Anasayfa

2110_4184.jpg Resimleri
 

pepsi ice cucumber ile gaz x 5


Pin It

'yapay taze salatalık' (!!) aromalı pepsi ice cucumber bir japon ürünü imiş..
neden böyle şeyler yapıyorlar anlamam..

yalnız ne japonların ne amerikanların resmi sitesinde yok böyle birşey.. umarım sizi kandırmıyorumdur..



Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


Aygül Pembecioğlu (20 Haziran, 2007 08:59 Çarşamba)
Japonya yorumları için şuraya alıyım sizi.

Test edip yorum yapanlar var :)
http://www.japanprobe.com/?p=1980

Aygül Pembecioğlu (20 Haziran, 2007 09:02 Çarşamba)
Burda da nasıl tepki verdikleri
http://www.japanprobe.com/?p=1998









sadi (su geçirmez balık) tekin (20 Haziran, 2007 09:27 Çarşamba)
bildiğin cacığın ayranla değil pepsiyle yapılanı yane..

Amidala (20 Haziran, 2007 09:29 Çarşamba)
rengi bile bi kötü yaa, daha koyu olsaymış keşke... böyle sulandırılmış gibin...

gizem (oho) uzkal (20 Haziran, 2007 09:35 Çarşamba)
merak ediyorum acaba daha başka ne bulabilirer ki.bildiğimiz cacık cins  pepsi bööööö

pin (20 Haziran, 2007 09:44 Çarşamba)
sarımsaklı sarımsaklı...bıykk:))

fair (20 Haziran, 2007 09:52 Çarşamba)
igg köpürmüş bi de.. ne kötüymüş.

abdulaziz (creaziz) şahin (20 Haziran, 2007 10:31 Çarşamba)

acılı kola, isot , i-sot


Erman Sinan (20 Haziran, 2007 10:34 Çarşamba)
Bunun Patlicanlisinida yaparlar yakinda...
Ne bu yaw?!

pin (20 Haziran, 2007 10:52 Çarşamba)
Konser yada gösteri yapılan açık ve oldukça kalabalık mekanlarda 'burda hıyar satsak ne iş yaparız!' diyen girişimci tasarımcı bir arkadaşım geldi aklım.Burdan alamanyalara selam olsun. pehh biraz da hüzünlendim tabii uzaklık olunca arada...

mezzoalto (20 Haziran, 2007 12:20 Çarşamba)
ama neden?

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (20 Haziran, 2007 12:27 Çarşamba)
Görüntüsü bile içme beni içmeee diye bağrıyor ; zuzaylı kanı gibi ..

gullusum (20 Haziran, 2007 14:18 Çarşamba)
bi de mavi pepsi vardı...cam sil gibi hani. sarı da vardı. o  da tam şey rengiydi ııııyyyy. pepsi kesin bunu da yapmıştır. zaten sevmem hepten evlerden ırak olsun aaaay.

ARTanubis (20 Haziran, 2007 15:10 Çarşamba)
yeşil

asli (20 Haziran, 2007 15:23 Çarşamba)
capon diyip geçelim :P

yecee (20 Haziran, 2007 16:15 Çarşamba)

görüntüsü sulandırılmış bulaşık deterjanına benziyor, tadını hiç öğrenesim gelmedi doğrusu


sadi (su geçirmez balık) tekin (20 Haziran, 2007 16:20 Çarşamba)
capon diyip geçmeyelim, geçende bi mail geldi, capon sahillerinden bikini manzaraları.. ben bööle bişi görmedim.. salatalıklı pepsi ne ki; ben daha hala kendime gelemedim.. yılların su geçirmezi yani, sen düşün gerisini..

ayseciginalpellayadogduguan (20 Haziran, 2007 16:38 Çarşamba)
Hıyar aromalı kola..
E vişneli lahmacun gibi bişii bu heralde..

mezzoalto (20 Haziran, 2007 17:01 Çarşamba)
aada (evet ayseciginalpellayadogduguan bundan sonra böyle seslenicem sana:P) süpermiş:) vişneli lahmacun, karamelli kaburga, somonlu hoşaf:) böööögk diyor ve ısrar ediyorum: neden ama neden?

Yalçın (settar) Pembecioğlu (20 Haziran, 2007 17:03 Çarşamba)
hıyarlı ayran güzel fikirdi. hıyarlı kola da iyi fikir bence. aklınıza gelebilecek her türlü meyve ve sebzenin gazozu yok mu zaten?

phoenixia (20 Haziran, 2007 17:58 Çarşamba)
salatalıktan ziyade nane çağrışımı yapıyor yeşil renk.. ıykk yaptırmadı bana..

ama o şişeler nedir öyle,kimisi yarısına kadar içilmiş neredeyse..

pin (20 Haziran, 2007 18:03 Çarşamba)
Ewet ya salatalıktan o kadar yeşil renk çıkar mı? İçi çok açık yanee sonuçta.. Ama nane de değil nane deyince bir nane likörü geliyor aklıma ki çoook severim bir de ajdar:)))

rakunzell rakkadar (20 Haziran, 2007 19:02 Çarşamba)
benim anlamadığım salatalığın kendi aromasını neden kullanmıyo adamlar da yapay ve taze aroma olusturmak icin kasıyo.. memlekette hıyar mı kalmadı nedır??

sadi (su geçirmez balık) tekin (20 Haziran, 2007 19:19 Çarşamba)
bir şişe kolaya 5 ytl verir misin peki?

