Anasayfa

2108_4179.jpg Resimleri
 

Telekom Cem Yılmaz'ın reklamlarını durduruyor


Pin It
alinti ; Telkoder'in Türk Telekom'un tarifeleriyle ilgili Telekomünikasyon Kurumu aleyhine açtığı dava sonucu Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı vermesi Cem Yılmaz reklamlarını da durduracak.

devami ; http://www.mediacatonline.com/tr/news/details.asp?a=1&id=3835&page=1

Kategoriler: reklam
Etiketler: cem yılmaz, telekom

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


eferdk (18 Haziran, 2007 19:53 Pazartesi)
Kaldırılsın zaten, cem yılmaza hiç yakışmayan bir reklam.

Cem Yılmaz sahnede işini yapan bir adam, televizyonda kendisini sahnede hiç  izlemeyen kişilere böyle tanıtması, imajı için hiç de iyi değil.

Telekoma diyecek birşeyim de yok, şimdiye kadar herkes birşeyler dedi, dünyanın en pahalı telefon görüşmesini, internet bağlantısını aldığımız tekel bir kuruma ne denirki, ürün kaliteli ve doğru olmadıktan sonra reklam olsa ne olur?

abdulaziz (creaziz) şahin (18 Haziran, 2007 20:09 Pazartesi)
kalksın ve yeni reklamlarda şahan oynasın artık.Tarifeler de ona uygun ölçülere getirilsin:))

elifbb (19 Haziran, 2007 00:11 Salı)
Hımmm hım hım... Reklamların kötü olması, Cem Yılmaz beklentilerinin karşılanamaması, Türk Telekom tarifelerinin ve tekelinin tartışılması elbette mıncıklanacak konular ve durumlar. Ancak, ne sebeple olursa olsun "serbestlik istiyoruz" diyerek Danıştay kararı ile reklam durdurma eylemi bana çok ironik geldi.

Devletin bu alanı tekelleştirmiş ve kontrol altına almış olmasını savunmuyorum. Reklamların yasaklanmasını saçma buluyorum. Sevmediğim bir ton reklam var, monopol haline geldiğini düşündüğüm pek çok ürün ve servis var. Çözümün bu kurumlara veya reklamlarına çelme takma olduğunu sanmıyorum. Girişim, gelişim, serbest sektör ve rekabet terimlerini kullanırken "yasaklama"yı savunmak tuhaf geldi. Yasağa zaten karşıyım, ondan mıdır ki acep :)

tiryaki (19 Haziran, 2007 01:18 Salı)

evde ev telefonunun kullanılacağını bize anlatmış bi insan sonuçta, eski çevirmeli siemens telefonumuzu hatırlatan adam. bunda ne var?
bizim üniversite (iü) yemekhanesi özelleştirildi ve yemek 1,25 ten 1,00 a düşürüldü (4kap yemek!); servis kalitesi yükseldi, yemeklerin lezzetleri ve kullanılan malzemelerde hissedilir bir iyileşme görüldü, insanlar memnun.
telekom özelleştirildi ve önü kesiliyor yurtiçi arama lisansı alma şansı da açılmışken; tt nin oynama alanının daraltılması beni huylandırıyor.
öte yandan danıştay; özelleştirilen kuruluşlarda herkesin istediği gibi at koşturamayacağı sinyalini vererek milletimize güven veriyor. şimdilik gelişmeler bunlar söz ankara'da.


elifbb (19 Haziran, 2007 01:40 Salı)
özelleştirmenin getirisi götürüsü, kapitalin esnekliği veya kısıtlanması diye girişmek bile istemiyorum :) danıştayın böyle bir kararla vatana millete güven verdiğini de düşünmüyorum. yine aynı yere geleceğim sanırım; güven yasaklarla olmaz diye düşünüyorum. oy oy nerelere gideriz şimdi kimbilir, dur gitmeyelim :))

