- 41?29!, Junior Sosyal Medya Uzmanı ... (1/8)
- iGOA, New Business Developer arıyor... (2/8)
- Wanda Digital, Actionscript Develop... (3/8)
- Voden’de çok iş var! (4/8)
- Pixelplus Interactive, Jr. Dijital ... (5/8)
- 41?29!, mobil pazarlama uzmanı ya d... (6/8)
- Project House kendine hakim olamayı... (7/8)
- Eggrobot Seni İstiyor! (8/8)
Evimde mutluyum ben!?
yorumlarımı mümkün olduğunca yorumlara saklayıp, en yorumsuz tarafından reklam jingle'ının sözlerini eklemek istiyorum buraya sadece..
"Monoton diyorlar hayatıma..
Hadi ordan canım!
Perdeme bakarım ben,
Renklenir günüm hemen..
Sererim nevresimi,
Deseni anlatır beni
Bakma ona göremezsin
Yatak örtüm duvak gibi..
Evimde mutluyum ben!
Yok hiçbir şeye değişmem
Evimde mutluyum ben!
Havluları katlarım
Bornozları koklarım
Ruhuma yer açarım
Bak elimde Taç’ım
Buraların sultayım
Taç ben Taç bende
Evimde mutluyum ben!"
müzik de Bonnie Tyler'ın seslendirdiği "I Need A Hero" adlı şarkı.. Ajda Pekkan "O Benim Dünyam!" olarak da seslendirmişti bu şarkıyı..
bana gelince.. uzun zamandır bir reklam filmi bu kadar asabımı bozmamıştı sanırım.. (tutamadım gene kendimi!)
resimlerde reklamda sözü edilen faaliyetleri gerçekleştiren mutlu kadınlar yer almaktadır..
Kaynak: televizyon
Kategoriler: reklam
Etiketler: nevresim, taç, perdeye bakıp için açılması, bornoz koklayarak mutlu olma, delilik, this is a man's world
| Paylaş |
evimde mutluyum ben diyen ablaların evleri; türkiye standartlarının üstünde, at koşturulası bir hipodrom büyüklüğünde inşa edilmiş... gerçekten yaşam alanı denilen şey bu olsa gerek...
"evimde mutluyum ben" deyişi, "kadının yeri evidir" diyen bir takım görüşün modern kisfedeki destekçisi gibi algılansa sonuç ne olur bilemiyorum... e malum tehlike filan umrumuzda olmayınca sonuçlar, fayrouz gibi tatsız tuzsuz arap birası oluyor.


özkaynakların israfı olarak görüyorum ben bu kadınların mutluluğunu..
ayrıca neden adam evden çıktıktan sonra coşuyorlar? beraber mutlu olsanıza.. alla allaaa...
ben "taç homeoffice" serisini bekliyorum..böylece kadınlar hem çalışabilecek hem evinden çıkmadan perde koklayabilecek (koklanan bornoz muydu??)
nevresimleri, havluları yıkayıp değiştirdikten sonraki kokusu bana huzur verir..hatta yüzümü kurularken havluya gömmek zevktir.. pis bi sapığım ben allahım..
kadının da,erkeğin de yeri evi olmalıdır.. gözü dışarda olmasın.. huzurlu evlerinde mutlu yaşasınlar.. :))
"Iyi ev hanimi kocasini mutlu edendir, cocugunun giysilerini lekesiz yikayandir" dunyasindan "kadinin evi mutlulugudur" dunyasina gelinmis olmasini bir ilerleme olarak goruyorum ben. En azindan kendin icin yap diyor, kimseyi tatmin etmeyle ugrastirmiyor. Astigi camasirlarla komsusuna nispet yapan ev kadinlarindan geldik bu gunlere. Atlamayalim.
ben ayrıca söylediğin iki kavram arasında herhangi bir fark görmediğimden bir ilerleme de algılayamıyorum maalesef.. kocası oğlunun "toyikisi"ni gösterirken, karısı da perdelere bakarak içini açıyor, çocuklarının kirlenmesine müsade ediyor, beyazları daha beyaz ve nevresimleri perdeleri onu anlatıyor.. çoook içi daralırsa mobilyaları değiştiriveriyor, ne de olsa eskisini peşinata sayıyorlar.. ne şahane türk ailesi!
