Yorumlar
Aygül Pembecioğlu (13 Haziran, 2006 09:47 Salı)Ben üşeniyordum sen yapmışsın, eline sağlık :) Bigu'da bu reklamı daha önce eklemiştik
bu arada :D
Hatta o zamanlar Aygaz etkilenmiş ama pek olmamış diyorduk :)

Aygaz movie 15 MG şimdiden belirtiyim - voltran son sahnede oluşuyor-
snt (13 Haziran, 2006 11:33 Salı)BT'nin TalkTalk filminden sonra bir de Belçika menşei bir gazete olan
Het Nieuwsblad da aynı gimiklerle bir film daha yapmıştı. Akbank suyunun suyunun suyunu yaptı anlayacağınız.
Bir kaç hafta önce
adrants ve
adland de bu taklit gazete reklamını eleştirdiler. Umarım ellerine Akbank filmi ulaşmaz, yoksa Türk reklamcılığı da yine skandal bir örnekle bu sitelerde yerini alacaktır.
Küçük bir marka olsa yine anlayışlı davranılabilir ama Akbank gibi dev bir markanın böyle taklit işler yapması çok üzücü, çok sorumsuzca bence.
Aygül Pembecioğlu (13 Haziran, 2006 12:19 Salı)Siteyi takip eden yurtdışı blogları görüp haber yaparsa bizden günah gitti. Üstümüze kalacak bu durum diye korku yaşadım şimcik...
Bu arada filmlere bakınca suyunun suyu da olsa en cicisi Akbank olmuş bence - tabi müziği yüzünden de böyle geliyor olabilir-
snt (13 Haziran, 2006 14:13 Salı)Eğer Akbank filmini yapmadan önce bu filmleri gördülerse zaten günah bizde değildir :)
Yok görmedilerse ve bu bir tesadüfse dahi bu onların suçu. Çünkü sen yukarıdaki ilk haberi Ocak 2006'da yapmışsın. Reklamcı arkadaşlarımız yaptıkları/yapacakları işleri bir önceden araştırsalar benzeri var mı diye, böyle rezaletler engellenmiş olur.
alisureyyatorun (13 Haziran, 2006 15:22 Salı)akbank reklami esinlenme olsa yada olmasa bile bence su uc reklam icinde en iyi reklamdir. onceden verdigim -1 puani bu reklam ile +2 ye ceviriyorum. tebrikler akbank. esinlenme olsun yada olmasin yorumlamasi digerlerine gore cok daha basarili.
zeyna77 (13 Haziran, 2006 20:18 Salı)aygaz ve akbank'ın reklamları çok başarılı ama ne kadar ii yorumlanmış olsa da sonuçta bir kopya iş. biraz daha kopyalanırsa işin cılkı çıkacak zaten. hiç mi yaratıcılık yok bu insanlarda ya ? ooh ne ala memleket. başkasının fikrini çalmak kadar kötü bir şey yok şu tasarımcılıkta

cemgul (13 Haziran, 2006 23:07 Salı)kibarlık olsun diye esinlenme dedik yani, ister güzel ister kötü olsun arak araktır.
" a aaa çok güzel fikir ama iyi çekememişler dur biz akbanka daha iyisini çekelim" midir bu kampanyadaki yaratıcı fikir? vahh vahh.
Aygül Pembecioğlu (13 Haziran, 2006 23:12 Salı)Ühühühü ama ben müziğini cidden çok sevdim :> Fikir esinlenme ama müziğini sevebiliriz değil mi?
ix (14 Haziran, 2006 11:53 Çarşamba)talk talk filmini görmemek? ne kadar optimist bir yaklaşım. sanırım bu imkansız çünkü MTVde de bu film oynadı. Üstelik Aygaz gibi kötü bir örnek varken önlerinde koskoca Akbank için böyle bir film yapılması da ilginç.
Aygül Pembecioğlu (14 Haziran, 2006 13:31 Çarşamba)Vatan gazetesinde bu arada esktra
bilgiler var.