özelleştirilen kuruluşların yasal çerçevesinin tamamlanması, halen tereddütlü olan özelleştirme altyapısının sağlamlaştırılması, kapital nedir kapitalizm nedir konusunun artık bir netlik kazanması ayrıııı, reklamın yasaklanması ayrı gibime geliyor. yasağa karşı kampanya kokusu bile alır oldum bak gece vakti :P

ankara henüz resmi açıklamasını yapmasa da kulağımıza gelenler şimdilik bunlar sevgili tiryaki. mikrofon sana emanet :))

tiryaki (19 Haziran, 2007 01:56 Salı)

evet sayın bigucanlar; bir gece gece anadoludan görünüm ün daha sonuna geldik. esen kalın.


tospik (19 Haziran, 2007 02:40 Salı)
geç bile kalınmıştı hani...daha da doğrusu hiç çekilmemeliydi, 
bunun yanısıra kit'ler de olmasın, desteklemiyorum. devlet sanki tüm işlerini bitirmiş de pabuç, tulum, soda üretecek. tamam cumhuriyetin ilk zamanlarında özel sektörü itelemek için kurulmaları doğruydu, ancak sonradan...aman canım benim işim mi bunları tartışmak, sosyoekonomikler uğraşsın, devlet vergisini toplasın, hastane neyin açsın, başka iş yapmasın.

tedmer (19 Haziran, 2007 09:06 Salı)
auah babamda oynar olayı güzelmiş :D

ix (19 Haziran, 2007 09:48 Salı)
ne yazıkki cem yılmazın yaptığı işler gitgide kötüleşiyor.
eddie murphy gibi olmaya başladı. yan rollerde ve her türlü rolde iyi, kendisinin ve kardeşinin yazdığı filmlerde kötü.

fair (19 Haziran, 2007 09:58 Salı)
bence cem yılmaz türk telekom'un o köhne yapısına eğlence getirmişti.. ayrıca bu yasakçı zihniyeti de kınıyorum.. devamlı yasak yasak yasak.. nereye kadar ama belli değil.

Fixx (19 Haziran, 2007 11:16 Salı)
Türk Telekom'un Cem Yılmaz'ı bi reklam filminde oynatması tabii ki de güzel bi fikir ama sadece parayı vermekle güzel olmuyor reklam filmi

hopçikitangasamuray (19 Haziran, 2007 11:52 Salı)

Reklam stratejisi çok hatalı bir reklam.
Telekom, tarifelerine bakmadan tutmuş cep telefonuna alternatif yaratmaya çalışmış.
Ahanda böyle patlarlar.


mezzoalto (19 Haziran, 2007 12:35 Salı)
ya ben bu reklamların nesinin kötü olduğunu merak ettim, bu kadar olumsuz yorumu görünce.. cem yılmaz söz konusu olduğunda beklentilerimiz çok mu yükseliyor acaba; böyle bir doritos kampanyası, bir opet kampanyası performansı bulamadığımızdan mı beğenmiyoruz.. çünkü gerek mesajlar gerekse o anlatılması hedeflenen mesajı aktaran metinler, olması gerektiği kadar net, açık ve esprili bir dille hazırlanmış, ne çok uzun ne çok kısa, ne çok sulu zırtlak ne de "sensodyne reklamı" ciddiyetinde.. "doktor bu nee" veya "asfalt ağladı bee" gibi dilimize pelesenk olacak türden çarpıcı bir slogan yok ama şart da değil yani, kendini izletiyor ve mesajı üstünde düşündürüyor.. eh bi reklam daha naapsın?

keza tüm reklam serisini yasaklamak, 2 davalı entry/başlık yüzünden ekşi sözlüğü kapatmaya benziyor.. sabit telefon kullanımını teşvik eden seri devam ettirilip, direkt tarife rakamlarına yönelik olanlar durdurulabilirdi.. yasakçı zihniyete ben de karşıyım, hele de böyle toptan kaldırdık hadisesine, ama sonuçta ortada davalık bir husus varsa tüketiciyi yanıltan, onunla ilgili reklamın dava süresince zaten askıya alınması gerekir.. vur deyince öldürmenin bir manası yok tabi, lakin genelde iş mahkemeye gelince sonuç bu oluyor..

