Anasayfa

2038_4040.jpg Resimleri
 

Heroes


Pin It

Benim hayran olduğum bu diziyi bilenler ve bilmeyenler için eklemek istedim. bizde de şu an cnbc-e devam eden Heroes şimdiden gönüllerde taht kurmuş vaziyette.

“Save the cheerleader, save the world”. TV dünyasında bu senenin en favori lafı buydu herhalde. Heroes son dönemin en önemli yapımı oldu ve yayıncı kanal NBC’nin ve yapımcılarının yüzünü güldürdü. Dizi, oldukça kısa bir sürede tüm dünyayı etkiledi, milyonlarca hayran edindi ve adına yüzlerce internet sitesi açıldı. Peki ne özelliği var Heroes’un? Neden bu kadar beğenildi? Onu diğer yapımlardan ayıran ne? Bir grup sıradan insanın kendilerinde bir takım yetenekleri keşfetmesi mi dizinin bu denli sevilmesini sağladı acaba. Dizinin hikayesi Hintli genetik profesörü Chandra Suresh’in uzun süreler zarfında genlerin değişime uğrayacağını ve bu değişen genleri taşıyan kişilerin normal insanlardan farklı özelliklere sahip olacağını varsayan teorisi üzerine şekilleniyor. Bu teorisinin doğruluğunu ispatlayabilmek için ülkesindeki işinden ayrılıp New York’a gidiyor. Amacı gen değişimine uğradığını düşündüğü insanları bulup onlarla konuşmak, bu kişileri sahip oldukları güçler hakkında bilinçlendirmek. Bu güçlere sahip olanlardan bazıları bunun farkında bazıları ise yeni yeni fark ediyor. Sıradan insanların sahip oldukları güçlerin farkına varması hayatlarını ciddi şekilde etkiliyor. Güçlerin kontolünü sağlamak sandıkları kadar kolay olmuyor. Zamanla kimi iyi yönde kimi kötü yönde bu güçlerini kulanmaya başlıyor.

Dizinin aynı zamanda resmi sitesinde her bölüm için yapılan çizgi romanlarınıda bulmak mümkün.
http://www.nbc.com/Heroes/novels/novels_library.shtml









Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


abdulaziz (creaziz) şahin (01 Haziran, 2007 10:10 Cuma)
yapamadık biz de, bir DEDE KORKUT dizisi, bir oturuşta; bir koyunu yiyen kahramanlarımız varken...

bolar zortar (01 Haziran, 2007 10:10 Cuma)
bastan soyliiim, son 5 bolumu izlemedim, spoiler falan veren olursa silahlar konusur.

registereduser (01 Haziran, 2007 11:31 Cuma)
Takip ettiğimiz bir dizidir kendileri.
22 dakika'da kahramanların internet sitelerini vermişler.

ve gene 22 dakika'da bahsedilen habere göre:
Heroes: origins adında bir mini dizi yapıp yaz döneminde sezon bitse de bizi mahrum etmeyeceklermiş diziden.

Bu arada Dede korkut hikayelerini trt'de dizi haline getirdiler. Çok büyük bir proje gibi lanse ettiler ama başta yönetmen olmak üzere 3. sınıf bir yapım çıktı ortaya. Yazık oldu deli dumrullara

julian apostate (01 Haziran, 2007 11:34 Cuma)
fan sitesi için

www.heroes.gen.tr

adresine bakılabilir...

phoenixia (01 Haziran, 2007 11:41 Cuma)
spoiler vermek gibi olmasın capon arkadaş ölüyo...

ardaerdik (01 Haziran, 2007 14:08 Cuma)
her bölümü ayri bir nissan reklamı

tospik (01 Haziran, 2007 14:13 Cuma)
ben yeterince gerçekçi bulmuyorum bu diziyi ne yalan söyleyeyim.
bunun yanısıra saylır bana kalırsa gereksiz bir karakter, onun yüzünden daha senaryoda ne işler yapabilecek bir sürü adam ölüyor. onlarla ne fantastik dörtlüler, ne amerika ligler çıkar oysa.

hakanuzunoglu (01 Haziran, 2007 14:49 Cuma)
heroes la lostun yapımcıları sıkı fıkı arkadaşlar bildiğim kadarıyla. lost gibi oyunculuklarıyla, çok iyi işlenmiş senaryosuyla ön plana çıkmış bir diziden sonra, oyunculuk fakiri bir dizi izlemek ilk başlarda ölüm gibi geldi bana. ilk 15 bölümü uflaya puflaya sıkıntılar içinde izledim. hiro nakamura ve claire olmasa onu da izlemicem. görsel efektleri hakkında şimdilerde video yayınlayan bu dizinin ilk bölümlerindeki dandik efektleri hatırladıkça gülüyorum ne diyeyim.

belki heroes fanları kızacak ama, bu çekim kalitesiyle devam ettikleri müddetçe biraz ikinci sınıf bir dizi olarak kalacak gönüllerde...

not : iki dizininde sezon finali aradaki kalite farkını göstermiştir. büyüksün Lost :D

phoenixia (01 Haziran, 2007 15:05 Cuma)
acidelia.. minnettar oldum..heros izlemem için sebep oldun... valla dalga geçmiyorum...
:)

Amidala (01 Haziran, 2007 15:14 Cuma)
başta ben de çok ümitlenmiştim heroes dan - ama ne yazık ki lost gibi diil... pöööfff lost da baydı ama kopamıyoz işte... ve kesinlikle 2 dizi final bölümleri ile kimin daha iyi olduğunu gösterdi... acidelia ya katılıyorum bu konuda...

fair (01 Haziran, 2007 16:41 Cuma)
heroes'u beğenerek izliyorum fakat kalite farkıyla lost kesinlikle heroes'u geçer... bu arada ben prison break dizisinin de en az lost kadar iyi olduğunu düşünüyorum.

byparlak (01 Haziran, 2007 17:08 Cuma)


New Heroes have been discovered.
Zeros:

http://youtube.com/watch?v=IWJJBwKhvp4

tospik (02 Haziran, 2007 14:42 Cumartesi)
zeroes'u en az bir american jedi denli başarılı buldum.

