, japonlarda da oluyor böyle histerik durumlar.. bizde bile, bilmem kaç yıldır beklenen bir oyunun dünya ile eş zamanlı piyasaya çıktığı dün d&r kapısında kuyruklar olmuştu.. ama elbette bu tip ekstrem kitlesel davranışlarda u.s. rulez!

alisureyyatorun (30 Haziran, 2007 13:43 Cumartesi)
allah arkadaslar size talihsiz urunler denk gelmis. ben kac senedir mac urunleri kullaniyorum benim hatam ve dikkatsizligim disinda cihazlara hicbir hasar gelmedi. ipod un cizik icinde kalma hadisesi normal ama yapildigi malzeme geregi. iphone da boyle bir sorun yok cunku arka plakayi puruzlu aluminyum ve sert camdan uretilmis. zaten iphone alip da cebe lop diye koymak aptallik olur.


















 


mezzoalto (30 Haziran, 2007 13:49 Cumartesi)
sitenin en "geniş" haberi bu oldu sanırım:)

alisureyyatorun (30 Haziran, 2007 13:52 Cumartesi)
byparlak ile koordineli calisiyoruz zaten o konuda

mehmet (30 Haziran, 2007 13:54 Cumartesi)
yahu ben de tam bundan bahsediyorum, alıp da cebime atamadığım taşınabilir cihazı napiyim ben. Apple da yapıldığı malzemeden diyo zaten, malzemeyi seçen Apple, at cebine fırla sokağa diyen Apple, ama elmadan ısırığı aldın mı hasılolan başdönmesiyle "evet evet malzemeden aslında, yaşasın apple" diyebiliyor insanlar.

Bir cep telefonu olarak satılan iPhone'u alıp da cebine koyamamak, araziye çıktığında aks kıran lüks cherokee'leri hatırlatıyor.

Marka müritliği o kadar garip bişey ki, bi dönem (çok genç olanlar hatırlamaz bir on sene evvel) heavy duty caterpillar botlar moda olmuştu, sahipleri üzerine çamur değecek diye parmak uçlarında yürümekten hem CAT'i hem de ortopedistleri zengin ettiler. hummer, range rover ve bilumum jip görgüsüzlüğünün liseli yeni yetme versiyonuydu.

big mac (30 Haziran, 2007 14:07 Cumartesi)
macbook powerbook hakkinda kisa bisey... apple intelchipsete gectiginde cikan macbooklar sorunluydu apple intelle tam optimize olamadi ki ayni sey g4 islemciye ilk gecildigindede yasanmisti.. bu gibi durumlarda 3. 4. jenerasyona gelmeden almayi dogru bulmuyorum.. suan cikan macbooklar nispeten sorunsuz ama settarin dedigi gibi powerbook kadar stabil degil hala henuz...... iphone guzel bi urunde bukadar putlastirmak gereksiz yahu eminonune gelsin tezgahlaarda yerini alsin kirilsin edilsin dusunuruz:)))

abdulaziz (creaziz) şahin (30 Haziran, 2007 15:10 Cumartesi)
e||!jaN9
turn180

baburcum (30 Haziran, 2007 16:40 Cumartesi)
biz de diğer kavimler gibi helak olmuyoruz anlamıyorum...

jesuss (30 Haziran, 2007 16:58 Cumartesi)
kesinlikle bende mac kullanıcısıyım ama arada özellikle son mac ürünleri bi berbat umarım 3. 4. jenerasyonda düzeltirler. sinir harbi oluyo.
ayfon güzel olabilirde bu kadar putlaştırmak gerçekten gereksiz.

byparlak (30 Haziran, 2007 20:47 Cumartesi)
big mac@ iPhone larda sim cart yok onun icin kirilsin aliriz gibi bir durum soz konusu olmuyacak. alisureyyatorun yukarda koydugu resimlere dikkatlice bak anlarsin.

byparlak (30 Haziran, 2007 21:04 Cumartesi)
Ona bakarsaniz turkiye'dede konserlerde kendinden gecip vucutlarini jiletleyenler var..buda extreme ona bakarsaniz.

Amerikalilar diye genelemeseniz cok sasircam birgun. Cunku 50 tane deli bekledi diye iPhone'nu Amerika diye genelleme yapamazsin. Her yerin delisi, salagi, kapkaccisi, hirzisi, uckaatcisi, dolandirici, sapigi var. Ozaman Turkiye de bir haber cikinca hemen Turkiye oyle deseler guzel olurmu? Ama iste Turkiye'de insanlarda ego var Amerikayi kotu lemek icin. Halbukisi kotu olanlar siyasetciler. Insanlar gecen secimlerde Kerry'ye oy verdi fakat 11 Eylul olaylarini kendisi yapan bir ulke secimlerdede bilgisayarlarla oynamaz mi?

Amerika halki dusundugunuz gibi de kotu degil. Sonucta cok zekiler. Bu forumu yapan onlar. Bilgisayari interneti gelistiren onlar. Tv show larimiz onlar gibi. Yani Allahinizi severseniz hergun Amerika soluyoruz ama yinede haberlerde bisey ciksa kotuluyoruz. Amerika ambargo koysa yarin, bakalim yasayabiliyormuyuz? Elbette hayir! Peki neden kabullenmiyoruz politikacilari kotu sadece, fakat halkin icinde deliside var normalider var zekiside var ve 'Amerikalilar' diye genelleme yapmayi durdurmuyoruz?

byparlak (30 Haziran, 2007 21:12 Cumartesi)
bu forumuda yapan onlar derken asp, php den bahsettim :)

big mac (30 Haziran, 2007 21:28 Cumartesi)
byparlak@ iphone apple'in AT&T (eski cingular)ile ortak gelistirdigi bi proje ve iki yil boyunca sadece cingular GSM oparatorunu destekliyo oyuzden kirilmasi soz konusu yoksa tabiiki sim yuvasi mevcut ; )

phoenixia (30 Haziran, 2007 21:45 Cumartesi)
byparlakcım.. doğru söylüyorsun genelleme yapmak hoş olmayabiliyor.. ki aslında cümle içindeki "amerikalılar.." şeklindeki kullanımlar genellemeden ziyade, şapşerokluk yapan birini gördüğümüzde "laz mısın kardeşim" demek gibi birşey.. her lazın şapşerok olmadığını bilsek de.. biliyoruz dimi..:P

bu haberi ali'nin yaptığını düşünerek açmıştım..:)) haberle ilgili tek söyleyebileceğim, vatana millete hayırlı olsun..:):D

ARTanubis (01 Temmuz, 2007 00:00 Pazar)
güzel haber eline sağlık byparlak...

bu kapıda yatma işini anlayamadan öleceğim ya ben de buna yanarım... niye benim hiç böyle bir tutkum olmadı yaw:)

alisureyyatorun (01 Temmuz, 2007 01:02 Pazar)
eee byparlak sim kart konusunda yanilmissin. alette sim card yuvasi mevcut. aletin ustunden cikan mavi karta dikkat.


ARTanubis (01 Temmuz, 2007 01:07 Pazar)
yaw kucultun arkadaslar su resimleri.. "enine scroll" haberi oldu, uzadıkça uzuyor...:)

byparlak (01 Temmuz, 2007 01:19 Pazar)
evet yanilmisim ozaman..duydugum yer yalan soylemis bana :)

byparlak (01 Temmuz, 2007 01:20 Pazar)
phoenixia, evet haklisin anliyorum ne demek istedigini.


ferhat can (01 Temmuz, 2007 03:01 Pazar)
hepimiz bir milyon versek adamıyız biz art, ne işimiz olur kapıda yatmakla :) mesela gerçekten hepimiz beş milyon versek bir tane getirtiveririz herkeste bir gün durur, lan bak iphone ! diye havamızı atarız sonra adam gibi TUŞLU telefonlarımıza geri döneriz. ben mi manyağım bir tek ? tuşsuz telefon iyi bir şey değil yahu ?

