Yorumlar
Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Şubat, 2008 14:38 Çarşamba)Futbolla ilgili interaktif bir iş yapmadan önce dünyadan örnekleri araştırmamış olmak mümkün mü? Fikir serbest bir şekilde bulunmuş olsa bile bu kadar güncel bir orijinal uygulaması varken onu biliyor olmak dijital reklamcının sorumluluğu değil midir?
Bence bu tip versiyon uygulamaları çalışmalarıyla gündeme gelen ajansların fikirleri özellikte duplike edilmeli ki "ne var ki?" tavrının zararını bizzat deneyimlesinler.
sadi (su geçirmez balık) tekin (13 Şubat, 2008 14:44 Çarşamba)soru 1: "workshop" - "çalıştay" ilişkisinin bir benzerini "duplike" sözcüğü için kurunuz.
duplike - ........

mehmet (13 Şubat, 2008 14:46 Çarşamba)magiclick bende flash yüklü değil sanıyor, eklenti yüklemeden almam içeri diyor peh...
Aygül Pembecioğlu (13 Şubat, 2008 16:39 Çarşamba)En en eeen son flash player versiyonu istiyor mehmet'im.
mehmet (13 Şubat, 2008 16:55 Çarşamba)istesin vikicim ben neler istiyorum bi bilsen :p
kemal (KAghast) şahin (13 Şubat, 2008 17:09 Çarşamba)fikir transferi başarılı ama uygulama çöküşte...
sayfa hizalamasına takıldım bende...
keşke komple flash olsaymış bu yapı. Daha iii otururdu browser penceresine... böyle garip olmuş yahu
p.concept (13 Şubat, 2008 18:02 Çarşamba)Acaba Vodafone dünyada sanal stadyum fikrini uygulamış olan ilk şirket midir? (Hayır. Basit bir
Google araması bu şekilde pek çok uygulama olduğunu gösterecektir.
Örn.
http://www.largestonlinestadium.com,
http://www.threemobileashes.info/ vb.) Peki dijital ajansı suçladığınız şekilde karşılaştırdığınız sitenin kendi belirttiğiniz anlamda "orjinal" olmadığını bilmekte blogcu/eleştirmen/yorumcu olarak sizin sorumluluğunda değil midir?
İngiltere'de o işi yapan ajans ta (Dare) bu şekilde suçlanmış mıdır? Yoksa İngiltere'de böyle şeylerle uğraşılmamakta mıdır? Orada bir oha diyen yok mudur yani...?
Uygulanan her fikir daha önce hiç bir şekilde yapılmamış derecede özgün olmak zorunda mıdır? Örn. Turkcell veya Beko daha önce defalarca yapıldığı için online fantezi ligler kurmamalı mıdır? Veya Zoque forumundaki yeni bir entry sayesinde test aşamasında olduğunu öğrendiğimiz
http://www.efeskeyfi.com/tribun adresindeki Efes Tribün uygulaması yayına geçtiğinde kopya mı sayılacaktır? Veya birbiri ardına açılan fotoğrafını videonu gönder oranı buranı göster şeklinde Web 2.0 uygulamalarına hemen bir son verilmeli, ve onu ilk kim yaptıysa sonrakiler ne tukaka mı sayılmalıdır? Özgünlüğün sınırlarını, ne zaman ve hangi aşamalarda gerekli olduğunu kim belirlemektedir? Siz mi?
Herşey bir yana bir futbol oyununun üyelik sistemini sanal stadyum üzerinde kurgulamak iyi bir seçim değil midir?
Eleştiri için fırsat kollamak yerine üretmeye odaklanmak lazım. Daha iyisini üretene, o iş böyle daha iyi yapılırı üreterek gösterene herkes saygı gösterir.
Ayrıca mecra sahipleri aynı sektörde farklı şirketlerde çalışıyor olunca bu tür düşüncesizce eleştiriler bence biraz garip ve yakışıksız oluyor. Emeğe saygısızlık oluyor. Etik olmuyor. Ayıp oluyor. Yazık oluyor.
Ugur Abi (13 Şubat, 2008 23:16 Çarşamba)p.concept'in düşüncelerine "concept" olarak katılıyorum. Ben bu kadar sert ifade etmezdim, ama aynı noktaları hemen her seferinde söylemeye çalışıyorum.
"Yaratıcılık" tek kriter değildir. Aslından daha başarılı "alıntı"lar veya "esinlenmeler" bile olabilir. Özellikle bu sitenin okur ve yazarları "başarı" kavramını biraz sorgulamalı bence de... Ne zaman buradaki okur ve yazarlar, Aslan'ı alır gelirler, Epica'dan ödüllerle dönerler, o zaman "aferin" deriz [mi diyelim] . Elbette hayır.
