Anasayfa

1614_3196.jpg Resimleri
 

Tasarımın ÖzüSözü


Pin It

Bu kitabı DNR'da görüp aldım. Kitapta, tasarım üstüne 600'e yakın özdeyiş var. 

Derleyen ve Çeviren: Celal Üster
Yayın Kurulu: Uğur Tanyeli, Akın Nalça, Bülent Erkmen

Mekan ve sergileme tasarımı kuruluşu Akın Nalça Modular Spaces, bütün tasarım disiplinlerine düşünsel ve kalıcı bir tartışma süreci sağlama hedefiyle her yıl yayımladığı kitaplara bir yenisini ekledi. 2003’te yayımlanmaya başlayan Akın Nalça Kitapları’nın dördüncüsü: Tasarımın Özüsözü.

"Hayalgücün, sevgili dostum, senin hayalinin alamayacağı kadar değerli"
-Louis Aragon-



Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 09:55 Cuma)
"şimdi başımıza icat çıkarma" da var mı?

ARTanubis (16 Şubat, 2007 09:57 Cuma)
bu haber beni aştı... tasarımcı arkadaşlar yorum yapsın... sırf ilk yorum fırsatını kaçırmamak için yazıyorum:)

ARTanubis (16 Şubat, 2007 09:57 Cuma)
ve ilk yorumu SGB ye kaptırmışız...peeehhh

fair (16 Şubat, 2007 09:58 Cuma)

 James Randolph Adams der ki; Büyük tasarımcılardan pek az büyük reklamcı çıkar, çünkü kendilerini resmin güzelliğine kaptırırlar ve malın satılması gerektiğini unuturlar.
hımmmm çok göreceli bişi ama sanki doğru gibi.


sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 10:10 Cuma)
peki büyük tasarımcılardan (bahsedilen tasarımcı ürün tasarımcısı diye düşünerek) neden büyük reklamcı çıksın ki? reklamcılardan büyük reklamcı çıksa ya

c (16 Şubat, 2007 10:12 Cuma)
sanılanın aksine, bazı tasarımcılar estetik değil, işleve kendilerini kaptırırlar, bazıları ise estetiğin bir işlevi olduğunu düşünerek tasarım yaparlar.

ARTanubis (16 Şubat, 2007 10:12 Cuma)
süperdi sgb, baterim olsa da dııbıbıdıbııçısss yapabilsem böyle durumlarda yaw...

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 10:19 Cuma)
hehe sana bi bateri almak şart oldu.. bu iki oluyor :)) gerçi şimdi sen her bateriyi de beğenmezsin.. tama ya da pearl almak lazım sana.. hımm bunu düşünücem

fair (16 Şubat, 2007 10:33 Cuma)
aslında sanat diye birşey de yok yalnızca sanatçılar var

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 10:38 Cuma)
burnuma kan kokusu geliyor.. nihoahoa..

bineger (16 Şubat, 2007 10:40 Cuma)
Bu ay ki mimarlık adlı dergide reklamını görmüştüm, scannerım yok tarayamıyorum. Kapakta büyük puntolar kullanmak, ve bölesi bir hareket anlatılmak istenileni algılayamadım şahsen. Küçük puntolar ve bi köşeciğe yazı daha tevazulu olurdu. Böyle biz bu işin uzmanıyız biz çok biliyoz havalarında olmuş. :) Böyle bi kitaba bu kapağı görünce şaşırıdm ama birde alıp okumak lazım belkide kapakta bir şeyleri hicvetmek istemiş olabilirler.

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 10:43 Cuma)
bu daha çok akın nalçanın tarzıyla alakalı olmalı. fair, kapak tasarımı kendisine mi ait sana zahmet bi bakar mısın?

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 10:44 Cuma)
ehm.. düzeltiyorum, bülent erkmeninmiş grafik tasarım.

fair (16 Şubat, 2007 11:27 Cuma)
Kitapta konsept ve tasarım Bülent Erkmen yazıyor

fair (16 Şubat, 2007 11:28 Cuma)
Bu arada kitap masamda duruyor arada alıp sayfalarını karıştırıyorum ve hoşuma gitti... Küçük ve hoş bir kitap... İçinde de birsürü filozof, şair ve yazardan inciler var.. Hoş ve tartışılası şeyler söylemiş hepsi de... Kitabın sonunda da herkes hakkında ne yaptıklarına dair birkaç kelime yazıp tanıtmışlar.. Bu da çok iyi... Ben sevdim herkese de tavsiye ediyorum... Bir kitap kurdu olarak kitabın ufak boyutlarda olmasını da takdir ettiğimi de söylemeden geçemeyeceğim

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 11:48 Cuma)
gene bize ordan bi kaç provokatif cümle cımbızlasan da biraz klavye parmaklasak şuracıkta.. canım şapkam benim..

Amidala (16 Şubat, 2007 11:50 Cuma)
tasarım kriterleri:
1.düşünme, çiz
2.burada tasarım eğitimi veriyoruz, cehaletle savaşmıyoruz
3.form fonksiyonu izler
4.yine hıyar gibi amorf formlarla gelmişsin, ammooorrff,aaaahhhhh
5.form fonksiyonun önüne geçmesin
6.kesitte göreliim
vs vs... kitapla alakası olmadı pek ama işte bunlarda bizlerin tasarım kriterleri... keşke daha aklıma gelse  hmm düşüniyim birazzz...

 


Amidala (16 Şubat, 2007 11:57 Cuma)
7.kalıptan çıkar mı
8. çizmek sekse benzer, yaptıkça öğrenirsin (işte budur, tüm tasarımcılarım bilmesi gereken özdeyiş budur yahuu....)

