Yorumlar
Yalçın (settar) Pembecioğlu (10 Temmuz, 2009 11:50 Cuma)Partinin Türkiye'de de
kurulmakta olduğunu belirtelim.
Bu haberdeki girişimler de bu yansımaların bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Sonuçta korsanla mücadele kisvesi altında iletişim özgürlükleri, bireysel gizlilik esasları çiğnenmeye başlandı. Yeni bir düzene geçilirken 100 yıldan eski olmayan plak şirketlerinin sanki tarih kadar eski bir sistemmişçesine değişime direnmeleri boşuna.
hopçikitangasamuray (10 Temmuz, 2009 15:52 Cuma)Kapitalizmin yarattığı bir nevi kendi ayağına kurşun sıkmasına neden olduğu bir olgu. Kendi kazdığı kuyuya düştü ve şimdi buna karşı hak hukuk arıyor ama biraz zor.
Fakat ilginçtir ki adamların seçimle Avrupa Parlamentosuna girebilmesi hem demokratik anlamda hem de toplumun bir bakıma bu ekonomik şartlarda hala bir takım şeylere yüksek meblağlar ödemesine karşı duruş sergilemesi ve ses getirebilmesi bakımından büyük bir başarı. Evet fikir ve sanat hırsızlığı kötü bir şeydir ki biz reklamcılar bundan çok çekeriz ama şu da vardır ki toplumun tüm sosyal tabakalarına belli bir kültür, yaşam standartı, sanat anlayışı, müzik vb dallarda seviye kazandırmak gerekiyorsa ve bu bir görevse, varsın devam etsin korsan ve kimse bire binle toplumlara belli bir kültür kazandırmaya çalışıyor gibi misyoncu maskeler takmasın.
dozdenoir (10 Temmuz, 2009 17:01 Cuma)Soutpark bu konuya çok güzel değinmiş ve sevgili Chef çocukları toplayıp korsan yayınların zararlarını anlatmıştı.
nette bulamadım ama özet olarak "lars ulrich bu sene bahçesine som altından bir heykel daha yaptıramadı",
"Britney malikanesine 155. atını alamadı" gibi laf sokmalar mevcuttu. E haksız da sayılmazlar. : )
c (11 Temmuz, 2009 13:11 Cumartesi)telif hakkı değil de... ütülmek diye bir şey var. örneğin ilk yayılmaya başladığı zamanlar müzik CD'leri 10 dolar ve üzeriydi. o zaman daha CD-Writer piyasada yoktu bile. aynı albümün MC versiyonu ise yarı fiyat veya daha da düşüktü. yani CD maliyetli bir şey gibi görünüyordu.
bugün baktığımızda CD fiyatları ile MC fiyatları aynı oranda görünüyor. (hala MC yarı fiyat anlamında) halbuki maliyet olarak CD artık daha ucuz olmalı. yani bize aynı içeriği farklı fiyata satıyorlar. daha kaliteli ses olması telif hakkıyla ilgili değil! bir kaset içinde telif hakkı ne kadarsa CD'de de aynı olmalı.
bugün DVD filmlerin orjinalllerini ucuza alıyorsak, bazı ürünler ucuzladıysa korsan sayesinde. çünkü karşımızda bizden haksız para alan kendi içlerinde uzlaşmış büyük bir dayanışma var.
ben medyuma para vermek zorunda değilim. dijital olarak aldığım bir şeyin telif hakkı neyse veririm. ama bir plastik parçası için 5 cent değerinde. gereksiz, ihtiyacım olmayan, 10 tl fazladan vermek zorunda bıraktıkları için vermiyorum.
maral meral (12 Temmuz, 2009 10:55 Pazar)sanatçıları sömüren plakçı kesimden ziyade özgürlükte hakta sınır tanımayan yeni zihniyetlerden de ziyade sizden benden... yaşayış nasıl şeffaf, sınırsız korkunç bir noktaya ilerliyor. istediğimiz özgürlük bizim özgürlüğümüzü boğar olduğunda belki herşey daha anlamlı olacak.
bu sadece tüm bunlardan bir kesit.
5posta (13 Temmuz, 2009 01:16 Pazartesi)Sırf burası değil, bu tarz haberlere yapılan yorumlardan henüz alınması gereken çok yol olduğunu anlamak mümkün.
1- Genelde sol düşüncedeki insanlara sempatik gelen bu hareket, yine bu insanlar tarafından kapitalizmi yerin dibine batırmak için bir fırsat olarak görülüyor. Burada çok detaylara girmek mümkün değil, ancak kısaca belirteyim ki bu hareketin merkezi İsveç'teki partinin kurucusu ve lideri kendini ultra kapitalist olarak nitelendiriyor. Heyecana kapılmadan önce bunun klasik bir sağ veya sol hareket olmadığını kavramak lazım.
2- En büyük ve tehlikeli hatayı/karıştırmayı sokaktaki korsan piyasayı partinin adıyla özdeşleştirirken yapıyoruz. Bu hareket kesinlkikle sokakta sistematik ve ticari amaçla kopyalamaya karşı.
hopçikitangasamuray (13 Temmuz, 2009 11:27 Pazartesi)Tabiki de bu iş solcu sağcı ya da komunist veya kapitalist muhabbeti olamaz. Burada mevcut sistemin yarattığı bir canavardan bahsediyoruz. Yani bir nevi et yiyen bakteri gibi bir şey. Serbest piyasa koşullarında ürün ve fiyat dengesi alınan hizmet vaat ve fayda noktasında sürekli değişim sergilemektedir. Bu zaten normal bir şeydir. Bir arabaya el yapımı olduğu için 1 milyon dolar verebilirsin o senin seçimin. ama sanat gibi görsel, duyusal, işitsel ve tüm toplumun zihinsel bakımından ilerlemesine ön ayak olabilecek bir şeye menfi açıdan bakamayız. Nasıl devlet halka hizmet götürmek onu koruyup kollamak zorundaysa sanatın da bu tür halkla bütünleşmiş bir misyonu vardır. Tolstoy sorar? Sanat kim içindir? Kendi portresini yaptırıp duvarına asan burjuvalar için mi yoksa halk için halkın menfaati ve kişisel gelişi mi için mi?
Müzik raflarında 50 cent veya Beethoven arasında bence hiç bir fark yoktur. Çünkü ikiside halk içinde farklı kitlelere hitap eder. Bir fayda sunar. Ha birisi küfreder diğeri meladileriyle ruhunuzu şenlendirir. Tabikide bu insanlar yaratıcılıklarının karşılığını alacak en azından Van Gogh ve diğerleri gibi ölmelerini istemeyiz ama bu demek değildir ki tüm masrafları ve hakkı olan 2 tl'lik meblağnın 15 tl ye dayatılmasıyla halka ait olan bişeyi halka çok görmek olsun.
İşin kötü yanı kapitalizmden örnek verirken aslında yarının büyük mafya gruplarının doğduğunuda fark edemiyoruz. Tabiki de korsan iyi bir şey değil,benim geleceğime musallat olacak bir belanın neden para kazanıp daha da güçlenmesini istiyim ki? O yüzden acilen bu duruma son verilmesi lazım. Zannedersem bu partinin asıl misyonu da bilinçaltındaki korsan karakterini kullanarak aslında yetkillileri korkutmak ve bir düzenlemeye itmek.
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.