Yanıltmayayım, Magiclick'in uygulamasının başarısını tartışmıyorum. Haber olma nedeni zaten başarısızlığı değil.
Sevgili bigucan'lar,
Lütfen kendinizi alın karşınıza... Ödevlerinizden ürünlerinize kadar, yüzde kaçının "özgün" olduğunu, bu özgün olanların yüzde kaçının size göre başarılı olduğunu, bunların yüzde kaçının müşterileriniz tarafından beğenildiğini, bunların ne kadarının piyasaya çıktığında müşteriye beklenen geri dönüşü sağladığını samimiyetle söyleyin.
Sonra da taşı atın. Pir Sultan demiş ki: Yağmur gibi yağar başıma taşlar, ille dostun gülü yaralar beni...
Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Şubat, 2008 00:09 Perşembe)sevgili p.concept. magiclick'in isinin daha once 1'den cok kez yapilmis olmasi magiclick'i benim gozumde temize cikarmaktan cok daha da ozensiz bir konuma dusurur.
bigumigu gonullu uyeleri ve karim viki ile benim tam zamanli islerimizden arta kalan zamanlarda yonettigimiz hobi sitemiz. 2 yildir bir ticari gelir elde etmeden, sadece benzer dusuncelere sahip insanlarla ilgimizi ceken konulari tartismak adina geceyarilarina kadar vaktimizi, kimi zaman da evimizin butcesinin bir kismini ayirarak bu siteyi isletiyoruz.
simdi sorunu cevaplayayim: Magiclick'in bir isinin daha once Vodafone'un yaptigina dair bir bilgi elime gectiginde "acaba ondan da once baska da biri kullanmis midir kine" diye dusunmeden haberi yayina sokarim. zira burada onemli olan o fikrin onceden kullanilmis olmasidir. magiclick'in vodafone'dan ya da baska birinden is caldigini iddia etmek yerine de olayin daha once yapilmis bir isi tekrar yapmadan once yeterince arastirmek gerektigini soylerim.
olayin benim gozumde daha once defalarca belirttigim asil onemli boyutuna gelince: eger musteri bu fikrin google'da "footbal web 2.0 advergame" gibi anahtar kelimeler yazilarak bulunabildiginin farkindaysa ajansa odedigi parayi hissedarlarina ya da yonetim kuruluna nasil rasyonalize ediyor onu merak ediyorum. ben musteri olsam ve bayat bir fikir onume sunulsa ya buna uc kurus para vermek uzerine yaparim pazarligimi, ya da tamamen orijinal fikirlerin pesinde kosma hevesinde olan bir ajansla calismayi tercih ederim. belki sasiracaksiniz ama bu heveste ajanslar gercekten var! orijinal bir fikirle acaip isler becerip uluslararasi oduller kazanmayi buradaki musterilerini tatmin etmekten daha cok onemseyenler mesela...
Ugur Abicim, su basari kriteri konusunda da hep net konustum hem blogumda, hem de biguda. reklamin bir hedefi olmali. o hedefin tanimi netse, reklamin basarisi da bu hedefin gerceklesip gerceklesmemesi neticesine gore olcumlenebilir. eger pazarlama hedefi machievellist bir bakis acisiyla sadece bilinirlik yaratmaksa ve yaratici is de buna hizmet ettiyse o yaratici is basarilidir. ben o isin basarisini degil, etik yonlerini tartisabilirim o zaman. bigu'da isleri basarilariyla degerlendirdigimiz nadirdir. bunun bir sebebi de sirketlerin sonuc dokumanlarini effie gibi organizasyonlar disinda kurum disinda paylasmamalaridir. bugun petrol ofisi 97 oktan kursunsuz benzinini bu urun shel'de de bp'de de bulunmasina ragmen "bildiginiz yakitlari unutun" gibi olaganustu iddiali bir basllikla tanitiyorsa ben bunun satisa etkisini bilmeden isi elestirebilirim, iddiasinin arkasini yeterince dolduramadigini varsayarak.
Ugur Abi (14 Şubat, 2008 20:01 Perşembe)Sevgili Settar,
Başarı, amaçla doğrudan orantılıdır. Bilinirlik yaratmak olabilir, ürünü sattırmak olabilir, herkesin konuşmasını sağlamak olabilir, merak uyandırmak olabilir, vb...
