Yorumlar
sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Şubat, 2007 09:48 Perşembe)tasarım yarışması hımm.. kupa deseni.. hımm.. ilginç.. üç günlük amsterdam seyahati? hımm.. daha da ilginç.. budun'unkinden ne farkı var ki?
Amidala (22 Şubat, 2007 10:18 Perşembe)firmaların sömürüsü devam ediyor işte... isimlerine güvenip komik komik ödüller koymakta üstlerine yok...

Budun konusuna da kessinlikle katılmıyorum... hiç olmazsa royalty bedeli var budun da

nick (22 Şubat, 2007 10:28 Perşembe)mutlulugun resmi?
oldu canim...
koyu lacivert (22 Şubat, 2007 10:49 Perşembe)nick'cigim oyle deme ya,
sokaga sandalye masa atıp insanlara bakıp kahve yudumlamak, ya da cam kenarında kocaman deri koltuklarda yine yüzler insanlara dönük kahve yudumlamak. Kafamda bu görüntüleri resmedince müthiş "mutlu" oluyorum.
Shell'e Hell vb. pek komik olmayan hatta samimi bile olmayan esprili t-shirtlerde starbucks için de yazan bi şey vardı. Sanırım tek sevdiğim oydu benim.
maral meral (22 Şubat, 2007 11:55 Perşembe)ne kadar kötümsersiniz yahu. bence hiç de fena bir teklif değil. mutluluğu düşündürten, onu resmettiren ve sonunda Amsterdam hayali kurduran bir teklif..
eğlenceli..

bella donna (22 Şubat, 2007 12:11 Perşembe)tamam teklif fena teklif değil de, bu oturduğu yerde bir şeyler karalayıp "ahanda yarışma varmış, deneyelim şansımızı bari" diyen adam için fena değil -kaldı ki yani o adamın kazanma şansı da nedir merak ettim. ama onca emeğini döküp tasarım için senelerini vermiş insan için biraz fazla hafif değil mi?
sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Şubat, 2007 12:35 Perşembe)bellacım aslında nokta daha ince. o adamın karalaması da olsa bu aslında senin karalamandan kazanacakları fayda ve bunun karşılığında sana verecekleri ile ilgili. o kupaları seneler boyu satacaklar belki de büyük kazançlar sağlayacaklar. oysa sana komik bir seyahat sunup göz boyuyorlar. evet amsterdam.. nick bilir..

haksızlık burda. bir ev kadınının da çizgisi olsa bu denge aynı şey..
Doolittle (22 Şubat, 2007 12:35 Perşembe)ama ben de göremedim bu formu ?
bella donna (22 Şubat, 2007 12:59 Perşembe)haklısın sgb'ciğim... ama kendi açımdan bakınca böyle bir yarışmaya lay lay lom diye katılıp tr içinde bile 3 günlük seyahat kazansam nasıl olsa yoktan geldi diye fazlasını aramam sanırım.
demeye çalıştığım şey aslında burada yatıyor. sokaktaki insan seve seve atlar bu olaya, havadan gelecek olana bakar, sömürülmeyi umursamaz, daha da sömürülmeye yol açar. biz ağzına bal çalındığı an ya rabbi şükür deriz malum...
bella donna (22 Şubat, 2007 13:31 Perşembe)pek tabii...
ama birden düşününce "mesam hakları gizli kalmak üzere..." cümlelerinden ibaret şartnameleri imzalayarak eserlerinden milletin geçinmesini, prestij sağlamasını sağlayan, başka herhangi bir karşılık beklemeyen bir adamın kızı olarak herhangi bir yorum yapmamın yanlış olduğunu fark ettim sgb'ciğim...
Şahika (serenity) Civelek (22 Şubat, 2007 15:36 Perşembe)sitenin anasayfasında hiç link yok. nereden başvuracağız?
bir de neden sömürülelim ki, bence olaya bu açıdan bakmamak lazım. dileyen çalışma yollar, istemeyen yollamaz :) bu kadar basit

