edi tane z, şimdi anladım, ne var sen de özneden, yüklemden tasarruf etmesen yahu:) hadi ben kelime müsrifiyim tamam da, seninkisi de cimrilik oluyor bazen

şimdi retorik olmayan bir grup sorum var, öyle ortaya soruyorum: hakikaten kıyafeti hızlı tüketim ürünü olarak mı algılıyoruz, genel geçer mahiyette yani, yoksa öyle algılayan bir kesime istinaden mi böyle düşünüyoruz / düşünmemiz isteniyor.. çünkü nihayetinde hızlı tüketim ürünü dediğimiz şey raf ömrü 1 yıl olan ürünlere deniyor değil mi, yılda birden fazla kot aldığımız bir gerçek ama bir kotu da bir yıl kullanıp atan var mı cidden? eski ve yırtılmış jean'in de satışa çıkmadan evvel eskitilmiş ve yırtılmışını mı alıyor herkes? gerçekten bu kadar çok ve vahşice tüketiyor muyuz? bilemedim..
marks and spencer'ın varlığını borçlu olduklarından biri de benim, bak bir ortak nokta bulduk:) çuvala gelince, bir takım tasarım kıyafetlerde görmüştüm çuval kumaşının / malzemesinin kullanıldığını, aksesuarla, tasarımla herşey estetize edilebilir.. keza pazen mesela, biz gidip alıp giymeyiz, estetik bulmayız ama cemil ipekçi alıp dikince, kostüm oluyor