Bigu'da işlerin başarı ile değerlendirilmediği çok açık. Hatta zaman zaman, başarılı bile olsa, yaratıcılıktan ötürü yerden yere vurulan çalışmalar da oluyor.
Benim karşı çıktığım şu: bir yuh'lama dalgası oluyor, (sadece bu çalışma için söylemiyorum) sonra kötüleme yarışı... Aykırı bir fikir geldiğinde de fikrin çeşitli açılardan irdelenmesi değil, tümden ipe çekilmesi söz konusu oluyor.
Daha önceki mesajlarımın bir çoğunda da, kişisel görüşlerin derin araştırmalar gibi sunulmaması ve karşı karşıya oturup konuşsak ne diyeceksek karşımızda o kişi olmadığında da aynı üslup ile yazılmasını sağlamak konusunda çabaladım.
Petrol Ofisi ve diğer akaryakıt şirketlerinin söylemleri için bir yaratıcılık sıfatı bulamam. V power veya V Max veya Super Ultra birşeyler... Kendi yaptıklarımdan bahsedersem de doğru olmaz.
Burası yaratıcıların yeri... Tamamen katılıyorum Yeter ki eleştiri yaptığmız kadar ürün de ortaya koyalım.
Kendimizi, uluslararası yarışmalarda ödüllerle doyuralım. Bunu eleştiri ile "feed-back" arasındaki alanlarda bulabiliriz ancak.
Not: Magiclick'in bahsedilen çalışmasının reklamveren ekibi, benim bildiğim kadarı ile interaktif mecralar konusunda en araştırmacı ekiplerden biridir. Yani, aldatılmış olacaklarını hiç sanmıyorum. Muhtemelen bilinçli seçimdir.
kaligrafdoktor (14 Şubat, 2008 20:07 Perşembe)yalnız belirteyim; fortis türkiye kupası olacak doğrusu, dünya deil
fortis die bir ülke kurulup dünya kupası düzenlemezse ya da dünya kupalarına isim sponsoru olunmazsa yakın bir zamana kadar, haber başlığını düzeltmek gerekicek.. gözden kaçmış heralde.. ya da bu taraflarda bezimiz yok hiç.. eha..
Alp (pimoka) Esin (14 Şubat, 2008 21:22 Perşembe)Uğur abinin son paragrafta söylediklerine çok yakın bir şeyler yazacaktım son anda göndermekten vazgeçtim.
Ama aynı şeyi düşünüyorum aslı orjinali derken mesele başka bir noktaya kayıyor. Önce ben söz konusu sitenin işlevini kavrayabilmiş değilim, tamam futboldan anlamıyorum ama taraftar için ( artık o kimse ben onuda tanımıyorum ya ) enteresan mıdır bilemedim; işin orjinalindeki(!) espriyi kavrayamadığım için bu fortis sitesinede uzun uzun baktım ve beni çeken bir şey göremedim. bu anlamda bi başarısızlıktan kendi adıma bahsedebilirim.
bunun dışında orjinal kopya meselesinde orjinalliği özellikle reklam konusunda bağlamın belirlediğini düşünüyorum ve bu bağlamda ürün yada hizmetin ihtiyaç duyduğu iletişim şekliyle belirleniyor birde reklam verenin satın alabildiği mecrayla. bu anlamda orjinallikle ilgili tartışmanın diğer unsurlarla birleştirilmeden pat diye yapılması beni şaşırtıyor.
Kopya işlerle ilgili tartışmanın burdaki boyutunun birazda genel olarak kalitenin yükselmesiyle ilgili mesleki bir kaygıdan doğduğunu biliyorum, burdaki teşhirin amacınında zaten tembellik etmeye çok müsait bir piyasada küçük bir iğne etkisi amaçlı olduğnuda düşünüyorum.
oh giriş kısmını bitirdim :) şimdi ancak kısmı:
Ancak reklam, sanat ve sanatsal işlerden beslenen ve bu anlamda sanata çok benzeyen bir alan olsada temelde sanat değil ve orjinallikle ilgili kaygısıda gerek müşteri belirlenimli olsun gerekse direk üreticilerinde olsun birinci kaygı olamıyor. bunları göz ardı ederek hop yakaladım pişti demek evet eğlenceli ama faydalı mı?