dragonfly (22 Şubat, 2007 15:41 Perşembe)yarışmaların düzenleyen tarafında olduğumdan sanırım biraz farklı bakıyorum olaya.
telif ile ilgili söylediklerinizde çok haklı olmakla birlikte bu yarışma için pek te geçerli gibi gelmiyor bana. sonuçta bu öyle çok iddalı bir yarışma değil ki zaten... ödüllerden de anlaşılıyor bu. geniş kesimlere, hatta halka ulaşmayı hedefliyor besbelli.
sonuçta yarışmayı ve rekabeti seviyoruz. ilgimi çeken bir ödül için varsa yeteneğim, bilgim neden denemeyeyim diye düşünebilir bir çok kişi.
yarışmalar deneysel aktiviteler ve iletişim açısından firmalara katkısı çok büyük. (sömürü amaçlı görülmesine üzüldüm.)
yoksa veremez mi starbucks parayı, yaptıramaz mı en ünlü tasarımcılara bu işleri?
Amidala (22 Şubat, 2007 15:45 Perşembe)aslında düşündüm de kupa üzeri desen çalışması için amsterdam iyi bi ödül... yani ne bekliyoruz ki starbucks a ceo mu olucaz... az ödüllü yarışmalara laf ediyorum ama yüksek ödüllü yarışmalara da bakıp geçiyorum... bi keresinde visa okulla anlaşmalı bir yarışma düzenlemişti, bayaa da iyi bir ödül veriyodu, tüm okuldan 15 tasarım katılmıştı... ben de bişiler çiziktirmiş ama teslim etmemiştim, 16.kişi olabilirdim yani... :)) ayrıca starbuck ta benim tasarladığım bir kupa satılıcak, dünyaca ünlü bir markanın raflarında benim tasarımım olucak... benim etim ne budu(m) ne ki beğenmiyorum

sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Şubat, 2007 15:46 Perşembe)peki ben de başka bi açıdan yaklaşiim madem içerden biri var karşımda :)
starbucks neden tasarım yarışması açmıyor o zaman. kupa tasarımı? peki sadece desen tasarımı ise bu, yarışmanın adı neden tasarım yarışması? desen tasarımı başka bişi. melesa?

