Anasayfa

1241_2359.jpg Resimleri
 

Bilin bakalım bu ne reklamı?


Pin It
Bigumigu bulmaca servisi zor bir soruyla karşınızda.

Ekonomist dergisinin bu haftaki sayısında ilginç bir reklamla karşılaştım. Yarım megapiksel telefon kameramla bu kadarcık çekebildim, idare edin.

İlan şöyle efendim: Boş bir sağ sayfada yapışık bir zarf duruyor. Zarfı açınca görüyoruz ki içinde bir mektup var! Mektupta da gerilim filmlerinden bildiğimiz o "kestim biçtim gazteleri, el yazım tanınmasın diye" formatında bir yazıyla şunlar yazıyor: "Yanlış yoldasınız!".

Alt metinde de şöyle bir açıklama var:

Hep alıştığınız ve güvendiğiniz, gözü kapalı olarak reklam bütçenizin büyük bölümünü ayırdığınız mecraları sorgulama zamanı gelmedi mi?

AB SES grubuna erişimde ikinci, C1 SES grubuna erişimde lider olan 650.000 tirajı ile Türkiye'nin en çok satan gazetesi sizden ezberi bozmanızı istiyor!

Bu dost tavsiyesine kulak verin, hedef kitlenizle yollarınız birleşsin!


Geldik sorumuza, bu yaratıcı uygulamada logo ya da gazete ismi yer almadığını farketmişsinizdir. Peki sizce kim bu reklamı veren?

Not: Bu ilanı da anımsattı bu çalışma bana






URL : bigumigu.com
Kaynak:fıldır fıldır bakı&#
Kategoriler: reklam
Etiketler: ilan, gazete

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


tims@h (30 Kasım, 2006 11:21 Perşembe)
Cevap veriyorum:


Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Kasım, 2006 11:26 Perşembe)
Bulmacanın heyecanı kısa sürdü :)
İnsanlar gerçekten de hemen anlıyor mu diye merak ediyordum, cevabımı almış oldum.

tims@h (30 Kasım, 2006 11:38 Perşembe)
Sıkma canını. Ortalama insan hemen anlamayabilir.

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Kasım, 2006 11:41 Perşembe)
evet anlıyoruz. demek ki tiraj iletişimini iyi yapmışlar.( bi zamanlar gırgır ın ulaştığı bir tiraj) 

bu arada logosuz bu reklamı girmeleri de gerçekten büyük cesaret. demek ki senin merak ettiğin konuda onlar bi şüphe duymamışlar. :)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Kasım, 2006 11:58 Perşembe)
Çalışma etkili gerçekten de... Gırgır ABD'den Mad ve SSCB'den de başka bir dergiden sonra dünyanın en çok satan 3. mizah dergisi olduğunu iletişirdi hep. Halbuki Türkiye'nin en çok satan dergisiydi ve bu daha önemliydi bence. Bir dönem Leman da Aktüel'den falan daha çok satan bir dergiydi ve gücünü nasıl kullanacağını bilemedi.

phoenixia (30 Kasım, 2006 12:21 Perşembe)

uygulamayı çok beğendim...
ayrıca, mektup diye bir gazete olmadığına göre posta işte..:P


Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Kasım, 2006 12:28 Perşembe)
Aa, phoenixia! Hiç o açıdan düşünmemiştim! :D asıl ipucu oydu galiba...

phoenixia (30 Kasım, 2006 12:30 Perşembe)
ya çok kalbimi kırıyosunuz amaa..eheheheh..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Kasım, 2006 12:33 Perşembe)
Yok, ciddiyim ben... sadece 650.000 üzerine yaptıkları iletişime dayandığını sanmıştım çalışmanın.

c (30 Kasım, 2006 12:41 Perşembe)
ehüe phoenixia iq'suyla dövdü herkesi. ben de o ipucunu kaçırmıştım. bravo yapanlara da. : )

phoenixia (30 Kasım, 2006 12:47 Perşembe)
:)).. erkeklerin sayısal, kadınların sözel zekası gelişmiştir ve algılarını o yönde kullanırlar derler de, reddederdim... kötü oldu şimdi bu..:P

Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Kasım, 2006 13:44 Perşembe)
Posta'nın reklam ajansı EMMA Reklam & Organizasyon. En azından 650.000 kampanyasını yapan ajans onlar. Bu çalışmayı da büyük ihtimalle aynı ekip yapmıştır.

bineger (30 Kasım, 2006 13:54 Perşembe)
Phonexia bence kadınların sözel değilde duygusal zekaları gelişkin :) Reklamın yaratıcı fikrini ortaya atan bir kadınmı onu araştırmak lazım.

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Kasım, 2006 14:04 Perşembe)
krokodil idi o dergi sattarcım. :)

sunipeyk (30 Kasım, 2006 16:14 Perşembe)
çok güzel.
başarılı mı? onu bilemeyeceğim.

