Yorumlar
phoenixia (01 Kasım, 2006 08:58 Çarşamba)sevmiyorum ben,kocamaaaan,uzuuuun gökyüzünü kapatan binaları... az olsunlar, öz olsunlar...
bu arada bina yüksekliği ve de evlerin tavan yüksekliği insan psikolojisi üzerine etkiliymiş.. evlerde tavan yüksekliği kısa olduğunda depresif oluyormuşsun, yüksek olduğunda da kaybolmuşluk ve/veya yetersizlik duygularına kapılıyormuşsun... 'eee??' demeyin, aklıma geldi söylüyorum işte,kaynak da yok okumuştum biryerlerde...:):)
phoenixia (01 Kasım, 2006 09:31 Çarşamba)siteleri bi değişik geldi..1şubat 2005'te başlayan ve 30aralık 2008'de bitirilmesi planlanan projenin aşamaları verilmiş.. binanın yaklaşık uzunluğu 950m..
.
alicim, sen hesaplarsın şimdi 950m.'nin ne kadarlık sabit hızla kaç dakikada alındığını.. ya da asansör iki kat arasını ortalama 8 sn.de alırsa, hızı ne kadar olmalıdır falan..:):)
altan (01 Kasım, 2006 10:17 Çarşamba)Ben bu tür binaları seviyorum. Tasarımcı adam sevmelidir. Binaların kötü olan etkisi yarattıkları olağanüstü gücün baskısıdır. Altında kendinizi ezik hissetmenize sebep olur. Betonlaşma diye kastedilen şey bu değildir. Plansız şehirleşme, yeşil alan bırakmama, çirkin binalar yapmaktır betonlaşma. Ne yazık ki İstanbul ve pek çok büyük ilimiz, hadi tam söyleyelim tüm memleket bu tanıma uyar halde.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (01 Kasım, 2006 10:41 Çarşamba)Dubai'de bunun gibi devasa projelere öyle büyük kaynak ayrılabiliyor ki, bildiğimiz mühendislik ve müteahhitlik bilgilerinin bir üst basamağına çıkılabiliyor.
Palmiye adalarından ilkinin inşasını anlatan bir belgesel izlemiştim (bir tek ali süreyya değil Discovery izleyen), orada projeyi zamanında yetiştirebilmek için nasıl yeni ve denenmemiş yöntemlerin bulunup kullanıldığını anlatıyordu.
Bu gökdelenin yapım aşamalarını anlatan bir sunum da internette dolaşıyordu. Benzer başka dev Dubai projelerinin topluca anlatıldığı başka sunumlar da posta kutularımıza düşmüştü. Las Vegas ruhunun daha büyük bir vizyon ve daha çok kaynakla ortadoğuda oluşması diyebiliriz buna sanırım. Las Vegas'la ilgili olarak Akşam'dan Oray Eğin'in
bugünkü yazısına bir göz atın vaktiniz varsa.
Murat (aaMurat) Küçükyılmaz (01 Kasım, 2006 10:48 Çarşamba)Türkiye de de bu tür katkılar bekleriz. Ama bizimkiler bu tür ihtiyaçlar için destek vermez. Fon mon ayırmaz
nick (01 Kasım, 2006 14:24 Çarşamba)uzaktan davulun sesi hos geliyor. Dubai denen medetde 1 sene yasamis bir insan evladi olarak nefret ettigim yerlerin basinda gelir kendileri.Diger sebebler bir yana, en nefret ettigim kismi sagda solda en modern yapilara bile sokusturulmus olan arap kulturu, rukuslugu ve zevksizligi malesef.
Misal disaridan nefis bir bina gorursunuz, icine girmek durmunda kalirsiniz denk gelir birgun, vay anasina dersiniz, binayi baska mimar icini baska birimi yapti dersiniz. Her yere bezenmis olan islami yildizlar, arap motifleri, zemindeki mermer doselemerinden tutunda ahsap, lambri kaplamalara kadar girla gidiyor.
Mesela ben Burj el Arabin icine ilk girdigimde kusucak gibi olmustum. bunyem kaldirmamisti resmen. Ornek vereyim. Burj el arapta bir deniz mahsulleri lokantasi gibi bir hede vardir, onun tavani deniz dalgasi hesabi bir metre enindeki kivrimli seritlerin kaydirilarak yanyana konmasindan olusur. Akli basindaki mimar serdin renklerini mavinin 3 farkli tonunu kullanarak boyar. Ama gorgusuz bir seyhzade gelir der ki, bunlar kirmizi sari ve yesile boyayin. Ortaya cikan manzarayi hayal etmek bile icimi kaldiriyor.