metinalper (03 Haziran, 2007 03:52 Pazar)
abi ne guzel bırseydır bu heroes, prison break gıbı heyranlık uyandırıcı dııl belkı ama bı teksas tommiks tadı var bunda benı cocukluguma goturuyo ızlerken sankı arka bahcede mahalle macı yapıyo hıssı verıyo bıtıncede aksam ezanı okunmus da eve gıtme vaktı gelmıs gıbı uzuluyorum... ama daha hangı super gucun yerınde olmak ıstedıgımın kararına varamadım olsun ikinci sezonda karar verırım elbet(:

tiryaki (04 Haziran, 2007 02:54 Pazartesi)
heroes başlayıcıları için kaynak: heroes wiki okuyun, izleyin okuyun iyice sarsın. lost izlemedim. ama cd si var bi bakıcam. heroes için en byük laf "bütün kahramanlar da amerikan mı olur be kardeşim" ve "sizin aile komple kahraman galiba genç" olacaktır. ilk bölümünden beri izliyorum. bazen dizi içerisinde oyalama bölümleri oluyor, sıkıcı gelebilir ama senaryosu sizi sarıyor merakınızı artırıyor. arka sesler sayesinde dizinin bir felsefesi olduğunu anlıyoruz (!) ön kabulle "her kesin bir üstün özelliği vardır" a inanmayacaksanız diziyi hiç seyretmeyin. çünkü bir anda 5000 $ para teknopati ile cukka yapılıyor. artan izleyicisi, yarattığı etki ve izleyicilerinin sosyo ekonomik durumları itibarıyla türkiye de lisanslı heroes tişörtleri, defter kalem, poster ve etc. satmak niyetim var; olsa da satsak :) (para olsa da lisans alsak) kesinlikle nakite çevrilebilecek bi dizi. birileri kaçırmamalı.

tiryaki (05 Haziran, 2007 02:28 Salı)
ekleme cnbce dergi heroes çizgi romanını da veriyor.

tiryaki (26 Haziran, 2007 02:40 Salı)
ya nip/tuck yayındayken hep konuşuluyodu. bigu heroes seyretmiyo mu yaa?

tam yedi tane z (26 Haziran, 2007 09:45 Salı)
Yazılanların aksine ben bu diziyi çok başarılı buluyorum, içimde kalmasın söyleyim dedim! Ayrıca kullanılan ışık ve kamera açıları da gayet başarılı her ne kadar bazı bölümlerde özel güçleri sunumunda kullanılan görsel efektler başarısız olsa da genel olarak güzel ve sürükleyici...

mezzoalto (26 Haziran, 2007 09:54 Salı)
bu aslında tam bana göre bir dizi, süper kahramanlar var-yani tek bi kahraman değil bi sürü- hepsinin ayrı bi özelliği var, voltranı oluşturunca bişeye benziyorlar:P x-men de severdim ben çok, o bakımdan aslında takip etmem lazımdı.. etrafımda hastası da çok ama başından kaçırınca bi tur, koptum.. yaz rehaveti içinde topluca indirip izleyeyim diyorum, anca yakalarım burada oynayan sezonu:) mesela lost bu kadar konuşulmasına rağmen beni hiç cezbetmedi ama heroes'u izleyemiyor oluşuma içim gidiyor.. ahan da bi konuda daha hemfikir olduk 7 tane z'ciğim:)

registereduser (26 Haziran, 2007 10:35 Salı)
Şİmdi bir gerçek var ki dizi güzel güzel olmasına ama bir yerde okuduğuma katılmak zorunda bırakıyorlar beni de. Adamlar çok cimri. Ceplerinden fazla para çıkmasın diye milletin güçlerini lafta görüyoruz çoğu zaman.

bella donna (26 Haziran, 2007 10:35 Salı)
mezzo haklı.. bir de sanırsam kış sezonunda dizileri takip etmek daha bir kolay oluyor. bahar gelince insan kendini sokaklara vurmak istiyor, gözü dizi mizi görmüyor. harcanacak bir dizi olarak da görmediğimden en kısa zamanda dvd'lerini temin edip yaz günlerimi şenlendirmeyi düşünüyorum. tavsiye ederim ;)

mezzoalto (26 Haziran, 2007 10:53 Salı)
sorma bella, bir ara pazar akşamlarım bloke vaziyetteydi: smallville-ghostwhisperer-x-files hatta bir ara 4400 de o geceydi.. neyse ki önce 4400 bitti, sonra ghost whisperer.. arada smallville'den vazgeçtim çok baydı:) nihayetinde x-files da bitinde huzura kavuştuk:) heroes'un başlaması da tam o dönemdir, bir iki etkinlik yüzünden ilk bölümleri kaçınca da "aman" dedim "hazır pazarlar boşalmışken dolmasın"..

diziyi tvden izlemek zor vallahi, yaşasın internet, dvd ve divx teknolojisi diyerek sözlerime son veriyorum:)

bella donna (26 Haziran, 2007 11:16 Salı)
bir de o arada kaynamış olup rastladığım bir iki bölümüyle beni fazlasıyla sarmış six feet under vardı. ama onu da nip/tuck'ın yerini aldı diye kıskançlıktan izlemedim 8)

tam yedi tane z (26 Haziran, 2007 11:18 Salı)

filmin içinde gecen çizimler çok başarılı


fair (26 Haziran, 2007 12:42 Salı)
bella: six feet under'in ilk sezonunu soluksuz izlemiştim.. tavsiye ederim, al bütününü izle muhakkak.

bella donna (26 Haziran, 2007 17:36 Salı)
en kısa zamanda planlarım arasında fair 8)

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (26 Haziran, 2007 19:37 Salı)
en başından fırsatım olmadı ama izlediğim ilk bölümden itibaren manyağı oldum çıktım ben de . lost 'u da sevdim zamanında ama takip edemedimdi ve eksikliğini de hissetmedim hiç ,ama bunu takibi bırabileceğimi düşünemiyorum bile . ayrı bir büyüsü var bence heroes 'un  . 
süper dizi .. süper kahramanlar .. süper aksiyon .. süper drama ..  ve bir de süper peter petrelli

Amidala (26 Haziran, 2007 21:42 Salı)
hehe genç kız moduna ben de katılıyom ve "eveettt süpper peter petrelli"  hatta peter ın az çıktığı bölümleri sevmiyom...

tam yedi tane z (27 Haziran, 2007 10:20 Çarşamba)
"süper peter petrelli" katılıyorum, rocky nin son versiyonunda büyümüş oğlu olarak karşımıza çıkıyor

Erman Sinan (27 Haziran, 2007 11:35 Çarşamba)
Yahu insanlardaki bu dizi cilginligina sasiyorum dogrusu...
Lost, Heroes, Smallville, Prison Break, NipTuck gibi bilimum dizileri boyle bekliyorlar filan... Gecer mi yahu bir hafta? Beklenir mi o?
Ben gibi boyle 6-7 sezon gecmesini bekleyin. bir kerede izleyin...
24'u oyle yaptim meger dizi bitmemis daha...Devam ediyormus... Gerci uyumadan 20 saat izlemistim ilk sezonu!
ahh Nina yaktin bizi be!