Akbank'ın çok konuşulan yeni reklam filmine, Olimpiyat Oyunları'nın açılış gösterilerini hazırlayan Penny Jones imza attı. Güney Afrika'da yapılan çekimlerde 120 dansçı görev aldı
------------
Akbank'ın sıradışı yeni reklam filmi yediden yetmişe herkesin alkışını aldı. Türkiye'nin yenilikçi Gücü' sloganı ile gösterime giren reklam, hem müziği hem de görselliği ile kısa süre içinde reklam dünyasına damgasını vurdu.
Yaratıcı ekipte Ebru Ataman Fırat, Adnan Elmasoğlu, Cevdet Kızılay varmış.
Tanıyan var mı içinizden bu kişileri ;)
phoenixia (14 Haziran, 2006 13:32 Çarşamba)reklamların kim için yapıldığı önemli belki.. hedef kitle diyelim kabaca.. bir reklamcı ya da ajans yapılmış edilmişleri bilebilir...ve eğer ki bu yapılmış edilmişler kendi toplumu içinde yaygınca bilinmiyorsa da, yapılmış edilmiş olduğunu bile bile, benzerini/aynısını uygulayabilir diye düşünüyorum... (bkz.talk talk vs akbank)
hele ki daha önce yapılmış örnekten daha etkileyici olacağına inanıyorsa...(bkz.aygaz vs akbank)
fark edilmek, akılda kalmak önemli değil midir...
haa izleyici tarafından değil de, iş yapıcılar açısından bakarsak.. fikirler çalındıkça gelişmez mi... (gerçekten gelişir mi phoe?)..:)
Aygül Pembecioğlu (14 Haziran, 2006 13:35 Çarşamba)Phoenixia yoksa Akbank'tan mısın ;)
snt (14 Haziran, 2006 14:54 Çarşamba)Phoenixia çok ağır bir konuya girmişsin. Bu tartışmanın sonunda "reklam sanat mıdır?" sorusu karşımıza çıkabilir, o yüzden korkup müdahale etme gereği duydum.
Söylediğin doğru, reklamda asıl olan tüketici için çekici olabilmektir. Bu nedenle reklam endüstrisi eğlence endüstrisinin genel trendlerinden faydalanır ve faydalanmak zorundadır. Reklamcı filmlerden, kliplerden, sergilerden, vb esinlenebilir. Bu hem doğaldır hem de tüketicinin dikkatini çekebilmek için etkili bir kısayoldur.
Örneğin, Avrupa Yakası dizisi çok popülerse, reklamcı o diziden bir karakteri kullanabilir, o dizideki bir plana, bir espriye öykünebilir, müziğini kullanabilir... Üstelik çıkan reklam filmi, dizinin kendisinden bile daha esprili, daha başarılı da olabilir. Bunda utanılacak ya da ayıp hiçbir şey yok.
Ama burada tüketicinin bilmediği çok önemli bir nokta var. Reklamcı eğer başka bir yaratıcı endüstri ürününden faydalanarak reklamını yapıyorsa karşılığında muhakkak kullandığı oyuncu, müzik, görüntü vb için telif bedeli öder. Bu "bir yerlerden tanıdık öğeler"i çalmaz, medenice satın alır ya da kiralar.
Çünkü, bizimki gibi yaratıcı endüstrilerde belki de en önemli kavram ve en önemli etik kural "fikir hakları"na saygıdır. Yaptığımız iş gereği eğer biz fikir haklarına saygı duymazsak diğerleri hiç duymaz ve bu durumda kaybeden biz oluruz. Çünkü bizim somut bir malımız yok biz soyut bir biçimde "kavram satarak" yaşamımızı kazanıyoruz. En başta kendimizin, kendi ürünümüze saygısı olması şart.
Dolayısı ile biz, başkalarının yarattıkları fikirleri çalamayız.
