Anasayfa

4496_9510.jpg Resimleri
 

adios Yapi Kredi


Pin It
adios! :) bu kadar mi çabuk unutulur 1 yil önce ne yaptiginiz?

bu kadar mi çabuk pes edilir... bu kadar mi düsülür... adios amigos. adios world travel club...  artik shop&miles, and club ve diger garanti lider kartlar fontuyla yazilmis bir adios var... wilkommen sie...


URL : www.adioscard.com
Kategoriler: reklam
Etiketler: yapı kredi, adios, yeni kart

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


Aygül Pembecioğlu (12 Nisan, 2009 16:37 Pazar)
YKB herhangi bir konkur yapmadan bir süre önce Marka'ya geçti. Bu iş sanırım Marka'nın işi.

Ben geçen ay hesabımı ve kredi kartlatımı kapatıp ADIOS dedim YKB'ye :)


Melih Cılga (12 Nisan, 2009 17:41 Pazar)
"Her reklamveren layık olduğu reklam ajansıyla er ya da geç buluşacaktır."
 - Kızılderili atasözü -

mezzoalto (12 Nisan, 2009 17:56 Pazar)
birisi ne zaman bu berbat kampanya hakkında yazacak diye bekliyordum.. hala ykb'den pes etmemiş bir müşteriyim, ama bu kadar mı düşülür hakikaten, bu kadar mı banal reklamlar yapılabilir yahu.. bi de insanın aklına takılıveriyor müziğin yakalayıcılığından dolayı ve saçma sapan bir biçimde insanın beyninde dönüyor offf yaaa..

meriç (zalambodont) kara (12 Nisan, 2009 20:01 Pazar)
Konkur monkur yapmadan pıt diye ajansı neden değiştirdiği belli, böyle bir reklama onay verecek müşteri ile ben de çalışmam. İstediği kadar Yapı Kredi olsun, dilerse Bank of America olsun...

nick (12 Nisan, 2009 21:01 Pazar)
reklamin kotulugu mevzu olmamali, cunku  bu ulkede nitelik is yapmiyor, bu durumda bu reklam tr ye fazla bile.

reklamin basarisini feedbackle akilda kalmasi ile, coluk cocuk herkesin adios nedir bilmesi  - soylemesi ile olcun. ben reklami 1 kez dahi seyretmemistim ofiste millet adios madios diye dalga gecerken adios diye bir kart oldugunu ogrenmis oldum. bu durum = basari.

ancak tabi  nedendir bilemiyorum ama, Koc tum sirketlerinde ciddi kan kaybediyor son 5 senedir. (nitelikli eleman anlaminda) tabi bu durum illa ki bir seylere gozle gorulur olcude sirayet ediyor...  hayirlisi diyorum ancak gidisat oyle gozukmuyor.

karaasa (12 Nisan, 2009 21:28 Pazar)
bobiler de akp ye uyarlanmış hali çıktı

Aygül Pembecioğlu (12 Nisan, 2009 21:30 Pazar)
reklamın iyi ya da kötü olması değilde, tiryaki'ninde belirttiği gibi 1 sene önce o kadar lansman yap, kartlara havalı olaylar ekle, sonra 1 sene sonra tüm diğer bankalarla aynı mantıkta yeni sadece seyahat üzerine bir kart çıkar.

Türkiye için fazla karışık gelmiş anlaşılan geçen sene hayata geçen havalı kart sistemi.

yalçınbeydilli . (12 Nisan, 2009 21:40 Pazar)
 Dil açısından da "yoz"laşı"yoz"... Mu acaba? 

ARTanubis (12 Nisan, 2009 23:09 Pazar)
geliyos, gidiyos gibi kelime `sirinlik`lerinden nefret ediyorum sanirim...

gectigimiz gunlerde reklama muzik olarak secilen dean martin klasigi that`s amore`yi dugunlerinde ilk dans sarkisi olarak benim soylememi istemisti bir arkadasim... bu reklamdan sonra vazgecebilecegini dusunuyorum...

Yalçın (settar) Pembecioğlu (12 Nisan, 2009 23:43 Pazar)
ekşi sözlük'te çoğunluğun bu reklamı yerden yere vurduğunu, ama bir grup insanın da özellikle İş bankası'nın maximiles kartının reklamıyla karşılaştırıp çok beğendiğini gördüm. M.A.R.K.A. muhtemelen tam olarak böyle bir etki vadetti ve Yapı Kredi'yi öyle aldı. Şirkette ve ajansta herkesin reklamdan memnun olduğunu tahmin etmek zor değil.