Amidala (27 Haziran, 2007 11:41 Çarşamba)
Ben de indirip bi anda izleyenlerdenim... Ama bi ara Heroes u cnbc-e de izliyodum, 3-4 hafta her pazar tv başına oturdum... sonra aklım başıma geldi "napıyom ben yaa" didim, tüm sezonu indirip izlemeye çalıştım, ama bu sefer de baktım yayınlanmış tüm bölümleri izlemişim, haftada bir bölüm indirmeye başlamışım  zuhaha


Erman Sinan (27 Haziran, 2007 11:42 Çarşamba)
Olmaz oyle indirmek filan... Ayip kiz aaa!
Komple DVD Set alicaksin. Cillop gibi seyrediceksin.

yecee (27 Haziran, 2007 11:44 Çarşamba)
ermansinan haklı amidala.. bak ben de eskiden indirip seyrediyordum, artık indiren arkadaşlardan alıp seyrediyorum, daha pratik oluyo, tavsiye ederim

Erman Sinan (27 Haziran, 2007 11:50 Çarşamba)
Bak simdi...kime diyorum ben alloooo...
Korsan o Korsan!
tuuu kaka o, pis o pis...

mezzoalto (27 Haziran, 2007 21:43 Çarşamba)

ermancım, o "gompile" dvd setlerin yurdumda çok ama çok pahalı olması bir yana -sezon başı 100 ytl be kardeşim, film deil, animasyon deil (di mi elifbb:P) hakikaten çok be- bir de geç geliyor.. şimdi sen ara burda 24ün 2-3 sezonunu anca bulursun, adamlar 7. sezonu çektiler sanırım.. 4400dür, heroesdur bunlar tamamen hak getire.. millet lostu 3 mü 4 mü kaç sezonsa yedi yuttu, daha d&r'da 1. sezon yeni görülmeye başladı.. onları da zaten çok revaçtaki diziler için, meraklısı dvdlere eklenen bonusları da ister veya birbirine hediye eder diye getiriyorlar -misal bir gullusum'e 2 sezon coupling almıştık, bayıla bayıla seyrettiydi:P-

burada kimse o parayı vermez diziye, 1 sezon lost alacağına, 3 sezonluk lost parasına 500 gb'lik yedek taşınabilir harddisk alıyorsun, 3er sezonluk 5 diziyi saklıyorsun içine, onu da indirmek için cebelleşmiyosun, indirenlerden rica ediyorsun yüklüyorlar sana.. daha noolsun.. ben daha da acaibini yapıp, dvdden korsan çekim dvd alıyorum:))) 3 sezon family guy 55 ytl.. sinanpaşa çarşısı üst kat neredeyse sırf bu iş için çalışıyor, adamlar kiralı kontratlı kasa fişli dükkan açmışlar, korsan dvd satıyorlar:) kelimelerin kifayetsiz kaldığı eylemlerin güzel memleketi:)


Amidala (28 Haziran, 2007 12:29 Perşembe)
yaa ben de dizi olarak Coupling box set almıştım, sonra her sezon 7-8 bölüm mü ne- oturdum izledim hepsini bitti, dvd box un taksidi bitmedi  hahaa - bi daha da almam dedim...

Bi de şöyle bi olay var ; sinanpaşa ya gittim:
"lost istiyom, elinde ne varsa ver" dedim
adam "70ytl" dedi
"çüüüşşşş korsan bu yaa, almıyorum indiririm hepsini" dedim
"ama abla bilmem kaç dvd ediyo bunların hepsi" dedi
bi hırs yaptım indirdim hepsini divx ama olsun :)

ayrıca ben insanların gelip dizileri filmleri aldığı kişiyim, ama benim arkadaşlarım saolsun sadece almaya geliyolar, 100lerce boş dvd'm gitti be arkadaş ayağına... kıramıyoz milleti ama sömürücülük de bi yere kadar bea kardeşiimm...

üniversitenin ilk yıllarında kimseciklerde cd-writer divx film felan yoktu... ben ticarete vurmuştum okulda asistan ve öğrencilere cd başına 1,5ytl den satıyodum... gecelerim cd kopyalamakla geçiyodu, ne güzel paralar kazanmıştım... ama bi sene sonra baktım benden aldıklarını beleşe birbirlerine veriyolar, benim korsan cd işim de böylece battı

fair (28 Haziran, 2007 15:28 Perşembe)
benim sürekli gittiğim bir dvd'ci var.. kendisinde tüm diziler ve hem avrupa filmleri hem de yeni filmler mevcut... ismi urban dvd.. caddebostan mado'nun sokağında.. tavsiye ederim.. geçenlerde uğradım roma dizisinin ikinci sezonu çıkmış, hemen edindim bir tane.. kutusuyla filan 25 ytl'ye aldım.. bir de buradaki dvd'lerin özelliği gerçekten görüntüler çok net... çok memnunum sizle paylaşim dedim.

BigCell (28 Haziran, 2007 15:44 Perşembe)
Kutusuyla derken Orjinal BOX kutudan mı bahsediyoruz karton karton.

elifbb (28 Haziran, 2007 15:54 Perşembe)
elbette mezzocum, animasyon dururken başka dvd mi alınırmış :))))

ayrıca naaaapmıyoruuuuz naaapmıyoruuuuz? korsanı teşvik etmiyoruuuuuz, dii mi dii mi

Amidala (28 Haziran, 2007 15:54 Perşembe)
yok canım daha da neler, matbaa ile anlaşmış cd ci haha - plastik DVD kutularında renkli kapakları dahil olarak kutu... dur herhalde :)

