gündem o kadar yoğun ki, bu konu kısa sürede unutuldu, rafa kalktı.
oysa 1 yıl oldu youtube kapatılalı. sanki çocukluğumuzdan beri kapalıymış muamelesi gösteriyoruz. arka yollar, youtube jacker'lar, dns'ler havalarda uçuşuyor. hiç bir şey olmamış gibi davranıp, arada sırada iki filtre kahve molasında tekrar lafını edip, üç dört küfredip, yine unutuyoruz.
youtube konuşulurken, altında sessizce 1850 küsür site daha sansürleniyor. tehlike sansür gibi gözükse de, aslen başı zihniyet götürüyor.
kapatılan sitelerin %35'i "müstehcenlik"ten, %10'u "diğer"denmiş! kalanı yorumlamaya gerek yok.
değil bu oranı açıklamayı, engellediği siteleri neden kapattığını bile açıklamayan bir mekanizmadan bahsediyoruz.
önce hazır bilgiye alıştık, internet girince evlerimize.
şimdi olmayan bilgiye alıştırılmaya çalışıyoruz, internet engellendikçe.
bir sonrası, herkes piyon!
bu hareket başarılı. hiçbir şey yapmasa dahi, hatırlattığı sürece başarılı.
bu harekete reklam kampanyası gibi bakmayı bırakıp, çıkan hareket fikirlerini eleştirmekten vazgeçip, hareketi devam ettirmek, üzerine koymak, başka yollar açmak, içinde yer almak, fikir sunmak gibi yollara gidilmeli. aksi, herhangi bir eleştiri amacın önünü takozlamaktan başka bir şey değil.
iyi fikir-kötü fikir başka zamanların mevzusu. bu sessizlikte mesele, herhangi bir fikir!
sessiz kalma.