Erman Sinan (01 Temmuz, 2007 07:24 Pazar)
1.si kocaman
2.si pahali
3.su "all-in-one" yani sarjin bittiginde herseyin sarji bitiyor.
4.su su anda sim card desteklemiyor.
5.si YouTube gostermesi demek "Flash oynatiyor" demek degilmis onu ogrendik...
6.si Mac yapmis...

Almama sebeplerim bunlar...

byparlak (01 Temmuz, 2007 08:54 Pazar)
surdan iPhone hakkinda 10 kotu etkeni okuyabilirsiniz:

http://forums.macrumors.com/showthread.php?t=322382

firat® (01 Temmuz, 2007 14:05 Pazar)
Burada iPhone'la ilgili güzel bir yazı var. Özetle şunu söylüyor: Apple tarafından şişirilmiş bir balon... Bunları okumadan önce iPhone'un gerçekten de diğer cep telefonlarından farklı olduğunu düşünüyordum ama özelliklere bakınca piyasadaki birçok telefondan daha niteliksiz olduğunu gördüm. Ve büyük ihtimalle Türkiye'deki fiyatı 2 bin YTL'nin üzerinde olacak. Yani bu kadar özellğe bu kadar para bayılınır mı acaba? Onun yerine evdeki Mac'imi satıp üstüne bu parayı koyup yeni bir Mac alabilirim. Apple gerçekten de hayal kırıklığına uğrattı beni.

iPhone'nun olmayanözellikleri: (Mac Dünyası'ndan)
- 3G desteği yok. Şebeke içi internet için GPRS/EDGE kullanılmak zorunda.
- 3. parti yazılım desteği yok, kapalı sisteme sahip. Jobs’un yalanına kananlar, tarayıcı ve internetsiz çalışmayan Web 2.0 uygulamalarını 3. parti yazılım sanıyor
- Oyun yok
- Java ve Flash desteği yok
- Koca koca reklamlar yapılsa da, YouTube desteği sadece 10.000 video ile sınırlı
- Çıkarılabilir pili yok. 300-400 şarjdan sonra (1 yıl), fahiş paralar ödenerek değiştirilmek zorunda
- MMS desteği yok
- Tuşsuz yapısı ve dokunmatik ekranı nedeniyle tek elle kullanılamıyor. Fiziksel klavyesi yok
- İki megapiksellik kamerası var, fakat video kaydı yapamıyor. Zoom yok, flaş yok
- GPS yok
- Anlık mesajlaşma (AIM, Yahoo, MSN) desteği yok
- Bluetooth üzerinden diğer aletlere içerik gönderilemiyor
- Hafıza kartı yuvası yok
- iTunes şarkılarını melodi olarak kullanmaya izin vermiyor
- Bilgisayar sahibi olmadan, iPhone kullanmak mümkün değil. iTunes ile etkinleştirmek zorunlu
- Excel, Word ve PDF desteği görüntülemeden ibaret. Belge düzenlemeyi ve oluşturmayı desteklemiyor
- Safari tarayıcısı var. Fakat Flash olmadığından, pek çok sitede görüntüleme sorunu yaşanıyor
- Sesli arama, sesli komut ve ses kaydı yok
- A2DP, stereo Bluetooth kulaklık desteği yok
- Kablosuz eşitleme ya da internetten doğrudan içerik satın alma desteği yok
- Tarayıcısı var ama internetteki resim, müzik vb. dosyaları hafızaya kaydedemiyorsunuz
- Her SIM kartı çıkarıp takışta, aleti yeniden etkinleştirmek gerekiyor.

big mac (01 Temmuz, 2007 14:33 Pazar)
butun mac urunlerinde oldugu gibi 3. 4. jenerasyon beklenmeli sistemi oturur yenilikler eklenir son halini alir 40gb filan hafizaya sahip filan olur sonra alinir

ARTanubis (01 Temmuz, 2007 14:40 Pazar)
big mac süper ozetlemiş.. bekle gör poltikası...

mezzoalto (01 Temmuz, 2007 15:25 Pazar)
byparlak, amerikalılarla ilgili genellemeler yapmakta herhangi bir beis görmüyorum, çünkü dünya üzerindeki her toplum için bu ve benzeri genellemeler yapılabilir ve hiçbirisi gökten zembille inmemiştir, yaşanmışlıklar, süregelen tekrarlayıcı davranış ve tutum yapıları, o coğrafyaya özgü bir takım süreçlerin sonucunda gelişmiştir.. elbette alkolden hoşlanmayan finliler, az konuşan sessiz ispanyollar, statükocu olmayan almanlar veya gelenekselliğe karşı çıkan japonlar da vardır, mutlaka vardır ama bir takım alışkanlıkların toplumsal kültürün bir yansıması olduğunu reddetmeye de gerek yok..

bu çerçevede amerikan kültürü tüketimi ve abartıyı ön plana çıkarır, bunu yaşamın pek çok noktasındaki minicik detaylarda bile görmek mümkündür.. amerikalıların pek çoğu aptal değilse de yüzeyseldir, maalesef gerek kişisel deneyimlerim, gerekse amerikanın farklı köşelerinde yaşayan arkadaşlardan dinlediklerim -üstelik genelde akademik ortamlarda yaşayan insanlarla ilgili hikayeler bunlar- bu yargıyı desteklemektedir.. 

bunun da sebepleri var elbette: dünyayı yöneten bir ülkenin vatandaşıysan dünyanın geri kalanını umursama gereği çok duymazsın, dünya temelde sensindir.. sözünü ettiğin tüm teknolojik devinimi yapabilmiş olmaları -ki aslında bunların hatırı sayılır bir kısmını oraya göç etmiş hintliler-asyalılar'ın yaptığını da aklımızda tutsak iyi olabilir, amerika sahip olduğu ekonomik gücün ve  amerikan rüyası vaadlerinin avantajını kullanarak beyinleri cezbetmektedir-, her gün amerika soluyor oluşumuz -ki bu da başka bir maalesef konusudur-, gibi şeylere bakarak toplumun değil -üzgünüm- ama sistemin gerçekten yeterince zeki olduğunu söyleyebiliriz.. amerikan sistemi bireylerin önüne kendi irili ufaklı havuçlarını koyup, o "rüyaya" erişebilmeleri için gaz verirken, arka planda evrenin anasını ağlatmaktadır.. haa bu yeterli mutlak güce sahip olabilecek tüm toplumların yapacağı şeydir muhtemelen ama amerikadaki hırs zannımca bu durumu da, porsiyonları veya kocaman arabaları gibi abartmaktadır..

"50 kişi kapıda bekledi diye" demişsin ya, iki tane link vereyim sana, 1 hafta kuyrukta kendisi için bekleyip bir iphone edinsin diye 1000 doları gözden çıkarabilen insanların olduğu bir toplumdan bahsettiğimizin altını bir kez daha çizelim.. dikkatinizi çekerim, niche bir ürün için değil, toplam 50 tane koleksiyonerler için üretilmiş bir tasarımından değil, mass production bir telefon için yaşanan histeriden bahsediyoruz..

http://arsiv.sabah.com.tr/2007/06/30/ct/haber,2593BC39DF1249189CF1FEF65FFC3564.html

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/6810660.asp?top=1

haa şunu da ekleyeyim, hiçbir ülkenin "sadece politikacıları kötü" olamaz.. her toplum, bizimki de dahil, layık olduğu ve halkının kendine uygun gördüğü şekilde yönetilir.. verdiği oyların peşine düşmeyen, oy vermeye bile gitmeyen, üstelik sadece amerika için değil maalesef dünyanın kaderini şekillendiren bir oy verdiğinin farkında pek olamayan bir toplumu ben maalesef senin kadar masum göremiyorum.. 