sağlam bir sabit telefon kullanıcısı yecee sizlere tarifeler ve ekonomik bağlamda cep vs sabit karşılaştırması hakkında daha sağlıklı bilgiler verebilecektir:) ben zaten telefonla konuşmayı sevmediğim, konuşmam gerekince de cebi kullandığımdan bilemiyorum.. ama reklamlar başladığından beri, iş telefonu kullanımımda artış oldu mesela, elim direkt cebe giderdi eskiden, şimdi ise "sabitten arasam da olur, hem daha net konuşuluyor" diyorum.. (beşiktaş sahilde 2. kat seviyesinde bir ofisim var, ama cep yarım yamalak çekiyor.. ne desem boş, selocan'lara sevgileeer, turkcell'e saygılaar)

hopçikitangasamuray (19 Haziran, 2007 15:13 Salı)
ya ben genel olarak espirilere birşey demiyorum. Hatta içnde beğendiğim ve rastladığım zaman çok güldüğüm (çok demeyelim de) güldüğüm bölümler de var.

hata tamamen sabit hattın, cep telefonuna rakip gösterilmesi ve ona alternatif olarak sunulmasıdır.
Çünkü şu an ciddi bir şekilde yeni bir telekom markası çıkmayacağından TürkTelekom'un cep telefonlarıyla yarşması imkansız.
Ya en basitinden cep telefonun mesajlaşma paketleriyle zaten tüketici yeterli derecede kara geçiyor. Ayrıca arayanlar için yok ekopaket, yok dabılpaket, promosyonlarıda mevcut.
O yüzden TürkTelekom tarifelerini düzeltmediği sürece kesinlikle Cep telefonlarına rakip olamaz.
Onun için hata taaaa en başta yapılmıştır bence

mezzoalto (19 Haziran, 2007 15:36 Salı)
vallahi senin bu söylediğinin tam olarak tersini, türk telekom'un cep telefonlarını rakip olarak filan almadığını, almasının saçma olduğunu, gsm firmalarının hiçbir koşulda tekel olan sabit telefon şirketiyle yarışamayacağını/ona bir tehdit oluşturamayacağını, bu reklamın özellikle de bu anlamda anlamsız olduğunu (yani zaten tekel olan ve alternatifsiz olan bir mecranın tutup reklama 5 milyon $ harcamasının anlamsızlığını) ve bunun muhtemelen tt'nin parasını nereye harcayacağını bilememesinden kaynaklandığını düşünen epey bir argüman da dinledim, tt'ye iş yapan firmalarda çalışan, iletişim sektörüne hakim kişiler, yani boş olmayan kişiler tarafından.. 

ancak realitenin ne olduğunu bilmiyorum, aslen tt genel müdürü de bir rekabet hissiyatı içinde olduklarını üstü kapalı dile getirmiş bir kaç demecinde, yani onlar da hafiften bir tehdit sezmişler, bence de kimse boşu boşuna aniden böylesi gürültülü bir kampanyaya girişmez ama yine de bu kadar kesin konuşabilmek için rakamlar gerek.. özetle, herkes durumu senin algıladığın kadar kesin ve net algılamıyor onu söylemeye çalışıyorum..