bence gözlüğü çıkarıp yalın haliyle görmeye çalışın.. evimde gibi rahattım, eviniz kadar sıcak tabirleri paralelinde düşünün..
ve ev işleri kadınlar üzerinden yürüyor.. sanki ev,ev işi, ev işi yaparken mutlu olan kadın figürleri ilk defa kullanılıyormuş gibi.. ?!
reklamlarda, neden ütü yaparken, çamaşır yıkarken, yemek yaparken gördüğümüz kişiler hep kadın.. bunu empoze ettikleri için mi toplum bu şekilde yaşıyor.. ev işi yapan erkek, ütü yapan erkek tabii ki vardır.. ama oranını düşünmek gerek..
kadınlar için önemli olan şeyler erkeklerin farkında bile olmadıkları şeyler olabilir..
evimde mutlu olduğum için kendimi aşağılık hissetmeye başlamalı mıyım acaba..avam mı olurum yoksa...
lütfen demek istiyorum lütfen..


(a,pardon..ben kimimki yorum yapıyorum?)
ama buradaki mesaj maalesef "eviniz gibi sıcak"taki nötrlüğü taşımıyor.. kadına "senin yerin evin" diyor ve "ancak evinde mutlu olmalısın".. ve evet ev işi yapanların kadın olması toplum bunu empoze ettiği için.. eğer elimizde "ev erkeği" gibi bir kavram yoksa, veya bir erkeğin evde oturup ev işi yaparken kadının çalışması toplum nezdinde "tükaka" birşeyse, erkeklerin ev işi yapmalarının genelde "doğal bir beceriksizlik ve sevimli bir sarsaklıkla" özdeşleştirilmesi gibi bir durum varsa, daha evvel yüzellibeş milyon tür "ev işi yaparken çılgınca mutlu olan kadın" reklamı örneğini görmüş olmamız bu durumdaki fecaatı değiştirmez, bu da diğerleri gibi seksisttir, hatta bu spesifik örnek benim nezdimde seksizmin suyunu çıkarmıştır..
bi de sgb'cim koca dediğin adam öyle evde deliler gibi koşturarak nevresimlere sarılan, havlu katlayan kadın istemez; mümkünse kibar ve hanım bir biçimde kocasını kapıda karşılayan, sofrayı kurup yemeği hazırlamış olan, yemek sonrası "adam" tvde bişi izlerken sofrayı mutfağı toplayan, ses çıkarmasınlar diye tercihan 3 adet olan çocukları zapteden bir kadın ister.. coşku ve mutluluğun fazlası alimallah yanlış anlaşılabilir, o yüzden kocasını gönderdikten sonra kendi kendilerine eğlenmeye çalışıyorlar zaten:)
Taç kimlere ait sormasi ayip ? :) Sosyal ve politik ideolojilerini çok merak ettim de ![]()
taç, zorlu grubunun.. yani vestel..
ruprect "sosyologculuk oyunu" konusunda ben de karşı çıkmak zorundayım korkarım...
reklamları:
- müzik >> güzel: check
- cast >> uygun: check
- hedef kitle >> doğru: check
- etc etc
checklistinde değerlendirirsek overall yarattığı etkiyi kaçırabiliriz diye düşünüyorum...
ayrıca bu reklamı bu kadar savunacak kadar begenecek biri olabileceğini de hiç düşünmemiştim, çok sasırdığımı belirtmeliyim:)
bornoz harika kokuyor valla...
ve tüm bunlar o süper net, hedefi 12den vurmuş mesajın güzel-doğru-makul olduğunu anlamına da gelmiyor tabii ki.. "maciiit beni otomobillendiresenee"den bu yana değişen birşey yok...