Imagination (01 Temmuz, 2007 16:17 Pazar)

iPhone çıktı, iPhone fanatikleri de zıvanadan çıktı... yauw bu fanatizm nelere kadirdir, ne acayip bişiidir... pazarlamacılar da çoğu zaman bunu güzel körüklüyo tabi o ayrı bi konu

üstelik, saolsun firat® nin belirttiği olmayan özellikler listesini de görünce iyice koptum... hadi diğerleri bi kenara desek bile; Hafıza kartı yuvası yok, Bluetooth yok diyebiliriz, iTunes şarkılarını melodi olarak kullanmaya izin vermiyor (sırf bu yüzden bile bu alet Türkiye'de satmaz söyliyim size ) sadece iPod video ya telefonla arama özelliği eklemişler gibi...

hele pil olayı tipik apple manyaklığı zaten, korkunç...
gidiym de kendime yeni bi nokia aliyim bari 


ferhat can (01 Temmuz, 2007 17:13 Pazar)
iphone telefon etmese/sms yollamasa bile satar. boşverin o'su var bu'su yok :D

ARTanubis (01 Temmuz, 2007 17:26 Pazar)
katılıyorum, insanlar teknik özellik değil "etiket" satın alacaklar... kacımız teknik özelliklerini değerlendirerek ipod aldı... daha iyileri vardıysa bile alırkenki motivasyonumuz "ipod" almaktı... 20 gb bir mp3 çalar değil...

ferhat can (01 Temmuz, 2007 17:36 Pazar)
60 gb olanını alıp içerisinde 3.2 gb mp3 bulunduran arkadaşım vardı. şu an o kadar büyük potansiyeli var ki iphone ile kız bile tavlanır :D ( ama reklam/iletişim dünyasından olmalı) hatta terfi bile edilir. ajanslarda müdürlerin gözüne girilir. müdüre iphone hediye eden metin yazarı yılbaşında kreatif direktör arkadaşlar. bunları yapan başka telefon var mı ? ondan haber verin.

rakunzell rakkadar (01 Temmuz, 2007 17:55 Pazar)
öncelikle mezzo desteği için teşekkürler..
ve sonrasında:
(hırt bi söylem olacak ama duramıycam) pop art bile amerika'nın çöp-fetiş ilişkisinin ve sanatı, dolayısıyla dünyayı algılayışının yansımasıdır.
haricinde milletlerarası yarışa sokacak bir durum yok sanıyorum olayı..

braincircle (01 Temmuz, 2007 18:37 Pazar)
evrenin en gerzek yaratiklari olarak kendimizi en akıllı sandıkça markalar daha çooook severler bizi uzun uzun.

byparlak (01 Temmuz, 2007 20:39 Pazar)
mezzoalto, Amerikalılar gayet net bir şekilde aptal falan değil.Türkler de değil.

http://www.youtube.com/watch?v=TzLdq1vqlNc

Gençliğe sorulan sorulara bakılırsa Türkiye'de "Özal gençliği" denilen apolitik insanların çoğaldığını görüyoruz.Eskiden bu durum böyle değildi.Sadece Türkiye'de değil dünyanın bir çok yerinde iletişimin,popüler kültürün artmasıyla,insanlar dünyadan bihaber olmaya başlıyorlar.Sadece magazin programlarını izleyen,gazeteleri spor sayfası için alan insanlar var.Belki biz bişeyler biliyoruz ama Türkiye'nin yüzde kaçını oluşturuyoruz?
Aynı örneği Amerikalılar için de verebiliriz.Eskiler dünyanın durumu hakkında bir çok şey bilirken,yorum yaparken,yeni nesiller dünyadan hatta kendi ülkelerinden bihaber.(Texas'lı çiftçileri falan buna dahil etmiyorum.Çünkü adamlar okumamış ve sadece tarlasıyla uğraşıyor.)
Mesela Amerikalılar Vietnam savaşını kimin kazandığı soruluyor ve kadın "biz kazandık" diyor.Buyrun size popüler kültür.Amerikalılar filmleriyle,medyasıyla bunu insanların gözüne sokuyor.
Mesela Kurtlar Vadisi:Irak.Artık insanlar popüler şeylere o kadar çok inanıyorlar ki,Süleymaniye olayının intikamını aldığımızı düşünenler var.

Eğitim sistemimiz gerçekten vahim.70 milyon'un 14 milyonu genç nüfus bu ülkede.Her yıl 1.5 milyondan fazla adam össye giriyor.O kadar berbat bir sistem var ki,liseli genç sürmüş saçına jölesini,giymiş converse i, yaşadığı ülkenin,belkide ırkının en önemli savaşı sorulunca "ben zaten sayısalcıyım" diyebiliyor.

Herşey bir yana milletimizin çok kötü tutumları var.Hala Osmanlı'nın geri geleceğini düşünenler,Osmanlı olsaydı dünyanın tek süpergücü olurdu diyenler,komünizm'e ve sosyalizme anlamadan dinlemeden kötüdür diyenler, Allah herşeyin cevabını Kuran'da vermiş diyenler vs vs.Biz herşey hazır olsun istiyoruz.Yahudisi,Hristiyanı kutsal kitaplarını okuyup sorularına çözüm ararken,bizimkiler Arap çöllerindeki insanların saçına sakalına takıyor.

Bilgisayar sektöründe Hindistan milyarlık nüfusuyla üst sıralarda yer alıyor ama Türkiye yok.Bakın farka.Bizimkiler hala işsizlik diyor,aşsızlık diyor.Kendini geliştirmesini bilene her zaman iş,aş vardır.Bizim üniversite bitiren gençlerimiz evlerinde oturuyorlar.Sanki biri gelip onlara iş teklif edecekmiş gibi.

Biz mi zekiyiz onlar mı zeki?Amerikalılar gerizekalıysa,bizim gençliğimizin %99 u da gerizekalı.Çünkü bizim gençliğimiz Amerikalıdan çok Amerikalı.

abdulaziz (creaziz) şahin (01 Temmuz, 2007 21:03 Pazar)
yıl 2007 ve hala, sistem sürüklüyor beyinleri; adamı uçurumdan ittikten sonra "düşmeseydi" deyip ahkam kesmek çok kolay.  byparlak , çok yüzeysel girmişsin konuya, kazın ayağı senin bildiğin gibi değil. bu işler yeşil ışıkta atlantiği geçmeye benzemiyor,hala milyonlar yeşil ışık beklese bile...

