Anasayfa

2422_4814.jpg Resimleri
 

Yoksa Yok!


Pin It
Tema'nın "El Koyun" projesini hatırlarsınız. Markom/Leo Burnett'in geçen seneki ödüllü
"Toprak yoksa ekmek yok, meyve yok, yumurta yok, tavuk yok..." serisine benzer bir iş, bu kez konumuz çay. Doğuş çayın kampanyası hakkında çıkan haber aynen şöyle: Çay bitkisinin gelişiminde önemli rol oynayan yağış miktarı, küresel ısınmanın etkisiyle azalmaya başladı. Dünyanın dördüncü büyük çay üreticisi Türkiye'nin de bu durumdan etkilenmesi nedeniyle, Doğuş Çay tüketicilerini küresel ısınma ve bilinçli su kullanımı konusunda dikkatli olmaya çağırıyor. Küresel ısınma hayatımızın her alanında olumsuz etkilerini göstermeye devam ediyor. Yetkililer Türkiye'nin küresel ısınmaya en çok katkı sağlayan ülkelerden birisi olduğunu ifade ederken, kurumlar ise kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye'nin dünyadaki dördüncü büyük çay üreticisi olduğuna dikkat çeken Doğuş Çay ise; "Su yoksa çay da yok!" sloganı ile tüketicileri daha bilinçli su kullanılması yönünde dikkatli olmaya davet ediyor. Küresel ısınmadan yola çıkılarak yaratılan stratejide konsept aynı, uygulama aynı, ne farklı peki..?

Doğuş Çay
Tema







Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


abdulaziz (creaziz) şahin (01 Eylül, 2007 19:20 Cumartesi)
pazardan, mezara küresel ısınma,kullanmayan kaldı mı?
sosyal yönü var diye eleştiriden kaçamaz!
yakalayın emrahı kaçmasın!

Yalçın (settar) Pembecioğlu (01 Eylül, 2007 19:22 Cumartesi)
O-ye! Cok iyi yakalamissin Burak! Sosyal sorumluluk kampanyalari "anonim" sayiliyor anlasilan :)

eferdk (01 Eylül, 2007 19:31 Cumartesi)
ColaTurka'dan da su yoksa cola yok kampanyası bekliyoruz :)

eferdk (01 Eylül, 2007 19:32 Cumartesi)
Erikli'den de su yoksa su da yok ilanlarını beklemekteyim. Çok daha vurucu ve anlaşılır olacaktır dimama.

ARTanubis (01 Eylül, 2007 19:33 Cumartesi)
yeter yaw sanırım bana da baygınlık geldi bu işin herkes tarafından kullanılması...

ama br cay firmasının bunu kullanması uygun olmuş sanki haklarını da yemeyelim, hoşuma gitti:)

big mac (01 Eylül, 2007 19:35 Cumartesi)
RE: "cay olsada su yok" bos bardak icerisinde poset cay oylece bekler.. dogus cayin uygulama beter olmus.. "paste inside" evet bi bayginlik geldi hepimize ama, bence iyi seyler bunlar hic olmamasindan.. hedef kitle baz alinirsa bu bile biseydir diyorum..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (01 Eylül, 2007 19:35 Cumartesi)
Art, yani guzel calarsan fikir hirsizligi yapabilirsin mi diyosun? :)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (01 Eylül, 2007 19:37 Cumartesi)
big mac, cok iyi bir tespit de senden geldi, Tema'nin islerinde cok ciddi bir uygulama varken Dogus'unkinde ayni emegi goremiyorum. Amator duruyor.

big mac (01 Eylül, 2007 19:38 Cumartesi)
ben su su haberini hazirliyim yauu ..

kargi (01 Eylül, 2007 19:41 Cumartesi)
ince belli bardak da niye toprağa dönüsüyor ki? :)

Üstelik bence cay bitkisini gostermelilerdi. "çay" bu bitkiden yapılan bir icecek. Tema'nın kampanyasında tavuk doner, elmalı pay, omlet yok... 