ARTanubis (22 Şubat, 2007 15:50 Perşembe)bir tasarımcı, ressam, çizer, illüstratör için eserini kullanımda, sağda solda derede bayırda görmek te önemli bir tatmin değil midir? Çektiğim bir fotoğrafı, yazdığım bir yazıyı bir dergide basılı görmek, adımın "basılmış" olması beni ödülden, kazandığım paradan daha çok mutlu etmiştir hep...
acaba o anın bir resmini mi yapıp göndersem yarışmaya:)
Amidala (22 Şubat, 2007 15:51 Perşembe)peki desen tasarımı yapsalardı o zaman da neden tasarım yarışması yapmamış dicekmiydik... desen de bi tasarım değil mi, grafik tasarım - tekstil tasarım - geleneksel türk el sanatları bile tasarım sonuçta...
Amidala (22 Şubat, 2007 15:53 Perşembe)ayrıca tasarım yarışması ödülleri konusunda birşey daha ekliyim... birkaç ay önce sonuçlanan bir tasarım yarışması düzenledik ve kazananları bu vakte kadar 3-4 kere aramama rağmen hala ödüllerini almaya gelmiş değiller... kazanınca, dereceye girmenin verdiği tatmin ve mutluluk ödüllerin üzerinde kalabiliyor belki de...
Cababanga (22 Şubat, 2007 16:11 Perşembe)ARTanubis'in yazdığı hakikaten çok doğru. Burda tartışılan ne anlamak mümkün değil. Birisi iyi birşey yapıyor sonra vay efendim yok öyle yok böyle. Tasarıma verilen en ufak desteğe dahi 'sömürü' diyecek kadar karamsar oılmuşuz. Madem beğenmiyorsun sen ne yaptın bunu değiştirmek için? Starbucks'ın yaptığı işlerin milyonda biri kadar iş yapalım sonra yorumlara geçelim bence. Yaptıkları sosyal sorumluluklara dair de birçok şey okudum şu zamana dek. Herşeye şikayet ederek yürümez bu işler. Starbucks gibi dünya devi bir firmadan bahsediyoruz. Sizin yaptığınız resimlerin yanına sadece bi logo basıp başka insanların evine sokacak, beğenisine sunacak bir güç! Yoksa yap resmi bastır kupayı kim alcak sanıyosun eş dost akraba dışında?
Amidala (22 Şubat, 2007 16:14 Perşembe)ben dedim ben dedim sömürü dedim 
bella donna (22 Şubat, 2007 16:18 Perşembe)arkadaşlar o sömürü kelimesini ilk kullanan benim. ama dikkat çekerim ki olayı farklı kitlelere göre değerlendirdiğimde bir grup için sömürü olarak değerlendirirken bir grup için ödülü cazip buldum. nitekim düşüncemi de hala savunuyorum.
dragonfly (22 Şubat, 2007 16:22 Perşembe)
sgb, bir yanlış anlamayı düzelteyim. "içerden" değilim.
yarışmanın adı ile ilgili yorumuna katılıyorum.
kupa ya da desen olsun, tasarım ayrı bir sanat ve uzmanlık konusu. halka dönük bir yarışmada kullanmak çok ta doğru olmamış.
tasarımlı resim yarışması gibi birşey bu???
zaten bence olumsuz tepki ve isyanın temeli de bu sanırım. "tasarım yarışması " deyince, belli bir profesyonel kesimi hedeflemek gerekiyor aslında.
sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Şubat, 2007 16:23 Perşembe)yaşım 30. elimde kalemle büyüdüm. profesyonel anlamda karikatürü 15, ürün tasarımını 11 senedir yapıyorum. ödüller de kazandım, çizgilerim de basıldı, ürünlerim de üretildi.. hala da bi yerde bi işimi gördüğüm zaman heyecanlanırım gurur duyarım sevinirim. o heyecanımı yitirirsem bu işi bi daha yapmiim zaten. bu başka bişi.
arkadaşlar çocuk mu kandırıyoruz? benim bu işten aldığım hazzı elbette kimse parayla bana veremez ama bu işte harcadığım senelerimin, masalarda çürüyen dirseklerimin, uykudan masaya düşen kafamın, uyumadığım saatlerin, içtiğim kahvelerin bir bedeli var. hiç kimse "aha bak biz halkla kaynaşıyoruz, senin işin de buraya basılıyor bak ne gurur tey tey" diye beni gaza getiremez.
eğer bu profesyonel bi yarışma ise, bunun bi bedeli olur. eğer bunu düzenleyen insanlar bu işten anlamıyorlarsa ilgili meslek kuruluşlarından yardım alırlar (misal ETMK) jüri olsun, işleyiş olsun. öyle ben yaptım oldu tasarım yarışması olayın farkında olanların gözünde firmayı ne duruma düşürür hiç aklınıza gelmiyor mu?
eğer proesyonel bi yarışma değil, öğrencilere yönelik de değil. o zaman kime yönelik. ev hanımlarına, emeklilere, memurlara, bankacılara, mühendislere, overlokçulara ve plasiyerlere yönelik mi? alla allaa.. bu işler böyle oluyor mu yahu.. iddialı yarışma olmamak nedir? starbucks kendini mi ciddiye almıyor, tasarımı mı?
tekrar ediyorum bu noktayı, eğer desen tasarımı ise bunun adına desen tasarımı yarışması denmeli. kupa tasarımı başka bişiydir. aynı deseni sen duvara da boyarsın, kumaşa da, eşeği bile boyarsın kayseriliysen mesela.. kupa orda bir araç. bu ayrım da ayrıca yapılmalıydı.
ha, bu işin yasası yok yasağı yok. herkes istediği gibi yarışma düzenleyebilir. her yarışmanın da katılımcısı illa ki vardır. buna da bir sürü katılan olacaktır. birinci de amsterdama gidecektir. ama burda biraz daha ince düşünülüp misal starbucks deseydi ki, ben bu boyanan kupaları bişi bişi vakfı yararına satıcam, eyvallah. o zaman sosyal sorumluluk ayağı ile ben de katılırım. kendimi de gayet iyi hissederim. ama sen kalkıp bu kupaları satacaksın, ben de kahve içmeye geldikçe kupaları raflarda göreceğim ve tatmin olacağım öyle mi. ayıp gerçekten.
deneysel aktivite ne demek ki? bu 4. yarışma. artık 3 kere denenmiş ve bişilerin görülmüş olması gerekirdi. katılmıyorum. ha, workshop yarın istiklal caddesinde, deneysel kupalar olsun, ne güzel. sonra da kermes düzenle sat, gelirini de küresel ısınmaya bağışla (orası da neresiyse artık

