Yorumlar
msbekil (04 Şubat, 2008 20:27 Pazartesi)Haha özellikle "kamyon şoförü - profesör" eşleştirmesine bayıldım :) Gülümseten bir çalışma olmuş.
MioCaro (04 Şubat, 2008 21:04 Pazartesi)laser ameliyati, lens hikaye hala daha okuyan, çalışan insanın göstergesi gözlük. :) gerçekten öyle.
phoenixia (04 Şubat, 2008 21:12 Pazartesi)sgb!! fashion designermışsın haberin yok..:))
sadi (su geçirmez balık) tekin (04 Şubat, 2008 22:00 Pazartesi)vay be bi bıyık nelere kadirmiş.. :)
bu arada ben de gözlükle nataşalıktan sekreterliğe terfi edilebiliyormuş diye düşünüyordum..
elifbb (04 Şubat, 2008 23:13 Pazartesi)Gülümsetiyor gülümsetmesine de, ben şiddetle karşıyım bu gözlük takınca bambaşka insan olma algısına :)) Bu algı alışkanlığı yüzündendir ki küçükken annemizin gözlüğünü takıp bol bol yuvarlandık düz halı üzerinde. Yemeklerden sonra bir tablet Mirzakarim Norbekov öneriyorum bu arada gözlüklerinden kurtulmak isteyenlere :)
sadi (su geçirmez balık) tekin (04 Şubat, 2008 23:26 Pazartesi)valla karşısın ama değişen bişi yok sevgili elif. :) maalesef bi takım gstergelere mahkumuz insanoğlu olarak..
elifbb (04 Şubat, 2008 23:33 Pazartesi)cık cık cık... işte burada başlıyor yanılgı ey sugeçirmez :)) bu arada benim profilde hala gözlüklü halim duruyormuş, çok büyük çelişki oldu heheheh... mahkum değiliz, seçiyoruz bence :) oku bak valla, Norbekov diyorum, gözlük yok artık diyorum, daha ne diyim :P
sadi (su geçirmez balık) tekin (04 Şubat, 2008 23:46 Pazartesi)hadi beni kurtardık.. ya gerisi?
puahuahuahah.. çıkar gözlükleri öyle gel.. tabi benim gözlüklerle bıyıklar noolcak henüz bilemiyorum..
Yalçın (settar) Pembecioğlu (04 Şubat, 2008 23:51 Pazartesi)easy-hard nitelemesi en ekstremi olmus bence. ilan degil karikatur gibiler. baktikca egleniyorum :D
ARTanubis (05 Şubat, 2008 00:16 Salı)çok eğlenceli...
bu arada corporate ortamlarda bazı insanların ciddi toplantılarda takıp etki artırmak amacıyla numarasız gözlük yaptırdıklarını biliyor muydunuz...
ARTanubis (05 Şubat, 2008 00:16 Salı)bu arada sgb gözlüğü çıkarınca hells angel mı oluyor bunu mu anlıyoruz??:)
tiryaki (05 Şubat, 2008 01:03 Salı)yalnız burada kullanılan gözlükler genelde dikdörtgen şekilli ve kemik olanlar. çünkü o professor e geçişi sağlayan gözlük o! hugo boss un gözlükleri bu konuda tasarım olarak favorimdir. her sene göz doktoruna kontrole giderim. bir; askerden sebep. 2; okul bitmeden karizmamız(!) tamamlansın diye... ama 30 yaşından önce sana hipermetrop gözlük taktırmayacağım diyor adam ya!
öte taraftan; gözleri sağlam insanlar kel yada saçları kesik(kabak) olduklarında hep olumsuz mu karşılanacaklar! bunu değiştirmeliyiz diyorum sayın bigucanlar!
tam yedi tane z (05 Şubat, 2008 09:43 Salı)gözlük artık ihtiyaçtan çok aksesur oldu!