şimdi gelecek hafta ekonomist alınacak, devamı olacak mı diye bakılacak.

başka nereleri kullanmışlar acaba?

nick (30 Kasım, 2006 17:10 Perşembe)
tamm fikir konsept filan dedik de, bu isinm sanat yonetimi yerlerde surunmekte!!

alisureyyatorun (30 Kasım, 2006 19:21 Perşembe)
turkiyenin en cok satan gereksiz gazetesi bence. haber namina birsey yok. sirf magazin ve dedikodu kokuyor. uygulamanin baska bir ornegi varmidir bilmem.

c (30 Kasım, 2006 20:09 Perşembe)
işin kendisini görmedim ama  böyle bir işin çok da cici bici omaması daha ham ve hatta özellikle kötü olması bence sanat yönetimi açısından daha doğru.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Kasım, 2006 20:37 Perşembe)
ali, uygulamanin yabanci bir ornegini haber icinde linkle gosterdim zaten, hehe :)

Uğurkan (GoDLESS_FroG) Hafızoğlu (30 Kasım, 2006 21:06 Perşembe)
yabancıyı booşverin de bu şeyden özenilmiş gibi;

zinisim adnikraf ninekilhet


alisureyyatorun (30 Kasım, 2006 21:15 Perşembe)
haha dikkatsizligime veriyorum artık settar :D

ladybug (30 Kasım, 2006 22:45 Perşembe)
valla örnekleri görüp de özgün olmadığını anlayınca hayranlığım gitti.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Kasım, 2006 22:47 Perşembe)
ama oyle deme ladybug. sadece mekanizma benziyor. yoksa burada gercekten bir "posta" var. kutuphane kartiyla benzerligi sadece farkli olmasinda bence.

ladybug (30 Kasım, 2006 22:50 Perşembe)
cıx ikna olmadım

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Kasım, 2006 23:13 Perşembe)
ben de settara katılıyorum. ikisi aasında pek alaka kuramadım. dergi içlerine bu tip şeyler koyma fikri yeni de değil, o k. kartı ilk de değil. e o zaman ne? 

ladybug (30 Kasım, 2006 23:44 Perşembe)
ben haberi okurken özellikle de kütüphanelerde uygulanan sistemi görünce daha önce dergilerde gördüğüm bu tarz çalışmalar aklıma geldi. bu nedenle de ilk bakıştaki o hayranlık kayboldu. sanırım gazete için değil fakat başka ürünler için benzerlerini görmüştüm yurtdışında. ayrıca dergilerin arasına abonelik için koyulan kaüıtların zarfa koyulmuş hallerini de anımsattığı için öleee bi düşünce oldu yaniiiii...

elifbb (01 Aralık, 2006 05:55 Cuma)
Bende direk ilkokul defterlerimi çağrıştıran bir etki yarattı bu. Hatta ilkokuldan beri hatırlamadığım bir durum olduğu için inanılmaz mutlu olarak reklamı falan da unuttum, ferdi bir halde gece vakti nostaljisi yaptım yaşasın... Defterlerimizin en arkasına (ki buna arka kapak içi de diyelim daha düzgün olsun) zarf yapıştırırdık, neymiş efendim öğretmenimizin velimize yazacağı notları bu zarfa koyucaz, okumicaz, velimiz de bunları o zarftan alıcak. Pritle yapıştırırsın, iki gün sonra o prit istifa eder zarf kaybolur, farkına varmazsın. Geçmişi pek hatırlamayan bir insan olarak reklam beni çok mutlu etti valla öyle böyle değil :) Beni geceleri banlayın ya valla bak çok samimiyim, tutamıyorum ben kendimi böyle saatlerde :))

nick (01 Aralık, 2006 14:01 Cuma)
@c:

yok sanat yonetiminden kastim daha  suslu daha kaliteli den ziyade daha gercekci detaylar.

Birkac ornek;
1.mesela sokakta dilekce yazan adamlardan alinmis gibi duran  abuk bir zarf?
2. mesela iceriden cikan notun katlanilma sekli. 
3..mesela o zarfin sayfa acikdiginda oyle  sayfaya paralel 90 derece aci,yla duruyor olmasi...
4. cikan notun altinayazilmis olan yazi, o yazinin sekli semali, fontu, pc de yazilmis olmasi vs.

zannedersin ilkokul cocugu ilk buldugu kirtasiyeye girip hazirlamis ilani..

Bir de reklamdaki posta ve mektup esprisine phonexia dem vurduktan sonra insanlarin aa evet bak biz bunu kacirdik demesi, bu kadar kisiden sadece bir kisinin dikkatini cekmesi de, bu gondermenin aslinda cok da saglam bir gonderme olmadiginn ispati gibi. Neden mi, cunku toplumda zarf icinde gelen mektuba posta diyen  kisilerin orani malum. Zayif bir gonderme olmus zekice gozukse de.