) bi cumartesi yap, gör bak iletişimi.
bir de starbucksın en ünlü tasarımcılara kupa tasarlatması da iyi fikir. aynı şeyi yarışmada en azından budun'un gelen tepkiler sonucu düzelttiği şekliyle royalty vererek yapması daha hoş olmaz mıydı? en azıdan daha saygılı olurdu.
biraz dinleniim gerekirse devam ederim. çok sinirleniyorum ben bu tip iyi niyetli görülme çabalarına. 4 senedir ilk defa mı böyle bir tepki aldınız ve konu açıldı.
--Gönder--
sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Şubat, 2007 16:40 Perşembe)evet sömürü diyorum. ben de diyorum. aha da dedim sömürü.
ben de gidip starbucksa, sizin kahvenizi içmemden gurur duymalısınız diye bedava kahve içme talebinde bulunayım o zaman. ne ala..
pekala, tepki vermeyelim, konuşmayalım, tartışmayalım. hele ki mesleğimizle ilgili yanlış gördüklerimizi dile getirmeyelim ve bunlar aynen böyle gitsin. tepki almaya da alışık değiliz hiç. eleştiri kaldıramıyoruz. her yaptığımız mükemmel olacak.
görüş bildirmek, öneri sunmak, uyarmak, yol göstermek belki bunlar işten, bişey yapmaktan sayılmıyor mu peki? nasıl düzelecek bunlar peki? o kadar tepkisiziz ki, ve tepki verenleri öyle öcü görüyoruz ki; bu durum beni korkutuyor, ürpertiyor. gerçekten.
dragonfly (22 Şubat, 2007 16:40 Perşembe)bi dakka bi dakka.... "deneysel" derken doğru olmayan bir ifade seçmişim anlaşılan..
"etkileşimli, ürün deneyimi yaşatan" anlamında kullanmıştım..
Cababanga (22 Şubat, 2007 16:42 Perşembe)Herkesin emeğine ve eğitimine sonsuz saygım var. Ama pazarlama iletişimi penceresinden bakarsak, ki ben de master yaptım bu konuda, bu kadar kişiyi konuşturuyosa starbucks (ki hedef kitlenin en göbeğiyiz) çoktan bişiler başarmış demekki. Bunu sömürü olan bir kişi katılmaz zorla değil sonuçta ama hiç bu konularla ilgisi olmayan birisi çizer bişiler, kapar 3 günlük amsterdam seyehatini, starbucksta da boy boy bardakları satılırken atar havasını ne olcakki...
Amidala (22 Şubat, 2007 16:48 Perşembe)ben yoruldum starbucksa gidip bi tall mocca frapachino aliim,extra blend olsun mümkünse
puhaha
dragonfly (22 Şubat, 2007 16:51 Perşembe)offf yazmiim diyorum ama, şimdi bu yarışma halka dönükse neden sadece web sitesinde başvuru yapılıyor ki?
kald ıki oradan bile yapılamıyor. hala form yok?
sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Şubat, 2007 16:51 Perşembe)işte zaten hiç alakası olmayan biri atar anca havasını. ve bu starbucks için başarıysa bravo ona. şimdi kalkıp umarım reklamın iyisi kötüsü olmaz demiyeceksin. kaldı ki starbucks bu şekilde konuşulmaktan mutlu olmamalı. zira budunun ödülü yükseltmesinin altında da böyle bir rahatsızlık yatıyor diye biliyorum. :) yoksa bırakırlardı, kalırdı.. (ayrıca site gıcığı değilim, düzelttiklerinde de ilk olumlu tepkiyi veren bendim, haber başlığı altında görebilirsin.)
pazarlama iletişimi penceresinin panjurları biraz daha açılabiliyor mu? zira o pencereden sadece pazarlamacı olarak değil, tüketici, üretici, çalışan, hedef kitle, hedef kitle dışı her gözlükle bakabilmek lazım. di mi? ben mesela ürün tasarlerken tasarımcı penceresinden bakmam sadece. ürünü kim kullanıcak, bebek mi anne mi?
dragonfly, yanlış anlamalar düzeldi :))
Yalçın (settar) Pembecioğlu (22 Şubat, 2007 16:52 Perşembe)Cababanga, "reklamın kötüsü olmaz" diyorsun sanırım. McDonald's hakkında "Super Size Me" diye belgesel yapılması da "konuşturduğu" için başarı mı sayılmalı yani?
Starbucks pazarlama tarafından bir başarı hikayesidir ama vahşi globalleşmeye karşı olanların tarafından da tüm stratejisini yerel satıcıları öldürmek üzere kurmuş olan bir mega canavardır. 10 yı önce McD de gayet sevimli geliyordu hepimize, şimdi imajlarını toparlamak için 10 takla atıyorlar.
Konuya dönersek; SGB'nin haklı olmadığı tek bir alan bile görmüyorum. Endüstri tasarımcılarının, grafikerlerin meslek kuruluşları var. Bunlarla ortak olmadan 'ben yaptım oldu' \tasarım\ yarışmaları her sene 20 tane yapılan güzellik yarışmalarından farksızdır gözümde.
Öte yandan yeni yükselen değerimiz "tasarım" olduğu için böyle içini boşaltan çalışmaları bir süre daha göreceğiz kesinlikle.
dragonfly (22 Şubat, 2007 16:54 Perşembe)sgb