Erman Sinan (01 Temmuz, 2007 21:12 Pazar)
creaziz, derinini senden alalim durumun o zaman?
"Amerikalılar gerizekalıysa,bizim gençliğimizin %99 u da gerizekalı.Çünkü bizim gençliğimiz Amerikalıdan çok Amerikalı."
Yuzde yuz (100%) katiliyorum buna!
Soyle bi kafanizi etrafa cevirip baktiginizda biraz daha anlarsiniz hangisi Amerikan Emperyalizmin urunu diye!

abdulaziz (creaziz) şahin (01 Temmuz, 2007 21:41 Pazar)
"neden?" sorusuna bakmak gerek, ErmanSinan kelime kelime yazımı tekrar okuyunuz.

mehmet (02 Temmuz, 2007 00:50 Pazartesi)
amerikalılar mı zeki, türkler mi zeki tartışması anlamsız bir tartışma.

zaten hala neyle ölçüleceği tartışmalı bir sıfatın, bir de herhangi bir ülkenin vatandaşlarına yakıştırılıp bunun yarıştırılması nice şampiyonlar çıkarmış sidik yarışlarından bile büyük bir abesle iştigaldir. (sidik yarışına abdestle iştigal denilebilir mi acaba :))

lakin bu noktada byparlak öyle bir video koyduğunda birisi de çıkıp, böyle bir video koyabilir:
http://www.youtube.com/watch?v=HCkYfYa8ePI <-- kaldırılmış, alttaki adresten seyredilebilir.
http://www.megavideo.com/?v=GW398WXW

ki bunun da bu mesnetsiz tartışmaya hiç mi hiç bir faydası olmaz.

hatta birisi çıkıp amerika'nın hangi değerlerle dünya gücü haline geldiğini tartışmaya açabilir. avrupada pişmiş sanayi devriminin ikinci aşamasının amerikada  nasıl bir coğrafi avantajla yaşandığından; 1. dünya savaşını, uzakta kalabilmesi sayesinde, wilson ile nasıl bir pazarlık avantajına çevirdiğinden; bu savaş sonrası avrupanın kıymetli adamlarının dünyada kaçabileceği tek yer olmasından; topladığı kıymetli adamları üniversitlerinde ne tip projelerde çalıştırdığından (manhattan projesi örneğini bile verebilir bu birisi); hazır avrupa karışıkken, ikinci dünya savaşını kızıştırdığından; tam o sırada sağlam bir bahaneyle yükselen güç japonyaya insanlık tarihinin en aşağılık hareketini yaptığından; bu zayıflamış dünyaya davaroğlanı(cowboy) edasıyla final sopasını geçirdikten sonra, zorba abiliğini kullanarak aman dünya kendini toplayamasın diye rusyayı hedef gösterip kuzey atlantik antlaşmasını imzalattığından; ve en sonunda büyük abi olmayı başardığında; dünyaya değerlerini satmaya başladığından bahsedebilir.

benim bu konularda bilgim yok, olsaydı bahsedebilirdim, ama burası için fazla sıkıcı olur o yüzden bence bilgisi olan da bahsetmesin.

ama bildiğim bişey var o da, amerika'nın dünyaya sunduğu değerleri sevmiyorum, süper gücünü, çekim merkezi olması avantajını bu kadar zorbaca kullanmasından hoşlanmıyorum. buna karşı sunulan "sen de büyü sen de zorba ol" önerisine karşı aklıma doluşan kesif küfür yığını yüzünden adamakıllı cümle kurup da cevap veremiyorum. bu yerküreyi hem fiziksel, hem de psikolojik olarak bu kadar ısıtmasına ağır kıl oluyorum.

en nihayetinde japonlarla kavga çıkarsa japonlar iki milleti de döver, çünkü bütün japonlar karate biliyor ve ninjaları var.

phoenixia (02 Temmuz, 2007 00:59 Pazartesi)
oyh...:)))

Erman Sinan (02 Temmuz, 2007 01:12 Pazartesi)
"Ama iste Turkiye'de insanlarda ego var Amerikayi kotu lemek icin. Halbukisi kotu olanlar siyasetciler" -Byparlak

Egoyu ve Kotu olani acikliyor gibi bu cumle

byparlak (02 Temmuz, 2007 01:30 Pazartesi)
Mehmet, yukarda ki yazdigim yazilari okumadigin belli. ' Halbukisi kotu olanlar siyasetciler' demisim.  Biz suan ki halktan bahsediyoruz Amerikadaki. Popüler kültürün artmasıyla olusan genclikden bahsediyoruz.  Bu tip insanlar dunyanin her yerinde var.  Turkiyede'de var Japonyada'da var heryerde var.  Mtv nin yarattigi TV karsinindan ayrilmayan sapsal ozenti genclik.  MTV zaten stratejik bir olgu. Bilerek boyle olmasini istiyor siyasetciler. Gordugunuz gibi zenciler cok az parlementoda, ve suan zenci bir baskan adayi var ama kesinlikle secilmez cunku millet istedigi kadar oy bile verse secmezler, burdaki beyaz siyasetciler.  Sizin nefret ettiginiz taraf da onlar.  Mesela son secimlerde bilerek Kerry ile Bush'u birbirine cok yakin gosterdiler. Bilinerek yapilan bir sey.  Arada cok fark olsaydi ve Bush kazansaydi ozaman dikkat cekerdi. Bilerek yakin tutularki Bush ile Kerry'yi anketlerde gazetelerde, oylarla oynayabilsinler.  Dikkat ettiysenizde cok az bir oy farkli ile Bush secimleri kazandi. Bunlar hepesi planlanmis seyler. Halk tabi yer bunlari cunku medyada onlarin elinde. Yahudiler de var isin icinde.

Demek istedigimi insallah anlamissinizdir.  Halk salak degil ama dedigim gibide salagida var deliside var her yer de oldugu gibi.  Buranin nufusu 300 milyon yani hayatta herhangi bir stereotype yapamazsiniz halk icin.  Halk cok cesitli onun icin Amerikalilar soyle diyemezsin cunku kimi bahsettigini kanitlayamazsin.
Cunku bunlarin icinde 500binda Amerikali Turk'de var. Milyonlarca Cinlide var Japonda var Ispanyol, Fransiz, Ingiliz, Alman, Irlanda lida var. Yani sizin bildiginiz nefret ettiginiz Amerika, beyaz politikacilaridir devletidir. Turkiyedeki laiklik gibi siyasetle politika karismiyorsa, burdada Halk ile Devleti karistirmayin. Cunku devlet hersey elinde istedigini seciyor istedigini yapiyor. Kizicaksaniz onlara kizin onlara laf edin ama haberlerde beyaz bir polis bir zenciyi irkclik yapti diye doverken gorurseniz 'Amerikalilar ilk kendine baksin sonra dunyaya karissin!' demeyin.  Cunku 1 polis irkci diye hepsi degil. Ama iclerinde olanlarida var.  Benim anlatmak istedigimde bu. On yargili olmayin sadece.

mehmet (02 Temmuz, 2007 03:24 Pazartesi)
byparlak, okudum yazdıklarını da belki ne demek istediğini anlamamış olabilirim :))

yazdığım onca şey arasında sana cevap olarak yazdığım iki şey var. son mesajında dem vurduklarının çoğunda hemfikirim. gerisi konuya genel katkı.

birincisi o youtube linki (türkler aptal değil diyip de altına o linki ekleyince, ben de amerikalıların ne kadar aptal olmadıklarını vurguliyim istedim) ki şunlar aptal bunlar zeki demeyi hala anlamlı bulmuyorum.

ikincisi ise burada tartışılan olguların "zeka" dışında daha sosyolojik olgularla ilgili olabileceği idi (o işleri de mezzo bilir ben bilmem, sayısalcıydım ben :))

bunun dışında o uzun paragraf, "birbilen" çıkıp da bunlardan bahsederse, sanki süper güç olmak için her zaman en zeki olman gerekmediği anlaşılabilir (dünyada, ofiste, okulda ya da mahallede) diye düşündüğümden yazdığım bişi. yoksa dünyayı amerika bu hale getirmedi tabi ki. sonrasında yazarken o kadar sıkıldım ki, hemen "birbilen" çıkmasın diye duamı da ekledim sonuna.

nasıl bu kadar anlamsız bi tartışmanın içine girdim hayret ediyorum :))
ah siz reklamcılar yok musunuz şeytana pabucunu ters giydirirsiniz.

dünyayı ele geçirene kadar susup çalışmaya devam edeyim bari. bak söylüyorum beni amerikan başkanı yapsınlar versinler hujintao'yu da yanıma, 15 senede dünyayı çiçek gibi yaparım, ronaldinyoyu galatasaraya alır, ali sami yen'i 8. harika ilan ederim.

bi de bu iphone'ların farklı renkleri de çıkıcak mı bilen var mı? (big mac ?)

fair (02 Temmuz, 2007 09:44 Pazartesi)
iphone'a da böyle geniş bir haber yakışırdı

mehmet (02 Temmuz, 2007 09:49 Pazartesi)
bu sabah bi postere tosladım.
meraklısının hoşuna gidecek bi çalışma.

http://tofslie.com/work/apple_evolution.jpg


Erman Sinan (02 Temmuz, 2007 10:08 Pazartesi)
Ali'ye vermek lazim bunlari...
Ali... Calisiyosun bunlari, yarin sozlu yapicam!
Gerci biliyodur o.
Yahu nerdesin yaw? Sen yaparsin diye bekledim haberleri ama yok. MAC aldi basini gitti Ali inzivaya cekildi.
Haberler nerde Ali?
Ali ata bin, ALIEEAA!

mezzoalto (02 Temmuz, 2007 11:57 Pazartesi)
cevap vermeyecektim ama olay büyümüş, hadi ben de katkıda bulunayım.. 