Ayrıca biraz çocuksu bir gaddarlık olmuyor mu?
p.concept (15 Şubat, 2008 14:21 Cuma)Bir spor projesi için sanal tribün oluşturmak kimsenin tekelinde olabilecek özgünlükte bir konsept değildir, ve tabii ki hem MagiClick hem de Fortis için bu bilinçli bir seçimdir. Eminim bundan sonra da aynı fikri Three Mobile, Vodafone, Fortis ve Efes gibi modifiye ederek ve geliştirerek kullananlar olacaktır. Bunda da gocunulacak bir şey yoktur. Zaten bu şirketlerden hiçbiri ortaya dünyada bu konsepti ilk ben ürettim şekilde bir yaklaşım veya duyuru ile çıkmamıştır. İnteraktif mecra da zaten bu yavanlıkta değerlendirilemez.
Bu şekilde birbirinin üstüne inşa edilerek değiştirilip geliştirilen binlerce fikir ve proje sayılabilir. Bu onların ne değersiz ne de "bayat" olduklarını gösterir. Daha önce belirttiğim için tekrar örneklemek gereği duymuyorum, aynı geçersiz mantıkla bir sürü projenin yapılmaması lazımdır. Tabii ki şu uygulama bu uygulamadan daha iyi veya daha kötü olmuş, şu sebeple öyle olmuş şeklinde sağlıklı bir tartışma başlatılabilir ama ortaya koyulan dogmatik ve geçersiz yaklaşımdır.
Ayrıca eleştirilen projenin odak noktasında zaten sanal tribün değil bir multi-player oyun bulunduğu da gözden kaçırılmaktadır. Sanal tribün advergame'in üyelik sistemini destekleyen bir yapı olarak kullanılmıştır. Kesin olarak iddia etmemekle birlikte (yanılıyorsam lütfen düzeltin) en azından yakın zamanda Türkiye'de başka bir multi-player advergame yapıldığını hatırlamıyorum. Ama bu farklılık ta projeye "pişti" diyen kişinin üzerinde durduğu bir konu değil. Çünkü eleştirilerdeki gerçek amaç ne yazık ki "orijinal fikirlerin pesinde kosma hevesinde olan bir ajansla calismayi tercih ederim belki sasiracaksiniz ama bu heveste ajanslar gercekten var!", yani - bu firmayla değil onlarla çalışın - şeklinde belirtiliyor. Bu yaklaşımı etik bulmadığımı tekrarlamam lazım.
"Ajansa odedigi parayi hissedarlarina ya da yonetim kuruluna nasil rasyonalize ediyor" veya "üç kuruş para vermek yerine yaparım pazarlığımı" türünde agresif söylemlerin de en yumuşak şekilde hiç şık olmadığını söyleyebilirim. Hadi projenin kurgusunu bir şekilde kendinize göre değerlendirdiniz, ama bu yazılanlar bence hem mantık hem de saygı sınırılarını aşıyor.
Projenin başarısına belince, en azından bazı rakamsal verileri elde etmek için biraz araştırmak yeterli olacaktır. Projenin bir-iki haftada topladığı üye sayısına bakılırsa 20,000'e yaklaştığı görülecektir. Fortis ve MagiClick'in basın bültenlerinden geçen yıl aynı projenin kampanya sonuna kadar 200,000'in üzerinde üye topladığını ve 5 milyona yakın oyun oynandığını öğrenebilirsiniz. Bu seneki beklenti de bu rakama yakın veya üstü olacaktır. Bu rakamlar sizin "rasyonalizasyon"unuz için yeterli olmayabilir tabii onu bilemem. Ama spor sponsorluğunda Fortis'in yarıştığı rakiplerin yaptıkları işlerin başarısı ile karşılaştırıldığında bu yargınız ancak kişisel seviyede kalabilir.
"Geceyarilarina kadar vaktinizi, kimi zaman da evinizin butcesinin bir kismini ayirarak bu siteyi isletiyor" olmanız da size aynı şekilde geceyarılarına kadar çalışarak proje üreten kişilerin emeğine çamur atma hakkını vermez. Bu yaptığınız da Alp Bey'in (pimoka) belirttiği gibi "Çocuksu bir gaddarlık"la bile açıklanamaz. Yükseleni eteğinden çekerek, öne çıkanı taşlayarak, "oha"lar diyerek bir yere varamayacağımızın, oha demek yerine daha iyisini üretmeye odaklanmak gerektiğinin artık farkına varmamız lazım.