Ahanda buldum mesela:

Evet paralari var, ama gorgusuzun zevksizin onde gideni bu herifler. Mesela su palmiye adasinda herkes oturmaya baslayip o pamiye yapraklarindaki sahiller faal sekillde kullanilmaya baslandiginda, ordaki deniz sidikli suya donecek, birakin girmeyi, kopeginizi sokamzsiniz. Mal cunku bu insanlar.Ses getirsin byuk olsun pahali olsun gerisi hikaye. Kralindan peeeeeeh cekiyorum..
trantatore (01 Kasım, 2006 14:29 Çarşamba)18 yillik rezervleri kaldi. akarken dolduralim diyorlar. bir yandan gormemislik gibi bir his verirken bir yandan da imreniyorsun. paranin nasil zor kazanildigini pek bilmeyen bir memleket icin cok normal.
trantatore (01 Kasım, 2006 14:32 Çarşamba)ayrica boyle bir binayi turkiyede gormek ne ise yarar. cok mu lazim. ayranimiz yok icmeye durumu.
phoenixia (01 Kasım, 2006 14:34 Çarşamba)bakarsan bağ,bakmazsan dağ olur demişler.. çölün vaha kıvamına getirilmesi de birşeydir..evet görgüsüzlük şeklinde de hayat buluyor,ancak kazandıkları parayı en azından çevre düzenlemesi, geliştirmesi için kullanıyorlar...
bizde olsa versiyonunu düşünmek istemiyorum mesela.. o petrol, o zenginlik bizde olsa bile diyim hatta, beğenmediğimiz "kıçı kırık" araplar* kadar bişi yapamayız..
gandy için not:yine mi iyimser oldum yaw..:)
* oryantalist bakış açısını sevmem aslında.. bizler ve onlar düşüncesinin getirileri(götürüleri)ni de...
Yalçın (settar) Pembecioğlu (01 Kasım, 2006 14:44 Çarşamba)Trantore yanlışın var. Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri'ne bağlı olup da topraklarından doğru dürüst petrol çıkmayan yegane emirlik. Mevcut emirlerinin zekası ve öngörüsü sayesinde serbest ticaret bölgeleri yaratarak ülkeyi küresel şirketler için bir vergi cenneti haline getirdiler ve tüm büyük şirketlerin merkezlerini kurmalarını sağladılar. Yani petrolden para kazanıp har vurup harman savurma değil bunlar. Adamlar katma değer yaratmayı öğrendiler.
Evet, Palmiye adası leş bir proje. Milyon dolarlık bir adacık alıyorsunuz ve 2 metre yanınızda başka bir ev var... Ama buna rağmen Beckham'lar gibi sonradan görme zenginlerin bu tip göz boyama işlere rağbet etmesiyle iyice değer kazandılar ve çok başarılı bir emlak yatırımı oldu sonuçta proje. Zaten buraya Dubai Towers'ı dikecek olan şirket yönetiyor artık bu kule inşaatını falan da. Tek bir kuruluş altında birleştirdiler.
bella donna (01 Kasım, 2006 14:56 Çarşamba)kuleymiş, gökdelenmiş sevmiyorum. gölge de etmesinler, başka ihsan istemem... başımı kaldırdığımda gökyüzünü görebilmeliyim, bulutların arasından bakmaya meraklı değilim.
bu arada yorumları okumadan direkt kişisel yorumladım, kim niye dikiyomuş pek alakadar değilim şu an.