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 12:02 Cuma)
hahah.. şimdi ayakkabı haberine yazacaktım ama burda da aynı sonuca vardığımızı görünce buraya yazayım dedim.

yaşasın bigumigu seks hareketi her konu eninde sonunda sekse bağlanıyor. murphy kanunu

fair (16 Şubat, 2007 12:07 Cuma)
 cimbiz 1: Düşünce ilk başta saçma gelmiyorsa, umutsuz demektir.

fair (16 Şubat, 2007 12:08 Cuma)
cimbiz 2: -ki bunu daha çok sevdim: Hayalgücü bilgiden daha önemlidir, çünkü bilginin sınırlı olmasına karşılık hayalgücü tüm dünyayı kucaklar.

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 12:10 Cuma)
hehe.. bu hoşuma gitti. hatta biraz revize edebiliriz. "herkes fikrinize karşı çıkmıyorsa, umutsuz demektir"

fair (16 Şubat, 2007 12:11 Cuma)
ehueh cimbiz 3: -ki michelangelo söylemiş: Mermerde meleği gördüm ve meleği özgür kılana kadar oydum mermeri...  lambadan cini çıkardın sgb :)

fair (16 Şubat, 2007 12:18 Cuma)

kitabı karıştırırken bir provokatif cümle daha buldum. "Yaratıcılık mutsuzluğun sanata çevrilmiş halidir"


sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 12:21 Cuma)
şimdi bi cımbızla alıcam benim şapkamıı kafandan. aaa.. yapıştı kaldı aaaa..

fair (16 Şubat, 2007 12:25 Cuma)
sen de hiç paylaşımcı değilsin ben de sevemez miyim o biguyu :(

MioCaro (16 Şubat, 2007 12:39 Cuma)
"Talent is nothing if you don't have passion"
Erik Vervroegen
kitapta var mı bilmiyorum ama paylaşiim istedim

Doolittle (16 Şubat, 2007 12:51 Cuma)
hemen gidip bi tane alıcam çok beğendim.. sora birlikte cımbızlarız..

Ceyhun Aksan (16 Şubat, 2007 12:54 Cuma)
Kitabı almak farz oldu

Bunu, şunu ve onu buldum.

MioCaro (16 Şubat, 2007 12:54 Cuma)
bi de şu var ki Paul Rand söylemiş;

"Design is so simple, that's why it is so complicated"

phoenixia (16 Şubat, 2007 13:11 Cuma)
yukarıdaki sözlerden, hayalgücü bilgiden önemlidir(imagination is more important than knowledge) kısmı einstein'ın.. hani hayalgücünü, tasarım ve sanat algısıyla düşünüyoruz ama  bilgi temelli kuramlar için de önemli.. 
(-didaktik misin kardeşim)

fair (16 Şubat, 2007 13:22 Cuma)

bi cımbız daha; "kendimi ve düşünme yöntemlerimi incelediğimde, hayal kurma yetisinin benim için soyut, pozitif düşünme yeteneğinden daha çok anlam taşımış olduğu sonucuna varıyorum."


sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 13:26 Cuma)
fair, kitabı paylaşıyoruz ya işte negzel.. bak ne paylaşımcıyım :)))

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 13:28 Cuma)
imzalı cımbızlar istiyoruz.. ohh mis gibi şapkam canım benim :))

fair (16 Şubat, 2007 13:29 Cuma)
kitabın tek kötü yanı fihristinin kategorilere göre yapılmış olması...  keşke kişilere göre yapılsaydı...

fair (16 Şubat, 2007 13:31 Cuma)
1.22'de yazdığımı albert einstein söylemiş.. diğerlerini bulamıyorum çünkü fihristi yok

ayrıca hala şapkanın peşini bırakmış da değilim.. inatçıyım ben

fair (16 Şubat, 2007 13:35 Cuma)
bi tane daha buldum: "Yorum, zihnin sanattan aldığı intikamdır"-Susan Sontag-

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 13:40 Cuma)
ben sana başka şapka ayarlarım ;) bırak o şapka benim uyy daa...

fair (16 Şubat, 2007 13:41 Cuma)

o zaman benim şapkamın iki kulağı olsun.. bi de kırmızı olsun...


fair (16 Şubat, 2007 14:56 Cuma)

 "Bu dünyaya ne yapmaya geldiğimizi soracak olursanız, bir sanatçı olarak şöyle yanıtlarım: Yüksek sesle yaşamaya geldim." -Emile Zola-

Madem ki iki kulaklı şapkam hala yok. Ben de tek kulaklıyı kullanırım öyleyse


fair (16 Şubat, 2007 15:19 Cuma)
 "Kesinlikten yola çıkarsanız kuşkuya varırsınız, ama kuşkuyla yola çıkarsanız kesinliğe ulaşırsınız" 
-Francis Bacon-

fair (16 Şubat, 2007 15:20 Cuma)
teşekkürler sgb :)

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 15:20 Cuma)
ters yöne girme diyor yani

ARTanubis (16 Şubat, 2007 15:43 Cuma)
o şapka çok güzel olmuş ve sana da çok yakışmış fair.. korkarım sgb ile çok hoş bir çift oldunuz... allah sonunu hayır etsin

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 15:50 Cuma)
yok canım bizimki iş ilişkisi.  şuraya da tezgahı açiim bari..

her türlü şapka ve saç siparişiniz alınır, itina ile yapılır..