rakunzell rakkadar (20 Haziran, 2007 19:22 Çarşamba)
kolaya para vermem ki.. (:

sadi (su geçirmez balık) tekin (20 Haziran, 2007 19:29 Çarşamba)
kolaya kaçmaaa :)

rakunzell rakkadar (20 Haziran, 2007 19:35 Çarşamba)
bir şişe sodaya 5 yetele veririm. kolaya vermem.. kolaya 10 yekere bile vermem.. 
ya da
bi şişe bi litreye eşdeğerse 5 yeteleden az tutar zaten. neden daha fazla vereyim? 'üstü kalsın' hesabı mı?
kısacası, neden sordunuz mösyö? (:

rakunzell rakkadar (20 Haziran, 2007 20:02 Çarşamba)

mmm.. pahalıya geliyo.. hmm... şu iki tanım arası dakika farkı öldürdü beni..


Cenk Akyıldız (21 Haziran, 2007 09:45 Perşembe)
Ben bunu içmem kafadan renk ofsayt veriyor. Pepsi olması'da 2. ofsayt o ne öyle. Eskiden Ziyaretçiler diye Show tv'de dizi vardı. Kertenkele adamlar. Onların kanı gibi bğükkk

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 10:04 Perşembe)
ne kadar şartlanmışız ama renk konusuna.. turuncu, sarı, kırmızı, beyaz her rengi içiyoruz ama iş maviye yeşile gelince bi duruyoruz.. kimse kırmızıya da insan kanı demiyor. oysa çok daha mümkün bi durum. şimdi uzaylı kanını kim nerden bulup içecek yapabilir. şartlanmışız şartlandırılmışız.. en zor şey önyargılar ve tüketici alışkanlıklarını değiştirmek.. evet.. daha denemeden tadını bilmeden yorum.. belki hayatının eksik parçasını bulacan içince.. ama hayır, o yeşil.. ı-ıh...

mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:13 Perşembe)
sanırım bu o renklerin daha ziyade kimyasal ürünlerle özdeşleşmiş olmasından kaynaklanıyor.. bunun ötesinde yeşil gene neyse de doğada bitkilerde görülebilen bir renk; mavi -hele de powerade mavisi- renk bir meyva olmadığından -çiçek filan oluyor tabi ama hani çok da yemiyoruz ya çiçeği çiçek gibi- daha da suni ve tuhaf geliyor.. ben bakınca camsil görüyorum o şişelerde, hani ev hanımları, temizlikçiler boşalan kola petlerine temizlik malzemesi koyarlar ya bazen pril filan öyle bir his uyanıyor.. 

bi de bunun yeşil olmasından ziyade "salatalık aromalı gazlı içecek" olması bir sorun sanırım.. tatlı meyvelerle gazlı içecekler gene bir nebze -ki onların da hepsinin lezzetli olduğunu söylemek olası değil- ama salatalık? hatta salatalık ve gazoz bile neyse dicem ama salatalık + kola? hakikaten neden yani:)

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 10:15 Perşembe)
dene bi.. :)

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 10:16 Perşembe)
Mountain Dew var yesil.... super de tadi vardir! Evden eksik etmeyiz ailecek!

mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:21 Perşembe)
mountain dew'a gelene kadar schweppes bitter lemon var, bildiğin uzaylı yeşili:) ama tadı gayet güzel, limon ve gazozun mutlu beraberliği söz konusu:) "yeşil?" diyenler sanırım ya hiç "bitter lemon" içmemişler, ya da "schweppes" markası söz konusu olunca yeşil tuhaf gelmiyor.. lakin ısrar ediyorum asıl sorun "salatalık"ta yeşilde değil..

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 10:22 Perşembe)
Ozel olarak sizin icin yarin salataligi ince ince dograyip, blender da bir guzel cirptiktan sonra sprite ile karistirip icicem!
bakalim nasil oluyomus! :)

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 10:23 Perşembe)
mezzo, biraz önce dediklerinle aniden çeliştin, kenara kay :)

mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:25 Perşembe)

bir inat uğruna değer mi yahu kendine eziyet etmene, yazık:) hem tam adlı adınca olması için salatalığı gazozla değil kolayla karıştırman lazım:) kola da değil hatta pepsiyle:)


mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:29 Perşembe)
hiç de bile çelişmedim:) kendimden quote ediyorum:

"bunun ötesinde yeşil gene neyse de doğada bitkilerde görülebilen bir renk"

"bi de bunun yeşil olmasından ziyade "salatalık aromalı gazlı içecek" olması bir sorun sanırım.. "

benim asıl derdim maviyle:) bi de salatalık aroması hadisesiyle.. asıl sen kay kenara:)

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 10:29 Perşembe)
Bence super olacak.... Du bakiyim hiyar varmi dolapta!
Pek bizim dolapta kati bisey bulunmaz ama hadi bakalim :P


Havuc versek olmaz mi?

yecee (21 Haziran, 2007 10:29 Perşembe)

bence partiye getirtelim bundan bir kasa, deneyelim görelim!
böylece ürünün sadece görüntüsünü değil, karakterini de değerlendiriris???


mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:30 Perşembe)
amanın salatalık kadar feci bi alternatif:)

mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:30 Perşembe)
yecee'm bu sana değil havucaydı.. (ne dedim ben şimdi??)

yecee (21 Haziran, 2007 10:32 Perşembe)
ahaha anladım ben seniii, merak etme :)
erman ben bir diet kola alabilir miyim ordan, burası kazan gibi, canım çekti walla

mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:33 Perşembe)
bi de sgb bana "hiç te bilem" şekilde bir cümle kurdurdun ya seni kınıyorum.. buna ek olarak karar verdim bitter lemon yeşili cici, ice cucumber yeşili direkt lux yeşili:) seyreltilmiş lux (artık cif oldu galiba?)