Bu bir müzik parçası da olabilir, bir film de, bir slogan da, bir reklam filmi de...
phoenixia (14 Haziran, 2006 22:37 Çarşamba)viki..ı ıhh değil... biraz daha yerel ama dünyalı..:P ve sırf soruldu diye yazdım, kimliğimde kullanmak istediğim birşey değil banka..ama malesefler vs...
snt... yormuşum seni.. ama değdi bence... biliyorum ve katılıyorum... :)
benimkisi zaman zaman yaptığım birşeydi.. başkalarının aklından ne geçiyordur acaba, böyle düşünen olabilir mi, gibi düşünmek.. başkalarını muhalif düşünceler üretmeye zorlamak...ama zaman zaman...kendi içimde düşünce silsilelerine girmek uğraşısından kaynaklanan şeyler...özellikle "fikirler çalındıkça gelişmez mi" sorusu...
fikre,emeğe saygıyı es geçmek...ı ıhh... ama senin kadar güzel toparlayıp anlatamazdım sanırım...
teşekkürü borç bilirim..:)
snt (15 Haziran, 2006 10:38 Perşembe)En başta Cemgül olmak üzere tüm bigu ailesini tebrik ediyorum. Bu haberimiz bugün
nethaber'de sürmanşet olmuş durumda. Haber kaynağını belirtmemişler ama verdikleri video linkleri bizim dosyalarımız...
Aramızda bir nethaberci var galiba :)
c (15 Haziran, 2006 14:16 Perşembe)geçenlerde bir fikir geldi aklıma... çok basit ama ortada örneği olmayan bir fikir. kesin bu yapılmıştır diye aradım hemen google'dan. ilk aramada çıkmadı karşıma. ikincide buldum aynısını. bu şimdi aslında kesinlikle çalıntı bir fikir değil. ancak aklın yolu bir ya... başkası da düşünmüş ve yapmış ta. bence bu çok sık olabilen bir şey. internette de stock image gibi anahtar kelimelerle reklam aratacak ve tüm fikirlerin kayıtlı olduğu bir fikir arama motoru yok. bence aynı olan herşey çalıntı değildir. hatta yüzde yüz orjinal olma iddiası taşımak çok zor geliyor bana.
zaten biz ancak varolan şeyleri değişik biçimlerde bir araya getiriyoruz temelde... yepyeni şeyler büyük çoğunluğun ortak diline aykırı ve anlaşılmaz gelecek. modern sanat gibi...
örneğin akbank işindeki espiri daha önce reklamda kullanılmış. ama ondan önce ben stadyumlarda, olimpiyatlarda gördüm böyle şeyler. zaten anonimleşmiş bir fikir değil mi bu?
reklam konusunda da stratejinin yaratıcılıktan önce geldiğini düşünüyorum. hatta yaratıcılık sadece bir strateji olabilir reklam baabında. örneğin calgon reklamları hala aynı formatta gidiyor. hala bir maskot gelip yerleri ışıl ışıl yapıyor vs. biz hala yıllar öncesinin fikirlerinin mutasyonlarını izliyoruz.
yaratıcılık ödülleri veriliyor sürekli. bakarsanız ama ödül alanlara; bayağı bir miktarı piyasada rastlamadığımız işler. çünkü ödül almak için özel olarak yapılıp bir kez bir yerde yayınlanmışlar. reklam olarak başarıları yok.
reklamcı bence her seferinde yaratıcı olma endişesinde olmamalı. yaratıcılık yaptım diye de iddia etmemeli eğer varolduğunu biliyorsa fikrin.
Aygül Pembecioğlu (15 Haziran, 2006 14:47 Perşembe)C'nin yazısını okuyunca aklıma geldi; aklın yolu bir için konuşuyorum...
TBWA'in YKM çantaları içinde olmuştu bilyorsunuz bu hararetli konuşmalar. Tasarımı yapan arkadaşım daha önce görmemiş bile bahsi geçen işleri. "O işi görsem neden yapıyım" demişti.
Tabi şuda var, o iş bilinen bir iş olsaydı zaten Epica'da ödül almazdı. Dünyanın öbür ucundaki insanlarla kimi zaman aynı şeyleri insan düşünebiliyor, kabul etmek lazım.
Bu arada arkadaşıma laf edeni döverim şimdiden söliyim ;)
cemgul (16 Haziran, 2006 15:34 Cuma)Akbank ajansını değiştirsin bitsin gitsin, şurda sohbet eden 3, 5 kişiden bile daha orijinal fikirler çıkar, bu mudur yukarıda adı geçen kreatif(?) arkadaşların bulabildiği?