Ben filmi gördüğüm anda ilk aklımdan geçen: "Aa, üst lige oynayan küçük bankalardan birisi agresif bir film yapmış herhalde" düşüncesi oldu. İş Bankası'nın ve Finansbank'ın iletişim dili olarak ayrışma başarıları onları Garanti'ye yaklaştırırken Yapı Kredi başka bir boşluğa oynuyor anlaşılan. Ben bu filmden bir şey alamadım:
- Adios bir veda kelimesi, bana seyahati değil, ayrılığı çağrıştırıyor
- yapıyos, ediyos'lar oldukça samimiyetsiz bir durumda kullanılmışlar bence
- Kredi kartları arasında bazı değerlerin sahiplenilmesi şu şekildedir: avantaj-advantage, kazandırır-axess, hayat maksimumda-maximum, BEDAVA-BONUS. Adios kıytırık bir seyahat kartı. Bonus kadar iletişim yatırımı yapabilecek mi BEDAVA kelimesini sahiplenebilmek için acaba? Yoksa günün sonunda bu kimliksiz, markasız, garip reklam algıda Bonus'a kadar gider mi? Bilemiyorum, abarttığıma eminim ama tüketici algısının nasıl çalıştığını özellikle neuro-marketing alanındaki çalışmalara baktıkça daha şaşırarak izliyoruz.

cleanclothes (13 Nisan, 2009 01:19 Pazartesi)
 müşterinin bir konkur yaparak ajansını seçmesini... fakat 6 ay sonra kararının doğru olmadığını düşünmesini... 6 ay önceki konkura katılan bir başka ajansa kucaklama atlamasını, geri dönmesini... ajansını değiştirmeye karar vermesini... tüm bunların sağlıksızlığını, ben bi tarafa bırakıyorum... alan razı veren razı diyorum...

adios reklamının prodüksiyonunun ne kadar kötü olduğunu farkettiniz mi... üç tipleme, üç zevzek tiplemenin kötü planlarda varoluşlarının ne kadar üfürük yapıldığını... tatile çıkan çiftin ne kadar özensiz seçildiğini gördünüz mü... zevzek üçlünün sudaki haline artık bakamıyorum bile...

reklam; doksanların ilk yılları gibi... müzik akılda kalsın, dile pelesenk olsun, tüketici gün boyu sesle söylemese de sözleri ne kadar saçma olsa da melodisini aklının içinden saydırıp dursun...

adios; ne eski advantage card şakacılığında, ne de şu anki maximum card cıvıklığında... eminim bu kart da kendi tüketicisini bulacaktır çünkü bir dönem turkcell'in şehirli abonelerinin aklını çelemeyeceğini farkeden avea'nın yurdumun köylerine yönelip dedelere OH BE! dedirtmesi, başka boşlukları doldurma çabası gibi geliyor adios...

adios "adios" benle işin olmaz... benim de senle...





kemal (KAghast) şahin (13 Nisan, 2009 01:36 Pazartesi)
yaw kart tasarımı da çok kötü. Kim ister ki kartının üzerinde bir seyahat çantası olsun?x! anlam veremiyorum...

mezzoalto (13 Nisan, 2009 02:14 Pazartesi)
nasıl bir algı bu filmin maximiles filminden daha iyi olduğunu düşünüyor çok merak ediyorum.. yani neresinden bakınca daha iyi görünüyor? hatta bunun "daha iyi" görünebileceği toplam kaç reklam olabilir?

byparlak (13 Nisan, 2009 06:02 Pazartesi)
muzik italyan..gurup meksikali gibi..adios ispanyolca..bu kadar alakasiz olamaz herhadle..cok sacma degil mi?

nick (13 Nisan, 2009 07:02 Pazartesi)
Recep ivedik filminin 4 milyon hasilati olan bir ulkede, begeni duzeyi, kalite anlayisinin ne kadar egilip bukulebilir hale geldigi ortada..  iyi ve kaliteli isler, ancak kisisel ugraslar, masturbatif hevesler ya da idealist yonetimler sayesinde cikiyor artik.