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 10:37 Perşembe)
ahaha tamam sen kontrolden çıktın seni kendi haline bırakıyorum

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 10:40 Perşembe)
Valla bu parti fotografiydi! Bitti gerci onlarin hepsi... ama su makinesinde biraz Vodka-Portakal olmasi lazim!
Heralde tek insan ben degilimdir bildigimiz su makinesinin icinde vodka-portakal yapip, misafirlere sunan??!?!
Degilim dimi?

rakunzell rakkadar (21 Haziran, 2007 10:42 Perşembe)
patatesli pepsi yaparlarsa bi gün o da lüks limonlu versiyonu gb duracak sanırım.. 
patates görünümlü hindi hoşafı özütü falan kullanırlar onun içeriğinde de herhalde.. mmm enfess..

mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:42 Perşembe)
hayııııır, kaçmaaaa, komplo bu biliyorum, tamamen kafamı karıştırıp "yeşil-mavi-salatalık-kola-bzzzytt-zzztt" şeklinde mavi ekran vermemi istiyorsun sen.. bak ekran mavi.. o cici.. ama mavi kola.. bi de altın rengi kola vardı sanki geçen sene.. bi de pepsinin gazoz renginde kolası var.. bi de çimen suyu var o da yeşil ama çok fena.. sarı limonata.. turuncu schweppes.. sonra bi de.. bi de.. bzzzt... zzzzt.. plöck! 

(system halted.. mezzoalto cannot be reached at the moment.. please try again later, or contact your system administrator)

mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:46 Perşembe)
erman, sanırım bu sefer yalnızsın:) "party animal"lıktaki son noktayı yakalamışsın, kutluyor başarılarınnın devamını diliyorum..

tabi aramızda "endüstriyel, çift musluklu çay-kahve makinasında votka-redbull, ayran yayığında punch, limonata sebilinde baileys" servisi yapmışlığı olanlar yoksa:)

yecee (21 Haziran, 2007 10:49 Perşembe)

kola kutusunda çay servisi veren birini tanıyordum ama kiim ama kiiiim?


phoenixia (21 Haziran, 2007 10:53 Perşembe)
renkler ve insandaki yeme psikolojisiyle alakalı olarak şu geldi aklıma...
insan doğada yiyecek türündeki şeylerin rengi dışındaki renkte bir yiyecek gördüğünde tiksinir,yemek istemez, iğrenirmiş.. doğadakiyle özdeşletemiyor diye.. 

turkcell'in selosunun bi programı vardı orda mavi kremamsı bişi yedirmek istiyorlardı,  insanlar yemek istememişlerdi açıklaması buydu gibi bişiydi..

mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:56 Perşembe)
pho'cum işte tastamam onu dedim ben de zaten "10:13:10 AM" itibariyle yazdığım yorumda.. aklın yolu bir yani:) ama gençlik dinlemiyor işte, mızıtıp kaçıyor:) bi de sen söyle, belki seni dinlerler:)

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 10:59 Perşembe)
oyle de yesil neden yenmek istenmiyor? icilmek istenmiyor?
Kolayi iciyoruz, salatayida yiyioruz ama ayni anda olmuyor mu bu?
Sucuk yiyip, yumurta yiyip, "sucuklu yumurta olmaz, boggghhh iyrenc" demek gibi bisey degil mi bu? Ustelik denemediniz bile!

mezzoalto (21 Haziran, 2007 10:59 Perşembe)
yecee'm kaşınan oluyorsa kaşıyoruz biliosun, acımıyoruz hatta kola kutusunda değil; direkt "twinings çay" kutusunda servis edilmişti o çay, "kutuda çay" isteyenlere kapak olarak:D ama şişede isteyene bira şişesinde vermek zorunda kalmıştık:)

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 11:00 Perşembe)
Gecenin bir vakti sucuklu yumurta istettiniz ya canimi alacaginiz olsun valla!

mezzoalto (21 Haziran, 2007 11:01 Perşembe)
ermancım, ama ama o nasıl bir analoji yahu.. "dondurmayı seviyorum döneri de seviyorum, döner aromalı dondurma, veya dondurmalı döner de yiyebilirim pekala" gibi bir önerme olabilir mi yani:)

mezzoalto (21 Haziran, 2007 11:02 Perşembe)
işbu mesajımla gecenin bi vakti döner de istetmiş olabilirim, özür:)

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 11:03 Perşembe)
O'nu da mi yemediniz? tuhh....

bella donna (21 Haziran, 2007 11:06 Perşembe)
hıyarlı gazozumuz değil elbette ama yorumlar bana geçen yaz sık sık hazırlayıp içtiğim bir karışımı hatırlattı:



yarım domates, bir orta boy havuç, 2 demet brokoli, bol maydanoz ve yarım portakalla hazırlamışım zamanında bu karışımı. bol pütürlü, biraz püremsi, oldukça çiğ sebze tatlı ama lezizdi. önyargılı olmamak lazım 8)

hıyarlı gazoz da deneriz. hatta çengelköy hıyarı olsa içindeki ne de leziz olacaktır o diye eklemeden de geçemiyorum.