Son olarak, "uluslararasi oduller kazanmayi buradaki musterileri tatmin etmekten daha cok" onemsiyor olmanıza da birileri kişisel tercih olarak saygı duyabilir ama ben katılmıyorum. Bunu müşterinizden para almıyor olsanız söyleyebilirsiniz. Ama müşterinizden aldığınız para aranızda onun çıkarlarını gözeteceğinize ilişkin bir akit oluşturur. Müşteri o parayı siz ödül kazanasınız diye değil bilinirliğini ve veya satışlarını maksimum düzeyde arttırmaya çalışmanız için vermektedir. Bunun haricinde, bile bile farklı amaçları öne çıkarmak bana göre etik bir düşünce değildir.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (17 Şubat, 2008 15:39 Pazar)p.concept ne diyim ki ben sana. cumlecik alintilayip yanit yazmissin... yukseleni eteginden cekmeler falan... ya fazlasiyla kisisel aliyorsun konuyu -ki bu is senin fikrinse onu tartisalim- ya da canin yanmis.
MagiClick'le bi derdimiz olsaydi
su haberdeki uygulamayi haber gorselinde bile Magiclick yazisini kullanarak hazirlayip isi pek sevdigimizi yazmazdik herhalde.
Yorumuna yanit yazmak istiyorum ama tutacak yerini de bulamiyorum. Ne diyim ki? Benim bigu cabamla bu isin tasarimcisinin cabasini yanyana koymussun. amator ve profesyonelin ne oldugunu karistirdigini sanmiyorum. sadece belden asagi vurup emekci muhabbeti olsun diye yazdin herhalde.
Orijinal olmayan bir isi haber yapmis olmaktan dolayi gocunmuyorum. Adimi vermeden blog acip ona buna satasmak varken burada gozumuze carpan konulari kendi kimligimle tartismak daha makul geliyor bana. Bu sektorde olup da kim hangi acik ortamda bu konulari tartisabiliyor ki? Bigu'da haber olmasa bu isin taklit, calinti oldugu iddialari bile dolasakti muhtemelen ortalikta. Burada ise senin gelip catir catir isi savunma hakkin var. Ote yandan ise calinti diyen yok. Orijinal olmamasini ozensizlik olarak gordum. Sen bunun bilincli bir secim oldugunu soyluyorsan ok. Ama futbol ve web 2.0 deyince illa ki sanal tribun yapilir arkadas diye de gelme. FWA'i benden iyi biliyorsundur. Ne yaraticilikta isler ciktigini da eminim takip ediyorsundur.
Lutfen isini savunmayla kisisel olarak tartismayi ayiralim. Benim 41-29'la bir bagim olmadigi gibi onlarin kurum olarak ne orijinallikte isler cikarma hevesinde olduklarina dair de bilgim yok. Cok sukur kisa sayilabilecek kariyerimde cok degerli yaraticilarla, reklam insanlariyla birlikte calistim. Olaganustu bir fikri sirf orijinal olmadigi icin kendi olduren, musteriye bile sunmamizi istemeyen kreatif abilerimiz simdi yarismalarda jurilik yapiyor. Benim reklamcilik anlayisim, kulturum de buradan geliyor.
Son paragrafinla MARKA gibi ajanslarin kulturunu benimsedigini de goruyorum. Musteri olgunlasmadiysa onlara istediklerini vermenin de ajanslar tarafindan tercih edilen bir PARA kazanma yolu oldugunu biliyoruz ve bunun sektoru nereye goturdugu de ortada.
Cok yaratici isin basarisiz, az yaratici isin basarili oldugu gibi (musteri hedefleri anlaminda) bir cikarimda bulunulamayacagi gibi bunun tersi de gecersizdir. Basari olarak saydigin hit rakamlarini daha orijinal bir fikrin elde edemeyecegini iddia edemeyiz degil mi? O zaman beni "odul pesinde reklamci" gibi gostermene de gerek yok. Effie almis kampanyalarda calisan biri olarak odulun sadece yaraticilik olmadigini da hatirlatmak zorunda kalmak istemezdim.
Icim sikildi resmen. Uzatmak istemiyorum. Akilli akilli yorum yazma modunda degilim. "Seni kiniyorum ve sana laflar hazirladim" modunda hic degilim. Eger tartismaya devam edeceksek kisisel konulari ayri tutarak yazmani rica ediyorum. Karsimda beni tanimadan benim hakkimda onyargida bulunan birine, ustelik internet uzerinden dert anlatacak mecalim yok.
kemal (KAghast) şahin (21 Şubat, 2008 05:41 Perşembe)ben takıldım bu hizalama olayına yaw bu tip uygulamalarda neden erişebilirliği öldürmek için tüm kısımlar flash'dan vazgeçilir ki?
çözemedim :(
(MESAJ NOTU: Tüm yazılanları okudum,sadece olayı dağıtmak için kendi görüşümü yazayım dedim :) kendi sularımın limanlarında geziyorum...hehe)
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.