BigCell (28 Haziran, 2007 16:00 Perşembe)
Amidala sana 2 adet 500gb External HD göndereyim, Birisini evlat edin diğerini doldur geri gönder :)

fair (28 Haziran, 2007 16:15 Perşembe)
görüntüler orjinal gibi ve de kapakları fotokopi fakat gerçek orjinal gibi duruyor.. elifcim, korsanı teşvik etmeyelim tamam ama o zaman bu dvd'ler de bu kadar pahalı olmasın.. ben 24'ün 1 sezonunu 30 liraya alıyorum.. ama orjinali 70-80 oluyor.. onun yerine iki bazen de üç sezonu birden alıyorum aynı paraya.. yani arada küçük bir fark olsa inanki almam korsan ama napalım artık yapıcak bişi yok.

fair (28 Haziran, 2007 16:20 Perşembe)
ayrıca hemen belirtmeliyim ki ben birçok diziyi bu şekilde alıp izliyorum.. onlarca dizinin orjinalini alırsam batarım yaw yalnız film arşivimin % 25'inin de orjinal filmlerden oluştuğunu söylemeden geçmim.. neticede orjinal de alıyorum.. ayrıca birçok filme katkım olsun diye de sinemaya gidiyorum ki hem sinema ölmesin hem de emeği geçenlere katkım olsun.. mesela wallace ve gromit'e sinemaya gitmiştim.. aklıma ilk o geldiği için söylüyorum. .bu şekilde yıllarca emek verilerek canlandırılmış herşeye büyük saygım var... ayrıca onun da orjinalini aldım mesela

BigCell (28 Haziran, 2007 16:39 Perşembe)
Carrefour'da KANAL D Home VIDEO DVD leri 2.5 ytl.

Görüntü kalitesi korsandan bile kötü.  :(

Amidala (28 Haziran, 2007 17:05 Perşembe)
BigCell sen bana yolla HD leri :D 500 e yakın Divx 50-60 tane de dvd var... ben doldururum 500gb ı  dizileri de ekledim mi ohh ohh... hatta doldururum da yetmez bile..

BigCell (28 Haziran, 2007 17:14 Perşembe)
Media fotmatını sen seç, ister koli ile boş DVD ister Boş HDD.

2 adet ext harddiskim 120gb ve 180gb el ele verip intihar ettiler yastayım.

Son 3-4 yılım onların içinde :(


tinklebell (28 Haziran, 2007 21:39 Perşembe)
heroes'in onumuzdeki sezonunda farklı ulkelerden yeni kahramanlar katmayi planliyorlarmis, hatta bir Turk'un de katilacagi soyleniyor :OOO


Erman Sinan (29 Haziran, 2007 05:54 Cuma)
Simdi surdan basliyim:
@Fair.... DVDler pahali degiller, ekonomik gucun kisitli! Onun icin "DVD'leri ucuz yapsinlar" degil, "hayat standardlarimi yukseltmek icin ne yapmam gerek" diyebilirsin. Buyuk ihtimal devlete dayanir sonu ama olsun :D

@ElifBB.... harika birsey soylemissin. "Korsana ozendirmeyelim"

@Amidala.... Korsana tesvik etme kiz aaa!

Acin vaktinde izleyin boyle yapacaksaniz olmuyo ama :D

Amidala (29 Haziran, 2007 09:22 Cuma)
Üniversitede de arkadaşlarım tehdit ederlerdi beni, "seni ihbar edicez, takım elbiseli adamlar alıp götürcek seni" diye  
pamuk eller cebe diyince "ihbar etcez" diyolar, al canım sana bi sürü dvd kopyaladım benden diyince, hoooppp cebe...

mezzoalto (29 Haziran, 2007 09:57 Cuma)
ermancım, maalesef dvd'lerin pahalı olmadığı önermene katılmıyorum.. bir kere dizi ve film dvdlerinin birim başına eş fiyata geliyor olması çok irrasyonel, neticede dizi, her ne kadar güzel-özenle çekilmiş-klasik bişi olsa da tüketim malzemesidir.. 10 sezonluk friends'in bile arada "aaa bu şahaneydi" bölümleri tekrar izleniyor, veya çizgi filmler -episode'lar birbirine çok bağlı olmadığından, bağımsız birer parça halinde izlenebildiğinden- tekrar izleniyor.. ama heroes'u bi tur bitirdikten sonra geri dönüp "aha 2. sezon 13. bölümü bi daha bi izleyeyim" demek için o bölüme özel bir referans filan olması lazım elindeki yeni bölümde..

bu açıdan bakınca bir sezonluk diziye 100-110ytl vermeyi gerçekten abes buluyorum, haa nedir fanatiğisindir, koleksiyoncusundur, alır saklarsın, bir amacı olur o parayı vermenin, ama "izledim bitti eee" denecek bişi için, üstelik bin tane aracı kurumun üstüne kar ekleye ekleye "overpriced" hale getirmiş olduğu bir ürünü indirmek veya indirilmişini almak çok daha mantıklı..

mezzoalto (29 Haziran, 2007 10:18 Cuma)
hatta hemen bir takım rakamlar vereyim:

amazon.co.uk'de lost: sezon 1 £36.97 , sezon 2 £37.48 , sezon 3 £44.99

amazon.com'da ise: sezon 1:$46.99 , sezon 2:$42.99 , sezon 3: $38.99

peki, amazon.co.uk'de 4400 ne kadar?

sezon 1: £8.97 (ilk sezon 8 bölüm filandı bunu saymayabiliriz) , sezon 2:£14.97, sezon 3: £29.99

amazon.com'da ise: sezon 1: $28.49 , sezon 2: $13.49, sezon 3: $29.99

bizde dizi popülerliği çok fark etmeksizin aynı fiyata satılıyor dizilerin hemen hepsi, ve gördüğünüz üzere hiçbirinin yekünü 100 ytl etmiyor.. mağaza fiyatı 100-110 arasında değişen bu ürünlerin internet fiyatları da, -o da sadece 2. sezon, elimizde ne 1 var ne 3, yani eğer sen bi zaman lost'u duymuş ve korsana çok saygılı bir insan evladıysan, 3. sezonu hala izlememiş olacaktın..-

ideefixe:87,5 , d&r: 89 , hepsiburada.com: 89 .. sonuncusunda 2 sezon birden var allahtan, diğerlerinde 1. sezon da kalmamış..

şimdi gel sen söyle ermancım, bu sistem bizi bu dizileri indirmeye mahkum etmiyor mu:))

Erman Sinan (29 Haziran, 2007 11:12 Cuma)
Ben de senin soyledigin fiyatlara gore aliyorum onlari.
Daha az odemiyorum ki goruyorsun Amazon fiyatlari bunlar.
Sorun surada bence. Sen gunluk kazancinla 2 sezon alabilsen, orjinal mi alirsin yoksa yine indirir misin?
Hatta benim koca sezonu indirmem yaklasik 1gunumu alir internet hizima gore.

