- 41?29!, Junior Sosyal Medya Uzmanı ... (1/8)
- iGOA, New Business Developer arıyor... (2/8)
- Wanda Digital, Actionscript Develop... (3/8)
- Voden’de çok iş var! (4/8)
- Pixelplus Interactive, Jr. Dijital ... (5/8)
- 41?29!, mobil pazarlama uzmanı ya d... (6/8)
- Project House kendine hakim olamayı... (7/8)
- Eggrobot Seni İstiyor! (8/8)
The Curious Case of Benjamin Button
F. Scott Fitzgerald ın kısa hikatesinden Eric Roth un senaryolaştırdığı ve David Fincher in yönettiği, izlemek için sabırzıslandığım film...
80 yaşında doğan ve yaşlanmak yerine gençleşen Benjamin 50 yaşındayken 30 yaşındakı Daisy (Blanchett) ile bir araya gelir fakat zaman ikisi için ters yönde akmaktadır...
Film önümüzdeki yılbaşında vizyona giriyor.
Fantazi ile romantik türlerin karışmasından çok keyif almam genelde ama bu filmde iyi bir tat yakalanmış benziyor.
Filmin sitesinden yüksek çözünürlüklü trailer e ulaşabilirsiniz.
Kategoriler: film / video / kısa film
Etiketler: , david fincher, Brad Pitt, sarışın bond
| Paylaş |
dorian gray'i de çekseler bari, ama mümkünse brad pitt'siz.. bi ben sevemedim kendisini herhalde..
Ayrıca, Brad'in oynamasından ayrıca memnunum.
Son olarak, yandaki ilk kare fotoğraf bana Yüzüklerin Efendisi I'de Frodo'nun amcası Bilbo'yu anımsattı.

haberi kişiselleştirmişim galiba biraz, heyecana sebep oldu bir sonraki sefer sadece künyesini koyayım bari.
ben buradada bir sarışın bond havası yakalanır sanmıştım oysaki...peeeh
Şimdi de bigumigu bana sorun çıkartıyor, evet, oynamıyorum. Bilgisayarımın fişini çekip kendimi doğaya adayacağım, nedir yahu teknolojinin bana tavır anlaması. Bir bytena yan gözle mi baktım, "kış" mı dedim, n'aptım?
Şüphesiz ki yaşamı tersten yasamak daha güzel,
Hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mi ?
Cami'de uyanıyorsunuz. Bir tahta
sandık içersinde, Herkes karsınızda
saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor
ve tüm haklar helal edilmiş
vaziyette.tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı,
Olgun ve ağırbaşlı olarak.
Herkes etrafınızda, büyük bir
İtibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi
Hazır.arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.
Doğar doğmaz devlet size
maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı
alıyorsunuz. Ne güzel, hazır maaş, hazır ev....
Altmışlı yaslara kadar hersek garanti, huzur
içinde yaşıyorsunuz. Sağlığınız gittikçe düzeliyor,
kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz. Bir gün
çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk başladığınız gün
size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın
kol saati veriyor patronunuz.. Ve genel müdürlük
veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir
insan olarak ise başlıyorsunuz. Herkes karsınızda
el pençe divan...vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler
de başlıyor. Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz.
Diğer hormonal aktiviteler artıyor,
fevkalade.....aman ne güzel günler başlıyor...
Derken bir gün patron size artık üniversiteye
gitsen daha iyi olur diyor. Bu arada babanız ortaya
çıkmış, "fazla çalıştın" diyor "artık eve dön, isi
bırak, okumaya basla, harçlığın benden olsun..." keyfe
bakar misiniz ?
Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor. Ekmek elden,
su gölden bir dönem başlıyor. Partiler, diskotekler,
kızların sayısı artıyor. Derken Anne ve babanız sizi
götürüp getirmeye başlıyor, araba kullanma derdi de yok
artık....
Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde otur,
keyfine bak, oyuncaklarınla oyna" Diyorlar..
Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı
bile Temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor
ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.
Derken anneniz bir gün size süt verme
kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor.
Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde
hazır. Bir gün karanlık ilik ve sıcak bir ortama
giriyorsunuz. Beslenmek için ağzınızı açmaya
dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor,
sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir
ortamda yasıyorsunuz.
Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir
hücre halini alıyorsunuz.
Ve günün birinde müthiş bir
Olayla hayatiniz bitiyor...
CAN YÜCEL
film direkt izleme hissi uyandırıyor, konu güzel, kurgu kesin güzeldir..oyuncular güzel..yine gelecek ben...:P
yönetmenin david fincher olması ve de cate blanchet'ın da varlığıyla nefis olacağına inandığım filmi heyecanla bekliyorum. bir an önce gelsiiin.
öldüresim gelir sansürcüleri!
orjinalini bilmiyorum nette rastladığım bir şiir copy paste ederekten ekledim buraya.
kısacası ben masumum!
1. Merakla bekliyoruz tabii ki!
2. Söylemeden olmaz; ben bu filmde binbir suratıyla Johnny Depp 'i tercih ederdim, fantastik konulu filmlerdeki aktörlüğünü burda da konuştururdu.
3. Brad Pitt'in yaşlı hallerinin bazı sahnelerinde Robert Redford oynasaymış fena olmazmış. Tamamen makyaj mı uygulanmış acaba, bileniniz var mı?
4. Merak edenlere F. Scott Fitzgerald hakkında bir yazı
5. Bu film en az 5 Oscar alırmış gibi geliyor bana...
Next Life' by Woody Allen
In my next life I want to live my life backwards. You
start out dead and get that out of the way. Then you
wake up in an old people's home feeling better every
day. You get kicked out for being too healthy, go
collect your pension, and then when you start work,
you get a gold watch and a party on your first day.
You work for 40 years until you're young enough to
enjoy your retirement. You party, drink alcohol, and
are generally promiscuous, then you are ready for high
school. You then go to primary school, you become a
kid, you play. You have no responsibilities, you
become a baby until you are born. And then you spend
your last 9 months floating in luxurious spa like
conditions with central heating and room service on
tap, larger quarters every day and then Voila! You
finish off as an orgasm! I rest.
Bakalım Bay Evet öngösterimi için yaptığımızı bu film içinde yapabilecek miyiz. Haber bekliyoruz :D
Çarşamba davetiyeleri veriyoruz hem de 2 kişiye :)) Vizyona girmeden 1 ay önce filmi özel gösterimde izlemek isteyenleri aşağıdaki habere alalım :)
http://www.bigumigu.com/haber.asp?hid=4090
önceki haber