yazmaya ara verip okumana sevindim :))
ARTanubis (22 Şubat, 2007 16:56 Perşembe)sgb tüm yorumlarına katılıyorum... meslek hanesinde "tasarımcı" yazmayan bizler bu durumda biraz hariçten gazel okumuş oluyoruz... (bana da işin içyüzünü bilmeyen insanların ne anlatsam "aaa doktorluk süper ama... hayatlar kurtarıyorsunuz, çok ulvi".. filan demesi gibi:)
"Herkesin katılımına açık resim yarışması! göster yeteneğini!" tarzında naif bir yaklaşımla hem daha çok taratftar toplanır hem de işin profesyonelleri kızdırılmamış olurdu...
OWSI -617680 (22 Şubat, 2007 16:57 Perşembe)Gerçekten sitede henüz bir başvuru formu yok sanırım bir güncellenme sorunu var.
Ayrıca starbucks daki cheesecake'ler gerçekten özel ve ben en çok limonluyu seviyorum denemeyen tez deniiye
Cababanga (22 Şubat, 2007 17:03 Perşembe)''Kahve tutkunları, bu kez kendi seçimleri ile yaşadıkları mutluluk deneyimlerini resmedecekler'' Şahsen ben bu ibareden illa tasarımcılar katılsın diplomasız almıyoruz arkadaşlar şeklinde bi ima çıkaramadım. Tam aksine benim anladığım herkesin katılımına açık olduğu. Adına da 'tasarım' denmiş. Kapı kapı dolaşanlara 'pazarlama'cı denen yurdumda olur böyle şeyler. Bence gösterilen hassasiyet hakikaten boşuna...
sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Şubat, 2007 17:08 Perşembe)hehe settar süpersin. aslında starbucks hakkında daha yazılacak çok şey var ama senden bööle bi katkı bekliyordum açıkçası :) görüldükleri kadar masum değiller evet.
dragonfly, merak etme, gözlerini kapayıp ya bismillah yazanlardan değilim :)) okuyroum her yazılanı.
art, bu daha çok şey gibi, bi yarışma açıyorum, benim kaynanamın romatizmalarını kim iyileştirecek diye, ama doktorlar katılması istemezlersei bu halka açık bi yarışma..