phoenixia (21 Haziran, 2007 11:06 Perşembe)
erman yani sen kendi kendine istettin..:)) bnm bile çekti şimdi..
ve herkes sölediğini tekrar açıklamak,kendini "aklamak" zorunda kalmış gibi oldu ama... sonsuza kadar uzamasın..:)

erman dolabın içinde radyo da mı var.. sen gelemiyosan da o dolabı yolla partiye..:P

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 11:08 Perşembe)
Sevval valla yardima yetistin.. Helal...
SGB ve benim de dedigim gibi onyargili olmayalim... Deneyen var mi aramizda? Yok (bildigim kadariyla)
Hah gelsin iceriz... bilmeden bisey soylemek yanlis olur diye dusunuyorum!

Sevval bu karisim ne icin bu arada? boyle ev yapimi enerji icecegi gibim bisey mi?

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 11:12 Perşembe)
balla o ne kız ööle.. kahverengi falan afedersin yani.. olcak iş değil ıyyy..

bella donna (21 Haziran, 2007 11:15 Perşembe)
detoks olaylarına girişmişken hazırladığım bir şeydi. geçen yaz sanırım...  ama bu kış da bol bol elime geçen her çeşit sebze ve meyveyi blender'dan geçirmişliğim söz konusu oldu. sebze ve meyve güzeldir.

bu karışım için konuşmak gerekirse doyuruyor, mide sorunluysa biraz rahatsız edebiliyor ama özellikle şu havalarda insanı tamamen dinç kılıyor. pelte kıvamından uzaklaşıyorsunuz. yani sizi bilemem de ben şu anpelte olduğumdan genel bir varsayım yaptım 8)

bella donna (21 Haziran, 2007 11:15 Perşembe)
eet... renk çok sakat ama nescafe ve türevleri  ne renk?

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 11:20 Perşembe)
"eet... renk çok sakat ama nescafe ve türevleri ne renk?"

Bella Noktayi koymustur!

mezzoalto (21 Haziran, 2007 11:25 Perşembe)
cevap veriyorum: kahve çekirdeği renginde:) hatta genişletecek olursak çikolata renginde-kakao renginde.. hatta daha da genişletecek olursak pişmiş et renginde.. yani "daha evvel yenilmiş, besin maddesi rengi olarak algılanabilir" birşey renginde:)

başka sorusu olan?:D

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 11:27 Perşembe)
kıvam bellacım kıvam

bella donna (21 Haziran, 2007 11:37 Perşembe)
kıvam? burdan buyrun osman.
çiğ et rengi mi istersiniz, yoksa safra sarısı mı? hepsi mevcut.
avcı-toplayıcılıktan geliyoruz. o zamanlar tükettiğimiz ot sayısı şimdikinin çok daha üstündeydi diye tahmin ediyorum. ben bunlara bakınca ot rengi görüyorum. sorun içindekinin ot olmasıysa onu bilemiycem elbette 8) demeye çalıştığım bunu şu an yadırgıyorsak bu görmeye ve tatmaya alışkın olduklarımızın sınırlandırılmışlığından. yoksa biraz eşelesek o genler neler taşımış bize..

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 11:41 Perşembe)
hhehe.. aslında ben de bunu demeye çalışıyorum yukarda yazdıklarımı okursan eğer :) kahve içerken kimse ıyy demiyorsa, bişeye benzediğinden değil alışkanlıklardandır.. rahat olmak denemek lazımdır..

rakunzell rakkadar (21 Haziran, 2007 11:49 Perşembe)
'ben zararlıyım' diye bağıran birşeyi denemek ve ardından içedurmak mantıksızdır.. sanırım sorun şu ki: bu ürün kendini tehlikede hissettiriyor.. ımıhh..

ARTanubis (21 Haziran, 2007 11:49 Perşembe)
partide mavi-yeşil renkli filan bişiler içesim geldi... 

ermansinan dolap süpermiş ideal parti dolabı yapmıssın ama bira yetmez ona göre, gelmeyen varsa arayalım yoldan alsın iki 6'lık daha...:)

ben 30. yasgunumde evde "kırmızı" temalı bir parti verip içki olarak sadece sangria vermiştim, 20 şişe şarap 3-5 şişe votka kilolarca portakal limon derken gidip kırmızı renkli "laylon" jumbo çöp kovaları alıp onda karıştırmış-bekletmiş ertesi gün de yine kırmızı büyük bir çamaşır "leeninde" sunmuştum... (tabi daha önce içine çöp-çamaşır konmamışlarından bahsediyoruz...)

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 11:55 Perşembe)
vay be ne nostalji oldu art.. o günler nasıl hatırlıyorsun valla bravo hey gidi günler hey..

kokteyller bu iş için güzel örnek aslında.. her renk kokteyl içebiliyoruz.. degradeleri dahil.. dibinde uzaylı kanı var diye iade edilenini hiç duymadım.. kumsalda sevişmem ben arkadaş diyenini de...

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 11:58 Perşembe)
Art, bu sadece gorunen kismi...
Birayla sinirli kalmadik!
Soyle birde bar mekanimiz bulunmaktadir!