öncelikle okuma yaparken biraz özen: ben amerikalılar aptal demedim, yüzeysel dedim.. ikisinin aynı anlama gelmediğini anlamak çok zor değil diye düşünüyorum..  daha da fenası, "türkler amerikalılardan daha akıllıdır" filan hiç demedim, ülkeler arası zeka karşılaştırması yapacak kadar "yüzeysel" olmadığım gibi herhangi bir metinde "türkler versus amerikalılar" türünden herhangi birşeyin karşılaştırmasını da yapmamıştım.. dolayısıyla neden denmemiş şeyler üzerine celallenilmiş onu anlamakta zorlanıyorum..

ikincisi, Çin'de veya Hindistan'da da milyar küsur insan yaşıyor ama stereotiplerden bahsedebiliyoruz (sanmayın ki yapıları da Amerika'dan daha az heterojen olsun).. dolayısıyla 300 milyon kişinin yaşıyor olması amerikayı genellemelerden muaf tutmuyor.. her kültürün kendine özgü "norm"ları vardır, ve bu normları çoğunluğun ortak davranışları oluşturur.. bunlara stereotip deyin, önyargı deyin, ne derseniz deyin ama çok rica ediyorum "öyle olmayanlar da var" demeyin, çünkü bu "her insanın bir burnu vardır" demek kadar doğal ve aleni birşey.. her ülkede her durum için "öyle olmayanlardan" bahsedebiliriz, ama bunlar varolan genel durumu değiştirmez dolayısıyla bu bir argüman değildir.. keza bu "genellemeler yapmayalım" paranoyası beni her zaman şaşırtmıştır, çünkü genellemeler ve kategorizasyonlar yapmak düşünce sistemimizin temel taşıdır.. yeni bir uyaran yani bilgi geldiğinde duyularımıza, ya "assimilate" ya da "accomodate" ederiz o uyaranı, yani ya onu ya varolan kategorilerimizden birinin içine yerleştiririz ya da ona yeni bir kategori açarız.. assimile etmek daha kolaydır bilişsel açıdan ve daha fazla yaparız.. abartmamak kaydıyla da sağlıklı bir düşünsel eylemdir, çünkü öteki türlü çok az şey tutabilirdik zihnimizde..

üçüncüsü, amerikada her ne kadar "onlarca farklı kökenden" insan varsa da, eğer dünyada  "amerikanlaşma", "amerikan emperyalizmi " , "anti-amerikanlaşma" gibi genel geçer kültür etkilerinin varlığından bahsediyorsak, bir "amerikan" toplumu ve bunlara özgü bir davranış-düşünüş-yaklaşım bütününden bahsedebiliyoruz demektir.. bunlar pek çok yorumda da görülebiliyor.. eh madem etnik kökeni her ne olursa olsun bir "amerikan" yaşamı ve düşüncesinden bahsedebiliyoruz, o halde "amerikalılar şudur, şöyledir" gibi cümleler kurmakta ters bişi olamaz değil mi.. 

dördüncüsü hala ısrar ediyorum ki "politik manipulasyonlar" bana oldukça naif bir argüman olarak geliyor.. elbette ki medya ve derin devlet her yerde toplumu rahatça manipule edebilir, ama sonuçta toplumda yeterince bush sempatizanı olmasa herhalde başkan seçilemezdi kendisi değil mi.. veya derin devlet sadece cumhuriyetçilerin tekelinde midir? amerikan politikasına hiç girmeyeceğim ama "sadece siyasetçilere kızın, halk masum" argümanını üzgünüm ama kabul etmem mümkün değil.. ne amerika ne dünyanın herhangi bir yeri için.. bir kez daha söylemek isterim ki: her toplum layık olduğu şekilde yönetilir..

ve son olarak, mehmet'ten alıntılayayım: "ama bildiğim bişey var o da, amerika'nın dünyaya sunduğu değerleri sevmiyorum, süper gücünü, çekim merkezi olması avantajını bu kadar zorbaca kullanmasından hoşlanmıyorum. buna karşı sunulan "sen de büyü sen de zorba ol" önerisine karşı aklıma doluşan kesif küfür yığını yüzünden adamakıllı cümle kurup da cevap veremiyorum. bu yerküreyi hem fiziksel, hem de psikolojik olarak bu kadar ısıtmasına ağır kıl oluyorum." daha evvelki mesajda "her toplum kendi çapında zorbalık yapardı elbette ama amerika abarttığı pek çok şey gibi bu gücün ve hırsı da abartmaktadır" derken tam olarak bunu demek istemiştimve her kelimesine katılıyorum.. 

ve tüm bu tartışma nasıl başladı? "gene bir nesne için delirmiş amerikalılar" mealindeki bir cümleye anlayamadığım bir biçimde çok ama çok alınıldığı için.. insanın yaşadığı yeri sevmesini ve oraya saygı duymasını anlıyor ve buna çok büyük saygı duyuyorum, hatta hayatta en anlamadığım şeylerden biri bir yere gidip sonra orasıyla ilgili 7/24 şikayet etmektir, yani yaşadığınız yerle ilgili duyduğunuz mutluluk hakikaten çok güzel ama bu kadar hassaslaşılmasını gerektirecek denli ağır ne dedim veya dendi, bilemiyorum, bilemiyorum..

rakunzell rakkadar (02 Temmuz, 2007 12:10 Pazartesi)

mezzo senin de bahsin zaten fotoğraftaki insan yığınıydı ve bu profili amerikan toplumuna mal edemeyeceğimizi eklemiştin sözlerine.. muhtemelen byparlak daha önceden almış olduğu eleştiriler yüzünden gözü kapalı daldı konuya.. tartışma haline de boşunalıkla taşındı konu..


BigCell (02 Temmuz, 2007 13:20 Pazartesi)
SIM KART TARTIŞMASINA NOKTA.

Arkadaşlar US'de GSM 1900 kullanıldığı için SIM Card yoktur.

SIM (Subscriber Identity Module)  yerine cihazın IMEI numarası şebekeye tanımlanır ve o cihaz her açıldığında aynı numarayı şebekeden alır (IMSI)

GSM 900 ve 1800 şebekelerinde ise (Avrupa)  Cihazın IMEI numarasından bağımsız SIM numarası şebekeden gerekli numarayı alarak arama yapmanızı sağlar.

Yani ByParlak US de gördüğü için SIM yok derken kendince haklı, ama biz Avrupalıyız Sım'siz alet bizi bozar.