 


braincircle (01 Eylül, 2007 19:48 Cumartesi)
o degil de haberin linkindeki yoruma cok güldüm. 'bu bir tehdit mi' diyor yaa. hee doguş cay bizi küresel ısınmayla tehdit ediyor evet evet.. ee, en zeki varlık geri evrime başlarsa, doğa da cevabını verir. bkz. bigumigu hakimiyet film haberi (puhaha kendimi tutamadım) 

Yalçın (settar) Pembecioğlu (01 Eylül, 2007 19:50 Cumartesi)
braincircle! cok iyiydi
"bi' kac ufak mutasyon..."

rakunzell rakkadar (01 Eylül, 2007 20:04 Cumartesi)
eferdk ağzımdan almışsın. (eriklili kısmı) (: 

 'şşş.. su yok aloooow! kime diyom!' gb hiper rahatsız edicisine kadar yolu var gb görünüyor bu işin..

big mac (01 Eylül, 2007 20:15 Cumartesi)
bu arada register icin zamani gecti ama.. designboom'un dunyanin karsikarsiya kaldigi felaketlerle ilgili bi grafik tasarim yarismasi var.. loveyourearth (birlesik yazilmiyo ben oyle yaziyorum) http://www.designboom.com/loveyourearth.html

eferdk (01 Eylül, 2007 22:07 Cumartesi)

Halbu ki su yoksa hayat da yok! 
Biz olmadıktan sonra çay olsa ne olur :)

Birde "su nerde inek içti,inek nerde dağa kaçtı..." nostaljik sözlerimizden. Algida'dan da "Su yoksa inek de yok, inek yoksa süt de yok, süt yoksa dondurma da yok, yandı bitti kül oldu" diye reklamlarını bekliyorum. :)


bilalbal (01 Eylül, 2007 22:16 Cumartesi)
heh tam da o konuyla ilgili böyle de bişi demiş inekler haklı olarak.

mehmet (01 Eylül, 2007 22:40 Cumartesi)
ahahah ülker'in inekleri keş olmuş :)))))

tiryaki (01 Eylül, 2007 23:35 Cumartesi)
itü, iski, dsi ve şimdi yeni çevre ve orman bakanı; hemşehrimiz bakın ajansa beyanat vermiş. tıktık. kendisi milletin ağzına avucuna bakan değil, işini düzgünce yapan birisidir. hayırlısı bakalım.  

janzu (01 Eylül, 2007 23:41 Cumartesi)

doğuşun yaptığı çalışma gerçekçilik ve samimiyet açısından hoşuma bitti benim 
adamlar açık açık diyoki su olmazsa biz de olmayız
ondan böyle bi mesaj vermek zorundayız
sosyal sorumluluk değil, kıçımızın derdindeyiz tabiri caizse:)


big mac (02 Eylül, 2007 00:39 Pazar)
ne guzel su sorunumuz yokmus fazlasiyla suyumuz varmis.. baska kaynaklarda 15 yil sonra su icin savaslarin olabilicegini soyluyo hedefteki ulke biz olmayalim.. ayrica adi uzerinde kuresel isinma ulkelerlen ne alakasi var..

kaligrafdoktor (02 Eylül, 2007 01:38 Pazar)
ilk izlediğimde, elimdeki çay bardağıyla duygusal tepkimelere girmeme sebep oldu .

"su yoksa bok içersin onu" dedi, haksız da değildi hani.
korktum.
o günden beri ne su, ne çay içiyor; ne de yıkanıyorum.

küresel ısınma 1 veriyorsa, ben 5 verdim çevreme. kuduz muamelesi görmem ise ayrı mevzu.

Imagination (02 Eylül, 2007 16:32 Pazar)
açıkçası Doğuş'un uygulamasını biraz zayıf buldum.. ama böyle sosyal sorumluluk, toplumu bilinçlendirme vb. durumları olduğu zaman şık ya da değil çok önemsemeksizin her türlü çabayı tebrik ve takdir etmek istiyorum...
Her ne kadar bizler burda çeşitli reklam ve tasarımları iviğine diviğine kadar irdeliyorsak da üzerinde konuştuğumuz ya da yayınlanan biçok şeyin (özellikle de geyik değil de ciddi yanı ağır basanların) aslında her zaman istenildiği kadar büyük kitlelere ulaşamadığından (ya da insanları harekete geçirmek için üzerlerinde yeterli etkiyi oluşturamadığından) endişe ediyorum. o yüzden de böyle önemli konuların daha fazla kişi tarafından anlaşılması ve gereğince davranılmaya başlanması için mümkün olduğu kadar çok insanı can evinden vuran, mümkün olduğunca (tabiri caizse) meseleyi birilerinin kafasına kakaraktan harekete geçiren her türlü girişime ihtiyacımız var sanıyorum. (tabir biraz kaba kaçtı belki ama bulamadım daha güzel bi laf şimdik, pardonss)
Yani demem o ki, Tema'nın kampanyasını duymayana Doğuş'un kampanyası, onu görüp kafasını çevirene Erikli'nin kampanyası ulaşır ve bu şekilde böyle önemli konulardaki bilinç yayılarak bi sonuç alınmaya başlar umarım...