SGB, ben sevismem arkadas... Kumlari temizleyene kadar canim cikiyor sonra!

mezzoalto (21 Haziran, 2007 12:04 Perşembe)
noolur bana doğadan yenilebilir "mavi" bişi söyleyin:) blueberry'nin blue'su gibi değil ama, powerade mavisi..

ben zaten mesajar boyu "yeşilin doğal bir renk olageldiği ve besin maddelerinde kullanımının tuhaf olmadığını" söylemekteyim ama yeşil var, yeşil var tabi.. bir de alışkanlıklardan söz açtık madem "yeşil" rengin bize besin maddesi olarak hatırlattıkları var, yeşili görmeye alıştığımız kombinler var.. yeşil, her ne kadar botanikte bu adlı bir kategori olmasa da sebze rengi ve tatlı bir içecekle tatlı kavramıyla bağdaşmayan bir kategorinin ürünlerini bir arada düşünmek itici geliyor.. millet ıspanaklı tatlı kek yapıyor değişiklik olsun diye, hem tadı hem görüntüsü çok fena işte.. ne gerek var? heder etme ıspanağı, kavur soğanla, bas yufkanın içine gözünü seveyim yahu:)

elbette geçmişte milyonlarca yıl boyunda ot kök ne bulduysak yemiş olabiliriz ama dönerli dondurma gibi her yenilebilir şey bir araya geldiğinde eş yenilebilirlik değeri taşımıyor.. salatalıklı ayran fikri ne kadar "refreshing" ve leziz geliyorsa; salatalıklı ve bi de üstüne üstlük normal de değil son derece kimyasal bir yeşile bürünmüş kola fikri de o denli itici.. ben kendi adıma hemen herşeyi salt meraktan bi denerim o ayrı ama neden bunun "denenmesi gerekli" olsun ki? daha başlangıç noktasında itici bir ürünü üretme olsun bitsin, besin maddesinde innovasyonun sonu mu geldi? tadı feci de olsa ekmek kadayıfı aromalı dondurma fikri karşısında "daha neler" denmemesi ne kadar normalse salatalıklı "kola"ya "daha neler?" denmesi de o kadar normal:)

mezzoalto (21 Haziran, 2007 12:08 Perşembe)
kokteyllerde blue curacao diye bişi kullanıyorlar mesela bana o da oldukça itici geliyor, ama art'ım sen yarın portakala kattır onu, bak nasıl bir sarı-yeşil faz farkı oluyor, dün gördüğümüz gibi:) ve alkollü kokteyller zaten bir simya duygusu uyandırıyor insanda, kokteyl kavramı ve renklilik normallenebilir şeyler; o da bir yere kadar yani..

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 12:12 Perşembe)
Kivi Yesil ve tatliya yakin, mayhos bir tadi vardir.
Yesil erik severek yeriz. (oda mayhosumsudur)
Kavun acik yesildir (kelek oluyo ama alinca yiyiyoruz)
Yesil elma var sonra...

bak ben sana 4 tane sey soyledim. kabuledilebilirligi dusunulur ama soyledim...
Siyah ne var peki de kolayi iciyosun? (kola siyahi olacak)
Kolanin aromasi nedir pekim?

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 12:23 Perşembe)
güney sibirya'nın balta girmemiş kesimlerinde -ki burası bozkır bi alandır- yaşayan zeka seviyesi en düşük tür olan Mavi Pipili Sibirya Maymunu'nun adından da anlaşılacağı üzerine -çok afedersiniz- cinsel organı mavi renklidir. buna rağmen yeryüzünde bilinen en lezzetli etin bu maymunun o mavi kısmından elde edildiği kısıtlı bir çevre tarafından bilinmektedir.

bu yüzden yoğun olarak avlanan bu maymunun soyu tükenme tehlikesi altındadır.

mavi rengin sırrına gelince; zeka seviyesi düşük bu maymunun cinsel aktivitesinin ise çok yüksek olduğu, dolayısıyla pipisini içeri çekecek vakit bulamadığı, dolayısıyla pipisinin aşırı soğuktan donma tehlikesi geçirdiği ve akabinde uzun yıllar içinde derideki pigmentlerin de renk değiştirdiği tespit edilmiştir.

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 12:24 Perşembe)
mavi ermancım mavi..

Erman Sinan (21 Haziran, 2007 12:27 Perşembe)
"...yeşil, her ne kadar botanikte bu adlı bir kategori olmasa da sebze rengi ve tatlı bir içecekle tatlı kavramıyla bağdaşmayan bir kategorinin ürünlerini bir arada düşünmek itici geliyor..."
-mezzoalto

Buna istinaden soylenmistir!

sadi (su geçirmez balık) tekin (21 Haziran, 2007 12:30 Perşembe)
ha tamam :) bi tane mavi söyleyine söyledin sanıp söyledim ;)