muscol (01 Kasım, 2006 16:03 Çarşamba)aa ben çok seviyorum, 5-6 yaşlarındayken gökdelen manyağıydım, world trade center kuleleri vardı o zamanlar en yüksek, yeni nesil bilmez : ).. (sears tower'dan hiç haz etmezdim)
internetle tanıştıktan sonra depreşen hastalığımı
şu site ile geçiştirmiştim, hastasıyım gökdelenlerin, çok heybetli süper yapılar, yalnız başlarına daha bir heybetliler ( taipei 101 )
ama gördüğüm en yüksek gökdelen iş kuleleri, 2007'de dubai seyahatim var, sanırım şu an 350 metre civarında ben gidene kadar birinciliği ele geçirsin, gideyim sarılayım, şifa bulayım : )
koyu lacivert (01 Kasım, 2006 16:33 Çarşamba)Bence bu işin modası devam ettikçe sidik yarıştırma gibi hep daha yükseği de yapılacaktır ama yavaş yavaş biter gibi geliyor çünkü insanlar bunu da tükettikten sonra tatminsizlik oluşacaktır sonrasında da ceteris'in de dediği asansör projesi ondan sonra da asansörler arası hız yarışı başlar. Artık o zaman da otis ile schindler kapışması seyrederiz.
dubai'deki emirler bence çok çok zeki değiller. İyi okullarda okuyup, ortalama zekada olmak sınırsız denebilecek yüksek sermayeyle birleşince bu tür işler çıkarmak çok da zor değil gibi geliyor. En azından uzaktan bakınca. Ama tabii ki bir çok insan da vardır sadece ihtişam içindee yaşayıp tüketen. Misal Brunei sultanı. Kendimi bildim bileli 30-60 milyar$ serveti vardır fakat bundan da önemlisi tüketimle yatıp kalkan biri olması ve de dunya sıralamasında hep geriye gitmesidir. Neyse konu o değil.
Ayrıca şunu söylemem gerek;
insanları zevklerinden dolayı görmemiş diye suçlamak yanlış bence. Ben de kendi evimi bir mimara yaptırırsam ki kendisi dünyanın en iyi tasarımcısı dahi olsa evin renklerinin kendi istediğim gibi olmasını isterim. pembe yanında kahverengi bile olsa zevk benim zevkimdir. Adam işime karışılmasını istemiyorum demer çalışılmaz birlikte olur biter ama bu görmemişlik değildir keza içerde arapça yazılar vs. olması da. Bunun adı en fazla zevksizliktir.
Görmemişlik şudur: Eğer adam kalkıp sırf ne kadar zengin olduğunu göstermek için atıyorum her yeri altınla beziyorsa hadi altını geçtim bir şeyi yaparken en pahalısından olsun diyorsa görmemişlik budur.
Daha da uçlaştırayım sonrada oranın ustune burası bilmem kaç milyar $'a yapıldı diye yazıp ki o zamanlar dolar kuru şu kadarı yazıyorsa(tabii ki altından) görmemişliktir...
Yalçın (settar) Pembecioğlu (01 Kasım, 2006 17:35 Çarşamba)Koyu, Dubai emirinin zekası kuleler yapması değil. Sanırım anlatamadım: Benim bahsettiğim zeka, petrol geliri olmamasını bir fırsata dönüştürüp yok alışveriş festivaliydi yok Burj El Arab oteliydi diye ülkeyi bir ticaret ve turizm cennetine dönüştürmesi. Baksana, Nick gibi olaya karşı kişiler bile orada çlışmak zorunda kalabiliyor :)
Araplar'ın 70'ler sonundaki Petrol Şok'undan sonra başka bir akıllılıkları da petrol gelirleriyle dünyada aklınıza gelebilecek tüm büyük şirket ve markalara ortak olmalarıydı. Şu anda Ferrari'den Disney'ye bir çok şirkette ciddi hisseleri var.
Bir büyüğümün lafını da alıntılamak istiyorum:
"Russians are the new Arabs"
Param var, istediğimi yaparım zihniyeti için...
Gökhan (ryan) Kurt (01 Kasım, 2006 19:23 Çarşamba)"Ben de zenginin malı züürtün cenesini yorar" lafını alıntılamak istiyorum. Adamların parası var yapıyorlar. 18 yıllık reservleri kalması birşey değiştirmeyecek. Sanayi ve Turizm konusunda giderek kendilerini geliştiriyorlar. Reserv bittiği zaman bu tür yapılanmaları yine Dubai`li is adamlarini zengin konumunda tutmaya yeticek ve palmiyeler gibi bir cok yeni eserler görmeye devam edeceğiz. Ayrıca yapılan bu binanın estetik olarak çok güzel olduğunu söylemek isterim. Bize yapacakları binalardan çok güzel bir mimariye sahip.