ben her iki uçta da değilim, sonuçta tt'nin abone kapasitesine, yaygınlığına, altyapısına, hizmet erişilebilirliğine herhangi bir gsm'in ulaşabilmesi için kırk fırın ekmek yemesi lazım.. Türkiye'de postane olan heryerde tt var diye düşünebiliriz, hangi gsm böylesi yaygın bir bağlantı ağına sahip.. ama bir yandan sabit telefon kullanmak zahmetli bir iş olmaya başladı bir çok insan için, özellikle de telefonu çok kullanan, iletişime çok para harcayan gençler ve şehirliler için (yani babaannemin cep telefonu yok ama zaten babaannem haftada toplam 1 saatlik telefon konuşması yapıyor mudur acaba?).. söylediğin gibi mesajlaşma fasilitesi yok denecek kadar az, cepte telefonlar yazılı, rehber aramıyorsun, her sabit telefonun cep gibi 250-500-1000 numaralık bir kapasitesi yok; cebine koyup o an neredeysen konuşabiliyorsun, taşınabilir sabit telefonların bile en küçüğü eski eriksonlardan büyük.. yani insanların pekçoğu gsm şirketleri arasında bile ciddi bir tarife farkı algısına tam sahip değilken -yani sahip pek çok insan var ama süpermarkette ürün tercih ederken sahip olduğumuz algıya kıyasla o kadar güçlü değilken- sabit versus gsm arasında kesinlikle böyle bir hesap kitap yapan kalabalık bir çoğunluk olduğunu düşünmüyorum.. özellikle de iki alternatifin arasında kullanışlılık anlamında bu denli ciddi farklar varken.. yani sabit kullanımının azalması temelde ekonomik değil pratik sebeplere dayanıyor benim gözlemlediğim kadarıyla, ve insanlara -tabii ki varsa ve yalan söylenmeksizin- ekonomik farklar hatırlatılırsa pratik versus ekonomik arasında ekonomik olanı seçmeyi düşünebilir reklamlar.. tt de kampanyanın genel gidişatına bakınca tam olarak bunu hedefliyor gibi görünüyor..

gene biraz fazlaca düşünmüşüm bu konu üstünde sanırım, evvelki pazar mezunlar gününde o kadar çok türk telekom ve tt.net logosu sokuldu ki beynimize bilinçaltıma yerleşmiş olabilir

elixmix2019 (19 Haziran, 2007 19:01 Salı)
bi beyin vardi ne oldu ona ? :D

maral meral (19 Haziran, 2007 19:32 Salı)
reklamlar kötünün ötesinde.. Cem Yılmaz sözkonusu olunca gerçekten acıklı olmuş.. hayal kırıklığı.
Telekom un özelleştirilmesi ve yasaklar..
zaten en başta özelleştirme bir milletin haberleşme ağına kadar sıçrarsa olacağı budur..
sen önce dizginleri birinin eline ver ondan sonra olmaya uğraş.. ama yine de yasak=güç bu durumda. Oh.

ferhat can (20 Haziran, 2007 01:51 Çarşamba)
mazhar alanson ile cyborg kadın reklamları yasaklansın asıl. onlar ttnet reklamı gerçi. bence terör kapsamında ilgilenilsin bu reklamlarla. bir de ttnetin logusunu hayır için birisi değiştirsin.

mezzoalto (20 Haziran, 2007 02:12 Çarşamba)
Aman tanrım, evet evet eveeet! ferhatt kardeşim bu kadar mı karşı olur kalp kalbe..dur ben bunun haberini filan yapayım, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en kötü reklamı başlığı altında, imar bankası'nın "caviiit beni otomobillendirsenee" reklamı veya pınar'ın bende bile çoluk çocuğa şiddet uygulama hissi uyandıracak denli feci sosis reklamı bile bu kadar kötü değil be! direkt bilinçaltına itmiş ve unutmuşum, o kadar fena.. hatta bir kısım öğrencim gibi ifade etmek gerekirse "tiksiiaaaancch" "yivraaanch" filan demek istiyorum... sinirlendim bak gece gece hatırlayınca, evet evet kesinlikle terör kapsamında değerlendirilsin..

eferdk (20 Haziran, 2007 02:14 Çarşamba)
Evet yaaa o ttnet logosu hiç yakışıyomu yaaa, bulunduğu ortamın içine eden tip gibi, bulunduğu yeri berbat ediyo, teknolojiyi, interneti temsil eden bir logo gibi mi hiç?