Recep ivedik i asagilayan tayfadan olmadim hicbir zaman, evet komik, ben de izleyip gulerim, ama ortadaki senaryo ve produksiyon, film degil tv skeci cikartir ancak. Kalite duzeyi bu.

Serdar ortaclarin, ibolarin, eh iste doktorluktan 3. sinif tenorluga terfi etmis popcularin fink attigi ulke burasi..  O anlamda yerden goge dogru yazilmis tespit ve yorumlar, bu isin haddi degil, bu ise fazla bile.

Kisaca reklam anlamindaki basarisi olsa dahi, herseyiyle ustune konusmaya dahi degecek bir is degil bu.

Adios madios, yeni degil, uzuuun suredir kreatif anlamdaki her iste kor tuttugunu zkiyor bu ulkede..

karaasa (13 Nisan, 2009 08:53 Pazartesi)
reklamı bende beğenmedim ama biraz fazla anlam yüklemiyormuyuz sonuçta reklam içinde her ne kadar estetik bir bakış barındırsa da sanatsal değil ticari faaliyet eh bu bağlamda başarı kriteride müşteriye uygunluğu olmalıdır

ARTanubis (13 Nisan, 2009 09:06 Pazartesi)

@nick: mukemmel yorum!! eline saglık..


Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Nisan, 2009 09:29 Pazartesi)
Karaasa, yorumumu okudun mu? Reklamın algıda rakibinin işi yarıyor olabilme ihtimalini irdelemiştim orada. sanat-ticaret geyiği yapmıyorum, tam tersi, ucuz tüccar zihniyetiyle ticari kayıp tehlikesinin doğmasını irdeliyorum ben.

Hatırlanan /sevilen reklamın sattıran reklam olması gerekmez. bu hata hep yapılır ama . Mesela bir ünlü kullandığınızda reklam sevildiyse bunun ürününüze de yansayacağından asla emin olamazsınız. Cem Yılmaz'lı Telsim reklamlarına kim kötü diyebilir? Tüm anketlerde en çok hatırlanan, en çok sevilen reklamlardı o filmler. Telsim'in o zamanki performansında harcadığı reklam yatırımına göre ne kadar geri dönüş oldu peki? O reklamı sevip Telsim'e geçen tanıdığı olan var mı?

Hele kredi kartı markası gibi bir yatırım yapılıyorsa önümüzdeki yıllarda satılacak yeni plastikler, o kartlardan yapılacak ciro önemlidir ve bunu zaten tek bir kampanya ile yapacağını zannetmemiştir Yapı Kredi de sanıyorum. Bu yüzden de bu kampanya sadece film olarak değil, bir markanın doğuşu olarak da haklı bir şekilde masaya yatırılmaktadır.

Müşteriye uygunluk reklamı başarılı yapmaz, müşteriye uygun yapar sadece. O konuda en güzel yorumu en tepede Melih yapmıştı zaten.

karaasa (13 Nisan, 2009 09:45 Pazartesi)
ben zaten onu birazda nickin söyledikleri için söylemiştim reklamın kreatif anlayışı marka konumlandırması markaya getireceği kar/zarar konusundaki yorumlarına katılıyorum  ancak böyle insanlara böyle reklam anlayışını biraz yadırgadım

Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Nisan, 2009 09:52 Pazartesi)
"böyle insanlara böyle reklam" uygulamasında şöyle bir yanlış var;

abd'de de leşo komedi filmleri, rezil sabah programları, beter bir popüler kültür var. apple ya da nike o amerikan vatandaşlarına reklam yaparken jerry springer'ı oynatmıyor ama. buna rağmen oldukça başarılılar. reklamın toplumu eğitmesi saçma bir fikir, ama toplumun genel estetik anlayışı yerlerde diye reklamda da estetik anlayıştan uzak olmak kesinlikle hatalı bir marka stratejisi. sonuçta recep ivedikçilerin de aşkmarkaları bizim markalarımızdan farklı değil.