SGB saç şapka postiş sanayi ltd. şti.

fair (16 Şubat, 2007 15:55 Cuma)
:))) yok valla ben çok sevdim sgb'yi ama öle arkadaşça... tamamen doğaçlama oldu bu şapka olayı :)))  aaa ama cok fenasin bu arada art :)))

ARTanubis (16 Şubat, 2007 15:57 Cuma)
len "SGB" bu muydu yoksa : SGiyim Bıyık ticaret turizm giyim tasarım Ltd Şti

fair (16 Şubat, 2007 16:02 Cuma)
aaa o zaman saçlı bir bigu da yapabilirsin.. mesela kıvırcık saçlı :P

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 16:04 Cuma)
sen nickini hair olarak değiştir, onu da yaparız hehe

fair (16 Şubat, 2007 16:04 Cuma)
tamam hair fair.. super oldu gercekten.tenkyu.

ARTanubis (16 Şubat, 2007 16:14 Cuma)
çok karışmaya başladınız.. sana mustafa sgb diyelim mi??

fair (16 Şubat, 2007 16:16 Cuma)

ARTanubis (16 Şubat, 2007 16:17 Cuma)
üzülme tamam yaw, sana mustafa fair diyelim...:)

fair (16 Şubat, 2007 16:19 Cuma)

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 16:26 Cuma)
kel ya, kıskandı.. hehehe.. karışmıyor merak etme seninki hem kırmızı hem ikili falan.. kih kih..

fair (16 Şubat, 2007 16:31 Cuma)
 

braincircle (16 Şubat, 2007 16:35 Cuma)
böyle böyle bütün kitabı çaktırmadan biguya indireceksiniz di mi? eh, sanal kitaplığımız da olur artık.  böylece kütüphanede sessiz ol kuralına ironik olarak blog sitesinde kitap okuyalım kampanyası açabiliriz. huah sevdim bunu 

phoenixia (16 Şubat, 2007 16:39 Cuma)
dediğin gibi oldu braincircle...
üzerinde konuşulacak sanmıştım ben de..yazıldı ve kaldı...

fair (16 Şubat, 2007 16:47 Cuma)
ben de bir kitap kurdu olarak ne gerekiyorsa yaparım.. gerekirse oturur hepsini sırayla yazarım da

fair (16 Şubat, 2007 16:48 Cuma)
Bilimde yeni buluşları müjdeleyen en heyecan verici söz "Eureka!" değil, "Ne matrak..."tır. -Isaac Asimov-

elifbb (16 Şubat, 2007 17:07 Cuma)
What is mind? No matter. What is matter? Never mind!
- Homer J. Simpson -

phoenixia (16 Şubat, 2007 17:09 Cuma)

elif...:)))


fair (16 Şubat, 2007 17:10 Cuma)
:))

elifbb (16 Şubat, 2007 17:11 Cuma)
:)))) tutamadım kendimi... ama valla sulandırmaksızın çıkabilecek amma çok muhabbet var ortalıkta, nerden başlayacağını bilemio insan. fair, sen seç bunlardan bi tane bence direk ondan başlayalım "olmas, türkiyeye uymuo, bence çok kaba" falan gibi şeylerle heheh

fair (16 Şubat, 2007 17:16 Cuma)
ama sulanınca da çok eğlenceli oluyor.. vazgeçemiyoruz kabul etmek lazım   ama bigu kutuphanesi hakkinda ne dusunuyorsunuz merak ettim?

elifbb (16 Şubat, 2007 17:21 Cuma)
hehehe eğlenir coşarıs yine canım nolcak

bigu kutuphanesi derken yukarıda yer alan yorumlardan yola çıkarak, nedir? hepbirlikte kitap mı okicas demek istiyorum... ya da masal saati falan? :P

kitap paylaşalım tabii de kütüphane olmaya kadar gider miyiz bilemedim. gideceksek ben büyük ve bordo bir kütüphane olucam ama şimdiden söyliyim bak.

phoenixia (16 Şubat, 2007 17:26 Cuma)
kitap okumam okuyana mani olurum söliyim de..

fair (16 Şubat, 2007 17:28 Cuma)
aklıma ilk gelen ortaklaşa bir karar sonucu bir kitaptan alıntılar koyabiliriz.. belirli periyodlar seçilir... her kitaba 1 ay ayrilir mesela ne bilim

MioCaro (16 Şubat, 2007 17:32 Cuma)
farklı kitaplardan alıntılar yaparak yeni bir kitap yaratabiliriz ya da... bir alıntıyla başlayacak her hangi bir kitaptan, sonra sırayla herkes öyküyü çekiştirmek istediği yere istediği kitaptan isteğini alıntıları yaparak götürecek. etkileşimli alıntı romanı gibi bişey işte

fair (16 Şubat, 2007 17:34 Cuma)
himmm bu da iyi fikir.. bigubook olur sonra da ismi...

elifbb (16 Şubat, 2007 17:39 Cuma)
herkes ardarda birer cümle yazsın, alıntı olmaksızın kendi romanımızı yazalım canım olmuşken... :))

fair (16 Şubat, 2007 17:40 Cuma)
tamam elif ben kütüphanenin perdeleri kadife olsun istiorum

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 17:43 Cuma)
eyvah, kadın eli..

fair (16 Şubat, 2007 17:44 Cuma)
 ama ancak o zaman ışık geçirmez oluyor yaw.

elifbb (16 Şubat, 2007 17:47 Cuma)
ışık geçirmesin yahu ışığı napcas... meşale falan bişiler yapalım, gotik de olmuşlar desinler arkamızdan iyidir kadife oki :)))

phoenixia (16 Şubat, 2007 17:48 Cuma)
fair.. teletabi gibi oluyo bu yaw..kedi kulak gibi yapılabilirdi mesela..

kollektif kitap yapılacaksa alıntı olmasın.. arak işlere tepki verirken o kadar yani..
elif+1

fair (16 Şubat, 2007 17:51 Cuma)
tamam o zaman.. elif+1+1 konu ne olsun?