Senin de dedigin gibi. Sorun sistemde ama DVD sisteminde degil, gelir dagilim sisteminde!

Amidala (29 Haziran, 2007 11:16 Cuma)
mezzocum yirim senin ağzını yaa  anladın sen onu...

ayrıca dvd fiyatlarına rağmen evde bisürü orjinal filmim var,çünkü nedeeenn... elimde DivX'i olduğu halde sevdiğim filmlerin orjinal dvd ve box setlerini kesinlikle alıyorum... dvd zevk işidir bence, mezzo'nun da dediği gibi seyredip bi daha elime almıyacağım diziler başka kategoride... haa ama olsun Married With Children, Seinfeld dvd setleri alayım... ama türkiye de yok bunlar... Herous'un Lost'un dvd lerini alıp da naapcam...

Amidala (29 Haziran, 2007 11:19 Cuma)
Ben günlük kazancımla 2 sezon alabilsem de almam  nuhaha, alışmış kudurmuştan beterdir... cimriyim cimriiii... internete uydudan bağlanıp indiririm

Erman Sinan (29 Haziran, 2007 11:27 Cuma)
Son olarak bu konu hakkinda sunu soyleyebilirim kendi acimdan bakarsam.
Bir diziyi (ki buna bagimli oluyorsun) 4-5 sezon izleyip, gelecek sezonu bekliyorsam eger, gider alirim.
senin dusuncenle Film almak daha mantiksiz geliyor bana gore...
4 sezonluk bir diziyi dusunursek, nereden baksan 50saatlik bir goruntu vardir. 50 saatten bunalip, 2 saatlik film alip kenara koyma mantigi bana biraz ters geliyor. Ha gidip filmde aliyorum o ayri :D

Amidala (29 Haziran, 2007 11:34 Cuma)
yaa ama ben bikaç sene arayla aynı filmleri izliyom

fair (29 Haziran, 2007 11:50 Cuma)
evet erman neticede hem haklısın hem haksızsın.. alım gücümüz ne kadar iyi olursa olsun tüm dizileri orjinal almanın da bir sınırı var.. mesela 24'ün 6. sezonu hemen orjinal olarak çıkmıyor.. ben diziyi çok seviyorum ve çıkar çıkmaz izlemek istiyorum.. hemen nasıl çıkıyor peki? indiriyorlar, altyazı ekliyorlar vs.vs. neticede çevremde herkes izleyip birbirleriyle konuşurken ben geri kalmak istemiyorum açıkçası.. ayrıca da merak ediyorum ne olmuş ne bitmiş.. o zaman orjinalleri çabucak çıkarsınlar biz de o zaman almaya çalışalım.. en azından alabileceğimiz orjinal adedi böylece fazlalaşmış olur.. türkiye'deki gelir düzeyinden bu platformda bahsetmek istemiyorum ama hepimiz biliyoruz ki hiçbirimiz el emeğimizin karşılığını tam olarak alamıyoruz bu ülkede.. ben açıkçası korsan almaktan hiç memnun değilim.. ama bazen hem meraktan hem de filme ayırdığım bütçenin yükselmesinden ötürü korsana yöneliyorum.. neticede hesapladım dün 1 ayda 300 ytl lik film almışım.. buna korsan ve orjinal dahil yanicim... yani tamamen haksız değiliz.. bize de hak ver lütfen mırr.

fair (29 Haziran, 2007 11:52 Cuma)
ayrıca tüm dizileri de zamanında izlemek mümkün olmuyor.. o zaman hergün televizyona bağımlı bir hale geliriz.. tüm sezonu alıp istediğin vakitte izlemek çok daha güzel oluyor bence.. her hafta 1 bölüm izlemek de biraz külfet gibi geliyor bana... hele de bu durum bahar aylarında pek olası değil maalesef.

Erman Sinan (29 Haziran, 2007 12:29 Cuma)
şimdi gel sen söyle ermancım, bu sistem bizi bu dizileri indirmeye mahkum etmiyor mu:)) -mezzo

Senin de dedigin gibi. Sorun sistemde ama DVD sisteminde degil, gelir dagilim sisteminde! -Erman

Ben zaten bunun farkindayim. Korsan olayini bastan saka takiliyordum sonra konu hafif ciddi oldu dusuncelerimi soyledim. Eger gelir duzeyin varsa zaten alirsin bunlari, yoksa alamazsin. Bu kadar basit. Bir sorun var ki bu korsan olayi oluyor...
Ben, kendim, sahsen, bizzat korsana karsiyim. Onu acik bir sekilde belirttigimi umuyorum!

elifbb (29 Haziran, 2007 12:29 Cuma)
paylaşıma karşı değilim, ama ticari olarak korsanın özendirilmesine karşıyım evet. orijinal dvdlerin pahalı geldiğine katılıyorum, ancak sorunun nerede olduğunu düşününce ben de ermandan yanayım :)

e çözümüm var mı? yok. yani var, ama bunun teşvik edilmesinden yana değilim :) demek istediğim biraz buydu yani; kişisel tercihler ayrı bi şey bunun ticari olarak uygulanmasını doğrulamak ayrı bir şey.

mezzoalto (29 Haziran, 2007 13:11 Cuma)
ermancım nasıl ama "ben de aynı fiyata alıyorum" yahu? senin türk parasıyla 52 ytl'ye , en pahalısını 62 ytl'ye aldığın seti ben 100 ytl'ye alıyorum, bunun nesi aynı fiyata? 

ve şöyle bir durum daha var: harvey nichols'ta 500ytl'ye t-shirt satılıyor veya 24.000 ytl'ye çanta.. "gelir durumum uygun olsa alırdım, olmadığı için balenciaga taklidi alıyorum" gibi bir durum yok benim için.. trilyoner olsam bi çantaya 24.000 ytl vermem.. aynı hesapla günde 200 ytl kazanıyor olsam, ki bu ayda 6000 ytl eder -iyiymiş yahu, görecek miyim o günleri acaba?:P- bir diziyi orjinal olarak alır mıyım? belki.. 50 ytl olsa kesin ama 100ytl olursa belki.. 60ytl'ye indiana jones box set, 80ytl'ye kieslowski üçlemesi alırım ama 100 ytl'ye lost? belki... o da içinde bonus parçaların bulunabilme ihtimaline istinaden.. haa ama öyle bir durumda 100ytl verip southpark veya family guy veya spongebob squarepants alır mıydım? evet, kesin:) onlar hiçbir şekilde eskimiyor, üstelik arada random bir bölüm izlediğinde "başın sonun neydi senin yahu" dedirtmiyor..
 