art, reklamları sosyolojik olarak incelemekle sosyologculuk oynamak arasındaki farkı vurgulamak için bu tanımı kullandığını düşünüyorum ruprect'in. bu filmi sosyolojik olarak incelemeye kalkmak için de ev kadını kimdir, çeyiz nedir, konularından başlamak gerekiyor. 15 yaşında delikanlıların orkid reklamlarını saçma bulup konuşması gibi geliyor bana bazen modern çalışan kadınların bu gibi reklamlara yaklaşımları. ev kadını denen bir kitle var. bu kitle vaktini evde geçiriyor ve perde, havlu, deterjan ürünlerinin satınalmalarında evdeki karar merci de bu kadınlar. onları yok sayıp plazalarda geçen FMCG reklamlarından yayınlarsak eğer, hayat güllük gülistanlık mı olacak?
ruprect aslında beni şaşırtan tüm bu yorumlardan bağımsız olarak bu reklamın "tebrik edilesi" bir iş olarak nitelenmesiydi.. çünkü biguda genelde ortak fikirler üzerine dönüyoruz..pek birimizin kötü bulduğunu diğeri harika diye karşılamıyor.. uçurm boyutundaki bu fikir ayrılığımız şaşırttı yani..
mezzonun haberi yapması ve aşağıda yazılan yorumların "sosyologculuk oynamak" olarak nitelendirilmesi üzdü sanırım biraz da...
macit ve bu tür diğer reklamlarla ilgili:
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kadini+asagilayan+reklamlar
bence de aynı kategoride yer alıyorlar.. hatta "macit" örneği çok vurucu olması ve yıllar sonra bile hatırlanıyor olması ile bu reklamdan çok daha da başarılı sayılabilir bence...
reklama gelince evinde kim mutlu olmak istemez?
hangi densiz kirli çarşaf ister? kim mis gibi kokan bornoza burnunu dayamaz? bunun kadını erkeği mi var? kadını da erkeği de kalıplara koymalı, roller mi biçmeli? şöyle düşünüyorsam böyle mi giyinmeliyim illa? madem orada duruyorum oyumu da ona mı vermeliyim? çalışıyorum diye evimde mutlu olmayı istemiyor muyum? evde oturuyorum diye taç perdeyle mi mutlu olcam illa? bornoza burnumu dayadım diye evde mi oturcam?
hiç sanmıyorum.
eşliğinde kahve de içebilir miyim ki?reklam mantigi ise soyle kurgulanmis diye tahmin ediyorum: kadinlar evde vakit gecirmekten cok bunaliyor, evde olmak onlari uzuyor. bizim markamiz oyle bir konumlansin ki evi bile sevdiren mucizevi urunler sunmasiyla akilda kalsin denmis. eger boyle ise yanlis olmus. evini sevmeyenin bunu evindeki bir esyanin olup olmamasina bagladigini sanmiyorum. bu icten gelen bir seydir, kimisi evi, evde kalmayi sevmez. eger soz konusu olan ev kadini ise o da disarida bir hayatinin olmamasini sevmez ve hic bir ortu, havlu onu eve baglayacak kadar iddiali olamaz. burada da reklam her seyi abartabilir tezi geliyor aklima ama bu is boyle iste, aklima her zaman bir sey geliyor
bakınız yine sanırım taç'ın hümeyra'lı kampanyasında da ev kadını halleri baskındı ama reklam gayet sempatikti.. kimse perdeye havluya nevresime olması gerekenden daha fazla bir anlam yüklemiyordu..
toyiki reklamında da hedef kitleye şahane çalışılmış, on ikiden vurulmuş, muhtemelen aynen bu reklamda olduğu gibi o da çok esaslı bir bilinirlik ve satış farkı yaratacak ama bu söz konusu reklamın berbat bir zihniyetin ürünü olduğu gerçeğini değiştiriyor mu?
- ev kadınları diye bir kitlenin varlığını kabul ediyor musun?