alisureyyatorun (01 Kasım, 2006 19:40 Çarşamba)simdi efenim bir asansor bir kati ortalama 3 sn de gecerse...... ehem ne diyorum ben :D
alisureyyatorun (01 Kasım, 2006 19:54 Çarşamba)bu arada settar dogru soyluyor. adamlarin amaci ulkeyi turizm cenneti haline getirip, petrol tukendikten sonra bile doviz akisini saglamak ve ulkelerinin tanitimini yapmak, tabiki ceplerine de para girmesini saglamak. ama har vurup harman savurmadiklari da yok yani. burj'al arab'in hangi odasi onu hatirlayamiycam, tavanindaki altin suslemeleri belirli periodlarla yenilediklerini biliyorum.
nick (02 Kasım, 2006 14:46 Perşembe)UAE de cikan petrolun dagitimi ve isletmesi emirliklere gore ozerklik kazanmiyor bildgim kadari ile. Dubai nin faki i,se su,
onemli bir liman olmasi ve e ticaret dahil petrol rezevrlerinin bitecegini bildikleri icin ticarete ve turzme buyuk yatirim var, bir nevi insaat cennetidir dubai, 5 sen sonra gidersiniz eskileri bitmis yeni insaatlar var. demanli residense, center vs dikip duruyorlar.
Su acidan akillilar, mesela UAE vatandasisiniz, devlet size eve arac vs. veriyor maas bagliyor, 18 inizi doldurdugunuz gibi de, orada yatirim yapacak herhangi bir yabanci sirkete ortak olabilme hakkniz var, o yuzden yerli araplar, kucuk olcekli firmalara cocuklarini filan buyuk olcekli firmalara kendilerini ortak ediyorlar. Hatta arap ortak olmadan sirket kuramazsiniz. Tabi bunlarin anlasmalari var, ayda 100 bin dolar kazanan sirkete kallavi bir arap amcamiz %51 ortak gozukuyor, ve bu kardan kendine anlastiklari oranda bir pay aliyor sadece imzasi ile.
Dolayisiyla calismayan devamli araba degistiren 20li yaslarinda bir cok genc var aylik geliri 5bin dolar olan...
Gelelim gorgusuzluge ve zevksizlige, kavram kargasasi, olmus biraz, Zevk gorece bir kavramdir bu baglamda zevksizlikde havada kalan bir laf. Grogusuzluk basit acilimi ile, gormemislik, deger birmemezlik olsada sadece maddiyata dayanan bir hadise degil, insanin kalite, estetik, sanat, vb konulardaki duzeyi, edindigi tecrubelrler, gordukleri, yasadiklari ile de gelisir. Evine renk secmeyi bilmeyen insan, zevksizden ote, bir acidan gorgusuzdur, renk gorgusu sanat gorgusu kalite gorgusu yoktur, zamaninda gormemistir bunlari. Size ne ben istedigim gibi boyarim diyen insan zaten cahildir. Hatta saygisizdir, bilgiye dogruya saygisi yoktur bu adamin. Ne yaptigi sadece kendini baglasada o insanin, sahip oldugu deger ve nitelikler hop hop sekmeye devam ederler oldukari yerde.
Araplarsa her acidan gorgusuzun onde gidenidir. Burj el arabin odalarindaki tv cerceveleri som altindir mesela.
Bir de insan bir ic mimarla anlasip, ben buralari boyle boyayacagim, isine gelmiyorsa git calisma demez, gider boyaci tutar. peeh
gandy.phoebus (05 Kasım, 2006 21:25 Pazar)geç kalmışım ama;
"[bu tür binaları] tasarımcı adam sevmelidir."
anlayamadım, 'tasarımcı adam' (veya kadın) olmanın yolu erekte yapıları sevmekten mi geçiyor?
bir de, gökdelen diksinler/dikmesinler, "görgüsüz" olsunlar/olmasınlar farketmez; beni ilgilendiren musluklardan akan altın değil, antik köle statüsünden pek de farklı olmayan şartlarda çalışan hindistan ve pakistan kökenli göçmenler. bunun hesabını verdikleri güne kadar zerre kadar sempati veya saygı duyacak değilim Emirlikler'e...
Mankind (21 Aralık, 2006 21:48 Perşembe)ee bosuna istikbal göklerdedir dememis atatürk. ama biraz mide bulandiran seyler bunlar yukarilara çiktikça igrençlesiyo durum. ama bazilarinin mimarileri muhtesem.
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.