Anasayfa

 

Ünlüleri Giydir!


Hepimiz görüyoruz onları Televizyonlarda, internettte, gazetelerde, dergilerde... Çoğu zaman da giyimleriyle ön plandalar ya da öyle olmaya çalışıyorlar... AMA artık onları BİZ kendi seçtiğimiz kıyafetlerle görebileceğiz!!

http://www.stardoll.com/en/stardolls.php

Bu site sayesinde sevdiğim ünlüleri kendi seçimlerimle giydirdim (yalnız sitedeki kıyafetlerle sınırlı bu seçimler...)ancak şunu anladım ki benden modacı olmaz... OLAMAZ!!! Buyrun efendim bakın yaptıklarıma eminim siz de bana katılacaksınız:D


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Şubat, 2007 09:28 Cuma)
"şebnem" adli oyuncagin dijital olani :) negzel kesip kesip elbiseler giydirirdi ablam onlara (ben oynardim diycegimi saniyodunuz de miii?)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Şubat, 2007 12:10 Cuma)
Bu çok zevkli bi'şeymiş ya! Kylie Minogue'u giydirecektim, kıyamadım, öyle bıraktım :P Kelly Osbourne'u giydiriyorum şimdi :) South Park karakteri yaratmacadan bile daha zevkli!

MioCaro (09 Şubat, 2007 12:34 Cuma)
iyi de jonnynin de keanunun da vucut proporsiyonlarında sorun var sanki... çocuk oran orantıları var. olmaz ki canım!

sütlü muz likörü (09 Şubat, 2007 13:48 Cuma)
proporsiyonlar sorunlu...
misal ben kylie minogue'u giydirmeye kıyamayan settar'dan ilham alıp jake gyllenhaal.a bi bakayım dedim. hevesim kursağımda kaldı... kafa fıçı gibi duruyo caanım adamda

fake (09 Şubat, 2007 15:30 Cuma)

bunu denemenizi öneririm hahah


ARTanubis (09 Şubat, 2007 17:03 Cuma)
eglenceli hakkaten yaw... ama björkü giydirirken pantolon üstüne etek üstüne bir etek daha filan gibi çılgın planlarım kursağımda kaldı... layerlar default belirlenmiş, send to back filan gibi bir özellik lazım...cık olmamış:)

barracuda (11 Şubat, 2007 15:41 Pazar)
cans a katılıyorum. prim yapçaksa bence de soymalı versiyonu olmalı. çok saçma bi fikir.  ayrıca şebnemi bilmem ama dosta oynananan bi poker oyunu vardı eskiden- çok eskiden-. biz de onu oynardık biz de onla oynardık. gayet başarılıydı bence.

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (11 Şubat, 2007 16:19 Pazar)
çok eğlenceli :) hele kombinasyon şansı sunan giysileri olan ünlüleri giydirmesi daha da çok .. (sims2 nin dosyalarındaki giysiler üzerinde oynayıp oyunda kullanmak kadar olmasa da :P)
acaba ünlülerin gerçekten gardrobundaki giysilerden seçmeler mi diye merak ettim , çünkü bazı giysilerin  birebir gerçeğinin aynısı olduğunu fark ettim ve eğer hepsi öyleyse bir şey daha fark ettim ki bazı ünlüler cidden çok zevksiz :P

şebnem i hatırlıyorum ben de , adının şebnem olduğunu hatırlayamasam da .. gazetelerin bir dönem verdiği en gözde üründü,  girmediği ev kalmamıştır herhalde . ne güzeldi ,çok da eğlenceliydi şu an çok basit gelse de kağıttan giysileri kesip bir bebeğe giydirmek ,pardon yapıştırmak yani ;) 
hele ki beğenmediğim modelleri kafama göre kırpıp boyalarımla onları yeniden yaratmam apayrı bir zevkti o dönem benim için . sonra kağıtlardan sıkılıp kendi oyuncak bebeğime kendi giysilerini dikmeye başlamam da uzun sürmemişti , ve kısa bir süre sonra da yeni favori mekanımı anneannemlerdeki dikiş makinasının başı ilan etmem de :) hey gidi günler heyy! oldum bir an , o zaman bile hayat çok daha mı güzeldi ne ...

sadi (su geçirmez balık) tekin (11 Şubat, 2007 22:39 Pazar)
o şebnem giydirmeler ( laf aramızda şebnem büyümüş serpilmiş fıstık gibi bi kız oluş, istiklalde görüyorum arada, kreasyonu da çok farklı o zamankinden) bi de o şey vardı milliyetin verdiği evler arabalar yapmalar falan. artık onları kim çiziyorsa elime bi geçirsem bugün bile o günkü sinirlen girişirim valla. kardeşim sen onu kendin denedin mi hiç.. otur şimdiye kadar verdiğin tüm kes katla yapıştır senin de vicivici'n olsunları kes katla yapıştır, ceza sana.. allahın cezası. deli olurdum her seferinde tekrar tekrar bi umutla yenisine başlardım. illa bi yeri eksik bi kenarı kısa bi yeri kastırır. belki de sırf bu idealizm hissiylen tasarımcı oldum yıllar sonra. ne kabustu ama.. of..

