hayvanlar ilginç yaratıklar.. reklamcılar daha da ilginçler.. şimdi duyan sanki karıncaların besin maddelerine tadlarını beğendikleri için gittiklerini sanır: "hmm şekerim bu ekmek kepekli ben yemem, beyaz ekmek kırıntısı aramaya gidiyorum".. karınca dediğin yenebilir herşeyi yuvasına götüren bir canlı türüdür, şimdi ben bu reklama bakınca "aaaaabi bak karınca bile sevmiş, ben kesin severim" mi demeliyim??
burada karınca davranışının nesi ilginç diye soracak olursanız, şekersiz-kalorisiz bir besinin nesini beğenip alıyor karınca.. demek ki onun içinde de eninde sonunda besleyici bir madde var..
annemlerin kampüsünde -itü maslak- bolcana fare olur -küçük lab fareleri, kanalizasyon sıçanı değil:P-.. bunlar özellikle akşamları ortalık sessizken, tıkır tıkır duvar boşluklarında, asma tavanlarda, vs dolaşırlar.. o yüzden odalarda asla ortada besin maddesi bırakılmaz, bıraktığını fare götürürmüş.. genelde çelik dolaplarda saklıyorlar bisküvileri filan.. neyse bi gün annem bu yiyeceklerin torbasını dolaba koymayı unutmuş, torbada çikolata da var, altın başak da, çubuk kraker de..
ertesi sabah geldiğinde görülen manzara şu: fare hayvanı, azmiyle pakedi kapalı koca karton kutuyu kemirip çikolataya ulaşmış, biraz ordan tırtıklamış, bilimum şekerli tuzlu yağlı ne bisküvi varsa hepsinin pakedini açıp kemirmiş, lakin sıra diyet bisküvilerine gelince, dokunmamış bile:)) annem uzun süre farenin bile itibar etmediği şeyleri neden yemeye çalıştığımızı sorgulamıştı

uzun lafın özeti, hayvanlar ne yenmeli ne yenmemeli bilirler aslında, bu karıncalar tufaya gelmiş