MioCaro (16 Şubat, 2007 17:55 Cuma)
elifbb, yine Bülent Erkmen'in fikir babalığını yaptığı Beşpeşe diye bir kitap var. Murathan Mungan, Elif Şafak, Pınar Kür, Faruk Ulay ve Celil Oker birbirlerinin ardından, birinin bıkaktığı yerden bir sonraki devam ederek bir roman yazdılar...  çok da eğlenceli bir çalışma oldu. tavsiye ederim...

bizimki farklı olsun die alıntı önerisini getirdim. sınırlama olur hem de :))

elifbb (16 Şubat, 2007 17:56 Cuma)
peki madem özlü sözler olan bi kitaptan yola çıktık, romandan falan vazgeçip tüm biguların kendine ait özlü sözlerinin olduğu bişi toplasak? kadife perde yine olabilir sorun diil...

atın iyisine doru, bigunun iyisine deli derler

bir söyle bin işit, bin söyle hiç işitmesen de olur

bin bigu başlıklarda çocuklar gibi şendik, bin bigu o gün dev bir konuyu yendik

benim suyum kaynıyo sanırım evet :)))

elifbb (16 Şubat, 2007 17:57 Cuma)
heheheh mio evet çok sevdiğim bir kitaptır kendisi. ben ööyle patadanak atlayınca roman diye girmiş bulundum, sonra senin yorumu göremeden özlü söze geri döndüm :)) aklın yolu bir canım, birazdan evet elıntı yapalım diye de yazıcam bak gör heheheh

phoenixia (16 Şubat, 2007 17:58 Cuma)
elif..vekalet verdim benim yazacağım özlü söz kısımlarını da sen yaz..:):)

fair (16 Şubat, 2007 18:00 Cuma)
:))) zormuş.. aklıma bişi gelmiyo

fair (16 Şubat, 2007 18:01 Cuma)
:))) benimkini de benimkini de

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 18:01 Cuma)
aslında bi süre evvel site sahiplerine şööle bişi teklif ettim. bakın dedim biguda bu kadar şahane adam kadın var. muhteşem işler çıkıyor. hani ufak ufak toplansak ve ortak bi iş yapsak. bu sergi olur, bir albüm olur, bir etkinlik olur bişi bişi. hani bu enerjiyi sinerjiyi kullansak.. onlarda herkes başta evet der heyecanlanır sonra da kimse uğraşmaz diye söndürmüşlerdi beni..

MioCaro (16 Şubat, 2007 18:04 Cuma)
frp oyunları gibi aslında... ama master yok. başlangıcı biri yapacak bir paragraf veye bir giriş cümlesiyle... sonra tıpkı tabudaki gibi :) sırayla herkes birer alıntı yapıp öyküyü yönlendirecek... ç o k  h e y e c a n l ı !

fair (16 Şubat, 2007 18:04 Cuma)
aslinda bir zaman sonra ilginç başlıklar ve yorumları bir kitapta toplanabilir.. çok da şık olur ve iyi de satar diye düşünüyorum ben... bütün yorumlar çok eğlenceli.. hiçbir site buranın eline su dökemez..

Doolittle (16 Şubat, 2007 18:04 Cuma)
ben sevdim bu fikri SGB.. yapalım.. ben varım yani..
( benim smiley nerde ?? ) :))

elifbb (16 Şubat, 2007 18:07 Cuma)
illa tabudaki gibi diye de söylicek arada cık cık cık :P

ben fikre sonuna kadar katılıyorum, çok keyifli bişi valla, başta evet diyip sonra uğraşmayanı çok fena kınarız canım nolcak. ve fakat sergi albüm etkinlik falan derken nası bişi mesela? yani diyelim ki aramızda tasarımcı veya saz arkadaşı olmayan var. o zaman napıorus? kendisi kapıda durup el ilanlarını mı daatcak ben önden soriyim de :))

braincircle (16 Şubat, 2007 18:09 Cuma)
ahh ah çılgın türkler siz yok musunuz sizzz. 'işe türk gibi başlamak' bu olsa gerek:)

MioCaro (16 Şubat, 2007 18:14 Cuma)
alıntılar kitabını yazacak 10 kişilik bi ekip oluştururuz... (tabudaki gibi ayrı gruplar deil. hepimiz aynı grupta olucaz elifciim :)

2. ekip kitabı tasarlayacak ekip olur mesela

3. ekip editörlerden oluşur

4. ekip da hani bana hani bana ekibi olur

etkileşimli bir kitap olur... ve nette yayınlanır bi güzel

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Şubat, 2007 18:15 Cuma)
ortak bişilerde elbet buluşulur. tek bir iş de olması gerekmez. bilmiyorum işte. istekliysek geliştirilir bi şekilde..

Doolittle (16 Şubat, 2007 18:15 Cuma)
1. ekip yok mu ?

fair (16 Şubat, 2007 18:16 Cuma)
ben her zaman varım

MioCaro (16 Şubat, 2007 18:18 Cuma)
1. ekip alıntı bigu romanı yazarları ekibi :))

bi de bu kadar illustrator varken elbette kitabın görsellerini çizen ekip de olmalı. (5. ekip)

fair (16 Şubat, 2007 18:19 Cuma)
en önemlisi kim yapacak organizasyonu

Doolittle (16 Şubat, 2007 18:19 Cuma)
"Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'yi bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın.
Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra."

                                             The Catcher in the Rye

mesala böyle bi giriş yapabiliriz

MioCaro (16 Şubat, 2007 18:20 Cuma)
evet! süper hadi başlayalım

Doolittle (16 Şubat, 2007 18:22 Cuma)
kitap dizgiside benden...