(ne de olsa kaynanayı riske atmak daha kolay nihoaoaha )
alisureyyatorun (22 Şubat, 2007 21:51 Perşembe)baska bir "yildiz sensin" isteyen? buyrun sizi starbucks a alalim.
pınar (d.p.g) gvn (22 Şubat, 2007 23:26 Perşembe)Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? hemde starbucks'ın oyununa gelmeden =))
[..bu konuda sgb'ye katılmamak elde değil..]
byparlak (23 Şubat, 2007 07:56 Cuma)Istanbul'un fethi - 1453
The Declaration of Independence - 1776
Ilginc :)
maral meral (23 Şubat, 2007 09:48 Cuma)offf nasıl da yoruldum okurken. evet önce oku anla sonra yaz.. ama herkes aynı şeyi söylemiş neredeyse...
ben tasarımcı değilim, hiç olmadım, olmayacağım. ama resim yapıyorum. ve çizdiğimin bir iki çiziği milyonlarca kupada görmek bana keyif verir. ama işin profesyoneli için bunun bir önemi olmaz ve katılmaz da zaten. bu kadar basit. tasarlamak işi sadece bundan para kazanan profesyonelsen mi kullanılır? hiç sanmam... tasarımcı değilim ama tasarlayabiirim, yaratabilirim. o da yarat ve ifade et diyor "mutuluğun resmi" ni.. ne güzel.. anlıyorum bu ve benzeri işlere yıllarınızı vermişsiniz.. ama gereksiz bir hassasiyet bu..
bunda "yahu hadi bir yarışma düzenleyelim kupalara basalım satalım da satalım- hadi eğlenelim.. "sezmedim ben
bu durumda herhalde ben yurdum insanı oluyorum..:)
adamlar konuşulmak adına bir şey yapmış. yarışmaya katılıp kazanacak olan da ya Amsterdam seyahati için yapar, ya egosunu tatmin için, ya boşluk doldurmak için, ya hava atmak için, ya da kendine bir tebessüm için... her ne halt içinse işte...
arkadaşlar Starbucks bu işi kısaca- iyi yapıyor. soluksuz konuşuyoruz. şu zarasutra yı geçecek..

.
sadi (su geçirmez balık) tekin (23 Şubat, 2007 10:12 Cuma)cababanga, sanırım senin pencereden o şekilde görülmesi doğal. senin gözlüklerinle bakınca bunu görebiliyorum. keşke sen de benim gözlüklerimle bakabilseydin.
maral meral (23 Şubat, 2007 18:46 Cuma)senin gözlüklerinden bakınca da aynı şeyi görüyorum sgb.. ne ilginç değil mi?
sadi (su geçirmez balık) tekin (23 Şubat, 2007 23:25 Cuma)çok ilginç gerçekten. o zaman sen benim gözlükleri bana bırakıp kendin bişiler çizip gönderirisin belki. hatta burada bizimle de paylaşırsan seviniriz. ve hatta kazanırsan da sana starbucks'tan bi kahve benden

agarhasan (24 Şubat, 2007 03:25 Cumartesi)Starbucks Coffee Tasarım Yarışması
Sorun başlığa atılan "tasarım" kelimesinden çıkıyor.
Bu yarışmanın formatı tam oturtulamamış. Başlıktaki kelime olayın eğlenceye yönelik bir yarışma olduğuyla zıtlaşıyor. Kaldırın o kelimeyi ordan denizveay arkadaş söylediklerinde haklı olacaktır. Eminim ki Starbucks tarafından hedeflenen de o. Tasarımcıların fikir dolu çizgileri değil.
Böyle bakınca tabi başka bir polemikte başlıyor. Hair designer yazılı tabelalar vs..... Tasarım kelimesinin içi bu kadar boşaltılmışsa, bunun suçu ortalıkta aranamaz. Sen kendi mesleğinin içinde geçen bir kelimeye sahip çıkamazsan, gelir başkaları çıkar. Aman efendim ülke şartlar cahillik, bıdır da bıdır, bırakınız efendim bu işleri.
lhyfae (24 Şubat, 2007 03:52 Cumartesi)Isin bir ilgin tarafi ise mutluluk gibi soyut ve de goreceli bir kavramin bir takim insanlar tarafindan iyi yada kotu olduguna karar verilmesi.Bu insanlari baskalarinin islerine yorum yapma hakki veren kimdir?
Anlamiyorum bu tur abuk subuk yarismalari..
kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (24 Şubat, 2007 19:53 Cumartesi)alnımın ortasına fuşya rengi bir rujla büyük harflerle mutluluk yazıp fotografımı çekmek ve bu yarışmaya katılmak istiyorum ..