yani sorun gelir dengesizliğinden de ziyade ürünün gerçekten ederine göre fazla fiyatlandırılmış olması, kişisel görüşüm budur.. alengirli kutular kartonetler yaptıracaklarına, o rakamı maliyetten düşürsünler, ya da çok az yapsınlar alengirli olan kutulardan meraklısı için -hard cover kitap hesabı- isteyen ondan alsın, isteyen paperback kitap gibi karton ambalajlı minimal tasarımlı olandan alsın.. 

hatta -edit'in suyunu çıkardım gene- şöyle bir örnek vereyim: cornwell delisiyim, özellikle de scarpetta serisinin.. param olsa tüm seriyi hardcover alırım, ama meraklısı olduğumdan, yoksa kim niye polisiye gerilim kitabına onlarca dolar bayılsın.. en azından ingilizce orjinal paperback almaya çalışıyorum okurken.. lakin hepsi hardcover yapılsaydı kitapların, herhalde birilerinden fotokopi almaya çalışırdım ilk etapta..

fair (29 Haziran, 2007 13:36 Cuma)
mezzoya katılıyor ve ayrıca kieslowski üçlemesini de orjinal aldığımı belirtmeden geçmek istemiyorum  yani bu durumda bazılarına evet orjinal diyoruz ama bazılarına da artık bu kadar olmaz.. ha gelir düzeyim süpper olsaydı da almazdım herşeyin orjinalini... çünkü gerçekten arşivimde durmasını istemediğim fakat sadece merak adına izlediğim bisürü de film/dizi var.

Erman Sinan (30 Haziran, 2007 08:37 Cumartesi)
Hala daha yanlis anlasiliyorum demekki...
Soyle toparliyim.
Korsan nedir? Pahali bir urunu daha ucuza satmak.
Cok guzel geliyor kulaga...
Peki bundaki sakinca nedir? Senin o aldigin urunden, o urunleri yapanlarin hicbir gelir almamasi.
Peki bu cok ilerleyince Producer ne yapiyor? Sezon 4e gecmeden "Para kazanamiyorum" diyip kaldiriyor yayindan. (En kotu ihtimal)
Reklamlar var diyorsunuz yayinlanirken. Peki bunlar DVDSetlerde oluyor mu? hayir..Yayinlandiginda izleyenler bile seyretmiyor cogu zaman, zap yapiyor, tuvalete gidiyor, kola filan koyuyor kendine...

Fiyat meselesi de sudur! Ben son aldigim 24 serisini 59.99$'a aldim. sen de orada ayni fiyata almayi bekleme istersen... Bunun shipping/Handling olayini birak getiren sirketin veya kurulusun bunu kar amaci guderek sattigini da unutmayalim! Babasinin hayrina yapmiyor bu isi.
Eger "hayir ayni fiyat olsun" diyorsaniz hala daha marketten gidip hicbirsey satin almayin. Inanin marketci de bunu ucuza alip, KAR koyarak satiyor.
Sen almiyorsun "kar koyup satiyor" diye. Sonra adamdan her sezonu getirmesini bekliyorsun.

Korsan alarak ne yapiyoruz peki?
1. Yapimda emegi gecmis hicbir kimseye pay vermiyorsunuz, aksina uzaktan yakinda alakasi olmayan insanlari besliyorsunuz.
2. Eger yine saticidan aliyorsaniz, bu adamin yoktan var ettigi bir sektoru besleyip, mafyalasmasina kadar giden bir zincirin halkasini olusturuyorsunuz.
3. Sayet netten indirip pahali buldugunuz DVD'leri orjinal almayarak orada bulunan ithalat sirketlerinin, ihracat yapma olasiligini da bir nebze orseliyorsunuz.

Burada Yonetmenler, oyuncular, reklamcilar, animatorler, ve daha fazlasinin olacagini dusunerek diyorum ki: Verilen emege saygi gosterip, daha fazlasini gorebilmek icin korsandan olabildigince uzak duralim. Benim durusum budur! Digerleri kendine kalmis...

bella donna (30 Haziran, 2007 10:10 Cumartesi)
Erman kimsenin korsanı övdüğü, korsan taraftarı olduğu yok ki.. Elbette mümkün olsa da keşke hepimizin arşivlerini orijinal filmler, albümler doldursa ve biz de o rafların karşısına geçip gerine gerine sahip olduğumuz tüm arşivin orijinal olduğunu dile getirsek 8)

Sen orijinal ürün ve korsanı pahalılık ve ucuzlukla birbirinden ayırmışsın; bana kalırsa orijinallik bandroldür. Bandrol ise eserin tüm hakları... Herhalde bilhassa hayranlıkla izlediğimiz dizilerin/filmlerin yönetmenine, vs. karşı kasıtlı tutumlar içerisine girişecek değiliz. Ama senin söz konusu ettiğin o "kar payı" da Türkiye'de biraz fazla yanlış algılanıyor. Bahsi geçen yüzdelerin kanunen belirlenmiş olanlarla paralel işlediğini hiç mi hiç sanmıyorum... Pek çok defa gördük. İstenildiği takdirde bu işler çok daha ucuza mal edilebiliyor. Bir de tek tek gelmiyor neticede bunlar ülkeye. Ticarette bir "toptan" kavramı var ki kendisi çok çok olmasa da karlı bir iştir zaten.

Ayrıca sanıyor musun ki korsancılıkla uğraşan adamlar da yaptıkları işten hoşnutlar? Evet, kolay paranın kokusunu alıp bu işin içine dalmış insanlar söz konusu, hatta korsanın günbegün yayılmasını da sağlıyorlar ama bu işin içine sinema/film sevdası yüzünden dalmış nefesi açlıktan kokarken bir yandan karnını doyurup bir yandan izlediği filme film katan tanıdıklarım da var...