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (16 Şubat, 2007 18:23 Cuma)
senaryo yazma fikrine evet evet evet diye atlamak istiyorum 
herkesin bir defada 4-5 cümlelik kısım eklemesiyle sürecek sırayla herkesin istediği yerde istediği yöne çekip savurabileceği ,bu şekilde  büyüyüp büyüyüp genleşip bir anda patlayacak bir bigu destanı yaratabiliriz .. =)

elifbb (16 Şubat, 2007 18:23 Cuma)
ben hani bana ekibinin resmi maskotu olmak istiyorum. adaylığımı da açıklıyorum buyrun :)))

bi de size sahibi ve sahibesinden ses gelseydi dimi, hayır yani isim hakkı dediğin şeyin kimbilir kaç yıl hapsi var. neme lazım bu kadar adam sürünmeyelim bak sonra :P

fair (16 Şubat, 2007 18:26 Cuma)
sadece sen ve sadece ben sezgilerimizle bir şeyleri belki aydınlatıyor belki bazı tozlu albüm kapaklarını aralıyor ya da bir pikaba eski bir plağı koyup şaşırmak istiyoruz... olabilir, olsun, hep olmalı zaten şaşırmak ve düşlemek
ama yavaş yavaş...

Doolittle (16 Şubat, 2007 18:27 Cuma)
eee fair nerden alıntı yaptığını yaz da sora bide onlarla uğrasmayalım di mi ? :))

fair (16 Şubat, 2007 18:29 Cuma)
:))) bu bana ait... fair yazmayı unutmuşum altına pardon... bana ait birkac sey daha var onları da akşam yazarım

MioCaro (16 Şubat, 2007 18:29 Cuma)
canım alıntı kitabı bu... kimden almışız, hangi sayfa nosu etc. hepsini yazıcaz elbette

elifbb bu arada hani bana ekibi üyeliği adaylığın kabul olmaz çünkü sen zaten alıntı yazarı ekibindesin bile :))

elifbb (16 Şubat, 2007 18:31 Cuma)
:))) peki eööö şey olsa, uydurma ekibi diye bişi varsa ben ona katılsam... alıntı diyince anca homer simpson falan çıkıo benden bakın söyliyim heheheh

salinger da çıkarırım o ayrı tabi de... :P

elifbb (16 Şubat, 2007 18:36 Cuma)
peki bişi daha önersem... şimdi hakkaten yapıosak böyle bişi, başlık altında alıntı yığılmasına yönelmeden acep farklı bir şekilde mi çözsek bu işi nedir? hayır yani hem işi kolaylaştırır hem de ben shrek başlığını illa ki en çok yorumu olan başlık ünvanında tutucam diye telef olmam :)))))

MioCaro (16 Şubat, 2007 18:39 Cuma)
hissediyorum potansiyeli. nihahaaaa!
budur bence simpson da olur.

(doolittle başladı bile! salinger süper. Nine stories başucu kitabım hala)

Polka (16 Şubat, 2007 19:33 Cuma)
olur mu en filozof kişilerden biridir homer, öyle hafife almayalım.

Salinger diyince aklima Nicholas Cage ve Patricia Arquette ile ilgili şehir efsanesi geldi...
Salinger nedense Hollywood oyuncularının bir takim maceralara gark etmesini sağlayan bir yazar olmuş, Winona Ryder'da Catcher in the Rye'i okuduktan sonra oyuncu olmaya karar vermiş, ki kendisi beterböcekteki performansı ile kalbimde yer etmişti (tabii ki Michael Keaton'dan sonra...)

fair (16 Şubat, 2007 20:55 Cuma)
O zaman başka bir başlık açalım derim ben... İsmi de bigubook olsun.. herkes yazsın altına alıntılarını  ya da kendi yazdıklarını... ben editör olmak istiyorum :)

phoenixia (16 Şubat, 2007 22:03 Cuma)
site sahiplerimiz de uygun görürse, bigu'nun blogspotunda yapalım ya da bu projeye ait yeni bir blog açalım diye bi düşünce geçti bööööle....

MioCaro (16 Şubat, 2007 23:15 Cuma)
ben de katılıyorum pho'ya...

yapalım listeleri
başlasın bigubook 1.0 !

Yazanlar:
1. doolittle 
2. elifbb 
3. polka 
4. ...

Çizenler:
1. ...


Kitabı tasarlayanlar
1. ...

Editörler:
1. fair
2. phoenixia :)

phoenixia (16 Şubat, 2007 23:29 Cuma)
mia..:) onur duydum...
kendi kelimelerimiz olacaksa ben yazı kısmında da yer almak isterim... katılımcılara göre pozisyonları esnetebiliriz de sanırım...

MioCaro (16 Şubat, 2007 23:49 Cuma)
tabi ki sevgili pho :)
karar verelim tabi en başta nasıl olacak bigubook 1.0

sınırlılıklarımız neler? kim hangi grupta olmak ister...

ben de yazar olmak istiyorum bu arada

phoenixia (17 Şubat, 2007 01:12 Cumartesi)
aklıma gelen sorular..
cümle sınırımız var mı... minimum ve maximum olarak.. döngü içinde mi olacağız,herkes bir sefer mi yazacak..

bir temamız olacak mı.. tamamen sınırsız olması ipin ucunu bağlamayı zorlaştırmaz mı...

bir sonra yazanın bir öncekinin yazdıklarına "sadık" kalması gerekliliği unutulmamalı bir de sanırım...
herkes kendi hikayesini yazıyor ama herkesle birlikte yazıyor yani...
(katılımcılar belirlendikten sonra mail üzerinden mi haberleşilse bir de...)