Yaa evet malesef boyle efendiler.

c (01 Aralık, 2006 14:24 Cuma)
aslında zarf ile posta arasındaki farkı anlatamamış olmasının  en büyük sebebi bence bir damga, pul, adres vs olmaması.

belki bunları evlerine postalasalar insanların, daha başarılı olurdu direct mail çalışması olarak.

altına da bir dost (ters yapıştırılmış p ile) gibi bir imza atılabilirmiş. : P

phoenixia (02 Aralık, 2006 00:46 Cumartesi)
bir de zarfın üzerinde "kişiye özel" yazabilirdi..:)
aslında ben -sadece-uygulamayı sevdim..yani "bir dost" tan gelen gazete pırçıklı not fikrini...
ama posta gazetesi için zorlama bir uyarlama geldi.. ve bence direkt posta->mektup->zarf "hah tamam işte!" yönlenmesiyle oluşturulduğundan "yanlış yoldasınız" cümlesi ve akabinde gelen 'açıklayıcı' metin hiçbirşey anlatmıyor...
orijinal bir fikir bulduk uygulayalım derken içi kof kalmış..bana göre..bence...

maral meral (02 Aralık, 2006 11:33 Cumartesi)
marketing türkiye dergisinde de kullanmışlar. insan merakla açıyor zarfı. heyecanla. 
güzel fikir. kutlarım.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (02 Aralık, 2006 23:07 Cumartesi)
Baska bir versiyonunu da gorduk Viki'yle bugun MediaCat'te:


papris (11 Aralık, 2006 12:50 Pazartesi)
devamı gelecek merak etmeyin, bugünler ona çalışıyoruz:)

gonca (gonja) uncu (11 Aralık, 2006 13:38 Pazartesi)
eevet devamı geliyor her yerden karşıma çıkıyor bu postalar

Yalçın (settar) Pembecioğlu (11 Aralık, 2006 13:46 Pazartesi)
Papris selam! :) Bekliyoruz yeni çalışmalarınızı. Buradan da duyurmak isteriz.

firat® (13 Aralık, 2006 16:22 Çarşamba)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Aralık, 2006 16:35 Çarşamba)
Pişti!

sadi (su geçirmez balık) tekin (13 Aralık, 2006 16:45 Çarşamba)
oy oy.. aklın yolu di mi bu.. insanın başına gelebiliyor malesef ve çok sinir bozucu bi durum..

nick (13 Aralık, 2006 17:38 Çarşamba)
ilginc, aklin yolu bir elbet, ama bu ilani hazirlayan ajans, benzeri hemde tgc tarafindan yapilmis olan reklami nasil esgecer ki?

her ay ortalama 3-4 saglam urun konseptini heba ediyorum daha once benzeri bir baskasi tarafindan cizildigi icin. arastirmak karistirmak lazm.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Aralık, 2006 17:50 Çarşamba)
Nick, bu kısa yorumun tüm "esinlenme" ve "aklın yolu bir" etiketli haberlerin tepesine asılmalı bence. Bu kadar basit aslında, çok güzel demişsin.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Aralık, 2006 13:14 Perşembe)
Bakın ne buldum: the Economist'in 24 Ağustos 2006 tarihli kapağı:



Kapakla ilgili makale de burada.

firat® (14 Aralık, 2006 18:32 Perşembe)
O zaman The Economist de Gazeteciler Cemiyeti'nden apartmis:P Şaka bir yana TGC'nin işi 20 Mayıs 2006 tarihli.

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Aralık, 2006 21:00 Perşembe)
vay be burda da kimin eli kimin cebinde belli deel hehe..

papris (21 Aralık, 2006 11:58 Perşembe)

Arkadaşlar, ilan reklamverenleri yıllardır alışıla gelmiş reklam mecralarını sorgulamaya yöneltmek için yapılan bir çalışma. Reklamverene AB'de 2., C'de lider olan bunun yanında en çok satan gazete olgusunu da artıya çeviren bir gazetenin iyi bir reklam mecrası olduğunu hatırlatmaya çalışıyoruz. Çalışma yapılırken "ezberi boz, kalıpları yık" çağrısından gidilerek dost mektubu konsepti yakalanmıştır. Yoksa tabi ki orjinallik düsturunu bizler de en az sizin kadar önemsiyoruz. Eski şeyleri yeni bir şekilde birleştirirken fikrin orjinalliği kadar mecraya oturması, seslenirken doğru tonu yakalama ve hedefe ne kadar yaklaştığınız da önemlidir. Bunun dışında tüm o saatlerce çalışmayı göz ardı edip, genelleme yapmak biraz haksızlık oluyo, o fikrin nasıl çıktığını bilen biri olarak söyleyebilirim bunu...


Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.