Ayrıca IPHONE sizin olsun ben SonyEricsson'umla çok mutluyum.

jesuss (02 Temmuz, 2007 13:30 Pazartesi)
almıycam uleann bananee. kavga çıktığında kafanına vurduğumda kafası yaramıycağım telefonu napıyım ben?

mehmet (02 Temmuz, 2007 13:54 Pazartesi)
cebine kılıfsız koyamayacağın için, zaten baştan kaplatıcaksın, 4 milimetre sacla kapla, bi köşesine de paslı çivi kaynattır. kavgalar dahil alemlerin kralı sensin. çok sıkıştığın trendy ortamda: "ben iphone'la varoşların çığlığını buluşturdum. dışı ne kadar korozyona uğramış olursa olsun, içinde hem konuşmaya aç (phone), hem kendi toprağının ezgilerini yabancı olduğu bu coğrafyanın yaşanmışlıklarına bezemek isteyen (mp3 player), hem de hor görülmeden her semtte dimdik dolaşabilme izni peşindeki (browser) varoşun sıkıştırılmış çığlığı. bizim için hayat olan oksijen, onun yüzeyini yakan bir zehir adeta, her pas lekesi bir gazinin şeref nişanı. bu benim istanbul'la barışma projem, onu kabullenme, içselleştirme bıdı bıdı bıdı bıdı... buraya kadar durumu kurtaramadıysan beni ara, toparlarız bi şekilde, çok sıkışırsan dalarsın ayfonu karşıdakinin kafaya gömüp...

mezzoalto (02 Temmuz, 2007 14:07 Pazartesi)
mehmet, jargonun hastası oldum "yeminlen":P "korozyona uğramış iphone" konulu, istanbul modern'de sergilenecek bir "enstelasyon"un açıklama metni olabilir bu yani:)

jesuss (02 Temmuz, 2007 14:21 Pazartesi)
baba saygılar sunuyorum. senin bu yazdığını telefonla birlikte kavga edeceğim kişiye söylesem zaten herşey hallolur. onun üstüne bide çocukluğuna dönelim desem eleman haftalarca dışarı çıkamaz.
zaten iphone içselliğimi ona kemere takılabilecek aksesuar kılıfı alarak dışavurmurmak istiyorum.
baba bi emrin bi isteğin varsa yardımcı olalım (adam kaçırma çek kırma bacak kırma işlerine bakan grafişker görünümlü mafya tanıdıklarımız vardır) :))

mehmet (02 Temmuz, 2007 14:22 Pazartesi)
evet aslında nefis fikir, enstalasyonda sadece zedelenmiş beden parçaları olsun, iphone gözükmesin bile. iphone'un bıraktığı izler. "hangisi daha kırmızı" isimli workshoplarda, pas ve kanı ayıredebilme çalışması yapılabilir. günün sonunda da "alyuvarlardaki hemoglobinin temel maddesinin demir olduğundan, oksijeni oksitelenerek taşıdığından bahseden kısa bir pop-bilimsel sunum sonrası; aslında kanımızın paslandıkça işe yaradığı, insanın da sistemdeki diğer hücrelere faydalı olabilemesi için mevlana'nın da söylediği gibi bir yanmadan, pişmeden geçmesi gerektiği" gibi bir konu ortaya atılıp, söyleşi esnasında afilli laflar ve ağır hareketlerle kız tavlama çalışması yapılır. bayıldım ben bu fikre sanatçı doğmuşum meğer. yaşasın bigumigu, yaşasın mezzo... *temiz beyaz gömleği ve istanbul modern'de tanıdığı olan var mı?

byparlak (02 Temmuz, 2007 14:27 Pazartesi)
mezzoalto, senin yaptigin en buyuk hata Amerika'yi Turkiye gibi gormen.  Bunun en buyuk ornegi soyledigin bir lafta mevcut: 'veya derin devlet sadece cumhuriyetçilerin tekelinde midir?'   burda 2 parti var. Cumhuriyetciler ve Demokratlar ve bunlarin 2side ayni. Yani Demokratta basa gelse Cumhuriyetcide gelse Amerika icin hic bir sey degismiyor.  Turkiye'de partiler farkli dusunceye sahipler.  Turkiyedeki gibi derin devlet bir partiye veya siyasi goruse sahip degil burda! Susurluk olayi gibi cikmaz ortaya.

'Her toplum layık olduğu şekilde yönetilir..' diye eklemissin. Hurricane Katrina oldugu zaman bir cok sey medyaya yansimadi. New Orleans'da yasayanlarin tamami zencidir. Amerikan devleti bu olayin olucagindan haberdardi. Onlar istedilerki sehir yerle bir olsun daha sonra yeniden yapalim. Zaten zencilerde calismadiklari icin Tax vermiyolar devlete ee onlarinda isine geliyor temizlenmesi ortaligin. Cunku orda suc orani cok ve yerlesim cok kotuydu.  Sehrin yukarsinda bulunan baraj duvarlar yikilinca birden sel basti ve binlerce kisi evsiz kaldi ve oldu. Cok onceden biliniyordu o baraj duvarlarin dengesiz oldugu. Yardimda cok gec geldi zaten bilinerek.   Simdi halk bunu hakettimi?  Her toplum layık olduğu şekilde yönetilir de ilk basta insaniz dimi?! Devletle halki sidetle ayirmani ve cok gattar dusunudugunu vurguluyorum. Yani diyosun halk bu olayi haketti. Hepimiz insaniz. Zaten olayada ole bakin diyorum. Amerikalilar diye direk dusunmeyin. Burdakilerde devletin uyguladigi politikanin kurbani Turkiyedekiler'de oyle.  Neyse,  3 ay sonra universtede ders alirken hocamiz kalkti Katrina olayindan bahsetti ve gercekleri soyledi. Ogrenciler cok sasirdi. Boyle oldugunu bilmiyolardi. Alin size populer kultur.  Simdi arada Devlet var sizin gorudugunuz, arada biz variz birseylerin farkinda olan ve  birde populer topluluk. Devlet sonuna kadar ozgurluk veriyor insanina. Okadar cok veriyorki burda kacak insanlar toplanip protesto edebiliyor yuruyus yapabiliyor. Hepsi suclu onlarin devletin katinda. Yani polis onlari gosteri disinda baska bir yerde yakalamis olsa sinir disi edilecekler. Ama binlercesi toplanip pankart acip beyaz saraya yuruyebiliyor. Demek istedigim su: devlet vermis istedigince ozgurluk sen ister bagir cagir ister 11 Eylul olaylarini Amerkan devleti kendisi yapti, Irak'a petrol icin girdik devletin umrunda degil. Ama sana bagirma hakki veriyor. Seni susturmuyor. Amerika'yi TR gibi gormemen benim anlatmaya calistigim. Kurtler kalkip Kurdistan icin protesto yapabilir mi Turkiye'de? Kaci o gosteriden sag cikabilir?  Sen zaten o bakis acisi icersinde degilsen burayi elestirmezsin.