Bak kendin ne demişsin: "Burada Yonetmenler, oyuncular, reklamcilar, animatorler, ve daha fazlasinin olacagini dusunerek diyorum ki:" Şayet burada bu insanlar varsa ne yukarıda koyduğun ünlem işaretlerine, ne de korsan tanımlamasına gerek var mıydı? Dedim ya kimse korsanı savunmuyor; burada bir kültür düzeyine erişmiş, belirli ortamlarda sosyalize olmuş insanlar bunu yapmaya kalkışırlarsa zaten evvela o insanların üretimlerini incelemek lazım, şahsen ben şühe duyarım 8) Ama yaptığın tanımlamalar hem eksik, hem bulunduğun pencereden tek bir noktaya bakıyor hem de o ünlem işaretleriyle cümle yapılarıyla falan son derece rencide etmek düzeyinde rahatsız edici.

Para gökten yağan bir şey değil -ki görüyoruz artık gökten su bile yağmıyor, onu harcamak bu kadar kolay olsun. Sen belki o parayı kolay kolay verebiliyorsun, ama buradaki insanların pek çoğu için o parayı ödemek maddiyatı sarsıcı olabiliyor. Bize de bunlar bu kadar giydirilerek sunuluyorsa demek ki kanunen çok büyük boşluklar var, evvela onların doldurulması lazım. Birdenbire yapılan baskınlar ve telef edilen onlarca cd de çözüm değil sadece zarara pay sağlar. O nedenle savunduğun şeyi kesin yargılardan ya da üzücü ithamlardan uzak bir şekilde dile getirmek daha hoş olacaktır

Kaldı ki sen TR'ye döneceğin zaman haber versene ben Neil'im Gaiman'ımdan siparişler vereyim sana

Erman Sinan (30 Haziran, 2007 10:59 Cumartesi)
HepsiBurda ve Amazon karsilastirmalarina gore 24'un 4.sezonu buradakinden daha ucuz.
Son aldiklarim arasinda bu oldugu icin bu ornegi gosteriyorum. Toptan baya karli oluyormus heheh:)

Sistemin dogru duzgun islemediginden soz etmissin ki benim konun en basindan beri savundugum budur. Fiyat degildir. Sistemde aciklik olmasa nasil yapacaklar ki zaten?

"Ekmek parasi" olayi cok yanlis bana gore. Arabalari cok seven birisi gidip araba calip, hem kendi zevkini giderip hem de uc-bes kurus yapamazlar... Sistem buna da izin veriyor ki yapiyorlar ama... Arabanin haklari sahibine aittir.

Sevvalcim kimseyi rencide etmek degil amacim. Sadece "sistem bu, yapacak birsey yok" demekten daha iyi seyler yapilabilecegini umuyorum... bu kadar bilgili, kultur duzeyine ulasmis insanlarin da "abi toptan indiriyoruz, seviniyoruz, cosuyoruz" olayina sadece tepkimi gosteriyorum...Zaten butun bunlari yazmamin da sebebi bu. Bu kadar kulturlu insani toplayip, guzel guzel bir arada tutuyorsun. Sonra topic altindaki yorumlarda korsan'in nerede satildigina kadar bilgiveriyorsun.
Ovulmuyor ama ozendiriliyor..
Kimse uzerine alinmasin, kimse bana kizmasin. gercekler goz onunde ama kimse elini ates atmak istemiyor.
Tabi getiririz kiz, ayip ettin Hele bi gelelim de...

fair (30 Haziran, 2007 11:13 Cumartesi)
Erman'cım kesinlikle haklı olduğun yanlar olduğunu başta da söylemiştim.. zaten biz de korsanı kesinlikle savunmuyoruz fakat hem şartlar hem de zaman açısından korsan orjinalden biraz daha önde kabul etmek lazım... tabii ki yapımda emeği geçenlere de bir miktar ayırıyoruz.. tamamen korsana yönelmiyoruz ki... fakat bu konuda üreticilerin de bizi korsana yönelttiği çok açıktır.. ben ideefixe'de çalışırken film dükkanı gerçekten de çok düşük kar marjlarıyla çalışıyordu.. bu neden? çünkü üretici firma kendisine yüksek kar oranları ayırıyor da ondan.. yani biraz da üretici firmalara bakmak lazım diyorum ben... bir de film piyasasını başka hiçbirşeyle karşılaştırmamak lazım.. tamamen farklı bir piyasa ve çok fazla şeyler dönüyor...

mezzoalto (30 Haziran, 2007 12:11 Cumartesi)
açıkçası söylenenlerin bir kısmını üzerime alıyor bir kısmınıysa kesinlikle almıyorum.. evet korsan cd'ler nerede satılıyor söyleyen benim, ama hani hiç bilinmeyen bir gerçekliği ifşa etmiş olmadığım gibi, sanmıyorum ki orjinal ürün alacak parası olan insanlar kalkıp korsana boğsun kendini.. hele de özendirme bağlamında kim kimi neye özendiriyor bunu hiç anlamadım.. çocuk değil ki burada, konuşan yazan hiç kimse, herkesin kendince bir doğru algısı var..

üstelik sinanpaşa pasajında bu işlerin döndüğünü yedi düvel biliyor -yani kadıköy meydanda "cd war cdwar" die bağıran seyyarcılar değil bunlar, bunu yazmam da ifşa ve özendirmeye girmez değil mi:)- ama adamlar pasajda kat tutmuş, 4 dükkan yanyana aklına gelebilecek herşeyin kopyasını satıyorlar diyorum.. bunu polis de görüyor, zabıta da görüyor, kim görmeliyse görüyor.. ama en ufak bir aksiyon yok.. yani vergisini alacak olan devlet de pek umursamıyor bu süreci maalesef..

şimdi erman'cım sanırım senin perspektifinde "az korsan çok korsan" diye bir olay yok, hiç almamak gerekiyor, doğru anladım değil mi.. yani "şunları orjinal alıyorum, bunları indiriyorum" şeklinde bir argümanı kabul etmiyorsun.. peki herşey ama herşey için bu içtutarlığı gösterebiliyor musun? yani ben bu söyleme bakınca hiçbir şekilde mp3 de indirmediğin sonucuna varıyorum.. tüm albümleri de orjinal alıyorsun, veya paralı mp3 indirme sitelerinden bedeli mukabilinde indiriyorsun öyle mi? yani arşivinde hiçbir kopya/indirilmiş film-dizi vs olmadığı gibi hiçbir indirilmiş müzik eseri , hiçbir cracklenmiş bilgisayar programı da yok.. öğrenciliğin sürecinde hiçbir kitabın fotokopisin almadın.. herşeyin -ama herşeyin- orjinal.. eğer öyleyse, diyecek sözüm yok, saygı duyarım bu duruşun bütünlüğüne, allah kesene bereket versin, bizlere de o günleri göstersin derim.. ama değilse, o zaman bu söylemin biraz abartılı olmuyor mu?