msecure (05 Şubat, 2008 13:41 Salı)Bu aksesuar oldu lafına katılıyorum. Bazı bildiğim insanlar vardı mesela numarasız cam ile gözlük kullanıyorlardı sırf aksesuar olsun diye :)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (05 Şubat, 2008 13:55 Salı)O bildiğiniz ama ismini vermek istemediğiniz arkadaşlarınızdan birisi de benim efendim.
Ortaokulda, yani 90'ların başında, Malatya'da babaannemin annesinen kalma yuvarlak çerçevelere sıfır cam takıp kullanmaya başlamıştım. Dışarda hava attığımı sanmam bir yana; evde maket yaparken falan da takıyordum bu gözlükleri. Daha bir konstantrasyonum artıyor diye düşünürdüm.
sadi (su geçirmez balık) tekin (05 Şubat, 2008 14:02 Salı)şimdi o gözlükler işçi güvenlii için bi gereklilik settar.. ahahaha.. gözlerini maketten fırlayacak parçalardan koruyor işte ahahaha..
YTSEJAM (05 Şubat, 2008 15:15 Salı)bravo
minnne (06 Şubat, 2008 09:56 Çarşamba)ilkokuldan-lise dönemine kadar zorunlu olarak gozluk takmıstım.göz bozuklugu nedeniyle...
"iyi ki lens var--iyi ki laser operasyonlar var"diyenlerden biri olarak bana hicbir gozluk cercevesi hos vs. gelmemistir.
zorunluluk-keyfiyet meselesi olaya farklı bakmama sebep oluyor.
rakunzell rakkadar (06 Şubat, 2008 10:58 Çarşamba)gözlük almaya gitmek, numarası yüksek bir kimse için gerçek bir işkencedir. çerçeveleri çıkarıp çıkarıp takarsınız ama hiç bir halt göremezsiniz.
bir de gözlükçüler, satın alma esnasında yanınızda bulunan 3. gözünüz kişi ve dahi siz her nedense çok ciddisinizdir. ve bu durum sizi iyice gerer. o çerçeveyi aldığınızda çerçeve camlanınca ne kadar görüp ne kadar göremeyeceğiniz konusunda hiç bir fikriniz olmaz.
Sonunda da hayatınızdaki en önemli 'aksesuar' şans faktörü yüksek bir seçmecenin içinde yüzer ve bir süre sonra lens kullanmak kaçınılmaz olur. bir sonraki adımsa göz ameliyatı olacaktır tabi..
reklam, zekice. imaj herşeydir anlayışını gayet başarılı yansıtıyor. aferim?
meriç (zalambodont) kara (06 Şubat, 2008 11:55 Çarşamba)ilkokul üçüncü sınıfta "ben bu tahtayı arkadan okuyamıyorum yahu" diyerek başladı gözlük serüvenim, sonra ortaokula geçiş yaşayınca burnumu çok deforme ettiği için ve bozukluk durumu yükselip, camları korkunç ağırlığa uzattığı için lens kullanmaya başladım.
cibavision isimli firmanın "focus" markasının "night&day" modelini kullanıyordum, ortaokul hazırlık sınıfından üniversitedeki üçüncü yılıma kadar problemsiz şekilde kullandım, ancak girdiğim ağır depresif bir dönemde her ay bir defa değiştirmek zorunda olduğum lensleri değiştirdim sanıp üç ay giymek suretiyle korneama yapışmasına sebep oldum. ufak bir operasyon ardından lenslerden ayrıldım ve doktorumun "olm sen birkaç ay gözlük tak, tahriş olmasın daha fazla" düsturu ile gözlüğe dönüş yaptım. dört yıldır "tekrar" gözlük kullanıyorum.
evet intromuzdan sonra söylemek istediğim şeyi söyleyeyim:
Lens, kullandığım yıllar boyunca her güneşli günde göz kapaklarıma yapışan (enteresan di mi, korneama yapışması gereken lens, göz kapaklarıma yapışıyordu) ve her göz kırpışımda yukarı aşağı oynayarak beni deli eden bir şeydi, hiç ama hiç "rahat" olmadım lens ile, ama ne hikmetse uzun yıllar kullandım (gözlük zor gelir diye)
ancak gözlük, öylesine süper ki abi, yani sıkılınca çat çıkar, yat uyu
uyandığında pıt tak. oh be, gözünü istediğin kadar kırp. nema problemo. hatta tozlu havada hiç korkma, gözüne giren çıkan olabilemez.
gözlük candır.