- bu kitleyle iletişimde olan ve seni rahatsız etmeyen bir reklam örneği verir misin?
belki o zaman seni daha iyi anlarım mezzo :)
onun haricinde evet ev kadınları diye bir kitlenin varlığını elbette kabul ediyorum ve bir üst mesajımda söz konusu örneği zaten vermiştim: hümeyra'lı taç perde kampanyası.. bunun haricinde omo'nun kirlenmek güzeldir kampanyası da mesela çocuklar kadar annelerine de seslenmektedir, onu da seviyorum.. düşünsem daha da bulabilirim:))
mutlak anlamda-bütüncül olarak iyi denebilecek çok fazla reklam / kampanya olduğunu düşünmüyorum ruprect.. "akılda kalıcı" anlamda iyi olup, mesaj anlamında vasat-itici olabilir.. veya tam tersi, mesajına veya hikayesine bayıldığım bir reklamın satışa katkı anlamında hiç iyi olmayabilir de..
kocam eve girdiğinde.. kocam evdeyken ben eve girdiğimde.. kocamla beraber eve girdiğimde.. kocam çıktığında ben evdeyken.. ben çıktığımda kocam evdeyken.. kocam ve ben dışarı çıkarken.. beraberken ve kendimleyken mutlu olmadığımı-olmayacağımı- kim söyledi zati..:))
anjelique.. yorumları yazan kimmiş diye merak ettiğim oluyor.. yazdığın anlamda sorguladığım bir iki kişi de olmuştur bigu'da.. ama neden öyle bir tepki verdiğini anlamadım.. yapmış olduğun "sert" tanım, içinde benim de özelliklerimi taşıdığından öyle bir cevap yazdım.. yazdığın yorumların, tanımların, ifadelerin üzerine yorum yazılmasıyla ilgili bir sıkıntın yoktur umarım..
:)
Evimi severim, bornozumu koklarım, kocamı severim, aman neyse işte...
Bu reklam bence, kendini çok fonksiyonlu olma konusunda zorlayan, evine ekmek yapma makinası alan, aşçılık kurslarına giden, verdiği davetlere catering firması çağıran, eline ütü bile almamış kadın tipine yapılmış. Annem perde manyağıdır, reklamdan bir şey anlamadı kadıncağız. 58 yaşında, emekli öğretmen emeklisi. Tamam annemi hedeflemiyor olabilir, (beni hedeflemesinde- tükendim artık- malesef ev düzüyorum, 2000 ytl'ye perde mi olur be, o paraya LCD alırım) . Yine de ucundan yakalayıcı bir şeyler yap be kardeşim, aaaa, yemeyin beni, marjinal ve yaratıcı olacağım diye zorlama reklamlardan midem kalktı artık be. Kısa öz reklam istiyorum, kafa karıştırmasın, net ve öz olsun. Mesajı net versin. Bu ne şimdi, evimi seviyorum ben?
Bu reklam hangi saatlerde yayınlanır acaba? Kadınlar en çok sabah programlarını izliyor, çalışan kesim ise o saatlerde işte oluyor.Evde oturup sabah kuşakları programlarını izleyen kadınların profilini düşünürsek, hangisi bu reklamı anlamlı bir şekilde çözer veya kafasında bir algı oluşturur? Daha önce bir firma ,belki de Taç Perdedir, gelin kaynana çekişmesini andıran bir reklam yapmıştı.
Çok da ilgi görmüştü hatırladığım kadarıyla. Hatırlayan var mı?
ama ekmek yapma makinasına ve aşçılık kurslarına laf etmeyelim yaa.. çok özeniyorum ben..
Mezzocum, ben sana ekmek fırını bile alırım, sen iste yeter ki!
hedef kitleleri şekillendirmek zaten reklamların işi
buna lafım yok
bunun için kalıpları kullanmasının etiğe aykırı bir durum olması ise bu reklamı BAŞARILI ve AHLAKSIZ bir hale sokmuş
başarılı çünkü ev hanımları bu reklamı zaten sevecekler çünkü renkli, canlı ve içinde bulundukları durumu yüceltiyor.
ahlaksız çünkü toplumda kadın algısı biraz daha "ev" kelimesi ile perçinleşiyor.
hangi tarafta duracağın ise değer yargılarının mı mesleksel başarının mı daha önemli olduğunu ortaya koyuyor.
yoksa boş zamanınız çok zannederler :P
önceki haber