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (21 Haziran, 2007 12:53 Perşembe)
konuşmassam ölürüm :P  sevdim bu konuyu koptum geldim ben de ..
 bence bence tek başına renk sorumlu değil bu önyargıdan , rengin çağrıştırdıkları da mühim , yüzeyde şuursusca reddediş gibi görünenin altında yatan gerçek kendini koruma mekanisması . 
bünye bir kere  sevmediği , tiksindiği bir şeyi hatırlatır bir algı yaratan yeni karşılaştığı şeyi direk böghh diye algılamaya (misal benim için belladonna'nın karışımı) ve bir dee zararlı olma olasılığı olan - naturellik hissi vermeyenden (bu da bu pepsi'nin yeşil ne idüğü belirsiz şeysi işte ) kendini koruma iç güdüsüyle uzak durmaya kodlanmış . 2.sine bakaraktan hiç de kötü bir şey değil bence bu önyargılı olma durumu .. sonuçta bu yeşil ben doğal değilim diye bağıran cinsinden , doğal olan ne bu kadar cart bi rengi verebilir ki ona > besbelli suni işte . zuzaylı kanı gibi dediğim de bizim için hiç de doğal durmayan bi rengi temsil ettiğindendi . yoksa bu ondan(kandan) tiksindiğimden , zararlı olmadığı( hatta yararlıdır bile belki ) kanıtlanmış olsa onu içemeyeceğimden değildi .
hem kan demişken , eli filan çizildi mi kan sızdı mı filan direk refleksle ağzına götürüp bi güzel vakumlayan bu arada da kanının tadını almış olan hiç mi yok aramızda ? hatta hatta kanının tadını seven ??
yabancı olma durumu işte hep ..bildiğin şeyi (tiksinmediğn sürece ) reddetmezsin ki .. rengi ne kadar kötü durursa dursun o kahvelerin kahve olduğunu , iyi kötü tadını biliyoruz + seviyorsak da niye yadırgıyalım ki ..
ama bu salatalık olduğu iddia edilen şeyin ne olduğunu ne biliyoz , besbelli doğal olmadığı , belki kandırıyor için için de bi köşeden gülüyorlar içen insanlara bunu üretenler  muhahahhhh diyee (salata aromasını neden /nasıl yaptıklarını gerçekten bi onlar biliyo olabilir sonuçta ) .. belki gerçekten 3.videodaki kadar olmasa da zararlı .. denenmiş mi , uzun dönem etkileri test edilmiş mi , biliniyor mu bakalım  ne etkisi olur ne olmaz ilerde...  yok işte onun için şu an zuzaylı kanı kadar yabancı -bilinmeyen - reddedilesi ..

ve veee ermansinan siyah olan o kadar siyah olmasa da çay var bi kere içtiğimiz .. ama tabi bu demek değil ki kola güzel,  kola iyi . onun da rengi olmasa da yapay kokusu buram buram ..
huhhh , tükendim , nefesim bitti , sustum

mezzoalto (21 Haziran, 2007 13:36 Perşembe)
kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız, budur! özellikle sunilik ve doğallık konusunda söylediklerinin altına imzamı atarım, süper anlatmışsın..

ermansinan, yani yeşil-yeşillik-"yeşil sever olma olmama" gibi kavramlar göz önünde bulundurulduğunda aklımıza ilk kivi mi geliyor taze fasulye mi, rica ederim yahu:) bildiğim kadarıyla bizden gayrı yeşil erik yiyen bir millet de yok zaten dünyada..

eğitim bilimlerinde kavram ve kategori öğretiminde "prototip" kullanımından bahsederiz.. bir türün ideal örneğidir prototip, ve kafamızdaki kategorileri de bunlara istinaden oluştururuz.. bu bağlamda da mesela tavuk bir kuş prototipi değildir ama güvercin öyledir gibi.. dolayısıyla meyve prototipi olarak da aklımıza gelenler kırmızı elma-turuncu portakal gibi jenerik meyvalardır, ve bunun haricindeki diğer tüm şeyleri de bunlarla karşılaştırarak kategorize ederiz.. bu bağlamda da domates bir meyvadır ama meyva prototipi değildir mesela.. yeşil için de prototip düşünecek olursak yaprak yeşili gelir aklımıza çimen yeşili çünkü doğaldır.. ama yenebilir yeşillerden bahsedersek o zaman da ıspanak veya fasulyeyi düşünmemiz lazım, çünkü çimen yemiyoruz.. yenebilir kırmızıyı görünce de direkt kan değil, domates-çilek-böğürtlen geliyor aklımıza.. yani bir besinin arzulanır olabilmesi için renginin doğada bulunan bir renk olması şart fakat yetersizdir, yenilebilirlik kavramıyla beraber de çağrışım yapebilmesi gerekir.. falan filan..

amaaan neyse, sanırım ben de tükendim, buyrunuz içiniz siz salatalıklı kolanızı, ben bu sıcakta bir ayran alayım kendime, salatalık çentilmiş:)

tam yedi tane z (21 Haziran, 2007 21:18 Perşembe)
cilde iyi geliyor mu?

asli (21 Haziran, 2007 23:13 Perşembe)
bbc deki bıyıklı amca geldi aklıma. Bir bölümde tad duyusu ile ilgili testler yapmışlardı. Miniminacik bebişlere iğrenç mamalar yediriyorlardı. zavallıcıkların suratları şekilden şekile girmişti bir daha verdiklerinde yemediler tabii. Deneyimler dışında arketipler de seçimlerimizi etkilyor. Mide bulandırıcı veya zehirli yiyecekleri kokuları ve renkleri ile ayırt edebiliyormuşuz. İşteee böööle mükemmel yaratıklarız kısacası :)

bella donna (21 Haziran, 2007 23:18 Perşembe)
walla bebeklerin kaderi iğrençlikten yana da yavrucaklar daha dünya'nın nimetlerini tatmadıklarından anlayamıyorlar bunu. daha bu sabah yeğenime pekmezli, yumurtalı, peynirli, salatalıklı leş gibi kokan bir karışım yedirdim içim kan ağlayarak da paşam iştahla götürdü.