Imagination the "Polyanna in cold water" :)

buraKargın (03 Eylül, 2007 00:42 Pazartesi)
'Su yoksa kola da yok!' nasıl olurdu..? 
Kapitalizme karşı globalizm!
Ya da tam tersi...
Yok yok pek olmadı.

espirimate (03 Eylül, 2007 16:54 Pazartesi)
Su yoksa abdest yok- cenabet olur yoksa tüm dünya:)

Dayanamadım, ne yapayım...

Yalçın (settar) Pembecioğlu (03 Eylül, 2007 16:58 Pazartesi)
su yoksa teyemmum var espirimate! :)

mehmet (03 Eylül, 2007 17:27 Pazartesi)
çetin fıkralarını bilir misiniz? :))))

not: internette aramayın, çıkan sonuçlardaki fıkralar hem eksik, hem de yanlış. ayrıca çetin maksimum tatmin için kulaktan kulağa yayılmalıdır.

bir araya gelirsek ben anlatırım bilmeyenlere.

ARTanubis (03 Eylül, 2007 17:44 Pazartesi)

iyi bulmussun espirimate.. diyanet işleri başkanlığı billboard yaptırır bunla...


nagehan (04 Eylül, 2007 00:24 Salı)
fıkraları istiyorum mehmet...

mehmet (04 Eylül, 2007 00:26 Salı)
gel al nagehan...

bella donna (04 Eylül, 2007 00:52 Salı)
aslında "su yoksa ... yok" sloganı bana fikir hırsızlığı gibi bir noktaya vardırılmadan, farklı kurumlarca kullanılarak dikkatin başarıyla çekilmesini sağlayacak kadar basit ama vurucu bir deyiş olarak görünüyor.

bu cümleyi daha kısa yazmak gibi bir çabaya girişmediğim için ayrıca özür diliyorum; ama ben buyum... ihihihiih...

nagehan (04 Eylül, 2007 00:54 Salı)
e nerden alıcam sayın mehmet bey anlatsanızda bilgilensek..

tiryaki (05 Eylül, 2007 01:21 Çarşamba)
ya ben sinir oldum bu global kıyamet olayına! musluğu her açışımda kendimi suçlu hissediyorum. şu yazın deli manyak sıcağında terlerken derhal duş almam gerekeceğini hatırlayıp klimayı açıyorum sonra enerji sarfettiğimi hatırlayıp depresyona giriyorum yaa. bıktım lan. valla bıktım. ayrıca bu global warming global filan değil. avrupa da her yerde sular, seller gibi akıyor. onlar harcarken biz böyle aman global kıyamet, yok lokal kuraklık didinip duruyoruz. 90 lı yılların başında uğur dündar ın hodri meydan ında çatallı çubukla su arayan adam aklımdan hiç çıkmıyor. ama artık sıktı bu muhabbet ya.

eferdk (05 Eylül, 2007 01:40 Çarşamba)
tiryaki + 1000, aynen katılıyorum. 
Elimizde ihtiyacımızın 10 katı su varmış hemde yaa.

nagehan (05 Eylül, 2007 08:57 Çarşamba)
ciddimisiniz arkadaşlar

rakunzell rakkadar (05 Eylül, 2007 10:20 Çarşamba)
yapmayın gözünüzü seveyim yahu! adamlar belediyenin imajını kurtarıcam derken su yokluğuna itiyorlar bizii. tüm bilim adamları çıktı 'saçmalamasın' dedi, ama bilim adamlarının muhabbeti sıkıyor; zevzek konuşup yüzümüzü güldüren kim varsa içimize sokasımız geliyor.. 
giderek daha az yağış alıyoruz farkında değil misiniz gerçekten? avrupa'daysa selleer gb değil; bizatihi sel olarak akıyor.. gerçi bizde de sular asfalt taşımaya başladı ama bizimki daha çok şehir planlaması/altyapı eksikliğinden ileri geliyor. dünyanın bir su haritası var ve biz de riskli bölgedeyiz. anlamayacak ne var şunda ben de bunu anlayamıyorum.. allallaaa...