ARTanubis (06 Şubat, 2008 13:21 Çarşamba)gözlüğü bu kadar sahiplenmen ne güzel yaw... ama 12-13 yıl önce sene önce ilk lensimi takıp "amanin meğersem dünyanın bir kenar çerçevesi yokmuş heryer netmiş" duygusunu yaşadığım yüce anı hala unutamam... lens rules!!
ameliyat konularını filan hiç açmayalım, çok karşıyım bu kadarını söyleyeyim...
mezzoalto (06 Şubat, 2008 14:50 Çarşamba)alam lensle ilgili hislerime tercüman olmuşsun gözlükle ilgili olanlara olmasa da:) hayatımda toplam 2 sene lens kullandım: ilkokul 5. sınıfta ve yüksek lisans'ın 1. sınıfında.. ikisinde de gözlüğün ağırlığından canıma tak dediği bir anda geçilip 1 senenin sonunda "of bu çekilecek çile değil" denerek bıraktım.. her lens çıkardığımda "ohhh" derdim "ferahladım".. yanması bi dert, yapışması bi dert, düşmesi araması bulması bi dert, temizlemesi bi dert, bilmem kaç derecelik lens edinmek siparişlemek bi dert..
gözlük hepten dert tabi, hele de 7 derece miyop 2 derece astigmatla yarı köstebek kıvamında yaşıyorsanız.. burnum ve kulaklarımda yaptığı ağrı ve yaralar bir yana, çıkardığın zaman bulamamak, gözlüksüz hiçbişi yapmamak, o gözlüğün hava koşullarına bağlı olarak buğulanıp kirlenip ıslanıp durması.. 2002 yılında ameliyat oldum ve sonsuza dek gözlük çilemden kurtuldum.. ben de ameliyatın ertesi sabahı uyandığımda net-parlak-pırıl pırıl bir dünyayla karşılaştığım ve yattığım yerden bakıp saati okuyabildiğim o yüce anı unutamıyorum.. dolayısıyla bence de lasix rulez:)
şimdi hala zaman zaman sırf şu reklamda vurgulanan ruh halinin hatırına numarasız gözlük alıp taksam mı diyorum ama yok yani.. nasılsa bi gün hipermetrop gözlüğü takmam gerekecek, o zamana değin ben doymuşum gözlüğe:)
reklama gelince: harika.. kesinlikle gençlik dergilerine reklam olara verilmeli ki gözlüğü "çoook banaaal" bulan çocuklar bi kez daha düşünsün.. sırf bu yüzden, anası babası da lens almayı reddettiği için 2,5-3 derece miyopla gözlerini kısa kısa oturan ama gözlük takmayan çocuklar görmüştüm..
espirimate (06 Şubat, 2008 22:31 Çarşamba)lenslerimi çıkartınca belki altı nokta körler derneğine üye oluyorum ama art'a ben de katılıyorum. etrafımda 35 kişi lazer ameliyatı oldu ama ben hala olmadım. olmayacağımda...
reklam bence çok başarılı. kısa ve net çizgilere bayılıyorum ya... bu arada aksesuar olayı doğru. Art'ın şirketinde öyle çok tip var. iyi bilir. Toplantı esnasında Mont&Blanc mıdır nedir, kılıfından çıkartıp, sonra da orta parmağıyla burun kısmını düzeltip, yes, you're right deyip, gözlüğü ile misyonunu tamamlamaya çalışırken, vizyondan biaber olup esasında kendisini aksesuar yapan, hem de minübüslerin arkasındaki 3.stop lambası kadar bile değeri olmayanından.
mehmet (24 Şubat, 2008 03:43 Pazar) Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.