ruprect (26 Haziran, 2009 11:16 Cuma)taciz iddialarından sonra kendisine olan bütün sempatim sönmüş olsa da, dün gece haberi internette gördüğümde bir dakika falan kalakaldım. kendisi artık insanlıktan çıkıp (çizgi) film karakteri haline geldiğinden midir, yaşadığım yaşlanma efektinden midir nedir bilemedim. ikon böyle bişey herhal, ölümsüz olduklarına inanıyor insan. (madonna'da daha fena olucam ama o beni gömer diye tahmin ediyorum)
BaRY (26 Haziran, 2009 11:23 Cuma)Üzüldüm, çocukluğumda benim için bir süper kahramandan farksız birisiydi, MTV nin Türkiyede direkt yayın yaptığı dönemde (1991di galiba-MTV TR değil) tv nin başında şarkılarını beklerdim.3 yaşında bir çocuğun anlamakta zorluk çektiği moonwalk, onu benim gözümde inanılmaz yapmıştı.Tabiki 50 gibi erken bir yaşta ölmesi, beni şok etti ki çoğu hayranınıda şok etmiştir.Şu bir gerçek ki internetin neredeyse hiç olmadığı, tv'nin insanlara dünyanın sadece belirli bölgelerinde ulaşabildiği yıllarda, böyle büyük bir populariteyi yakalaması ve aradan geçen yıllara, globalleşen dünyaya rağmen başka bir sanatçının bu başarıyı yakalayamadığı bir gerçek.Huzur içerisinde yatsın, hayat devam ediyor.
maral meral (27 Haziran, 2009 00:06 Cumartesi)Allah rahmet eylesin, Allah onu affetsin. Tanımadım ama içimde iyi biri olduğunu hissettiğim için sanırım, üzüldüm. Trajik bir insan hayatı bana kalırsa. Ve böyle bir yeteneğin trajedisi çok üzücü.
Son zamanlarda yaptıkları aklının değil bence sağlığını yitirmiş bir ruhun davranışlarıydı. Ne bileyim böyle hissediyorum.
Sanki dünyada bir boşluk oldu.

Ayrıca ne anlamı var hatırlanmaların anılmaların törenlerin.. gitmişsin bir kere senin kıyametin kopmuş bir kere.
mezzoalto (29 Haziran, 2009 00:37 Pazartesi)bu arada mj konusu mehmet barlas'a kadar gitmiş, ve yazısından anladığım şudur ki, beyazlama olayına gönüllü girmemiş michael, vitiligo'dan muzdaripmiş, sanırım ondan sonra da parçalı veya lekeli beyazlaşacağıma tam beyazlaşayım demiş ve bu sonun başlangıcı olmuş.. sadece içtiği sekiz çeşit deve deviren cinsten ilacı bi yana koyalım, ki bir kısmını cilt kanseri nedeniyle içtiğini tahmin ediyorum, bu kadar hipokondriak bi insanın bu kadar çok hastalık ve ilaçla cebelleşmesi ne ironik.. nick'e katılıyorum, dangerous'tan sonra ölseydi, muhtemelen hem daha büyük bir efsane olarak ölmüş olacaktı, hem de insanların ağzında bu tuhaf tadı bırakmadan dünyayı terk edecekti.. bir çoğumuz neredeyse unutmuştuk, mehmet tez'in tabiriyle "kendi kendisinin karikatürü"ne dönüşen bi adamı, herkesin kendisini "garip" hissetmesi bu yüzden.. genelde bi "aa hakkaten bi maykıl vardı di mi ne adamdı, moonwalk filan, öldüğüne inanamıyorum".. bana kalırsa o öleli çok olmuştu aslında.. ve tam da bu yüzden ne olursa olsun, ne kadar efsanevi bir geçmişin izlerini taşırsa taşısın, bir elvis, bir john lennon, bir james dean olamadı, olamayacak da.. belki de konserlere çıkamadan ölmüş olması da isabet olmuştur, çünkü hayranlarını çok büyük bir hayal kırıklığına da uğratabilir, daha da fena bir sona imza atabilirdi..
