Anasayfa

2033_4025.jpg Resimleri
 

Speed.Agression.Destruction.


Pin It
Burnout Dominator adlı oyun için yapılmış "iç huzur için şiddet" felsefeli site. Özellikle "The Teachings" kısmı şiddetle tavsiye edilir.


Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


abdulaziz (creaziz) şahin (31 Mayıs, 2007 11:26 Perşembe)
şiddetle şiddet kampanyası şiddetle tavsiye edilince hiddet ortaya çıkar mı? çok başarılı

dydemoz (31 Mayıs, 2007 11:28 Perşembe)
Bu aralar içimde avaz avaz bağırmak geldiği için midir bilmem geçişlere ve görsellerine bayıldım. 


Saklibahce (31 Mayıs, 2007 16:35 Perşembe)

ilgincmis, öyle bi bagirdim ki, bürodaki arkadaslarin kalp atislarini 2'ye katladim:)animasyonlar süperr..


eferdk (31 Mayıs, 2007 20:59 Perşembe)

Yazida kara şahin diye de bir algı var :)


fındık (31 Mayıs, 2007 23:11 Perşembe)
site muhtesem bı gorsellıge sahıppp...
gercektende ılk anda kara şahın dıye okudum:D
strese gırdım ben sımdı bagırmam lazımmm:):):)

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (31 Mayıs, 2007 23:13 Perşembe)

ne güzel bir sözdür o  :
once destroyed an object cannot be undestroyed ..

site hoşuma gitti . fikren de zaten inandığım bir şey , bir şekilde -bir canlıya zarar vermeden tabi - şiddet insana gerçekten de huzur veriyor negatif enerjisinden arındırıp . ama  sitede  bir yerde arabanızı bi duvara sürün filan diyince aman dedim ne diyor bu  sonra teachings kısmını görünce zaten koptu olay ; amcanın o burun karıştırma vb. bilumum şebeklikleriyle filan tüm karizması devrildi sitenin gözümde , elle tutulur bir şey olsa yani siteye şiddet uygulayasım geldi o an benim de

mehmet (01 Haziran, 2007 06:49 Cuma)
sitenin kendisi mi yoksa burada alkışlandığını görmek mi daha fazla rahatsız etti şu an değerlendiremiyorum. ancak bu kadar sorumsuz ve dandik bir çalışmayı, böylesine güzel görsellerle felsefeymiş gibi satmanın artık reklamcılığın şeytan tarafından ziyade, olabilecek en ucuz ve bayağı yüzü olarak görüyorum. burada bakış açısının nisbeten daha geniş olacağını düşündüğüm kişilerin buna alkış tutması bir anda güzel sabahıma karamsarlık çökertti. bağırmanın deşarj ettiği gerçek, kaslarını zorlamanın ve büyük patlamaların, parlamaların da. bunun insani uygulaması konserdir, festivaldir, dev ses sistemleri, nefis ışık patlamaları, videoartlardır, maymun gibi dansetmektir, hoplayıp, zıplayıp, anırmaktır daha da güzeli arkasından bir kahkaha alır ki o kısım deşarjın tatmin kısmıdır. şiddetle deşarj arkasında büyük bir açlık bırakır, kahkahayla gelense tatmin. bu sitenin güzel görsellerine kanıp, bağırmaktan da azıcık keyif alıp şiddetin bayrağını taşımaya kalkacaksınız, üzülerek söylüyorum, ıraktaki savaşı bir video oyununun 2. leveli sanan odun amerikalıların tüm dünyaya odunluklarını yaymasının üç kuruşluk lejyonerlerine dönüşürsünüz. hsbc binasının kalıntıları üzerine unutmayacağız yazıp, akabinde sağlıklı ruh halinin "destruction"dan geleceğini savunmak ahmaklıktır (ileri gidiyosam özür dilerim ancak şiddetin daha da ileri gitmesinden çok korkuyorum, iliklerime kadar ürküyorum). videolardaki espri seviyesine bakınca bunun hedefinin çocuklar olduğunu görmek için uzman olmaya gerek yok, öte yandan yaratıcılıkları şablona girmiş, haylazlık yapmayı statülerine yedirememiş, felsefeyi sokrat sananlar üzerinde de çalışacaktır. şiddet ucuzdur çok satar. ancak bir gün birisi gelip de çocuğuma bir yavru keçinin bacağını kırmanın eğlenceli bişey olduğunu anlatmaya kalkarsa, bunu felsefe gibi satmaya çalışırsa o zaman işte o kişinin iki bacağını kırar yollarım. o zamana kadar enerjimi ve içimdeki daralmışlığı maymun gibi dansederek, hoplayarak zıplayarak, sevdiğim şarkıları anırarak bi de üstüne sağlam bir kahkaha patlatarak deşarj edicem. acil şifalar diliyorum size ve bu gezegene...