mezzoalto (20 Haziran, 2007 02:26 Çarşamba)
ben hızımı ve hıncımı alamadım çemkirmeye devam ediyorum: birileri bir süre için mazhar alanson'u da yasaklasın.. tibete nepale katmanduya filan götürsün, inziva çekilsin, bi silkinip kendine gelsin, elbette cyborg kadın olmaksızın.. hayır o ne aşkmış be kardeşim, bir insan aşk uğruna kendini bu kadar maymun eder mi yahu, koskoca mazhar alanson'sun, bir karizman, bir birikimin, bir duruşun var(dı), sen bu hallere düşecek adam mıydın be "şapkasız çıkmayan" abi.. "internet kebabı değiiil ne alakaaa internet yahnisiii" "aaa mazhar kereviz sevmez" "ehihhi internetten geliyor o koku".. öööggggkk, kebap olasıcalar, yahnilere gelesiceler, kerevize bandırılasıcalar sizi.. internet düşsün hepinizin kafasına..

o reklamın da en başta metin yazarı olmak üzere, içinde parmağı olan herkesin de meslekten men edilmesini talep ediyorum; ne yapsalar bundan daha kötü yapamazlar sanırım.. ve bu kadar korkunç bir kampanyaya imza atılmasına sebep olan herkesin de aldıkları paralar - maaşlar toplanıp bir hayır kurumuna bağışlansın..

höf.. ben bittim, sinirim bitmedi, umarım aramızda tanıdık bildik birileri değildir o reklama karışanlar, amacını aşan bişiler yazmış olabilirim ama cidden çok fena oluyorum o reklamı görünce, şuurum kayboluyor!

abdulaziz (creaziz) şahin (20 Haziran, 2007 08:16 Çarşamba)
-oyunuzuu bana verirseniiizz
1-mazhar, antartikaya yollanacak
2-cyborg kadın, konserve fabrikasına bırakılacak
3-logo değişecek
4-tüm ekip, sinan çetine bağışlanacak

fair (20 Haziran, 2007 10:00 Çarşamba)

yıllardır tanıdığımız şarkılarına da eşlik ettiğimiz unutulmaz bir eşi daha olmayan bir "gözyaşlarımızı bitti mi sandın" olsun bir "yalnızlık ömür boyu" olsun bir de tabi "bu sabah yağmur var istanbulda" olsun.. hiç yakışıyor mu be mazhar abi... ama işte insan andropoza girmeye görsün


msecure (20 Haziran, 2007 16:06 Çarşamba)

Yasaklama kötü olmuş. Cem Yılmaz'ın telekom reklamları hoşuma gitmişti. Bence gayet de başarılıydı. 

Mazhar Alanson reklamına gelince berbat ötesi. Yazık olmuş.


big mac (20 Haziran, 2007 18:11 Çarşamba)
telekom once adsl sorununa cozum bulsun dunyanin en pahali adsl ni kullanmak istemiyorum.. keriz gibi hissettiriyo... hepimiz keriziz.. sen ben o biz siz onlar...hepimiz hepimiz

yecee (20 Haziran, 2007 18:16 Çarşamba)
adsl fiyatlarının türk telekom için bir sorun olduğunu sanmıyorum, sonuçta dünyanın en pahalı adsl'ini satıyo adamlar

rakunzell rakkadar (21 Haziran, 2007 10:54 Perşembe)
ahahah! çok yaşa big mac..

braincircle (21 Haziran, 2007 13:04 Perşembe)

ama el emeği göz nuru o adsller yahu! (pıhhahah)


tiryaki (26 Haziran, 2007 02:38 Salı)
cem yılmaz, telekomunikasyon sektörü reklamlarında pek oynadı. evvelden beri. titreşimli panasonic telefon reklamı ilkiydi sanırım. sonra telsim reklamları geldi ki, şu linkteki -ki bazı repliklerini hâlâ söylerim- ne telsim kaldı ne bir şey :) türk telekomun sonu da bu olmasın :) hatırlatayım dedim.

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.