dozdenoir (13 Nisan, 2009 10:20 Pazartesi)
Reklam çıktığından beri kendi çevremde yaptığım kamuoyu araştırmalarında ilginç sonuçlar çıktığını görmekteyim. 
1- Herkes adios diye bir kart olduğunu biliyor
2- Hemen herkes adios'un yapıkrediye ait bir kart olduğunu biliyor. 
3- Hemen herkes adios'un uçuş,seyahat ile ilgili bir kart reklamı olduğunu biliyor.
4- 30 yaşın altı, (tek-tük bir kaç kişi dışında) reklamdan tiksiniyor.
5- 30 yaşın üstü (tek-tük sektör çalışanları hariç) reklamı çok eğlenceli ve pozitif buluyor. 
6- Kimse daha adios kartına başvurmadı.
kendi kartını değiştireceği zaman adios'a değil başka bir karta geçeceğini söylüyorlar. (Yapı kredi'nin bankacılık anlayşını sevmeyen baya bir kitle varmış.)

Benim gördüğüm, algıladığım  bunlar, bu mantıkta bu reklamın "marka" bilinirliğini arttırdığı, ancak ürün satışı sağlamayacağını analiz edebiliriz. 
Önümüzdeki günlerde ne kadar satış olduğunu öğreniriz belki içerden bilgilerle...  

Opt (13 Nisan, 2009 10:42 Pazartesi)
Ölü doğan markalar diye bir klişe vardır ya...

(Diğer kötülükler yukarıda sıralandığı için değinmiyorum)

Melih Cılga (13 Nisan, 2009 11:15 Pazartesi)

Markanın varlığından haberdar olmakla başlayıp ikna olarak satın almaya kadar uzanan süreçte, tüketicinin markayla kurduğu ilişkinin seviyelerini beş aşamaya ayıran “Sadakat Piramidi” modeli üzerinden bakmakta fayda var (Aşamaların İngilizce isimleri Presence, Relevance, Performance, Advantage, Bonding. Haliyle bu modelde, markanın tüketicinin cüzdanından aldığı pay da aşağıdan yukarıya doğru yükselir):



Elimde hiçbir veri olmadan tamamen falcılık yaparak tahmin ediyorum ki, Adios markası birinci aşamadaki tüketicilerin belirli bir yüzdesini ikinci aşamaya taşımayı başarsa bile, kullandığı bu “cheesy” yaratıcı üslup nedeniyle, insanları ikinci aşamadan üçüncü aşamaya taşımakta biraz zorlanacak... Piramidin ikinci ve üçüncü aşamalarında Adios’u yarattığı ilk imaj, ilk algı ve tabii ki fiyat açısından ulaşılabilir düzeyde bulanlar ya da ‘kategorisindeki temel beklentileri karşılıyorsa ilgilenebilirim belki’, diyenler de mutlaka olacaktır...

Dördüncü aşamada ‘Marka, rasyonel ve duygusal faydalar açısından rakiplerinden farklı olarak ne gibi avantajlar sunuyor?’ sorusuna cevap vermek için ise tabii ki oturup ciddi araştırma ve karşılaştırma yapmak gerekiyor (bunu yapmak da falcılık sınırlarını aşıyor :) )...


mezzoalto (13 Nisan, 2009 11:16 Pazartesi)
ha şunu da ekleyeyim, font o kadar idealkart fontuna benziyordu ki ben uzun bir süre ürünün yapıkrediye ait olduğunu anlamadım, hatta sanırım hiçbir zaman sonuna kadar izlemeye tahammül edemediğim için bigu haberi olana kadar ykb ürünü olduğunu anlamamıştım.. settar'ın dediği gibi "üst lige oynayan küçük bankalardan birisi" hissiyatı çok hakim reklamda.. 

bu arada dozdenoir'in pazar araştırmasına katkıda bulunayım: benim çevremde 30 yaş üstü ve altında henüz daha reklamı beğenene rastlamadım.. ve gezme tozmayla pek işim olmaz ama ben de alacak olsam bu karta gelene kadar maximiles veya shop and miles alırım, ki ne garanti ne iş bankasının bankacılık anlayışlarından hazzetmeyen bir insanım..

phoenixia (13 Nisan, 2009 12:28 Pazartesi)
beelloooona...
iiistikbal...

ama yaapı kreeedii değil...


valerie (mana) kozmonovic (13 Nisan, 2009 15:57 Pazartesi)
televizyon izlemeye korkuyorum yemin ederim ya.
bi hastalık gibi bir an önce geçmesini/bitmesini bekliyorum.