aaa... ne güzel bir örnek oldu bu böyle! bakınız özümüz de var. her şeyi karıştırıp yiyebiliyoruz demek ki, renkti tattı alakası yok... ne yaptıysak biz insanoğlu yaptık kendimize..

hadi hep beraber doğaya dönelim.

mezzoalto (21 Haziran, 2007 23:34 Perşembe)
hayır hayııır:) bebeklerin tad alma duyuları bizimki kadar gelişkin değil:) ondan ne bulurlarsa çok dertlenmeden yiyebiliyorlar:)

bella donna (21 Haziran, 2007 23:40 Perşembe)
bana ne bana ne bana ne! aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa imdat!
bana ne ya, başka şey yemesinler hiç hep onları yesinler, sonra 20 yaşına geldiğinde önüne hönk diye şöyle bol tereyağlı mantı, kralından bi iskender verelim... bakalım aldıkları bu farklı tat karşısındaki tepkileri nolacak..

(gerçi sağlıklı  bir yaşamdan bir anda obeziteye doğru koşacaklarını düşünüyorum ama böyle bir deneye girişmeyeceğinizi varsayarak deyiverdim işte... muhalefetim muhalefet kalacam.)

sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Haziran, 2007 00:04 Cuma)
yapaylıktan falan bahsetmişken.. o ayıla bayıla içtiğiniz instant cafe'ler var ya.. nescafeler falan.. goldu da klasiği de batsın onların, hepsi sahte.. bir margarin kadar gerçekler.. hani yeri gelmişken..

rakunzell rakkadar (22 Haziran, 2007 00:05 Cuma)
filtreden sasmayalım :P

mezzoalto (22 Haziran, 2007 09:42 Cuma)
doğrudur sgb, maalesef tükettiğimiz pek çok şey öyle.. şahsen pek içemiyorum, çok canım istese de, midem rahatsız oluyor.. eğer minimum el değmiş kahve ise aradığımız türk kahvesi derim başka bişi demem:) onu da paketlenmiş değil, kavrulmuş çekirdek olarak alacaksın, kullanacağın zaman, minik bir makinası vardır onun, orada çekeceksin, taze taze.. misss:)

sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Haziran, 2007 09:43 Cuma)
filtre kahve için de aynını yapıyroum ben. çekirdek alıp çektirtip hemen tüketiyroum. tavsiye ediyorum. başka bir haz..

bella donna (22 Haziran, 2007 09:58 Cuma)
amaaaaa... o kahve de şöyle kısık ateşte bakır cezvede ağır ağır pişmiş olacak... şöyle bi de köpükten geçilmeyecek.... ooof ooof...
bu arada bilmeyenlere duyurulur. arkadaşlarım anlattı geçenlerde. izmir'de kızlarağası han'ın da bir yer varmış. türk kahvesini fincanda pişirip ikram ediyorlarmış. lezzetiyle, sunumuyla möhteşem olduğunu duydum. benim yolum oralara düşmedi, sizin düşerse muhakkak deneyin.

rakunzell rakkadar (22 Haziran, 2007 10:04 Cuma)
möhh.. mikrodalga kahvesi!! ahaha!

fair (22 Haziran, 2007 10:08 Cuma)
kahve demişken, her türk kahvesi sever insanın muhakkak mırra içmesini tavsiye ediyorum.. tek kelimeyle harika bişi.

sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Haziran, 2007 10:30 Cuma)
kızlarağasıhan kemeraltında.. kızlarağasıhan.. kızlarağasıhan..

bella donna (22 Haziran, 2007 11:01 Cuma)
mırra sevemedim ben, fırk...
ama sgb sen çok kötü oluyosun bazen...

fair (22 Haziran, 2007 11:43 Cuma)
bellacım nerde içtin? ben yerinde urfa'da içtim.. yapılması çok zor olan bir kahve.. gerci biz tarifini de alıp dönmüştük istanbula ama yapamamıştık maalesef.. bu arada urfada bir kebapçı konağında güzel yemeklerin üstüne mırramızı yudumlarken fincanı masaya koymama izin vermediler.. tamamını bitirdikten sonra ancak getiren kişiye verebilirmişsin.. yok eğer içerken masaya bırakırsan getiren garsonun tüm evlilik masraflarını karşılaman gerekiyormuş  huh olmuştum birden.

sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Haziran, 2007 11:45 Cuma)
ahaha saf görmüşler de yersen diye.. :lol: bi garson hayatında kaç kere evlenebilir ki en fazla..

mezzoalto (22 Haziran, 2007 11:46 Cuma)
ben modifiye mırra içtim -aslı mırranın katran kıvamında olur, bu oldukça seyreltik lakin yine de koyu ve sert bir kahveydi- güzeldi ama öyle solo içilecek şey değil, suadiyedeki tavacı recep ustada irmik helvası ile beraber içilince güzel oluyor:)

sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Haziran, 2007 11:48 Cuma)
künefedir o künefe..

fair (22 Haziran, 2007 11:48 Cuma)
eheh evet ama ben bekarım diye sırıtıyordu karşımda
yok yok mezzocum öyle olmuyor maalesef. mırra'yı dinlendirmek gerekiyormuş ancak içilirken ısıtıp getiriyorlarmış.. acaip bir yapım şekli var aklımda değil şimdi.. harika ve sert bir kahveydi ama bir daha başka yerde içmedim öylesini.