MioCaro (17 Şubat, 2007 01:44 Cumartesi)
sevgili Phoe, cümle sınırlaması olsun tabi. ama konuştukça üzerinde sanki kimi zaman biri 5 cümle yazıp bıraksa ardından gelen bir karikatür çizse sadece daha eğlenceli olur gibi geliyor.
katılımcı sayısına göre kaç döngü olacağına karar verebiliriz.
temayı oluşturmayı bence doolittle başlattı bile. ondan sonraki onun alıntısından hareketle/çağrışımla öyküyü şekillendirebilir.
bir sonra yazan bir öncekinin yazdığından yola çıkabilir ama aynı şeyi aynı şekilde elbette sürdürmek zorunda olmamalı. biri belki bir karakteri anlatırken diğeri mekan anlatabilir, çizebilir, hatta canlandırabilir belki de :)

mail grubu işinde ise tecrübeli olan sen olduğundan organizasyonu sana bırakmak gerek bence

cemgul (17 Şubat, 2007 03:16 Cumartesi)
çok faydalı bir kitap hemen alıyorum.
kitapta yoktur kesin bu ; 
FUEL design company den ayrılan bir grubun kurduğu PYRO şirketinin websitesinin anasayfasında açıldığı günden beri duran lafı çok severim;

" Fuel won't give you fire, until you strike a match "

İlk yazıldığında eski şirketten uyarı almış olsa gerek ki FUEL lafı GASOLINE olarak sonradan değiştirildi.


fair (17 Şubat, 2007 09:59 Cumartesi)
ayrıca hem yazar hem editör olmak istiyorum :))) benim de ekleyeceğim yazılarım var da  bir de blog mu açsak bu şekilde yine bigunun altında bigubook olsa..

fair (17 Şubat, 2007 10:00 Cumartesi)
ve herkes küçük öykülerini birzamanlar yazdığı şiirleri ya da her ne yazmak istiyorsa yazsa.. sonra da kimbilir belki birgun bigubook şeklinde basılı bir hale gelir... himmm çok güzel bir hareket oldu bu...

tiryaki (17 Şubat, 2007 10:53 Cumartesi)
heheh :) bu ne yaa :) sgb kopmuş zaten bi yerden sonra... bakıyor ki insanlar su geçirmezlikten ziyade ışık geçirmeziliği yeğliyorlar gidivermiş... bigubook ismi 3-4 defa zikredilmiş ama hep fair tarafından :) cemgul cımbızla çekilmiş 115. yoruma kadar okumayıp; haberle ilgili yazmış... internette katılımcıların oluşturduğu ortak hikaye-roman vs. yazılar hep ilgi çekici olmuştur. doğan online da bunu bi dönem yapmıştır. yapılasıdır ama üst kurul oluşturulmalıdır; eğer sadece ekipler yazarsa topluma mâlolmuş bigu için kümeleşmişlik hissi uyandırabilir ve rastgele uğrayan bir gezici burayı terkedebilir. uydurma değil de alıntı kitaplar bıdı bıdısı olsa daha hoş olmaz mı. her kitaptan okumuş olur okuyan birisi...

fair (17 Şubat, 2007 13:27 Cumartesi)
tiryaki, sadece benim tarafımdan değil mio tarafından da bigubook 1.0 şeklinde bir öneri geldi...

elifbb (17 Şubat, 2007 16:25 Cumartesi)
efenim iyi günler :))

arkadaşlar benim anladığım; biz bu işten farklı farklı şeyler anlıyoruz heheh... acaba diyorum fikir aşamasını hemen kapatmasak da bir şey yapıyorsak madem fikir alışverişine ve neler olabilir kısmına biraz daha mı devam etsek. sebebi de apar topar başlarsak apar topar dağılacağımız düşüncesidir :)

alıntı konusunda biraz tedirginliğim var. sadece alıntılardan oluşacak bir kitabı yapmamız ne kadar özgün olacaktır, ne kadar bigu ortak noktamızla ilgili olacaktır, ya da taş çatlasa ne kadar adam gerektirecektir. bilemedim. fikir olarak dahi, biguya haber olmuş bir kitabı kendimizde versiyonluyor muyuz sanki? bak onu da bilemedim :))

ortak bir hikaye ve roman yazma işini haydi bir cümle sen bir cümle ben diye atarken ortaya, fikirdi bu. gerçekleştirilebilme durumunu da göz önünde tutalım. şimdi şöyle bir bakınca, biz bunu iki kişi bile yaparken kafamızı gözümüzü kırdık, birbirimize girdik, daha da önemlisi net bir şekilde beceremedik. roman niyetinde bir şey yazacaksak bu iş karakolda bile bitebilir hehehehe...

bigucukların kendi özlü sözleri kısmını da biguya özel olması anlamında destekliyorum. yıllık gibi bişi yani canlanıyor benim gözümde. dolayısıyla bence eğlenceli bir fikir, ama su geçirmez balıkcığımızın önerdiği ortak bir şeylerden de ayrı tutulası bir durum.

şahsen ortak bir etkinlikten yanayım, etkinlikten kastımı da bu kadar yaratıcı adamın ortak bir yaratımda bulunması olarak görüyorum. dolayısıyla yapacağımız şeyin özgün olmasının daha güzel olacağını düşünüyorum. homer simpson falan derken dalga geçmiyordum zaten, kendisi fikir babamızdır sağolsun, ama homerın laflarını yazan milyon yer varken niye bir de biz tekrar edelim. kendi sözümü yazsam daha iyi diil mi? hehheh

yan çiziyorum da sanılmasın efenim aman ha, öyle olsa şimdiye profile "iş için singapurdayım" falan yazmış ve yok olmuştum :P

ARTanubis (17 Şubat, 2007 16:53 Cumartesi)
yaw yarım gün bakamadım kitap projesi olmuş:) imza gününüze çağırın bare...

sadi (su geçirmez balık) tekin (17 Şubat, 2007 16:56 Cumartesi)
art, aşkolsun.. annadın sen onu..

braincircle (17 Şubat, 2007 16:57 Cumartesi)
valla siz kitaba alıntı mı koyarsınız, kendi sözlerinizi mi toplarsınız, cümle cümle mi ilerlersiniz bilemem, başlayın; karikatürler benden.