yakın dönemlerin bir diğer efsanesi farrah fawcett'in ölümünün de "bi de bu oldu" kategorisinde yer alması da başka bir tartışma konusu belki de.. yine bugün gazetede okudum ki, fawcett'in yine ikonik denebilecek ve bugünkü değerler sistemi ve medyaya bakıldığında erotik bile denemeyecek kırmızı "mayo"lu -bikinili değil, mayolu- posteri, kendisine en çok gelir getiren şeymiş.. bir posterle zengin olabilecek kadar etkileyici, ölürken bile faydalı olmaya çalışan ve belki de yakın tarihin en dramatik aşk öykülerinden birinin kahramanı olan bir kadının yitip gidişinin bu denli gölgede kalmasına da üzülmedim değil doğrusu..
jeffparadox (29 Haziran, 2009 01:37 Pazartesi)Her seyi anlayabilirim de, Elvis ve John Lennon kiyaslamasina katilamiyorum. Elvis de oyle babalar gibi gitmedi. Bildigim kadariyla cokmus, ve uyusturucuya yenik dusup gitti. Yasaminda kucuk yasta kadinlara olan duskunlugu de bilinen bir gercek. John Lennon oldugunde buyuk gunleri cok gerilerdeydi, hatta ozel yasamini ve yeni misyonlarini paylasma sekli fazlaca garipseniyordu; kaldi ki Lennon Beatles'in bir parcasiydi, tek basina Beatles gibi olamadi hic bir zaman. Bence burada efsaneyi yapan seyler ahlaki degerlerin cok otesinde seyler. Hatta daha da ileri gidip bu calkantilarin efsanenin bir parcasi oldugunu bile soyleyebilirim. Bence MJ'in en buyuk ozelligi basli basina bir 'paradox' olmasiydi. Misyonu ve yaptiklari, sarkilari ve ozel hayati hep birbirine zit oldu, yada oyle algilandi.
Buyukluk bambaska bir sey. Ahlaki buyuklukten bahsetmiyorum. "En" olmak, hatta birden fazla "en"lere sahip olmak. Amerika'lilar bu isi cok iyi yapiyorlar, cunku hayalleri ve kendine guvenleri cok ileri seviyelerde..
ARTanubis (30 Haziran, 2009 14:36 Salı)@mezzo "ve tam da bu yüzden ne olursa olsun, ne kadar efsanevi bir geçmişin izlerini taşırsa taşısın, bir elvis, bir john lennon, bir james dean olamadı, olamayacak da.." cumlene sonuna ve sonsuza kadar katılmıyorum korkarım... bilirsin beni cok MJ fanı filan degilim ama korkarım daha yasarken efsane olmayı basardı MJ..
ARTanubis (30 Haziran, 2009 14:42 Salı)bu arada MJ in vitiligo oldugu yillardir malum zaten...
cok yaygın bir durum olsa adının "vitiligo" oldugunu pekcok insan MJ'le ogrenmis.. saniyorum bu aralar da benzer bir fenomen yasiyoruz, "vitiligo" bilinirliği hızla artacak..
gereksiz bilgi: bu aralar jeneralize vitiligosuyla en fazla dikkatimi ceken celebrity'miz mercan dede...arada bir istiklalde goruyorum, malesef basi, yuzu ve boynunun buyuk bir bolumu depigmente..
mezzoalto (30 Haziran, 2009 22:39 Salı)ben MJ efsane değil demedim.. ama özellikle pedofili suçlamaları, egzantrikliğin de ötesinde yarı deli halleri, ve uzun zamandır kayıp olması karizmasından çok şey götürdü.. bi çok insan için ölümü biraz da "aa hakkaten bi michael jackson da vardı bir zamanlar" oldu, arkasından yazılan methiyelerin çoğunda kaybolan çocukluğa ağıt vardı, maalesef bugünümüzün değil geçmişimizin kahramanıydı o.. öldüğü günden evvel en son ne zaman bir MJ parçası dinlediğimi hatırlamıyorum, herhangi bir yerde en son ne zaman duyduğumu da.. acımasızca gelebilir ama fikrim bu..
tims@h (30 Haziran, 2009 22:45 Salı)Michael Jackson'ın evine ambulans çağırmak için yapılan 911 çağrı kaydı.