cleanclothes (13 Nisan, 2009 17:14 Pazartesi)
.....

asli (13 Nisan, 2009 21:33 Pazartesi)
ideal kartın ajansı ile adios'un ajansı aynı değil. ideal kart fortis'in kredi kartıdır. Fortis de şu an Grey'in alt ajansı Gram'da. Adios ise bildiğiniz gibi Marka'nın mahareti.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Nisan, 2009 21:53 Pazartesi)
İdeal Kart'ın şu anda bir ajansı olamaz aslı, o kart öldü.
Dışbank - İdeal Kart'ın lansmanını ise Klan Euro RSCG yapmıştı galiba.

cleanclothes (13 Nisan, 2009 21:58 Pazartesi)
...

eferdk (13 Nisan, 2009 22:01 Pazartesi)
Maximiles logosu da Citibank logosundan aldığı hareketle çakma bir kart olduğunu her defasında hatırlatıyor bana,
adios logosu da bildiğimiz İdel Kart logosu ki reklamında da Orhan Gencebay olsaymış tam olacakmış.
Bence Orhan Gencebay'ı düşünmüşlerdir ama o kadar da olmaz demişlerdir artık. :)

asli (13 Nisan, 2009 22:14 Pazartesi)
kampanya başarılı veya başarısız. adios ile ideal kartı yaratan ajanslar aynı olmadığına göre kreatiflerin "aman canım kim nerden bilecek" mantığıyla yaklaştığını da iddia etmek ne kadar doğru cleanclothes?

Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Nisan, 2009 22:22 Pazartesi)
cleanclothes karıştırdı sanırım aslı. üzerinde durmakta da haklısın. MARKA'yı yaptığı iş yüzünden eleştirirken haksız yere zan altında bırakırsak yukarıda yazdığımız onca detaylı eleştiri de çamur atmak olarak algılanabilir. Bu yüzden bu hatayı üzerine basarak düzeltelim; İdeal Kart logosunu ya da lansmanını MARKA yapmadı.

eftalit (13 Nisan, 2009 22:30 Pazartesi)
Daha önce de söylenmiş ama bu reklamla Maximiles'ın reklamını karşılaştırmak bile abesken insanlar nasıl Adios'un reklamını beğenirler anlamak mümkün değil. Nostalji reklam modası filan olsaydı tahammül etmek bi derece mümkün olabilirdi belki. 

Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Nisan, 2009 22:43 Pazartesi)
eftalik, sözlük'teki yorumları oku valla :) Benim aklımda kalan şu tarzda bir yaklaşımdı: "İş Bankası bana hayatımın boktan olduğunu söylüyor ve çözüm olarak da onun kartıyla para harcayıp 1 haftalığına tatil yapmamı öneriyor, Adios ise negzel neşeli."

mezzoalto (13 Nisan, 2009 23:08 Pazartesi)
haa yani sözcükcüler kapitalizme değil, kapitalizmin gerçekçiliğine karşılar.. böyle yalandan bir neşe, sahte bir enerjiyle sana para harcatınca, yani banka seni acıtmadan "sevince" iyi, ama yaşadığımız hayatın rutiniyle yüzyüze bırakınca tü kaka oluyor öyle mi? bayılıyorum bu sözlük kitlesindeki çifte standartlar dünyasına öyle böyle değil.. neşeli neşeli şaapılmayı tercih ediyorlar arkadaşlar demek ki, hani kaçınılmazsa zevk alalım tadında.. töbe töbe ağzımı bozdum gece vakti yahu

dozdenoir (13 Nisan, 2009 23:41 Pazartesi)
ehueh bunu bence sözlüğün çifte standardı değil de çok sesli olmasına ve herkesin dilediğince fikrini savunabilmesine yormak isterim. Her blogta olduğu gibi burası dahil farklı düşünenler olacaktır. Sözlük böyle dedi bigu böyle dedi diye bi genelleme yapmak pek de doğru olmaz. 

cleanclothes (14 Nisan, 2009 00:33 Salı)
karışmış evet... "ideal emeklilik" markadaydı ideal kart değil... neyse konu kartların font ya da logo benzerliği değil hala benim için...