Ama Akbank biz bu talk talk i çok sevdik bunun gibi bir şey yapalım dediyse bile, "olur yapalım" dediyse yine ajans sorumludur bana göre.
phoenixia "fikir çalındıkça gelişmez mi?" demiş. Böyle büyük bir markanın sorumluluğunu taşırken, reklam fikrini araklayarak kendini geliştirme lüksün olamaz.
Akbank'ın yaklaşımı ve mesajı tamamen farklı diye düşünenler için. Evet olabilir bu birşeyi değiştirmez, herhangi bir mesajın görsel ifade çözümü-buluşu araklanmıştır burda. Bu görüntülerle başka bir sürü şeyi anlatabilir, çok başka markalara başka mesajlar verdirebilirsiniz.
Şimdi biraz empati kurup, Olimpiyat Oyunları'nın açılış gösterilerini hazırlayan Penny Jones'un popülaritesini, onlar da bu reklamda kullanmak istemişler, bu suç mu? diye bir soru sorabiliriz. Değil albette ama dünyada başka fikir mi kalmadı ki böyle polemiğe müsait bıçaksırtı bir fikri seçtiniz? Eminim açıklamaları hazırdır.
Hoaxit (16 Haziran, 2006 15:45 Cuma)Genel olarak görünürde bu tip islerle ilgili sürekli spotlar dönüp duruyor TV'lerde mecralarda... Bu tip fikirler genel olarak kullanilabilir bence cokta arak mantigi isledigini düsünmüyorum. Sonucta benzeri reklamlari herzaman görürüz önemli olan bana göre yansitma bicimidir. Talk Talk'u herkez bilir ama Talk Talk'mu bu isi ilk kez yapmis? yada bu isi kim basarili yapabilmis degil bana göre önemli olan. Eger öyle olucak olursa bu isi en iyi yapan Animal Logic'in "
Carlton Draught" birasi icin hazirladigi "
Big Ad" isciligidir.
It's a big ad, My god it's big...
http://features.cgsociety.org/cgfilms/cgfilm.php?story_id=3043 elma (21 Haziran, 2006 13:44 Çarşamba)Arakla falan hic alakasi yok bence, oradaki teknikten bahsediliyorsa defalarca kullanilmis bir teknik, Akbank tarafindan yinelenmis, bu bir fikir degil ki? fikirler calindigi zaman arak olup olmadigi tartisilir sanki???
alisureyyatorun (21 Haziran, 2006 20:19 Çarşamba)elma ya katiliyorum. arak ile teknik benzerlik arasinda cok ince bir cizgi var. sonucta bu bir cekim teknigi. anlatilan fikirler ise tamamen farkli. birisi banka otekisi aygaz bir digeri telekomunikasyon sektorune hizmet veriyor. ortada teknik bir benzerlikten baska bir "arak" soz konusu gibi gorunmuyor.
arti olarak bazi seyleri sifirdan tasarlamak yerine ayni seyi daha da gelistirerek bir adim daha ileriye goturmek bence arak sayilmaz. akbank'in reklam filmi teknikleri ayni olsa bile diger iki reklamdan daha sade hareket uyandiran ve civil civil. izleyen kitleyi icine cekiyor.
Bilirkişi Raporu (22 Haziran, 2006 09:44 Perşembe)Etik açıdan değerlendirirsek peki bu durumu, ortaya nasıl bir şey çıkar? Yani Akbank'ın yaptığı etik olmamış mı oluyor? Bir sürü güzel fikirle dolu reklam izliyorum ama tam o fikri yansitamamis dedigim reklamlar da çıkıyor. Talk Talk bu fikri güzel bulmus ama o kadar başarılı değil, Akbank bunu geliştirerek daha da güzel yapmış. Gerçekleştirilen bir fikrin yeniden gerçekleştirilmesine karşıyım ama bazen öyle durumlar ortaya çıkıyor ki yeniden o fikre el atılması gerekiyor diye düşünüyorum. Örneğin Cell (Hücre) filmi beyinde gerçekleşen şeyleri ele alıyodu ve fikir olarak çok iyiydi ama vasattı bu fikirler, ben yönetmen olsaydım bu fikirler tamamen farklı olurdu diye düşünmüştüm. Kendi içimde de çelişiyorum belki, yani biraz da karşıyım kullanılan bir fikrin yeniden kullanılmasına ama böyle de güzel sonuçlar görünce kullanılsın da diyorum. Etik metik hak getire yani

Ya da işin içinden çıkamıyor muyum?