bolar zortar (01 Haziran, 2007 08:14 Cuma)
soylediklerinizin altinda yatan iyi niyete katilmakla birlikte, bu kadar keskin olamiyorum. buradaki insanlarin, begendiklerini soylerken keci bacagi kirmanin ulvi yonlerinden bahsetmediklerine de icten ice inanmaktayim. daha ziyade boyle bir oyun icin iyi dusunulmus, iyi hazirlanmis bir site oldugunu dusunmektedirler herhalde(sanirim, yani umarim). zira bildigimiz uzre burnout son derece otomobil parcalama uzerine kurulu, gayet siddet yuklu bir oyun. ancak nihayetinde bir oyun. oyle oyunun da boyle sitesi olmasi dogaldir.

gry (01 Haziran, 2007 14:37 Cuma)
öncelikle bende insanları bu derece şüpheci, bu derece güvensiz hale getiren dünyaya acil şifalar diliyorum. sitenin genelinde, hatta daha ilk sayfadaki ağaca bir arabanın gelip çarpmasıyla sitenin zaten bir ciddiyet peşinde olmadığını görüyoruz. bu yaratıcılığı takdir edip keyfine varmak varken dandik ve sorumsuz olarak fişlenmesi, dahası herkesin kendi gibi deşarj olacağına, şiddetin açlık bırakıp kahkahanın tatmin edeceğine dair kendine bir şablon çıkarılması, felsefenin sokrat sanılmasından daha vahimdir. siteyi hazırlayanların zaten bunu bir felsefe olarak öne sürmedikleri ve satmaya çalışmadıkları bariz meydandayken ve hatta bu tür felsefeleri tiye aldıkları belliyken bir yavru keçinin bacağına basılmasının ciddiye alınması da şaşırtıcıdır. aynı videoda kurulan tapınağın kendi öğrencileri tarafından yıkılması gibi bir ironi varken, keçinin bacağına basılmasının felsefe gibi satılması sonucunu çıkarmak da hakikaten özel bir algı gerektiriyor olsa gerek. ayrıca videolardaki espri seviyesini kendine göre yorumlayıp bir hedef kitle belirleyenlerin oyunu yapan firma için çalışmaması da çok sevindirici. gerçi monty python’ın bile çocukça espriler yaptığını söyleyenleri gördükten sonra buna pek takılmamak lazım galiba. böyle bir sitenin bile bu derece ciddiye alınması ve bu tür komplo teorileri üretenlerin çoğalmasıyla böyle çalışmaları daha fazla görememekten korkuyorum, iliklerime kadar ürküyorum.

phoenixia (01 Haziran, 2007 14:55 Cuma)
zıplamalı bir zihinle aklıma inside man filminden bir kare geldi..(neden kareyse)

en odun özetiyle, clive owen'ın liderlik yaptığı soyguncular bir bankayı gasbederler ve o an içerde bulunanları rehin alırlar.. (film güzel tavsiye ederim izleyin...) soygun gereği maskelidirler, silahları vardır, kasaları patlatmak için bombaları vardır ve dışardan bir rehine gözüyle bakıldığında(ve çetebaşı clive olmasa) gayet tedirgin edici bir hava ve durumdur...
neyse efenim sadet geliyor... rehineler arasında bir çocuk var ve elinde bir oyun makinesi.. clivecım soruyor ne oynuyosun diye.. o da yolda yürüyüp adam dövüyosun, soygun yapıyosun para/puan kazanıyosun gibi bi cevap veriyo... clivecııım makineyi çocuktan alıyo, böyle oyunlar oynamamalısın diyor ve aynı uyarıyı çocuğun babasına yapıyor...
eee.. sadeti bulduk ama ipin ucu kaçtı, neyse işte demek istediğim anladığınızdı efenim...
:)

resettin (01 Haziran, 2007 16:42 Cuma)
ya ben bu haberi eklemiştim :( yediler benim haberimi yaa

abdulaziz (creaziz) şahin (02 Haziran, 2007 10:23 Cumartesi)
first post

mehmet (14 Eylül, 2007 06:10 Cuma)

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.