kar marjı konusuna gelecek olursak da, bella donna gayet güzel ifade etmiş aracı kurumların koyduğu kar marjlarını.. ve kusura bakmayın ama bunlar işin içinde korsan olduğu için böyle, bu hadise olmasa çok daha pahalı olacaklarına emin olabiliriz.. dvdler ilk geldiklerinde ederlerine göre çok daha pahalıydılar, ne zamanki alternatif kanallar çıktı, kampanyalar, indirimler, mağaza tarafından birleştirilmiş/ toparlanmış setler gündeme gelmeye başladı.. demek ki oluyormuş, demek ki daha ucuza satılabiliyormuş.. bunlar üstelik sıfır karla satılıyor da değiller, kurum gene kar ediyor bundan, demek ki aslında daha önce alırken nasıl kazıklanmışız.. (her indirim döneminde yoğun olarak hissederim bu duyguyu ben, genelde de sezonda giysi-ayakkabı alışveriş mecbur kalmadıkça yapmam)

ben aracı kurumların "kar" etmelerine karşı bir söylem de gütmüyorum, o yüzden "marketten de alışveriş etmemem" gerekmiyor.. elbette kar edecekler, ticaretin amacı budur.. ben fahiş kar marjlarına karşıyım.. market alışverişinde de aynı dürtüyle hareket etmekteyim ve etmekteyiz.. mesela x , y ,z marketlerinden x çok pahalı büyük marketse, z de bir indirim marketiyse, çeşit-zaman-kalite optimizasyonu açısından y'yi tercih ederim.. o da elbette kar eder ama gözünü çıkarmadan.. 

ve evet ben gayet de amerikadaki adamın 60 ytlye izlediği sezonu 60 bilemedim 70 ytlye izleyebilmek istiyorum, buna da hakkım olduğuna inanıyorum.. illa ki amerikadan gelmesi gerekmiyor o setin bana, yapımcı firmaya üretim yapan avrupa veya asya ülkelerinden birinden de gelebilir, dağıtım bu şekilde planlanabilir.. keza hala ısrar ediyorum, maliyet düşürülecek uyarlamalarla, daha da ucuza getirilebilir dvdler.. ama bu da yapılmıyor pek.. koymasınlar benim dvd'mi pırıltılı kabartmalı karton kapaklara, kutulara.. kuşe kağıda basmasınlar kartonetini.. istersem süslüsünü istersem sadesini alabiliyor olayım.. toptan alım-aracı firma kar marjı-lojistik konularıyla ilgili diğer hususlara zaten bella donna ve fair değinmiş, ben tekrar girmeyeceğim.. 

özetle, bu hadisenin ucu küreselleşme, internet, bilgiye erişim hızının akılalmaz derece artması ve onun getirdiği paylaşma kültürüne kadar gider.. ve zaten artık gerek film-dizi yapımcıları gerekse müzik yapımcıları "internet üzerinden paylaşım" gerçeğini kabullenmişlerdir ve gerek promosyon-gerek üretim-gerekse gelişme planlarını buna göre yapmaktadırlar.. myspaceler, youtube'lar, konser kültürünün daha belirginleşmesi, reklam kampanyalarında daha fazla ve çeşitli ünlüyü görüyor olmamız, genel olarak bir eserden kazanılacak paranın ağırlıklı olarak satılan albüm-dvd'den değil, yan ürünlerden, sinema-konser biletinden, reklam gelirlerinden bekleniyor olması bu kabullenmenin sonucu.. sonuçta zaten orjinal alabilecek-almak isteyecek olanlar alıyorlar, o süreç de durmuş veya tıkanmış değil, yeterince iyi ürünler, veya meraklısı zaten orjinalleri de tüketmektedir.. eğer ürün-fiyatlandırma dengesi daha sağlıklı ele alınırsa yapımcılar tarafından -türkiyede örneklerini görmüştüm- bu tüketimin miktarı da artacaktır.. 

bir de mesela sinemacı arkadaşlar var, adamlar dizi ve film kültürünü dünya ile eş zamanlı takip etmek istiyor haliyle.. dolayısıyla mesela dizinin yeni bölümü orda yayımlanır yayımlanmaz indirip izliyor.. çünkü oradaki yayının dvd olup orada piyasa çıkması bile çok uzun soluklu bir süreç.. veya burada ne dijital ne de kablo tv platformunda yayımlanmayan dizileri de takip etmek istiyorlar, ve bunu yapmaları da herşeyden önce meslek icabı gerekiyor.. naapsın, onlar da amerikaya mı yerleşsin? bunun sonu yok.. o yüzden artık bunu "korsan" olarak bile adlandırmalı mıyız onu da biraz düşünmek lazım.. yanien azından bireylerin kendilerinin indirip sakladıkları veriyi, korsan olarak adlandırmaya devam etmeli miyiz? celallenmeden evvel biraz düşünelim diyorum sadece..

haa şu cümleyi de eklemezsem çok yanlış anlaşılabilirim gibime geldi, elbette ben de tamamı orjinal bir arşivi çok çok isterim, ve bireysel veri indirme konusunda biraz daha esnek düşünüyorsam da özellikle de korsanın ticaretini yapanlara herhangi bir sempati besliyor da değilim.. ve herşeyin orjinal bir kopyasını bulundurabileceğim bir gün olursa da, korsanlarımı ihtiyacı olanlara bağışlayıp, kendi pırıl pırıl arşivimi seyredebilirim herhalde.. ama o gün gelir mi bilmem:)

rakunzell rakkadar (30 Haziran, 2007 12:15 Cumartesi)
(: daha okumadan gülümseyebiliyorum yahu..

mezzoalto (30 Haziran, 2007 12:17 Cumartesi)
valla bu defa benim bir suçum yok, bana uzun yazıyorsun diyen erman bile döktürmüş:) yalnız değilim, suçum sevmekse suçluyum hakim bey!:) beni bu sistem bu hale getirdi, kader kurbanıyım:D

rakunzell rakkadar (30 Haziran, 2007 12:27 Cumartesi)
ah suç ne demek mezzocum yahu! yine su gb akan enfes metin okuyacağım diye seviniyorum ben -ki okudum, rahatladım.. (: (ve kaçıyorum) kihh!

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.