jeffparadox (30 Haziran, 2009 23:03 Salı)Unutulma konusunda haklisin, en son ne zaman dinledigimi ben de hatirlamiyorum. Bunun sebeplerinden biri de artik herseyin cok daha cabuk uretilip tuketiliyor olmasi bence. Sahsen kisileri ve olaylari kendi zaman dilimlerinde degerlendirdigimde pek bir fark goremiyorum. Pedofili konusu beni kendisinden uzaklastiran konu zaten, ona diyecek bir sey yok, ama bunun sanatini veya efsanesini uzun vadede etkileyecegini sanmiyorum. Caravaggio da bir katildi mesela..
phoenixia (30 Haziran, 2009 23:41 Salı)maykıl ceksın için acil bi ambulans dediğini duymadım sanırım...
mezzoalto (30 Haziran, 2009 23:46 Salı)karşılaştırma kriterim şu: madonna çok daha geniş bir kuşağın kraliçesi mesela.. sürekli üretiyor, sürekli kendisini geliştiriyor, çağın müzikal akımlarına ayak uyduruyor ve üstelik bunu yaparken kendisi kalmayı da başarıyor, taklit olmuyor, eğreti kalmıyor.. eğer jackson bundan bi 10-15 sene önce ölseydi, tüm manyaklıklarına rağmen ve onlarla beraber çok daha büyük harflerle, çok daha karizmatik bir efsane olarak ölmüş olacaktı.. tüketim konusunda şu noktada katılıyorum: mj demode bir karakterdi, 80ler ve 90ların kralıydı.. o vakit tüketildi ve bitti.. ama bir yandan madonna hala üretmeye devam ettiğinden eski ürettikleri de hala dinlenmeye devam ediyor, bir la isla bonita, bir like a prayer, mj şarkılarından daha sık çalınıyor, dinleniyor..
phoenixia (30 Haziran, 2009 23:49 Salı)madonna ile karşılaştırma yapmayalım ya, rahatsız oluyorum..;))
hopçikitangasamuray (01 Temmuz, 2009 11:01 Çarşamba)mez mj'nin demode olmasına katılmıyorum.
Düşün ki bad, thriller, albümlerinden çok zaman sonra dangerous albümünü çıkartmış ardından gene uzun bir süreçten sonra "you rock my world" parçasını gene inanılmaz bir klip ile patlatmış ve bunu tabiri caizse ölü haliyle gerçekleştirmiştir. Ha satış rakamları hiç bir zaman thriller gibi rakamları yakalayamamıştır ama uzun süreçler arasında gene süper şahaserler yaratmıştır.
Açıkçası bu kadar sık ve uzun molalarla her yaptığını tekrardan dinletebilen sayılı kaç sanatçı vardır?
Madonna konusunda zaten ikisi eküriydi ve pop'un en parlak dönemleri bu zatların sayesinde yaşanmıştır. Bu arada sanatçı camiasının bir dönem kişisel kayış koparmaları ve özellikle cinsel hayatlarında belli bir sapkınlıklar yaşadıkları bilinir bir gerçekliktir. Madonna'da hatırlar mısınız bilmem ama bi ara seks sembolü olmuş yanılmıyorsam babasıyla çıplak pozlar vermişti (pozları hatırlıyorum ama yardımcı özneden emin değilim). Yani onunda toplumda ciddi bir seks manyağı imajı vardı :)
Neyse tanrı Madonna'yı bize bağışlasın ....
BigCell (01 Temmuz, 2009 13:40 Çarşamba)Librarian Girl diyorum başka da bişi demiyorum.