Polka (11 Şubat, 2007 22:44 Pazar)
o yoo... milliyetin verdiği evleri ben de hatırlıyorum... Yaz tatiline falan denk gelirdi... sıcakta bunala bunala yapardık kuzenle... ne gerek varsa eziyete...

sadi (su geçirmez balık) tekin (11 Şubat, 2007 23:06 Pazar)
tam düzgün süper bi ev bi çiftlik bitirebilmişliğiniz var mıydı? kuzenle?

Polka (11 Şubat, 2007 23:16 Pazar)
valla biz baydıgımızdan finalini hep babam yapardı... Naapar neederki bilmiorum... :P

ARTanubis (11 Şubat, 2007 23:57 Pazar)
ben hep bitirirdim sgbcim sorry... onlardan hevesimi almış olmalıyım ki tasarımcı olmadım:)

atakuleyi yaptığım anı o kadar net hatırlıyorum ki ... neden acaba...

elifbb (12 Şubat, 2007 00:07 Pazartesi)
bak ben de atakuleyi cok net hatırlıyorum aralarında... cok mu deli edenlerden di acep? o kubbe kısmının üçgenleri bile gözümün önüne geldi şimdi oyf...

bu arada ben cinnet geçirmeye yaklaşsam da ısrarla bitirirdim, evimizin güzide köşeleri karton karton olmuştu valla... sonra bir galeyan anında hepsi tarih oldular, sonraki seri kesilmemiş yapılmamış şekilde bir köşede annemin sakinleşmesini bekler oldu.

sadi (su geçirmez balık) tekin (12 Şubat, 2007 00:59 Pazartesi)
art, sen klasman dışısın abicim.. senin yaptığının içine gir yerleş yani

fake (12 Şubat, 2007 10:48 Pazartesi)
o karton maketlerin devamının gelmeyeceğini  bilsem saklardım ya.. kıymetini bilemedik attık bak kült oldu.. 
*maketler ben de bitirirdim sgb, çok sorun yaşadığımı hatırlamıyorum. ha gerçi açık kalan duvar aralarına falan elişi kağıdından harç yaptığım olmuştur :))

sadi (su geçirmez balık) tekin (12 Şubat, 2007 10:49 Pazartesi)
heh işte ya.. biriniz de dürüst olsun canım.. ne çabuk unuttunuz geçmişinizi.. :)

fake (12 Şubat, 2007 11:06 Pazartesi)
benim gibi fake bi insandan ne kadar dürüstlük beklenebilir :P

Erman Sinan (12 Şubat, 2007 11:10 Pazartesi)
50cent'e etek giydiremedim, sevmedim ben bu isi!

Fixx (12 Şubat, 2007 11:13 Pazartesi)
Aman Erman, 50Cent'in kulağına gitmesin bu, valla zati adam her albüm kapağında daha da bi silikonlanıyo, hayır yerin-yurdun da yakın adama, atlar gelir valla.

Erman Sinan (12 Şubat, 2007 11:19 Pazartesi)

Bi denk getirsem dovucem de denk gelmiyo kerata!


ARTanubis (12 Şubat, 2007 22:13 Pazartesi)

sgb asıl sen gir yerleş!!!  (karton ev yaptığımız günlerin IQ'suyla verdim cevabı da...:)


sadi (su geçirmez balık) tekin (13 Şubat, 2007 09:29 Salı)
art, hani o kadar mükemmel yapıyosundur ki içine girip yerleşilesi evler olur baabında dediydim ama bu saldırgan tutumunu göz önünde bulundurup elimde makas ilen o evi başına yıkmaya geliyorum, kaçma nihoahaoha

ARTanubis (13 Şubat, 2007 10:43 Salı)
 (........oyy çok üzüldüm şimdi, adam iltifat etmiş, annamadık, ama o da güzel etseydi... gir yerleş denir mi.... girip yerleşilebilir dese böyle olmazdı, alttan mı alsam... ozur dilenmez simdi adam bıcakla ustume kosuyor...hemen baska bi habere atliim belki bulamaz...sanatın anlamı ve hiçliği filan üzerine felsefi bi haber bulayim... oralar tenha oluyor....araba, kamasutra haberi filan varsa kalabaıkta hemen bulunurum...bak hala elinde bıcakla kosuyor.............)

sadi (su geçirmez balık) tekin (13 Şubat, 2007 10:47 Salı)
bıçak değil makas o bi kere.

yeme de yanında yat gibiydi o bi kere..

tenhada kıstırmaz mıyım ben seni o kere.


ARTanubis (13 Şubat, 2007 11:45 Salı)
kere diye şiir yazmış yaw...gel de duygulanma o serial lkiller gözlerin altında aslında altın gibi bir kalp var sanırsam:)

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.