Amsterdam'a ben gideceğim , ahuahhaahh..
Yalçın (settar) Pembecioğlu (27 Şubat, 2007 14:16 Salı)Şu an başvuru yapılamamasıyla ilgili olarak Starbucks bize bir not iletti (haber içinde de güncelledik):
Yarışmaya başvurular 1 Mart'tan itibaren yapılacağı için sitede şu anda başvuru yapılmıyor. 1 Mart'tan itibaren başvurularınızı yapıp işlerinizi gönderebilirsiniz.
sadi (su geçirmez balık) tekin (27 Şubat, 2007 14:22 Salı)ahahaa.. starbucks da mı okumuş burayı.. bari amsterdam gezisini dört güne çıkarsalarmış. o kadar oku, bişi yapma olacak iş değil. hayır katılacam dört gün olursa ondan diyorum.

fair (27 Şubat, 2007 14:26 Salı):))))
Amidala (27 Şubat, 2007 15:07 Salı)SGB her yarışmaya katılcam diye söz veriyon ama MakeLove yarışması konusunda bir haraket göremedim hala.. Bak 2 ay kaldı son katılım tarihine, Budun'u arayıp renkli taşlı avizede kaç adet taş olduğunu sorcağına bişiler çiziktir

ahahaha - ayrıca nemocuk kızma sakın bana

azabından korkuyoomm!..
mezzoalto (19 Nisan, 2007 12:29 Perşembe)yarışmanın jürisini ve sonuçlarını gördünüz mü? hakikaten yarışmanın adında geçen tasarım kelimesi çok anlamsız olmuş, çünkü jüri resim jürisi, tasarımlarsa.. neyse.. en sevdiğimiz tabirle "cici".. az uğraşsam ben bile bunu "tasarlayabilirim"
hele üçüncüsü cici ötesi, yecee senin bunu kesin görmen lazım
yecee (19 Nisan, 2007 12:44 Perşembe)Mezzocum, canım benim, insan arkadaşına bu yapar mı yaf? Tüm iyi niyetinle atladım linke, canım acıdıııııı! İlk önce
muhteşem slip geçidi, sonra bu... Nedir bu insanların derdiii?
bella donna (19 Nisan, 2007 12:47 Perşembe)starbucks'ın evlere servisinin başladığını ve belli başlı bazı kahveleri kapınızda hazırladıklarını söylemiş miydim?
bi' de yarışmaya sadece bu 3 arkadaş mı katılmış acaba?
yecee (19 Nisan, 2007 12:53 Perşembe)o yasal uyarı konusunu ben atlamışım, düzelltim... Gerçekten korumak lazım çoluk çocuğu böyle şeylerden!
tam yedi tane z (19 Nisan, 2007 12:56 Perşembe)sgb artık veriyor sanırım

mezzo, yece şimdi böyle yorum yapmışsınız ama aradan biri gelirde "emeğe saygı lütfen" "güneş balçıkla sıvanmaz halilim " falan derse sonra bana gelmeyin

mezzoalto (19 Nisan, 2007 12:56 Perşembe)ama niye ööle diosuuuuuun.. çok cici ve özgün deil mi, elele tutuşan çocuklar, pesssspembe zemin, kırmızımsı fuşya kalpleeer, mutluluğun resmi bu değil miiii

mezzoalto (19 Nisan, 2007 12:58 Perşembe)z kardeş -bak nasıl da bu sevgi pıtırı hava bürüdü beni:P- bişi demiyorus kiii "ciciiiii" diyoruuuz, çooooook ciciii

yecee (19 Nisan, 2007 12:59 Perşembe)emeğe saygı sonsuz canıım... bu tamamen benim pembe "cici" şeylerle aramda olan sorunun, mezzo tarafından haince kullanılması sonucunda ortaya çıkmış bir yazışma...
eh bir de ne kadar ödül alsa da beğenmeme hakkımız var herhalde

tam yedi tane z (19 Nisan, 2007 13:00 Perşembe)Verilen ödülde ödül olsa! Bu devirde manevi tatmin mi kaldı efenimmm

yecee (19 Nisan, 2007 13:07 Perşembe)haklısınız mirim, madem parası yokmuş zavallı starbucks'ın bari ömür boyu bedava kahve kartı filan verselermiş...
tam yedi tane z (19 Nisan, 2007 13:09 Perşembe):) ben beleşe kahveleri alıp, yarı fiyatına satar ödülü maddi yöne doğru çevirirdim
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.