Anasayfa

93_93.jpg Resimleri
 

NIKE. Just do it fast!


Pin It
Sony gibi Nike'da kendini sokağa atıp, duvarları süslemiş... Ajans: Publicis Mojo / Avustralya

URL : www.coloribus.com/blog/?p=45
Kategoriler: reklam
Etiketler:

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


Yalçın (settar) Pembecioğlu (22 Aralık, 2005 16:15 Perşembe)
Bakalım Sony gibi seri üretime geçecekler mi? Eğer her eser 'biricik' olma özelliğini sürdürürse Nike Sony'ye iyi bir ders vermiş olacak bu yaratıcı ve cesur uygulamalarla. Yoksa başka bir corporate art shit'e daha tanık oluyoruz demektir... Vikicim, bu haberi bulup koyduğun için çok teşekkür ederiz. Konuyla ilgili olarak: PSP ne haltlar karıştırıyor?

HuStA (23 Aralık, 2005 01:22 Cuma)
bu tip mecra kullanımı artıyor artmasına ama yakında sekteye uğrar... Graffiti kültürünün içinde olan zatı muheteremler için para kazanma kaynağı olacaktır onlara iş çok düşecektir ama underground olanlar bunları sabote etmeye başlayacaklardır.. Duvarlar onlarındır ve bunlara rahat vermezler :) NOT MOT : Bu tip uygulamalar çok uzun yıllardır vardır aslında ABD'de yerli hiphop grupları yeni albümlerini tanıtmak v.s. için mahallelerindeki graffiticileri salarlarmış baska sokaklara albümü grubu yayabilmek için...

snt (23 Aralık, 2005 10:27 Cuma)
Bence hatalı olan yapılan iş değil, hatalı olan medya planlaması. PSP'de de şehir merkezinde olan uygulamalar oldukça iyi ve çarpıcı ama ne zaman ki grafitti'nin kültür olduğu mekanlara giriyorlar işte o zaman her şey karışıyor. Graffiti'nin dokunulmaz olması gerektiğine ya da street artın sanatın kirlenmedik tek alanı olduğuna filan inanmıyorum şahsen.

blockhead (23 Aralık, 2005 16:36 Cuma)
bence de reklam için sokakları kullanmak çok iyi bir fikirmiş gibi gözüküyor ama zamanla sınırları aşarlarsa aynen geri dönmek zorunda kalırlar

gandy.phoebus (23 Aralık, 2005 16:57 Cuma)
mesele graffitinin dokunulmazlığından çok, reklam etiğiyle bağlantılı bana kalırsa; a. reklamcılık yazılı veya sözlü kurallara bağlı mıdır? b. her ortam reklam içerebilir mi? c. tüketici / izleyici ne dereceye kadar manipüle edilebilir? d. reklamcının sosyal sorumluluğu nereye kadardır? settar "serbest piyasa ekonomisi" diye yanıtlamadan önce, sorgulanması gereken şeyler bunlar. :) bunun ötesinde, graffitinin halen pazardan bir derece bağımsız hareket eden bir sanat biçimi olduğu da bir gerçek. reklam dünyası, tüm yaratıcılık hevesiyle graffitiyi kendine araç ederek tüketmenin sorumluluğunun bilincinde mi?

snt (26 Aralık, 2005 06:24 Pazartesi)
Grafitinin bağımsız olmasının sebebi; paraya, teknolojiye ve pahalı stüdyolara minimum ihtiyaç duyması. Paraya ihtiyaç yoksa tabi ki sponsora da ihtiyaç yok. Yani grafiti artistleri çok erdemli ya da çok alternatif oldukları için bağımsız değiller. Bu durum bence grafitiyi diğer sanatlardan daha dokunulmaz yapmaz. Tüm etik tartışmaların dışında şunu unutmamak lazım ki reklam endüstrisi sinema sanatının, edebiyatın, illüstrasyonun ve müziğin gelişiminde inanılmaz etkili. O yüzden bu kadar saldırmak doğru değil. Elbette kötü, çalıntı ve sorumsuz sanat varsa kötü reklam da var. Ama özellikle PSP'nin çok iyi ve çok doğru bir reklam işi yaptığına sadece medya planlamasında çuvalladığına inanıyorum.

snt (30 Aralık, 2005 04:05 Cuma)
Konu ile ilgili washington post'tan yeni bir makale... İlgilenenler okuya http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2005/12/25/AR2005122500589.html

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.