tims@h (06 Eylül, 2007 10:03 Perşembe)
Türk yaratıcılığı iş başında!
Resmi büyütmek için üzerine tıklayınız

 


big mac (06 Eylül, 2007 10:05 Perşembe)
aman tanrim.. creative direction 10/10 artdirection 10/10 alkis kiyamet..

nagehan (06 Eylül, 2007 10:12 Perşembe)
ya gercekten istedik mi inanılmazı yapabiliyoruz

buraKargın (06 Eylül, 2007 10:34 Perşembe)
Su yoksa sek rakı var! :)

buraKargın (06 Eylül, 2007 17:19 Perşembe)
Reklam ajansı : Zekice Marketing Türkiyede en son sayfada çıkmış...

mezzoalto (07 Eylül, 2007 01:41 Cuma)
"bizde olsa" olayında son nokta olmuş bu, saygı duydum resmen:) özellikle de rakı-sever ve bol buzlu-bol sulu sever biri olarak, işte bu mesaj tam kalbimden vurdu beni, acilen tasarrufa girişiyorum..

bu arada tiryaki mesajına çok güldüm, sinir sahibi olmuşsun vallahi:)) "bıktım lan!":) şimdi bu mesajlar adına iyi mi kötü mü bilemedim, bir yandan vicdan azabı uyandırması açısından iyi, öte yandan "eeeh eytere beah" dedirtecek hale gelip, insanları küreden tiksindirtmesi, veya "harcıyorum anasını satiim, bi daha mı gelicem dünyaya" noktasına getirtmesi açısından da kötü.. aslında çok da cılkını çıkarmamak lazım sanırım bişeylerin, ki sıradanlaşmasın..

bu arada bosch kombi reklamını izleyen var mı? neden bosch "güven kaybetmektense para kaybetmeyi tercih eden", sevecenlikle itimat telkin eden ahmet bosch amca karakterini terk edip böyle snobe, böyle sürreel, böyle itici, böyle insanı canından bezdirici karakterlerin ve mesajların yer aldığı bir kampanyaya verdi bünyeyi? bi arkadaşım beni öyle telefonu açar açmaz azarlamaya başlasa, valla kapatırım suratına! "sen de böyle yaparsan"mış.. asıl sen böyle verirsen mesajı tasarruf edesi varsa da etmez insanlar yahu.. sinirlendim gece gece!

tiryaki (08 Eylül, 2007 00:01 Cumartesi)
:) bosch un bu ve daha önce konuştuğumuz eşinin işteki hâlini düşünen düşünceli adam karakterli reklamlar zaten insanı iten, gerçek olmayan, böyle kahretsin neden insanım neden dünyadayım dedirten, saçma, ruhunu daraltan psikozlu reklamlar. özellikle de eve gelir gelmez "kaynak yok ödenek yok ederim lan böyle işin içine" diyen bi eşim olsa "hanım hanım eve işini taşıma beni delirtme" derdim sanırım. ev başka iş başka. herkesin derdi zaten kendine yetiyo bana ne senin işteki derdinden. hadi bi kere söyledin ama her reklam kuşağında görmek sinir ediyo. ümit karan lı reklamlar ne kadar sempatikti oysa... evet mezzo; bu susuzluk meselesi beni depresif yaptı. tüketemiyorum gönül rahatlığıyla. böyle hortumla bişey yıkayan insanları görünce "hayvan ben senin yüzünden musluğu yarım açıyorum" düşüncesi ve bir nefret... neyse..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (08 Eylül, 2007 00:23 Cumartesi)
umit karan bosch degil de siemens reklamindaydi sankim.

tiryaki (08 Eylül, 2007 00:26 Cumartesi)
evet de bsh ev aletleri olunca ayırmak istemedim

mezzoalto (08 Eylül, 2007 02:08 Cumartesi)

işin bir diğer ilginç tarafı da o, büyük pazar araştırma firmalarından birinde çalışırken bhs yöneticilerinden biriyle görüşmüştüm.. sonuçta adam profilo'yu c ve d, bosch'u b, c, kısmen a ve siemens'i de aslen a ve biraz da b grubuna özel konumlandırmaya çalıştıklarını söylemişti.. fiyat dengesine bakınca da bu fikirden çok caymış gibi değiller..

o zaman neden sempatik aile babası siemens ama snobe şehir insanları bosch'ta? sanki tersi olması gerekmez mi?


Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.