ARTanubis (17 Şubat, 2007 17:08 Cumartesi)
sgb OK aşkolsun ama neyi annadığımı annamadım

MioCaro (17 Şubat, 2007 19:22 Cumartesi)
bigubook 1.0

alıntılardan olması fikri hala bana daha çekici geliyor doğrusu... hem de sadece roman, öykü alıntıları değil, elifbb'nin homer altıları, özlü sözler ve reklam sloganlarından alıntıları da dahil her nevi alıntı olmalı... böylece o alıntılar bulundukları bütünün bir parçası olmaktan çıkıp, bizim yaratacağımız deneysel bütünün yepyeni parçaları haline gelecektir. Sınırlaması sınırlamasızlık olduğunda da deneyselliği yazarların, çizerlerin hayalgücüyle beslenerek gelişip belki de (umarım ve dilerim) bugüne kadar yapılmış olan benzerlerinden biraz daha farklı bir noktaya gidebilecektir. Aslında belki bir sınırlama getirerek yazarların atıyorum 2. turlarında kendileri de yazabilirler alıntısız...

Polka (17 Şubat, 2007 19:43 Cumartesi)

bi deneme turu atsak?


MioCaro (17 Şubat, 2007 19:48 Cumartesi)
ben hazırım :)

sadi (su geçirmez balık) tekin (17 Şubat, 2007 20:18 Cumartesi)
art, hani yeşil tişörtlü bigucuk? insanlar bunun için birbirine giriyor, kan akıyor yahu..

ehem, peki çizgileri de mi alıntı yapıcaz?

arkadaşlar, ben net tavrımı şuracıkta koyuvereyim; kendi yaratıcılığımı yazılı ya da çizili olarak ortaya koyamayacağim herhangi bir oluşumda (misal alıntı kolajı) bulunmaktan keyif almayacağım. dolayısıyla sonuç o şekilde ilerlemek yönünde olursa buradan seyretmekle yetineceğimdir. canlarım..

MioCaro (17 Şubat, 2007 20:20 Cumartesi)

çizerler alıntı yapmasın tabi... onlar görselleştiriyorlar kitabı...

ARTanubis (17 Şubat, 2007 20:22 Cumartesi)
sorry sgb alışmamış biguda smiley durmazmış :)

anladığım kadarıyla bigubook alıntı compliation'ı şeklinde olacak... ben de sgb gibi düşünüyorum... burada uyduruk haberlere,işlere bile çok yaratıcı uzun uzun metinler yazabilen bir ekip varken alıntı yapmak anlamlı gelmedi...

sadi (su geçirmez balık) tekin (17 Şubat, 2007 20:27 Cumartesi)
sen de haklısın art, bigunda revize yapıcam ;)

elifbb (17 Şubat, 2007 20:29 Cumartesi)
peki madem böyle güzel bir fırsat bulduk, ortak bişiler yapasımız var, daha ilk dakkada bunun içinden çıkmak veya dağılmak yerine acaba iki ayrı iş mi olsa bu? biri alıntılar kitabı, biri de ortak işlerin bir şekil toplaşacağı kitap-etkinlik-takla şenliği falan neyse artık... coştum mu? :)))

sadi (su geçirmez balık) tekin (17 Şubat, 2007 20:31 Cumartesi)
yok içinden çıkmıyorum. sadece alıntıyla yapılacak işte ben olmam diyorum. diğeri için varım elbet..

elifbb (17 Şubat, 2007 20:37 Cumartesi)
ha yok ben hepimiz için demiştim sgb pardon, direk sana söylüomuşum gibi oldu haklısın :)))

yani demem o ki hem bu işin içinde bulunmak isteyenler güzel bişiler çıkarsın ortaya, hem de keyif alınsın falan fıstık... fıstık ama özellikle de... şam fıstığı.. çikolata... kola evet kola... ben bi mutfak ziyareti yapiyim :P

ARTanubis (17 Şubat, 2007 20:52 Cumartesi)

retrospektif bir çalışma da olabilir... ilk 1500 haberden taranarak alınacak özlü sözler, özgün çizimler, açıklama metinleri....vb(ne bigu koyacağımı şaşırdım sgb senin yüzünden:))


MioCaro (17 Şubat, 2007 21:10 Cumartesi)

ben de alıntı da varım... zira diğerini yapanlar yaptılar üstelik çok da iyi bir şekilde (Beşpeşe benim bildiğim, vardır başka versiyonları)

alıntı yapalım derken de alıntıyı alıntı olarak koymaktan çok varolduğu yerden koparıp başka bişeyin parçası haline getirmekten söz ediyorum elbette.

bir kitap okurken herkesin kendi hayalgücü çalışır, kendi zihninde kendi görsellerini yaratır. işte bütün bu içsel dünyanın parçalarının biraraya gelmelerinden söz ediyorum. yoksa amatör yazarlık denemesi değil asla...

phoenixia (17 Şubat, 2007 21:21 Cumartesi)
şöyle de bir durum var ki, alıntı olayı beni aşar...:)
beşli yazar grubunun oluşturduğu kitapla karşılaştırılacak düzeyde bile olacağımızı sanmıyorum zati..eheh..

projemizin temel düşüncesi bakımından, daha önce hiç rastlanmamış birşey mi yapmaya çalışıyoruz..benzerleri yapılmış olsa da bigular olarak ortak ve özgün olanı mı...