hopçikitangasamuray (14 Nisan, 2009 11:14 Salı)
Sadece Yapı Kredinin değil diğer tüm bankaların kullandığı vaatleri büyük bir aymazlık olarak görüyorum. Evet , reklamlara baktığınızda insana hayatın bir takım gerçeklerini acı bir şekilde gösteriyor olması veya eğlenceli deneyimleri canlandırması bir farklılık olarak gösteriliyor olabilir ki zaten bu reklamın yapması gereken bir GEREKLİLİKTİR. 100 insandan 40'ını oltaya takmak şu şartlarda da başarıdır.   Fakat işin garip yanı akıllı geçinen olarak farz ettiğimiz tüketicinin ücretsiz seyahat, ücretsiz yemek, ücretsiz konaklama gibi süslü ama içi boş vaatlere nasıl kandığıdır. Yani bir insanın böyle bir kart talebinde bulunurken ne kadar para puan kazanacağını, ücretsiz uçak bileti için kaç milyarık kaç adet ekstre ödemesi gerektiğini çok iyi hesaplaması lazım. yani  sadece ücretsiz bir uçak bileti için en az 5000 bin ytl'lik 4 veya 5 ekstre ödeyeceksem bu kadar kasmanın bir alemi olmaz. Ha hedef kitlen aylık 10 bin tl gibi aşk-ı memnudaki ziyagil portresinde bir azınlıktan oluşuyorsa ammenna diyeceğim ama onlarda zaten kendi uçaklarıyla uçup, birebir otellerden yüksek oranlarda indirim alabiliyorlar. Alacağı üç kuruşluk ekonomi klas uçak biletini mutfak şefi şayeste hanıma verir ki izin gününde memleketini görsün
O yüzdendir ki aslında bu kartların sağladığı hiç bir avantaj veya fayda yoktur. SAdece kredi kartına bir konsept kazandırır ve olayı biraz daha şeker kız kendiy durumuna sokar. Ve idda ediyorum bu kartların asıl hedef kitlesi hiç de öyle düşündüğümüz gibi ziyagil ailesi falan değil, bizler ve sizleriz. Emin olun bizim gibi 100 insan diğer kitleden daha fazla para kazandırır. Çünkü biz tüm ihtiyaçlarımızı buradan karşılar, faiz ödemekten helak hale geliriz.


Volkan ATAY (14 Nisan, 2009 14:40 Salı)
Kısa bir süre önce Hulusi Derici sektördeki itibarına "Mustafa Kemal Obama" adlı şaheseriyle Adios demiştir...  Oradan ağız alışkanlığı herhalde bu Adios...

mezzoalto (14 Nisan, 2009 23:50 Salı)
dozdenoir, ben settar'ın yansıttığı şekliyle değerlendirdim, yoksa ne biguyu ne de sözlüğü tek birşeymiş gibi algılamak hatalı olur, haklısın.. bu yorum elbette sadece o başlık altında yazanları bağlar.. ama zaten sözlükteki format -çok seslilikten gitgide gürültüye dönüşme hali- beni yoruyor, bu kişisel bir yorum ve apayrı bir konu tabi..

not: settarcım ama sen de hakkaten abartmışsın, 130 tane yorumun en fazla 15 bilemedin 20 tanesi reklamı beğendiğini, ve iyi olduğunu söylüyor yahu, kalanların hemen hepsi yerden yere vurmuşlar reklamı..

pinaria (16 Nisan, 2009 10:08 Perşembe)
www.kiminlenereyegidiyos.com/ birde oyun tasarlamışlar

Yalçın (settar) Pembecioğlu (16 Nisan, 2009 10:11 Perşembe)
şarkı çaldı, kapattım oyunu, hehe :) bir de üyelik isteyince aman dedim. eğlenceli olmuş mu acaba? oynayanların fikirlerini alalım :)

pinaria (16 Nisan, 2009 10:32 Perşembe)
settar, şarkıyı kapatabiliyorsun solda bir düğme var kayıt olmak da kolay cep no mu ve adresi salladım tabii ki :)) bir harf seçiyor sonra ülke adı kız-erkek ismi alkolsüz içecek falan soruyor ben kendimi coğrafya bilgisinden yoksun sanırdım ama en çok alkolsüz içecek bulmakta zorlandım şaşırdım

Yalçın (settar) Pembecioğlu (16 Nisan, 2009 10:44 Perşembe)