jeffparadox (01 Temmuz, 2009 14:58 Çarşamba)Simdi Madonna hayranlari biraz kizacak belki ama: Madonna her turlu kulture ait ne kadar belirgin imge varsa donemine gore onu alip harmanlayip icini bosaltan bir sanatcidir. Bir albumde Budist olur, oburunde Asyali, birinde Kabalaya merak sarar, oburunde Isa'yle opusur, falan filan. Pop demek populer demek ya, Madonna bunu cok iyi bildiginden populer kalabilmek icin ne varsa somurdu durdu. Hala daha ondan ekmek yiyor. O yuzden bana MJ kadar samimi gelmedi hic bir zaman. MJ kendi sanatini yapti hep, kulturlerin yuzyillar boyunca yetistirdigi ogeleri birer albumde harcamadi. Madonna cok populer sarkilar yapti, ama MJ kadar icat yapamadi. MJ hickirik soundu ile muzige yeni bir vokal anlayisi katti, moonwalk basta olmak uzere de dansiyla ozgun ve cok kuvvetli bir tarz yaratti. Insanlar Madonna'nin daha cok kliplerine ve giysilerine ozenirken, MJ'in yarattigi dansa ve sarkiyi soyleyis bicimine ozendiler. Madonna, evet, harika bir show insanidir, ama yaptigi showlar dekora, danscilara, ve kompozisyona dayanir. MJ'in showu sadece kendisine dayanir, insanlar dekor isik gormekten ziyade onun dansini seyretmeye giderlerdi. Film konusunda da MJ'in cok fazla denemesi oldu, MTV'nin ilk cikis zamanlarinda onun cektigi klipler "muzik klibi" olgusunu bir promosyon aracindan ziyade bir sanat dali duzeyine tasidi. MTV'nin populerlesmesinde MJ'in rolu kucumsenemez. Moonwalker, baslibasina bir olay zaten. Onun gibi baska bir film daha seyrettigimi sanmiyorum bu gune kadar. Objektif bakmaya calistigimda degerlendirmelerim bunlar. Ama tabi Madonna'yi benden cok daha fazla seven, asil efsanenin o olduguna inanan insan sayisi da MJ ile yarisacak cinsten. Sonucta bu tip seylerde de cogunlugun ne dusundugu onemli...
Olayin bittigi bir nokta var ki o da MJ'in en cok album satan kisi olmasi. Yeni teknolojiyle bu rekoru kirmanin imkani da yok artik. Belki de dogru zamana denk geldigindendir bu, kim bilir, ama nihayi gercek bu ne var ki...
pinaria (02 Temmuz, 2009 00:42 Perşembe) dasaaa (02 Temmuz, 2009 14:36 Perşembe)madonna hayranları çok kızacak gerçi ama:
büyüklük nedir, devrime sebep olma ise madonna'nın adını bile mj ile birlikte anmak hatadır. keza imkanınız olsa da geçmişe gitseniz, mj'i müzikten çıkardığınızda müzik dünyası tamamen farklı bir duruma gider. madonna'yı çıkartın, fazla bi değişim olmaz. madonna iyidir ama dünyada devrim yaratmış mıdır?
michael jackson her adımı ile müzik dünyasını oyun hamuru gibi kolayca şekillendirmiştir ve yaptığı şekillendirme de geçici değil kalıcı olmuştur. tüm izlediğiniz videolarda, şarkılarda, müzik kanallarında, Rnb'in ve nice müzik türünün sağlam temele oturmasında, dev konserlerde, endorsement anlaşmalarında vs. adamın damgası var mı? var.
e ondan dolayı BÜYÜK kabul ediliyor zaten adam.
huzur içinde yatsın

Yalçın (settar) Pembecioğlu (02 Temmuz, 2009 23:42 Perşembe)Blender (Nişantaşı) mağazası vitrinini Michael Jackson anısına mesajlamış. Bir tarafta çiçekler, bir tarafta da MJ'i temsilen onu andıran giysiler, peruk ve şapkayla bir manekin var. Vitrin camında da anma mesajı. Cumartesi günü de mağaza içinde MJ çalıyordu. Hoşuma gitti.
penny (03 Temmuz, 2009 00:52 Cuma)MJ hayatını kaybettiği zaman
Graspop'taydık. Bazı denyo müzik grupları <oh be sonunda MJ öldü> dese de Slipknot cumartesi gecesi sahneden inerken Beat It çaldı ve yaklaşık 50.000 kişi çadırlarına doğru yola koyulurken Beat It söyleyerek dans ediyor, MJ'yi anıyordu. Ah be..
cemgul (03 Temmuz, 2009 03:08 Cuma)slipknot beat it fantastikmiş, videosu falan var mı bir yerde?
buraKargın (03 Temmuz, 2009 16:31 Cuma)''Fanatikleri milyonları bulan megastar Michael Jackson'ın ölümü hayranlarını derin yasa boğarken
MJ Community isimli Jackson birliğinden tam 12 kişinin intihar ederek hayatını kaybettiği
bildirildi. ''
Yalçın (settar) Pembecioğlu (03 Temmuz, 2009 16:34 Cuma)penny, harbi iyiymiş. 80'lerin marka deyişiyle "kodak moment", 2000'lerin marka değişiyle "priceless".