mezzoalto (22 Haziran, 2007 11:48 Cuma)
fair, ya da içini altın doldurman gerekir fincanın:D fincanı da kulpsuz olur, ve doldurulmaz, mırracı kahveyi yudumluk birimlerde koyar fincanına, bir yudumda içmen gerekir konanı.. daha fazla almak istemediğinde, mırracıya teslim edersin fincanı.. urfa adetidir, suadiyedeki tavacıda da aynı ritüelle servis yapılıyor:)

fair (22 Haziran, 2007 11:48 Cuma)
oy oy künefe istedi canıım.

fair (22 Haziran, 2007 11:50 Cuma)
demek bizi kandırmış bekar garson bak sen sorarım ona bir daha gidişimde  evet fincanı kulpsuzdu.. tek yudumda içmemi salık verdi ama ben yok öyle dedim, cadılığıma karşı koyamadı ehehe

mezzoalto (22 Haziran, 2007 11:51 Cuma)
yok faircim zaten bu gelen mırra da böyle pişirilip dinlendirilmiş şekliyle servis yapılıyordu ama ne senin ne de benim içtiklerimiz muhtemelen asıl mırra değiller, kömür ateşinde süper ağır pişer, böyle çok yoğun birşey, her babayiğidin harcı değil yani..

fair (22 Haziran, 2007 11:54 Cuma)
benimki kömür ateşinde ısındı yeter mi acep

sadi (su geçirmez balık) tekin (22 Haziran, 2007 13:50 Cuma)
ya bi de ööle olsaydı, (ne demek ööle diyeni döverim) hiç birimiz sosis yemezdik di mi?

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (22 Haziran, 2007 15:41 Cuma)
ermm.. şey ..şimdiii .. nası deseem..
nasıl yani yaa, n'oolmuş ki , hakketten yani ne demek ööle ?

Bir de şey ; ben de istiyorum o mırrak şeyden
Ne güzel anlatmışsınız mezzoalto ve fair , gözümün önünde hayali uçuştu resmen 

fair (22 Haziran, 2007 16:15 Cuma)
 içtiğim en güzel ilginç kahveydi.. bigün yolun düşerse urfaya tabii ki balıklı göle gidersin fakaaat mırra içmeden de gelme emi.. tabii eğer kahve içmeyi çok seviyor ve değişik şeyler denemeyi seviyorsan

bella donna (23 Haziran, 2007 00:30 Cumartesi)
ben nerde içtim... birkaç defa farklı yerlerde denedim ama bilemedim ki...

baburcum (23 Haziran, 2007 09:03 Cumartesi)
e cola turka da cappucinolu cola çıkarmış...böyle yeniliklere hazırlıklı olmak lazım derim..:)

Imagination (23 Haziran, 2007 16:40 Cumartesi)
yeniliğe ve değişime herzaman açık olmak gerektiğini savunurum, ama bu gerçekten olmamış... böyle bulanık filan irite edici bi görüntüsü var, hiç içme hissi uyandırmadı şahsen bende... zaten kola sevmem ama bunu hiç sevmedim...

kaligrafdoktor (05 Eylül, 2007 16:52 Çarşamba)
görür görmez aklıma, yine pepsinin ürettiği, mavi kola geldi. batasıca "mideaçacağı"nın tadı ...

ayrıca ülkeye gelmesi durumunda %46 lık kullanımı "persil sandıydım ne bileyim" olacağına kesin gözüyle bakıyorum.
hem açık deterjanların vazgeçilmez ekürisidir pepsi şişeleri.

hatta türkiye ye tatile gelmiş bir firma yetkilisinin bahsettiğim açık mutfak deterjanlarından görüp " aa sanki salatalıklı pepsi gibi. lan?! " dediği, bunu gören deterjan satıcısının da " ne kadarlık istiyon? şişe var mı şişe, valla bizde kalmadı abla hiç " dediği söylentiler arasında :)

Aygül Pembecioğlu (06 Eylül, 2007 10:49 Perşembe)
yanlız mavi hatta bir ara sarı olan pepsi'ler normal pepsi'lerden çok satılmış ülkemizde ki bende mavi olanın delisiydim :PPP

hahaha farkı nedir dersen bilmiyorum şekerli su iste :P

Yalçın (settar) Pembecioğlu (06 Eylül, 2007 10:55 Perşembe)
evet ya di mi? pepsi camsil ve dunya kupasi icin cikardiklari cis renkli pepsi hayvan gibi satmis :) yenilikse yenilik abicim ;P

kahveli kolayi coca-cola blak gelmeden once piyasaya cikaran cola turka'nin renkli kola isine de girmesini bekliyorum ben.

mezzoalto (06 Eylül, 2007 11:02 Perşembe)
ben çok niyetlendim içmeye ama hakikaten içim kaldırmadı yaa.. altın olanı neyse de mavisini kesinlikle, cık:)

ARTanubis (06 Eylül, 2007 11:07 Perşembe)
ayy yarabbim girmiim diyorum ama bu haberin kırmızı olmadığı bir an olmuyor yaw... yeteeeeeeerr ne yazıyorsunuz yaw!!!???

(sinirim gecti, şimdi yukarı doğru scroll yapayım)

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.