Burasi cok karisik bir yer.  Gelen Japonlar bile sushinin Amerika'da Japonyadan farkli oldugunu soyluyolar neden? Cunku burdaki Japonlarla ordaki Japonlardan farkli. Burdakiler Amerikali Japonlar. Yani eger bir Turk yada Hindistanli gorurseniz hemen hakkinda stereotype dusunemezsin cunku iyi yada kotu farkliyizdir orjinal halimizden. Bunun populer etkisi olabilir uzerimizde  medyasina  inandigimizdan olabilir havasindan suyundan yasam tarzindan. Ama tek bilgim bir sey var bunuda  ordan soyleyemezsiniz mutlaka ve mutlaka yasamaniz ve tecrube etmeniz lazim.

mehmet (02 Temmuz, 2007 14:29 Pazartesi)
ya bişey dicem bu amerika konusu artık özel mesaj sınıfına girmedi mi? burada bir sanatçının doğuşuna tanık oluyoruz, bırakın iphone'u amerika'yı konu benim artık, acilen sanatçı egosu geliştirmem gerekiyo.

byparlak (02 Temmuz, 2007 14:37 Pazartesi)
bence bunlar onemli seyler. duyarli olmak lazim.

mezzoalto (02 Temmuz, 2007 14:38 Pazartesi)
hah, bu sanki özel mesaj içerikli olmadı şimdi:DDDD

mehmet sana verdik gazı, verdik gazı lakin bir canavar mı yarattık ondan endişelenmekteyim şimdi:) 

-"gittikçe büyüyor efendim durduramıyoruz"
-"tıp alemi her gün gelişiyor, allahtan umut kesilmez":)

sende o ego zaten gelişmiş annem, böyle bir çıkış yapmayı bekliyormuş deli gönül:) beyaz keten gömlek ve sızacak dimağ bulurum ben sana, yeter ki sen gerekli network ve gerekli miktarda kan-pas-iphone'u temin et:) iphone'lusunu sergi enstelasyonu, kanlı manlı olanı da video enstelasyon olarak sunarız, beyaz keten gömleğe de üç beş damla kırmızı boya serpersek tamamdır:) lakin tüm süreçte o sigara yakan resmindeki ifadeyi koruman lazım, diğer aile babası pozları gitmez sanat alemlerine:)

mezzoalto (02 Temmuz, 2007 14:39 Pazartesi)
aman diim "hah" diye başlayan yorum ve devamı tamamen mehmet'e göndermeydi, yanlış anlaşılmasın..

mehmet (02 Temmuz, 2007 14:55 Pazartesi)
bence de insan önem verdiği bir konuda kim nederse desin, kim ne düşünürse düşünsün, elinden geleni ardına koymamalı. ancak ufak bir öneri. bu kadar önem verdiğin bir konuda kendini ifade ederken, en azından bağlam içi tutarlılığa daha özen gösterebilirsin. misal burada hiçbirşey değişmez, bir şehir dolusu zencinin, paris hilton kadar değeri yok dedikten sonra, burada demokrasi var bireyin düşünce ifade özgürlüğü var diye bu özgürlüğü göklere çıkarmaya kalkarsan, o özgürlüğü çok insan ciddiye almayacaktır. medyum memişin, ketoya giriştiği bir sille tokat vardı hatırlar mısın? hani keto devrildiği yerden kalkıp titreyerek "salak" diye bağırıp kalmıştı. işte orada konuşan, sözel ifade hakkını hem de bir hakaretle dillendiren ketoydu. ama düşününce o "salak" lafının ketoya ne kattığı, memişten ne götürdüğünü, orada kimin patron olduğunu çok rahat görebilir insan. naçizane eleştiri. bu konu benim için bu kadar yeter, ben kendime fular bakmaya gidiyorum. bigu şerefine fuschia seçsem çok mu iddialı olur. açılışta gerçek bir sanatçı ışıltısı yaymak istiyorum.

mezzoalto (02 Temmuz, 2007 15:03 Pazartesi)
turquoise mehmetçim, turquoise:)

yecee (02 Temmuz, 2007 15:58 Pazartesi)
sanat dünyası yeni bir ego kazanmış, ne mutlu bizlere :)
Mehmet umarım açılışta içindeki sanatçı imgelemini dünyaya duyumsatmak için, modern dünyanın getirdiği kısıtlamalar hakkında farkındalık yaratmak amacını da güderek, yüzeye çıkamayan başkaldırışlarına boynuna tasma şeklinde doladığın,enginlik duyumsatan tonlarla bezenmiş fularla vurgu yaparsın

mehmet (02 Temmuz, 2007 16:21 Pazartesi)
kesinlikle yecee!

başkaldırıyı daha elit vurgulayabilmek için bol bol fransızca da parçalamak lazım.

"benim için ilham veren melodi bu sefil cihazın içinden çıkan sentetik tonlar değil, 68 mayısında paris duvarlarında yankılanan o aşk şarkısı tınısındaki sözlerdir.

Il est interdit d'interdire.
Ne travaillez jamais.
L'ennui est contre-révolutionnaire.
Nous ne voulons pas d'un monde où la certitude de ne pas mourir de faim s'échange contre le risque de mourir d'ennui.
On achète ton bonheur. Vole-le.
Imagine : c'est la guerre et personne n'y va !
Les murs ont la parole.
Il n'y a peut-être aucun rapport... Mais peut-être aucun.
Ne vous emmerdez plus!

ah monşer bir perrier daha alıp hemen geliyorum, bu avam volga havyarı hassas midemi mahvetti."

bu iş çok eğlenceli oldu
lakin daha fazla sıkmamak lazım kimseyi, açılışa süpriz saklamak lazım. haberi amerika tartışmasından kurtaralım derken, sanatıma kurban gidecek...

bir şarkı eşliğinde bu konudan da bu başlık altında çekiliyorum. mezzo menejerim ol bu konuyu değerlendirelim akabinde :)))

http://youtube.com/watch?v=k-c_FeMHp8Q

jesuss (02 Temmuz, 2007 16:25 Pazartesi)
kardeşim sizin orda polat alemdar kostümleri satan bi arkadaşımda var. istersen pembe panterde ki gibi kostüm satan tanıdıklarda var. özel olarak fular, sakal, sigaradan renk değiştirmiş bıyık özel sanatçı göbeği (dikkat bira göbeği değil) aksesuarları da var. bu arada sanatçı kostümleri özel boyalı. ayakkabilardan biri farklı, biraz daha para bastırırsan  yanına asistanda buluruz. sanatçı defteride var anlaşılmaz yazılarla ilginç gibi görünen çizimlere sahip olan defter ... vs

elifbb (02 Temmuz, 2007 16:32 Pazartesi)
ilk haftasonu sonuçları; 525,000 satış. öyh :))

jesuss (02 Temmuz, 2007 16:37 Pazartesi)
öyle deme polat alemdar ı seven o kadar gencimiz varki... biz bu yolla sanatı topluma indiricez. sanat için sanata  hayır!!! polat başkan sanat şampiyon diyelim.

yecee (02 Temmuz, 2007 16:53 Pazartesi)
525,000 satış mı??? markanın gücü mü demeli bilmiyorum ki... yukarıda fırat'ın yazdığı eksikleri okumadan önce ben de son derece heveslisiydim yeni applecığın ama özenle bir iki nesil beklemeye karar verdim... bu 525.000 insanın iphone'un eksiklerinden hiç mi haberi yoktu acaba?

@mon cher mehmet :
68'de duvarlar
"L’art est mort, ne consommez pas son cadavre. " demiş... naapsan bilemiyorum, şahsen emballée oldum, ben de özenle san-ât konusunu burada bırakıyoruum...

mezzoalto (02 Temmuz, 2007 17:01 Pazartesi)
dur dur "sanat öldü, sanatın cesedini tüketmekteyiz" mi demiş duvarlar, yoksa "cesedini tüketmeyiniz" mi?