nick (04 Temmuz, 2009 20:48 Cumartesi) thinktang (04 Temmuz, 2009 22:57 Cumartesi)O kendi özünden gelen güçle gerçekten bir marka çıkardı. Bir iletişimci olarak bugün 10larca danışmanla çalıştığı halde bu kadar iletişim mecrasını tek bir pamak şıkırdatmasıyla dize getirecebilecek imkana sahipken hala bir tane daha MJ fırtınası görmedik. Hem de herkesin boş ve alalade gördüğü 80'lerde 90'larda yaptı bunu. Hani ünlü reklamcı Seguela'nın kitabında bir şöhret tanımı vardı. MJ işte tam o tanıma karşılık bir adam. Neydi o tanım? Söhretler yıldız gibi olmalı yakalayabilecek kadar yakın ama ulaşılmayacak kadar parlak ve uzak. MJ o gerçek bir efsane giydiği ekstren kostümlere ve ışıklar altnda sanki bir canlı değil de başka bir şeymiş gibi görüntüsüne rağmen içimize sıcak sıcak bir şeyler aktı. Öldüğünde şunu dedim elveda çocukluğum, rezilce yaptığım moonwalk taklitlerim...
ezolineyox (05 Temmuz, 2009 16:15 Pazar)Çocukluğu elinden alınmış, çocuk kalmak için kendi elleriyle kendini iğdiş etmiş, öyle ki kendi 'harikalar diyarı'nı yaratmış, müzikte bir devrin kapanıp yenisinin açılmasına sebep olmuş, hepimize moonwalk'u bir kere de olsa denetmiş üstad... "Wacko Jacko" çoğumuzun 80'li yıllarını da giderken yanında götürdü.
Adam ne yaptıysa kendine yaptı Harikalar Diyarı'na gitmek için sabırsızlanıyormuş belli ki... Can acıtıyor.
cemgul (05 Temmuz, 2009 19:56 Pazar)@nick
kayıt ise istemedik yahu bak mesela Raintime ve Inactive Messiah coverları nefis :)
http://www.youtube.com/watch?v=rObSwvfQcjg
http://www.youtube.com/watch?v=AYFjRBwOmR0
mezzoalto (06 Temmuz, 2009 01:27 Pazartesi)thinktang, bu marka olma, star olma, erişilmez olma süreci zaten 80lere 90lara özgü birşey değil mi? hepimiz içinde bulunduğumuz "herşeyin had safhada erişilebilir olduğu" çağda öylesi bir star olmanın artık mümkün olmadığını biliyoruz, ki zaten belki de artık star olmanın tanımı bu değil.. artık "erişilebilir" olmanın prim yaptığı bir dönemdeyiz, o yüzden devlet başkanlarından pop starlarına herkes bilimum sosyal medya mecrasından yediğini içtiğini bile anlatır oldu..
onun da ötesinde herkes star olabilseydi zaten bunun anlamı olmazdı, ki kendisinin star oluşunu inkar edebilmek mantık kurallarına aykırı.. ama şunu da söylemeden edemicem: 80 ve 90ları hiç de boş bulmayan onlarca insan biliyorum ve bu dönem tek başına MJ'e ait değil, o nedenle 80'li yıllarımızın, çocukluğumuzun bir yere gittiği filan yok, sadece o çocukluktan bir parça eksildi o kadar..
nick (21 Temmuz, 2009 21:11 Salı)mariachi style beat it
http://www.youtube.com/watch?v=faArbI4Fkj4
nick (21 Temmuz, 2009 22:23 Salı) phoenixia (03 Eylül, 2009 23:23 Perşembe)facebook'ta eventler açılıyor beat it performansını taxim'de de yapmak için..ben de şöyle ekliyim..:)
phoenixia (22 Eylül, 2009 15:08 Salı)18 ekim'de haydarpaşa garı'ında yapılacak olan beat it performansına hazırlanmak isteyenler için dans eğitim videosu..
genel hatlarıyla beat it.. gerisi kişilerin becerisine kalmış..
ben heyecan yaptım..:D katılalım mı bigucak..:))
eğitim videosu..ve
http://www.beat-it-istanbul.com/ Aygül Pembecioğlu (27 Eylül, 2009 23:54 Pazar)Beni aşar, zor geldi açıkçası beat it'in dansı : /
Onun yerine
30 Ekim'de filmini izleyelim
beraber :D
buraKargın (19 Ocak, 2010 14:30 Salı)Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.