ne olursa olsun birlikte yapıyor olmamız benim için ilk planda daha önemli...dolayısıyla uygulamada kolay olanı tercih ederim...

ve madem farklı görüşler var elif'e katılarak tek bir proje olmayabilir diyorum...

hepsinden ve herşeyden önemlisi, yukarıda da birkaç kez dile getirdiğimiz gibi viki ve settar'ın konuya bakışı..
kullanılacak isim bigu ve viki'nin dünyasına müdahele etme durumumuz var... oluşabilecek en ufak olumsuz şey yansımalar oluşturacaktır ve bu ihtimaller endişe yaratıcı olabilir...

elifbb (17 Şubat, 2007 21:24 Cumartesi)
benim de roman kısmına karakol dememin sebebi Beşpeşedeki güzelliği yazı ile tutturmanın çok zor olacağına inanmam, bir de aynı şekilde özgün olmayacağını düşünmemdir. roman veya hikaye işine bu şekilde girmeyelim derim ben de yani :))

alıntı kısmını biraz daha açsak daha iyi olacak sanırım. ben şeyi sormak istiyorum mesela; alıntı derken hala ne biliyim hem bugs bunny alıntısı olsun hem sezen aksu, hem de bigucukların kendi yorumlarından alıntı olabilrsin gibi bir şeyde miyiz? ben hala çözebilmeye çalışıyorum :)))

bir de, alıntıyı alıntı olarak koymayacaksak bunun yasal tarafı çok büyük bir şey haline gelir, özellikle de alıntı yapacağımız kişisel bizler değilsek. bunu napıcaz?

MioCaro'nun son paragrafına katılıyorum, o yüzden de alıntı kısmını sanırım farklı düşünüyoruz gibime geliyor. atıyorum dokuz öyküde seymourdan esinlendim ve bizim ortak gidişatımıza bunu koydum, ne şekil koydum? direk alıntı yapmadıysam esinlenmiş mi oldum bundan? ya da neden esinlendiğim veya ortak kitap çizgisinin beni nereye sürüklediği eklenmiyorsa, bu ne kadar benim hayalgücüm sayılır... ay çok şey gelio insanın aklına, yandık biz yandık :P

:))))

MioCaro (17 Şubat, 2007 21:45 Cumartesi)
mesela, örneğin, misal verecek olursak kastettiğim;

Doolittle
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'yi bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın.
Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.(1)

İşte tilki bu sırada ortaya çıktı.

- Günaydın, dedi tilki.

Küçük prens, nazikçe:

- Günaydın, diye karşılık verdi, arkasına baktı, ama hiç bir şey göremedi. (2)

(burada bir çizer araya girebilir misal)

(1) Salinger, The Catcher in the Rye, s.28
(2) Saint-Exuper, Küçük Prens, s. 32

esinlenmek başka bir durum tabi... o zaman kimseye hesap vermemiz gerekmiyor.

elifbb (17 Şubat, 2007 21:50 Cumartesi)
ha oki ben daha net anladım valla teşekkür ederim, zahmet verdim bi de üstüne hehehe

efenim ben iki tarafa da sıcak bakıorum, iki veya daha fazla ortak şey de yapabiliriz elbet neden olmasın. viki ve settarın yorumunu merak edenlerdenim ve fekat :)

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (17 Şubat, 2007 22:00 Cumartesi)
bu şekilde bir şeyde kaynak belirtmek yeterli olur mu ki ? tek tek asıl sahiplerinden izin alınmalı yoksa kimse alıntı şeklinde de olsa başka birinin eserinden bir parça bile kullanamaz başka bir yerde diye biliyordum ben ..

[bu arada fikrimi belirtmem gerekirse genelde , özgün olmalı diyen arkadaşlara katılıyorum ben de . varolan parçalardan yeni bir bütün yerine tümüyle sıfırdan yaratmak her bir parçayı daha hoş daha eğlenceli olur diye düşünüyorum eğer ortak birşey yapılcak ve bu hepimizii yansıtcaksa .başka insanların eserlerinden parçalar kullanırken ne kadar biz olabiliriz o şüpheli .. ]

MioCaro (17 Şubat, 2007 22:19 Cumartesi)
bigubook 1.0
ben de viki ile settar'ın fikirlerini bekliyorum sabırsızlıkla!

not.elbetteki kaynak belirterek alıntı yapılır :) ve bu yeterli olur.

Polka (17 Şubat, 2007 22:35 Cumartesi)
alıntı olması genel gidişe bir kısıt katar ve bu kısıt bence yaratıcılığa ivme katar. Bence projeler olabilir. İlk deneme, hem katılımcıların evrenlerini tanımak, hem de yaratıcık kısmında sınırlılıklar çerçevesinde çözüm üretmek şeklinde alıntılardan oluşabilir. Pişince de ikincisi özgün yorumlardan oluşur. 

Alıntı meselesine gelince; herhangi bir yazardan, kaynaktan, tırnak içinde (türkçe olanlar için), yazar, eser ismi, yayınevi, basım tarihi, sayfa bilgilerini girdikten sonra rahatlıkla alıntı yapabilirsin, herhangi bi telif sorunu içermez.
Yabancı kaynaklar için, eger kendin çeviriyosan tırnak koymazsın ama gene yazar eser vs. bu bilgileri koyman gerekir.

tiryaki (17 Şubat, 2007 22:41 Cumartesi)
ya hem alıntı olsun hem de nev i şahsına münhasır cümlecikler içersin.
not: bu arada fair ya orada senin şahsına değil debiraz organize olmadan doğaçlama gelişmesine dokundurmuştum, kızmış gördüm seni :) sorry

fair (22 Haziran, 2007 10:48 Cuma)
benim de birsürü mesajlı bir haberim vaaaaar

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.