yecee (02 Temmuz, 2007 17:04 Pazartesi)
"cesedini tüketmeyiniz" demiş benim gördüklerim ama duvar bu belki başkaları da "sanat öldü, sanatın cesedini tüketmekteyiz" demiştir :)

mezzoalto (02 Temmuz, 2007 17:05 Pazartesi)
nasıl anladım ama peeeh:) görsel fransızcam var benim desem başım ağrımaz yani:P

yecee (02 Temmuz, 2007 17:08 Pazartesi)
ahaha kesinlikle, de gitsin güselim :)

abdulaziz (creaziz) şahin (02 Temmuz, 2007 17:17 Pazartesi)
konu epey kaymışken, buradan kıymalı yumurtaya geçiş yapalım

mezzoalto (02 Temmuz, 2007 17:26 Pazartesi)
öögk:) bacon'lu de bari de amerika kontekstine otursun en azından:)

byparlak (02 Temmuz, 2007 22:54 Pazartesi)
AT&T nin server leri cokmus iPhone dan dolayi..euheuh

mehmet (03 Temmuz, 2007 09:04 Salı)
buyrun size çakma iPhone :)

tPhone gayet leziz gözüküyo
http://www.youtube.com/watch?v=F1haOlYrtuE


fair (03 Temmuz, 2007 15:50 Salı)
Paris Hilton'un da kullandığı Myvu’nun yeni ürünü “Sihirli Gözlük” ile iPod kullanıcıları, videolarını 70 ekran televizyon boyutunda izleyebiliyor.
Otobüs, tren veya uçakla uzun yolculuklar sırasında canınız mı sıkılıyor? Plajda güneşlenirken eğlenmek için ne yapacağınızı bilemiyor musunuz? Sevdiğiniz dizileri seyretmek için geceleri uykusuz mu kalıyorsunuz? Sihirli Gözlük Myvu o zaman tam size göre.

mehmet (03 Temmuz, 2007 15:52 Salı)
bütün gazetelere aynı basın bültenini basmışlar DNRlarda varmış...

abdulaziz (creaziz) şahin (03 Temmuz, 2007 16:22 Salı)
fair, bunu ayrı haber yapsaydın keşke,

mezzoalto (03 Temmuz, 2007 16:24 Salı)
hatta yap hadi bence:) hadi hadi, beni uzun zamandır heyecanlandıran ilk teknolojik gelişme oldu bu galiba:)

fair (03 Temmuz, 2007 16:33 Salı)
evet sonradan ben de haber değeri taşıyor diye haber yaptım onay bekliom

ufucuk (03 Temmuz, 2007 16:51 Salı)
hiç unutmuyorum üniversitenin ilk yılında fizik dersi alırken amerikada 8 sene hocalık yapmış olan hocamız şöyle demişti "siz ortalama bir amerikan savaş pilotunun fizik 101 bilgisine sahip olduğunumu sanıyorsunuz, o aptallar hedefleri vuramıyorlar diye güdümlü silahlar icat edilmiştir" demişti. amerikalı =

abdulaziz (creaziz) şahin (03 Temmuz, 2007 16:56 Salı)
bu teknoloji bizim vatandaşa ne kadar uyumlu tık tık

byparlak (03 Temmuz, 2007 17:38 Salı)
haha resimler cok komikdi creaziz!

rakunzell rakkadar (03 Temmuz, 2007 17:50 Salı)
kasada mangal ve google a söyleyecek söz bulamıyorum ve fakat herkesin ingilizce öğrenmek zorunda olmadığı bir dünyada diğer karelerle karşılaşmak normal kanımca.. abilerin araştırmacı ruhu zayıf biraz o kadar. (kih)

espirimate (03 Temmuz, 2007 20:11 Salı)
Byparlak, iphone ısmarlasam alır mısın? peşin vereceğim, he?

byparlak (03 Temmuz, 2007 20:49 Salı)
Orda calismiyor iPhone. Sadece AT&T icin yapmislar. iPhone'u acinca aktif etmen gerekicek ve senin aleti usp ile  bilgisayara baglayip AT&T nin kendi sitesinden musteri olmak kaydiyla aktif etmen gerekiyor. Egere adamlarin sisteminde degilsen iPhone aktif almuyor bu nedenle Amerika disinda hic bir yerde calismaz simdilik.

ARTanubis (04 Temmuz, 2007 22:01 Çarşamba)

abdulaziz (creaziz) şahin (04 Temmuz, 2007 22:12 Çarşamba)
resimli anlatım istiyoruz, ben de ekleyemiyorum.

asli (04 Temmuz, 2007 22:23 Çarşamba)
6. fotoya koptuuum :D

erala (05 Temmuz, 2007 03:04 Perşembe)
apple piyasada daha yaygın hale gelirse herhalde elektronik çöplük kavramı tarihe karışır.

alisureyyatorun (05 Temmuz, 2007 03:08 Perşembe)
valla artik yorum yazmaya bile gerek yok. herkes dokmus kurtarini. apple seven birisi olarak yazilan bircok yoruma karsi cikabilirim ama gerek yok. cunku herkesin dusuncesi, begenisi  kendine. arti birkac ay sonra zaten iphone ile ilgili bircok iyilestirme vs. yapilacak olmayan bircok ozellik gelecek, sonucta telefonun icinde isletim sistemi mevcut. neyse fazla teknik zivanaya girmeden her urunun olumsuz yani olacak. apple'in bu urunu cikarmadaki amaci her zamanki gibi ease-of-usage, ve becerdi de. sahsi gecen ve iphone da bulunmayan bircok ozelligi zaten kullanmayan birisiyim benim icin sorun yok. (flash destegi olsaydi fena olmazdi gerci ama oda gelir 1 ay sonra, adobe ile ilgili oldugu icin zaman alacaktir, pat diye flash olmasi beklenemezdi)

zaten kac kisi su anda her allahin vakti mms atip nette surf yapiyor ki cep telefonlariyla. siz dert etmeyin ozelliklerini bosverin size ne yaw alan dusunsun. alacaksaniz da uzulmeyin. olmayip da cok kullanmadigimiz ozellikler gelecektir elbet.

neyse efenim onun disindaki tartismalar beni hic alakadar etmez amerikan gencligiymis suymus buymus.

evet pek biguya da girmiyorum. genelde grafficafe semalarindayim. takip edemiyorum cunku artik biguyu, cok boguldu site. kalabalik yerler sıkıyor beni

erman ben takip ediyorum olaylari merak etme. pek icine girmek istemiyorum artik. is, guc, sirket, tatil, hardcore gaming arasinda gidip geliyorum su aralar.

mehmet (10 Temmuz, 2007 02:39 Salı)

mehmetkaya (10 Temmuz, 2007 17:57 Salı)
İsterse dünyanın gelmiş geçmiş en iyi en güzel en mükemmel ürünü olsun ben buna reklamın gücü diyorum

byparlak (25 Ağustos, 2007 18:51 Cumartesi)
en son ogrendigim bilgilere gore:

Apple AT&T ' den her yeni iPhone kullanicisi icin $8 ve her ayda $3 aliyormus faturadan. Suanada kadarda 800bin kisi iPhone almis.

Apple avrupaya gelirse ordaki sirketlerden faturanin %10 nu istemis bu yuzden anlasmazlik varmis. Artik Turkiyede kim %10 verir bilinmez.

mehmet (25 Ağustos, 2007 19:29 Cumartesi)
demek ki şu ana kadar AT&T'den aldığı ilk abonelik parası, starbucks'ın "the marmara"'ya girebilmek için verdiği hava parası kadar. aylık kestiği para da ntv'nin haber servisi için benden aldığından daha az. faturadan yüzde 10 abartılıymış ama.

***tekzip***
az önce aldığım bir habere göre (2 Şubat 2007 tarihli bir haberden hem de) starbucks ve the marmara ilişkisi hikayeymiş.

başka bir milyon dolarlık hikaye bulmak lazım şimdi. bayılırım milyon dolardan bişey diilmiş gibi bahsetmeye.

byparlak (25 Eylül, 2007 20:46 Salı)
iPhone icin bekleyenlere laf atanlara su haberdeki video u gosterm istiyorum

http://www.milliyet.com.tr/2007/09/25/son/sontur26.asp

big mac (25 Eylül, 2007 21:02 Salı)
firat cok fena cok haberlerde izledim de off yani allah akil fikir versin demekten baska bisey diyemiyorum..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (25 Eylül, 2007 22:27 Salı)
byparlak iyi bir gozlem :) eksi sozluk'te de ayni seyler soylendi bugun.

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.