Bir de şöyle bir durum var, benim düşündüğüm reklam fikirlerinin ya da film seneryolarının kullanılmasına gıcık oluyorum. Resmen ağlayasım geliyor. Nasıl olur da benim fikrimi kullanır diye pataklayasım geliyor o insanları

Burada da konunun içinde tekrar kendime pay çıkarıyorum tabi

snt (03 Temmuz, 2006 17:52 Pazartesi)Ben demiştim :)
Adrants'e haber olmuş taklit filmimiz ama neyse ki en azından prodüksiyonu beğenmişler. Hatta prodüksiyonu o kadar büyütmüşler ki gözlerinde filmi, Talk Talk yerine BA filmine ve Carlton Big Ad'e benzetmişler.
Henüz Talk Talk ile aynı planla başlayıp Het Nieuwsblad ile aynı planla bittiğini farketmemişler.
Bu arada Vikicim, bizim linkten vermemişler filmi, Akbank'lı dostlarımızın bizi dövme ihtimalleri yok... merak etme
snt (11 Temmuz, 2006 17:14 Salı)Adland'e aynı meşreften
3 film daha takılmış. Fransız sigorta markası Macif'e aramıza hoşgeldiniz diyoruz!
Yalçın (settar) Pembecioğlu (11 Temmuz, 2006 17:27 Salı)Hatta TalkTalk'u başka bir filmle de karşılaştırmışlar aylar önce
burada.
Bu işleri görüp de hala Akbank'ın özgün bir fikir olduğunu düşünen çıkar mı acaba?
snt (17 Temmuz, 2006 13:24 Pazartesi)Shiseido aynı gimiği kullanan ama orijinal bir fikre sahip bir iletişim yapmayı başarmış. İletişimi diğerleri gibi salt bu gimiğe dayandırmamışlar, dolayısı ile ortada bir fikir taklit durumu yok. Özgün bir fikre sahip ve mükemmel bir uygulama ile hayata geçirilmiş bu reklam bence Akbank'ın fikirsiz reklamından çok daha yaratıcı ve etkileyici.
isbn9760806 (22 Ağustos, 2006 12:25 Salı)Aksiyon dergisi bigumigu'yu referans gösteriyor konuyu irdelediği yazıda...
"...
Talk Talk adlı şirketin reklam filmiyle birlikte Akbank, Aygaz ve Belçikalı Het Nieuwsblad gazetesinin reklamlarını aynı sayfadan yayınlayan web siteleri fısıltılara son noktayı koydu. Bigumigu.com sitesine girenler, tüm reklamları seyredip Akbank reklamındaki uygulamanın sadece bir ‘esinlenme’ olduğuna karar verip bir oh çekince ‘önemli’ bir memleket sorunu bertaraf edilmiş oldu..."
http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=25087
Yalçın (settar) Pembecioğlu (23 Ağustos, 2006 14:12 Çarşamba)Derginin kendisini de aldım şimdi, pek gurur verici olmuş adımızın geçmesi :)
ISBN, sen de sıkı biguculardanmışsın, iyi yakaladın bravo :)
only1 (24 Ağustos, 2006 14:58 Perşembe)Peki bu reklam işini iyi yaptı mı?Bence kesinlikle yaptı. Dünya kupası rüzgarını en iyi yakalayan Akbank oldu ve kopya çeken öğrenci diğerlerini geri plana itti.
tiryaki (29 Ağustos, 2006 01:39 Salı)carlton draught ve bud ın da bu tarz reklamları var.
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.