Solda düğme yok valla pinaria :) ayarlara girmek gerekiyormuş sesi kısmak için. tabii bunu yapana kadar bilgisayarın sesini kesmek zorunda kaldım...

dozdenoir (16 Nisan, 2009 11:00 Perşembe)
 ya herşeyi bişeylere benzetmekten ben fena halde sıkldım... bu yuvarlak dünyanın üzerine balık gözü kamera ile yerleştirilen nesneler rakibi sayılan advantage'da hayvanlar gibi kullanılırken zorunda mıydılar böyle kullanmaya. 



espirimate (16 Nisan, 2009 20:47 Perşembe)
gerçekten ne saçma bir reklam ya. yiyoz, içiyoz, sıçıyoz.


tims@h (17 Nisan, 2009 14:28 Cuma)
Resmi büyütmek için üzerine tıklayınız


Melquiades (17 Nisan, 2009 14:47 Cuma)
 ahah harika komedi bu, günümü şenlendirdi valla :) 

ck (17 Nisan, 2009 19:38 Cuma)
tamam kötü ama "aramızda dağlar var" sloganıyla ve yine bilindik bi melodiyle karsımıza cıkan alarko carriere kadar kötü olamaz

pinaria (21 Nisan, 2009 15:52 Salı)
mediacat'te bu kampanya oylamaya sunulmuş. Şaşırtıcı bir şekilde tüm seçenekler başabaş gidiyor. www.mediacatonline.com

Yalçın (settar) Pembecioğlu (21 Nisan, 2009 15:54 Salı)
"mediacat hulusi'nin şalvarıdır" demişti bir arkadaşım :)

Melih Cılga (21 Nisan, 2009 17:08 Salı)

ck’nın yukarıdaki yorumunda Alarko’ya biraz haksızlık yaptığını düşünüyorum, çünkü piyasaya yeni çıkan bir markanın lansman kampanyası ile yıllardır tutarlı çizgide reklamlar yapan bir markanın dönemsel küçük bir işini karşılaştırmak pek doğru değil sanki (tabii ki Adios’un ‘yatacak yeri bile yok’,  bu konuda hemfikiriz) :)...

Alarko Carrier sürekli olarak “Bize danışmadan klima almayın” dedi, hep “diğerleriyle karşılaştırın, farkı göreceksiniz” anlamına gelen reklamlar yaptı: “Aramızda dağlar var” esprisi de, tutarlı biçimde sürdürülen bu stratejinin son uygulaması sadece. Ve gayet de eğlenceli bence, çünkü artık şarkılı türkülü şekilde “biz farklıyız” diyerek açıkça dalga geçiyorlar rakipleriyle... :)


cagatay (tortilho) karakoc (21 Nisan, 2009 18:31 Salı)
@settar
iyi demiş kim dediyse :)

( özellikle son kapaktan sonra deneyimine ve ustalığına inansamda  sinirlerimi hoplatıyor kendisi )

erhan (spawnie) özkantarcı (21 Nisan, 2009 19:09 Salı)
valla onu bunu bilmem ama metin yazarının izmir'li olduğu konusunda ciddi kuşkularım var. gelios gidios, gelcem, gitçem, gelion, gidion, napion... severiz yuvarlamayı =) yakında YKB reklamlarında ÇİĞDEM ÇİTLİOS, BOYOZ YİYOS, ASFALYAM ATTI, GEVREK ALCAM gibi kalıplarda kullanılırsa hiç şaşırmam... =P

skutarion (24 Nisan, 2009 10:09 Cuma)
iki kere dünya turu da atsan, trilyon da harcasan, artık bu kart "amele seyahat kartı" olmaya mahkumdur bu lansmandan sonra... prestij mrestij hak getire.

doğru düzgün cümle kuramayan; italyan, ispanyol ve bilumum dünya kültürlerini "yabancı/eloğlu/gavur" sınıflaması altında aynı kefede toplayan zihniyetin ürünü bir kart.

wings, shop&miles gerizekalı, bir siz akıllısınız.

yakında "çiftçinin dostu adios hububat kredili kobi seyahat kartı" da bekliyoruz yapı kredi'den.

ya da "umre miles" da olabilir. maksat popülizm olsun, içi boş olsa da olur...



pinaria (27 Nisan, 2009 14:25 Pazartesi)

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.